İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Pahalı yap işletlerden nasıl kurtuluruz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 6, 2020

Pahalı yap işletlerden nasıl kurtuluruz?

Para pul işlerinden iyi anlayan, kamu ihalelerini hatim etmiş, müteahhitliğin raconunu çözmüş, üstüne üstlük bankacılık sistemini de çok iyi bilen tecrübeli bir dostum aradı. “Sen şu otoyol ve köprülerin garanti ödemelerini yapmayın diyorsun ya, o müteahhitlerin umurunda olmaz” dedi. Şaşırdım. “Nasıl yani” diye sordum. Anlattı: “Bu yap işlet projelerini alanlar kimlerdi? Müteahhitler. Onların derdi bunları işletmek değil yapmaktı. Aldılar ve yaptılar. İnşaatçı olarak kârlarını yaptılar hem de fazlasıyla. Çünkü işler süreli verildiği için fiyat kontrolü yoktu. Maliyet kontrolü yoktu. O yüzden de son derece şişirilmiş maliyetlerle yaptılar. Hazine garantili kredilerle işi olması gerekenden daha yüksek fiyata tamamladılar. Kimse de bir şey demedi. Çünkü önemli olan işletme süresiydi.” Yani... “Yanisi şu: Normal kamu ihalesi olsa fiyat kırma metoduyla 3’e mal olacak iş bu yöntemle 5’e mal edilmiş gibi gösterildi. Kimse de bir şey demedi. Bankalar da nasıl olsa Hazine garantisi var diye bu olması gerekenden pahalı işleri finanse ettiler. Şimdi para ödenmezse bu müteahhitlerin umurunda olmaz. Çünkü onlar zaten kazanacakları parayı kazandılar. Kâr fazlası ile cepte. Ekmek kadayıfını indirdiler. Haa, iş sürerse kaymağı da yiyecekler Hem de duble. Bu saatten sonra devlet ancak bu kaymağı yedirmeyebilir. Bunları tümden kamulaştırır. Bundan sonra edecekleri kârı vermez. Şu anda müteahhitlerin hiçbir riski yok. Bütün risk bankalarda ve Hazine’de.” Peki ne yapmak lazım! Tahkime gidilse çözülür mü? “Bu sözleşmelerde tahkim Londra’da. Alacaklı bankalar da Avrupa bankaları. Yani tahkim zor kazanılır. Çünkü müteahhitler değil bankalar karşımıza geçer. Yapılacak en doğru iş bu yap işlet projelerini devletleştirmek ve bankalarla oturup daha düşük faizle yapılandırma yapmak. Devletleştirirken de, ödenen paraları hesaptan düşüp, mümkün olduğunca da iskonto almak devletin bu işten en az zararla çıkmasını sağlar.” ***

Uyarmadı demeyin

Gençlerin, özellikle de hayatlarının en önemli sınavı olduğunu düşündükleri bir sınava girmek için hazırlanan gençlerin gelecek planları ile oynamak çok doğru bir şey değildir. 12 yıllık bir eğitimin meyveye dönüşeceği sınavı kafanıza göre bir ileri, bir geri alırsanız, gençler onların geleceğini önemsemediğinizi ve umursamadığınızı düşünürler. Ve haklı olarak onlar da sizin geleceğinizi umursamazlar. ***

Hain demeyecekseniz bir ricam var

Darbecilik, vatana ihanet falan gibi algılanmayacaksa, rejimi yıkmakla, hükümete karşı komplo düzenlemekle suçlanmayacaksam vatan haini ilan edilmeyeceksem ve bu zor günleri aşmamızı engellemeye çalışan biri olarak görülmeyeceksem... Bir minik önerim var. Malumunuz korona salgını başladığından bu yana vatandaşlar pek evden çıkmıyor. Çıksa da kısa süreliğine ve haftada birkaç gün çıkıyor. Şehirlerarası seyahat zaten yasaktı. Yani kimse araçlarını pek kullanamadı. Bu yüzden diyorum devletimiz acaba MTV’nin ilk taksidini almamayı düşünür mü? En azından yarım almayı aklına getirir mi? Malum sigorta şirketlerinden bile bu dönem için trafik sigortası primlerini almaması veya indirim yapması istenirken. Devletimizden milletimiz adına çok şey mi istemiş oluruz! ***

Çocuk kalın

Dün Celal Şengör’le konuşuyorduk telefonda. “23 Nisan’da sana yazdığım mektubu okudun mu?” dedi. “Ne mektubu, görmedim” dedim. Telefonu kapatır kapatmaz açtım baktım ki, rezalet. Celal Hoca bana çok hoş bir mektup yazmış ama binlerce mail arasında nasıl olduysa gözümden kaçmış. Okudum. Çok hoşuma gitti. Paylaşayım dedim: “Sevgili Fatihciğim, 23 Nisan’ı düşünürken aklıma sana tüm öğrencilerime yaptığım bir tavsiyeyi yazmak geldi. Öğrencilerime diyorum ki, eğer bilim insanı olmak istiyorsanız çocukluktan alsa çıkmayınız, elinizden geldiği kadar çocuk kalmaya özen gösteriniz. Bunun sebebi şudur: Çocuk henüz önyargılarla ve toplum baskısıyla yüklenmemiş bir beyine sahiptir ve onun için hürdür, özgürdür. Büyüklere sık sık çocuğun sorduğu sorular saçma, aptalca, gereksiz görünür. Halbuki, aslında aptal olan büyüklerdir. Kendilerinin bilgi zannettiği önyargıları, normal davranış sandıkları toplum baskıları onların elinden düşünme özgürlüklerini büyük ölçüde almıştır, onları bir yerde aptallaştırmıştır. Çocuk kinayeden, mecazdan anlamaz, her duyduğunu olduğu gibi kabul eder. Bu durum aspergerli kişilerde de böyledir (ben kişisel tecrübemden biliyorum) ve bu ‘her şeyi olduğu gibi görme’ özelliği aslında keşif yapmak için ideal ön şarttır. Herkesin ‘normal’ sandığı şeylerde anormallik görmek büyüklere verilen öğreti ve toplum baskısının dışında düşünebilmek ile mümkündür. Meselâ, Einstein’in ışığın hızının toplanamamasını bir doğa yasası olarak kabul etmesi o zamana kadar gelen ‘normal’ fizikçiler için bir delilik gibiydi, çünkü Newton’un yanıldığını gösteriyordu ve üstelik aklıselime karşıymış gibi görünüyordu ki bunu kabul etmek bir bilim insanı için fizikteki kariyerini tehlikeye atmak olabilirdi. Einstein işte bu ‘saçma’ kabulü yaptı ve ortaya meşhur izafiyet teorisi çıktı. Öğrencilerime hep şunu söylüyorum: Soru sormaktan çekinmeyin! Aptalca soru yoktur. Sorduğunuz bir soruyu aptalca bulanın aslında kendisi aptaldır. Bugün hepimize ‘saçma, aptalca’ gelen bir soru, aslında çok önemli bir anormalliği görmemize sebep olabilir. Şunu unutmayın, tek otorite tabiattır; onun dışında hiç kimsenin otoritesi kabul edilemez: Ne ananız ne babanız ne dedeniz ne öğretmeniniz ne din adamları ne hakim ne polis... Kısaca hiç kimsenin düşünceniz üzerinde otoritesi, kısıtlayıcılığı olamaz. Olursa o toplumda bilim yapma imkânı kalmaz. Nasıl ki çocuğun cezaî ehliyeti yoktur, bilim insanı da aynı kategoride olmalıdır. Onun için çocuk kalın. Büyürseniz aptallaşır ve bilim insanı olma imkânını büyük ölçüde kaybedersiniz. Benim meslek yaşamımda gördüğüm en başarılı öğrenciler hep bana bile bazan saçma gelen soruları soran öğrenciler olmuştur. Hemen aklıma şimdi çok kaliteli birer bilim insanı olmuş olan Saniye ile İstem geliyor. Hemen herkes (kendi annesi dahil) İstem deli yahu diyordu (Saniye için de aynı şeyi söylüyorlardı). Hattâ bir gün İstem’in annesi beni ziyaret ederek kızından bu konuda şikâyetçi oldu. Ben de kendisine şikâyetçi olduğu sebebin aslında çok sevinilecek, iftihar edilecek bir sebep olduğunu anlattım ve sonra bir diploma töreninde tüm İTÜ öğrencilerine söylediğimi söyledim: Hanımefendi, İTÜ bir tımarhanedir; ama başka türlü olmasını istemiyoruz. Herkesin akıllı, uslu dediği kişiden orijinal düşünce çıkmaz, dolayısıyla bunlardan bilim insanı olmaz, olsa olsa koyun olur.’ Gerçekten de daha sonraki öğrencilerimden Sena, Nalan, Nazik gibi çok başarılı çocuklar hep en dik kafalı olanlar olmuştur (ne hikmetse kızlar bu konuda erkeklerden daha iyiler; ne yazık ki Sena hariç bu saydığım çocukların hiçbiri Türkiye’de kalmadı. İTÜ İstem’e kadro teklif ettiği halde gelmedi.) Onun için çocuk kalmak çok ama çok önemli. Atatürk de bir yerde çocuk kalmış bir insandı. Onun için herkesten iyi düşünüyordu. Onun için de belki en büyük başarısının simgesi olan 23 Nisan’ı çocuklara hediye etti. Sevgiler, arkadaşım, Celal” ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Klavye başında aslan hakim karşısında sıçan olmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026