İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sus, otur, hatta saklan

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2020

Sus, otur, hatta saklan

Çoklu cinayet zanlısı uyuşturucu kaçakçısının yargı tarafından serbest bırakılmasını sağladığı artık aleniyet kesbeden ve artık kendisi tarafından da kabul edilen Anayasa Profesörü Burhan Kuzu, hakkındaki yazılarımı geçmişte yalanlardı. Şimdi ise yeni bir yönteme geçti. Ben yazınca o da sosyal medyası üzerinden “Fatih Altaylı unutulmamak için beni yazıyor. Ben olmasam yazacak konusu yok” gibi yanıtlar veriyor. Burhan Bey, benim unutulmak veya unutulmamak gibi bir derdim yok. Ama sizin olmalı. Siz unutulmayı tercih etmelisiniz. Ortadan kaybolmayı, kimseye yanıt vermemeyi, yokmuş gibi davranmayı tercih etmelisiniz. Çünkü siz artık çok “ayıplı” bir siyasetçi, çok çok ayıplı bir “yasa adamı” oldunuz. Kendinizi ve yaptıklarınızı unutturmanız lazım. Hakkınızda ne denirse densin ortaya atlamamanız, sosyal medya hesaplarınızı kapatmanız, tek kelime etmemeniz, yokmuş gibi davranmanız lazım. Çünkü siz yargıya baskıyı bir aile ferdinizin bir hatasını örtmek, bir yakınınızın arazi davasını sonuçlandırmak ya da kader kurbanı diye adlandırılan türden gariban birine yardımcı olmak gibi “nispeten” vicdani bir kabul görebilecek şekilde yapmadınız. Vahim iddialarla yargılanmakta olan birini yargıdan kaçırmak için devreye girdiniz. Onun ellerindeki kan artık sizin de elinize bulaştı anlayacağınız. O yüzden susun. Unutulmaya çalışın. Ben sizin yediğiniz herzeler unutulmasın diye yazıyorum. Siz de böyle yaparak bana destek veriyorsunuz. “Unutmayın beni. Uyuşturucu kaçakçılarını yargının elinden kurtaran benim” diye bağırıyorsunuz sürekli. Allah bilir belki de benim yazdıklarıma da reklam gözüyle bakıyorsunuzdur . Belki yargıdan kurtulmak isteyen yeni müşteriler gelir diye. ***

Kısıtlar kalkınca

1 Haziran günü corona önlemlerinin büyük ölçüde kaldırılması ile birlikte neler oldu, bir göz atalım. Tarımsal nedenlerle Akdeniz bölgesinde iken turizmi de gözlemleme fırsatı buldum. PEK ÇOK OTEL AÇMIYOR Akdeniz bölgesindeki otellerin büyük bölümü, neredeyse yüzde 90’ını geçen bir oranı kapalı. Tek tük otel açık. Onlarda da kalan misafir sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Açık otellerin en büyük sorunu, çok az sayıdaki müşteriye hizmet verebilmek. Binlerce kişi için kurulmuş organizasyon, 10-20 müşteri olunca aksıyor ve maliyet çok artıyor. Kapalı otellerin pek çoğu açılma hazırlığında bile değil. Avrupa ve Rusya’nın tavrına bakıyorlar. Konuştuğum pek çok otelci “Yerli turist için otel açılmaz” görüşünde. DESTEKTEN MEMNUNLAR Açık oteller, corona süresince devletin verdiği “Kısa çalışma ödeneğinden” memnun. “Akmasa da damladı. Her derdi çözmese de zararı bir miktar azalttı” diyorlar ve bu desteğin sürmesini istiyorlar. Turizmdeki vahim durum, bölgede ve bölge dışında pek çok sektörü vurmuş durumda. Otellere gıdadan, teknik malzemeye veya tekstil ürünlerine kadar mal tedarik eden herkesin işleri durduğu, taşımacılık firmaları iş yapmadığı için etkileri otomotive kadar görünen, sonunda toptan bir şekilde finans sektörüne kadar uzayan bir etkisi olduğu için hasar görünenden derin. Virüsün etkilerini daha düşük dozda hisseden Anadolu’nun küçük ve orta boy kentlerinde hayat hızla normale dönerken, büyük kentler biraz endişeye neden olacak gibi duruyor. BÜYÜKŞEHİRLERDE FAZLA HIZLI NORMALLEŞME Tüm uyarılara rağmen büyükşehirlerde çok hızlı bir normalleşme yaşanıyor. Önlemler lafta ve kağıt üzerinde kalıyor. Salgının Türkiye’deki başkenti İstanbul, bir anda coronayı unuttu. Kötü anıları hızlı silmeye programlı insan beyni, coronayı gereğinden daha hızlı siliyor. Sokaklarda sosyal mesafe falan yok. Restoranlar sevinçle açıldılar ve şevkle müşteri kabul ediyorlar. Ancak dün ve önceki günün görüntüleri pek hoş değildi. İstanbul’da sanki hiçbir şey olmamışçasına eski günler gibi manzaralar vardı. TRAFİK KURALLARI DA SALGINDA ÖLMÜŞ İstanbul Büyükşehir Belediyesi yıllardır yapılması ertelenmiş çok önemli bazı altyapı projelerini corona günlerinde ortalık boşken yapmak istemiş belli ki, ama yetiştirememişler. Bu yüzden pek çok yolda büyük inşaatlar var. Bu durum kent trafiğini olumsuz etkiliyor belki ama asıl olarak evde geçen 2-3 ayda vatandaşlarımız otomobil kullanmayı unutmuş ve trafik kurallarını coronaya kurban vermiş gibi. Yollarda kafasına göre araç park edenler, ters düz demeden her yola dalanlar akıl alır gibi değil. Sanki salgınla beraber tüm kurallar kaldırılmış gibi. Gördüğüm kadarıyla şuursuzluk tüm alanlarda had safhada ve corona kadar bulaşıcı. İnşallah bu tablo Sağlık Bakanı’nın her gün daha umut verici olarak açıkladığı tablolara yeniden büyüyen sayılar olarak yansımaz. ***

Helal size

Türkiye yıllardır ihracattaki vahim durumu konuşur. Verilere göre Türkiye’nin ihracattan kilo başına elde ettiği gelir 1,1 dolar civarındadır. Her 1 kiloluk ürün karşılığı aldığımız para ortalama 7-7,5 TL’dir. Ve bu durumun nasıl değişebileceğini bir Türk firması bir iki gün önce gösterdi. Türk sanal oyun firması Peak, bu alanda dünyanın en önemli şirketlerinden biri olan oyun devi “Zynga” tarafından 1,8 milyar dolara satın alındı. Peak’i kuran ekip bir yandan da Zynga’ya ortak oldu. Peki Zynga’nın yaptığı bu satışın kilosu kaça geldi? Hesaplamak mümkün değil. Çünkü satılan şey sadece bilgi, düşünce, fikir. Peak’i kurup bu değere ulaştıran gençlere bize bunu en net şekilde gösterdikleri ve bu teknolojilere “Siz kullanın içine bakmayın. Onlar yapmışlar” diyen siyaset erbabını dinlemedikleri için teşekkür ediyorum. ***

İsteseniz de kapatamazsınız ki!

Dün Hürriyet ile ilgili yazdıklarıma biraz ekleme yapmak gerektiği gördüm. Hürriyet’in tepesine oturtulan Ahmet Hakan Coşkun “Biz şöyleyiz, böyleyiz, şöyle karar aldık, böyle karar aldık. Kapanmayacağız” falan diyor ya. Gülüyorum. Dinleyen de zanneder ki, böyle bir karar alma güçleri var. Yahu isteseniz de kapatamazsınız. Hürriyet’i ve tüm grubu bir kamu bankasından aldığınız kredi ile satın aldınız. Sizin orayı kapatmak için öncelikle “kamu bankasından” yani devletten izin almanız lazım. “Ben kapattım” demekle kapatma hakkınız yok. O yüzden isteseniz de kapatamazsınız! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Uzun adamların gölgesinde yaşayan küçük adamlar gölgeyi kendi gölgeleri zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026