İstanbul 25°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

AK Parti’den önce hep CHP mi vardı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2020

AK Parti’den önce hep CHP mi vardı!

18 yılı bulan AK Parti iktidarı, toplumun zaten çok da güçlü olmayan siyasi hafızasını iyiden iyiye zayıflatmış görünüyor. Genç nüfusa sahip milletin önemli bir bölümü, Türkiye’yi AK Parti’den önce uzun yıllar boyunca CHP’nin yönettiğini zannediyor. Bunu şuradan anlıyorum. AK Partili olduğunu söyleyen genç okurların maillerinden. Son olarak birkaç gün önce “Yahu AK Parti’den önce de Türkiye’de ambulans falan vardı, o kadar da değil” diye yazdım. Çünkü Türkiye’de AK Parti’den önce hastane falan olmadığını, milletin büyücülere gittiğini düşünen, AK Parti’den önce evlerde buzdolabı değil teldolap, çamaşır makinası değil leğen, toprak yollarda otomobil değil at arabası ile dolaştığımıza inanan bir grup var. Bu inançtaki gençler ambulans yazıma kızdılar. Yazıma “İlle CHP’yi aklayacaksın” tepkisi gösterdi büyük bölümü. Bunlar ya tek merkezden yönlendirildikleri için böyle söylediler, ki buna inanmak istemem, ya da buna inandırıldıkları için. Yani AK Parti’den önce Türkiye’yi hep CHP’nin yönettiğine. Bakın çocuklar, CHP isimli parti bu ülkeyi 1950’den beri yönetmiyor. 1970’lerin ortasında ve 1978 yılında iki kez kısa bir süre, 1990’ların başında yine kısa bir süre, son olarak da 1995 yılında 4 ay kadar koalisyon ortağı olarak yönetimde oldu ama bir CHP Genel Başkanı’nın Başbakanlık yaptığı son tarih 1978 yılıdır. Muhtemelen sizin anne babanızın yeni doğduğu yıllar. Türkiye’de yaşı 50’nin altında olanlar muhtemelen CHP’li bir Başbakan’ı hatırlamazlar bile. Yaşı 42’nin altında olanlar ise CHP’li bir Başbakan’la asla yaşamadılar bu ülkede. Türkiye 1950’den beri merkez sağ tarafından yönetildi. Bunun dışında kalan üç beş senede de ise merkez sağ ya tek başına iktidar ya da koalisyon ortağı idi. Anlayacağınız o ambulansları Türkiye’ye CHP getirmedi ki, ben CHP’yi savunmuş olayım. Genç kardeşlerim, Siyasi görüşlerinize büyük saygım var. Ama lütfen siyasi tarihimizi okuyun. Kim ne yapmış, kim ne yapmamış görün. Çok da zor değil. Gazete arşivlerine gidin demiyorum. Onlarca kitap okuyun demiyorum, ki okursanız çok çok iyi olur ama okumayı sevmediğinizi de anlıyorum. Tek yapmanız gereken elinizden düşürmediğiniz ve ona buna salladığınız cep telefonlarınızdaki Google’a “Türkiye’nin koalisyonlar tarihi” ya da “Türkiye’de iktidarlar” yazın. Ha bu arada eliniz değmişken buzdolabı, çamaşır makinesi ne zaman yapıldı Türkiye’de onu da arayabilirsiniz. Ama sonra hayal kırıklığına uğramak yok. Tamam mı! ***

Sana bana sulanacaklar yakında

Türkiye’de garip bir yarış başladı. Bu yarış önce gizliden gizliye yapılıyordu. Sızdırılan bazı videolardan falan öğreniyorduk yarışın ne aşamada olduğunu. Son zamanlarda aleniyet kesbetmeye başladı. Önce kerli ferli profesörler, adının önünde kalabalık unvanlar taşıyan birtakım adamlar televizyon ekranında genç kız demeye dilimin varmayacağı yaştaki çocuklarla ilgili cinsel fantezilerini sıralamaya başladılar. “Rezillik bayrağı artık daha yükseğe dikilemez” derken bu kez de bir siyasi parti lideri çıkıp henüz buluğa ermiş kızların cinsel olgunluğundan dem vurmaya başladı. Açıkçası artık bırakın çoluk çocuğu sokağa çıkarmak, kendim sokağa çıkmaya korkar oldum. Bu kafa ile bunlar yakında bana bile sulanırlar. ***

Okullar

Dün okulları yazdım. Bir dokun bin ah dinle. Gidilmeyen okulda verilmeyen yemeğin parasını isteyen mi ararsın, çalışmayan servis ücretini toplamaya çalışan mı! Binlerce veliyi ve öğrenciyi mağdur ettikten sonra kapanıp bu kez de üniversite açma izni alan mı! Öğretmenlerin durumu da ayrı. Öğrencilerden alınan ücreti iade etmediği gibi devletten kısa çalışma ödeneği alan ve kalan bölümün de yarısını ödeyip, öğrenciden gelen parayı cebe atıp öğretmenleri mağdur eden okul sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Tek tük iyi örnekler de yok değil. Mesela Işık Okulları. Eğitime kesintisiz olarak online devam ediyorlarmış. Spor dersleri dahil. Öğrencilerden alınan yemek paralarını geçen ay iade etmişler. Ek faaliyetlerin ücretleri de iade edilmiş. Servis meselesinin okulla ilişkisi olmamasına rağmen servis şirketiyle velileri bir araya getirip anlaşmalarını sağlamışlar. Öğretmen olan bir okurum ise “Adı son zamanlarda sıkça geçen bir tarikatın okullarından birinde öğretmenlik yapıyorum. Bir fikri yakınlığım olduğundan değil, orayı iyi bulduğumdan ve nispeten daha iyi bir ücret aldığımdan. Sizin de söylediğiniz gibi okul yönetimi devletten kısa çalışma ödeneği aldı ve maaşımızın yarısı devlet tarafından ödendi. Okul yönetimi ise geri kalan paranın yarısını ödemek zorunda idi. Ancak bizi mağdur etmemek için tamamını ödediler. Tarikatları falan sevmezsiniz bilirim. Ben de hiçbir tarikatla cemaatle ilişkide olan biri değilim ama bu davranışlarını da takdir ettim” demiş. Okullarda yaşanan sorunlarla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’nın sessizliğini ise anlamakta zorlanıyorum doğrusu. ***

Arda’nın adının önünde “Türkiye” yazmıyor!

TRT’yi 19 Mayıs’ı Cumhuriyet Bayramı yaptığı için eleştirince “Arda’ya niye iki kelime etmedin” demişler. Çünkü iki alakasız konu. Arda bir kamu kurumu değil. Arda halkı doğru bilgilendirmek için vergilerden para almıyor. Arda, köklü bir yayın kuruluşunun sorumluluğuna sahip olmak zorunda değil. Arda bir futbolcu. Tek bir kişi. Cahil olabilir. Dili sürçebilir. İnadına yapıyor olabilir. Fark etmez. Önemi de yoktur. Arda’nın adının önünde “Türkiye Ardası” yazmaz. Arda’nınki kişisel bir ayıptır. TRT ise “Türkiye Radyo Televizyon Kurumu”dur. İkisini aynı kefeye koymak, en basit tabirle salaklıktır. ***

Japon kredisi ile mi yaptınız!

Beni çok güldürdünüz Allah da sizi güldürsün. Yeni açılan şehir hastanemize “Çam ve Sakura” adı verilmiş. Duyduğumdan beri gül gül ölüyorum. Sakura ne yahu! Allah aşkına çıkalım sokağa millete mikrofon uzatalım ve soralım “Sakura nedir biliyor musunuz?” diye. Yüz kişiden 5’i bilsin bir daha konuşmamayım hiç. Bırakın Anadolu’nun ücra köşelerini falan... Hastanenin açıldığı Başakşehir’de sokağa çıkalım ve soralım “Sakura nedir, nasıl bir şeydir diye” bakalım kaç kişi bilecek? Vallahi billahi çok gülüyorum. Aklıma tek şey geliyor. Herhalde biz bu hastaneyi Japon kredisi ile yaptık. NOT: Bari biraz faydamız olsun. Sakura, Japonca’da kiraz çiçeği demektir. Japonya’nın ulusal simgelerinden biridir.   ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En iyi mücadele yönteminin işimizi iyi yapmak olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026