İstanbul 20°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sus, otur, hatta saklan

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2020

Sus, otur, hatta saklan

Çoklu cinayet zanlısı uyuşturucu kaçakçısının yargı tarafından serbest bırakılmasını sağladığı artık aleniyet kesbeden ve artık kendisi tarafından da kabul edilen Anayasa Profesörü Burhan Kuzu, hakkındaki yazılarımı geçmişte yalanlardı. Şimdi ise yeni bir yönteme geçti. Ben yazınca o da sosyal medyası üzerinden “Fatih Altaylı unutulmamak için beni yazıyor. Ben olmasam yazacak konusu yok” gibi yanıtlar veriyor. Burhan Bey, benim unutulmak veya unutulmamak gibi bir derdim yok. Ama sizin olmalı. Siz unutulmayı tercih etmelisiniz. Ortadan kaybolmayı, kimseye yanıt vermemeyi, yokmuş gibi davranmayı tercih etmelisiniz. Çünkü siz artık çok “ayıplı” bir siyasetçi, çok çok ayıplı bir “yasa adamı” oldunuz. Kendinizi ve yaptıklarınızı unutturmanız lazım. Hakkınızda ne denirse densin ortaya atlamamanız, sosyal medya hesaplarınızı kapatmanız, tek kelime etmemeniz, yokmuş gibi davranmanız lazım. Çünkü siz yargıya baskıyı bir aile ferdinizin bir hatasını örtmek, bir yakınınızın arazi davasını sonuçlandırmak ya da kader kurbanı diye adlandırılan türden gariban birine yardımcı olmak gibi “nispeten” vicdani bir kabul görebilecek şekilde yapmadınız. Vahim iddialarla yargılanmakta olan birini yargıdan kaçırmak için devreye girdiniz. Onun ellerindeki kan artık sizin de elinize bulaştı anlayacağınız. O yüzden susun. Unutulmaya çalışın. Ben sizin yediğiniz herzeler unutulmasın diye yazıyorum. Siz de böyle yaparak bana destek veriyorsunuz. “Unutmayın beni. Uyuşturucu kaçakçılarını yargının elinden kurtaran benim” diye bağırıyorsunuz sürekli. Allah bilir belki de benim yazdıklarıma da reklam gözüyle bakıyorsunuzdur . Belki yargıdan kurtulmak isteyen yeni müşteriler gelir diye. ***

Kısıtlar kalkınca

1 Haziran günü corona önlemlerinin büyük ölçüde kaldırılması ile birlikte neler oldu, bir göz atalım. Tarımsal nedenlerle Akdeniz bölgesinde iken turizmi de gözlemleme fırsatı buldum. PEK ÇOK OTEL AÇMIYOR Akdeniz bölgesindeki otellerin büyük bölümü, neredeyse yüzde 90’ını geçen bir oranı kapalı. Tek tük otel açık. Onlarda da kalan misafir sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Açık otellerin en büyük sorunu, çok az sayıdaki müşteriye hizmet verebilmek. Binlerce kişi için kurulmuş organizasyon, 10-20 müşteri olunca aksıyor ve maliyet çok artıyor. Kapalı otellerin pek çoğu açılma hazırlığında bile değil. Avrupa ve Rusya’nın tavrına bakıyorlar. Konuştuğum pek çok otelci “Yerli turist için otel açılmaz” görüşünde. DESTEKTEN MEMNUNLAR Açık oteller, corona süresince devletin verdiği “Kısa çalışma ödeneğinden” memnun. “Akmasa da damladı. Her derdi çözmese de zararı bir miktar azalttı” diyorlar ve bu desteğin sürmesini istiyorlar. Turizmdeki vahim durum, bölgede ve bölge dışında pek çok sektörü vurmuş durumda. Otellere gıdadan, teknik malzemeye veya tekstil ürünlerine kadar mal tedarik eden herkesin işleri durduğu, taşımacılık firmaları iş yapmadığı için etkileri otomotive kadar görünen, sonunda toptan bir şekilde finans sektörüne kadar uzayan bir etkisi olduğu için hasar görünenden derin. Virüsün etkilerini daha düşük dozda hisseden Anadolu’nun küçük ve orta boy kentlerinde hayat hızla normale dönerken, büyük kentler biraz endişeye neden olacak gibi duruyor. BÜYÜKŞEHİRLERDE FAZLA HIZLI NORMALLEŞME Tüm uyarılara rağmen büyükşehirlerde çok hızlı bir normalleşme yaşanıyor. Önlemler lafta ve kağıt üzerinde kalıyor. Salgının Türkiye’deki başkenti İstanbul, bir anda coronayı unuttu. Kötü anıları hızlı silmeye programlı insan beyni, coronayı gereğinden daha hızlı siliyor. Sokaklarda sosyal mesafe falan yok. Restoranlar sevinçle açıldılar ve şevkle müşteri kabul ediyorlar. Ancak dün ve önceki günün görüntüleri pek hoş değildi. İstanbul’da sanki hiçbir şey olmamışçasına eski günler gibi manzaralar vardı. TRAFİK KURALLARI DA SALGINDA ÖLMÜŞ İstanbul Büyükşehir Belediyesi yıllardır yapılması ertelenmiş çok önemli bazı altyapı projelerini corona günlerinde ortalık boşken yapmak istemiş belli ki, ama yetiştirememişler. Bu yüzden pek çok yolda büyük inşaatlar var. Bu durum kent trafiğini olumsuz etkiliyor belki ama asıl olarak evde geçen 2-3 ayda vatandaşlarımız otomobil kullanmayı unutmuş ve trafik kurallarını coronaya kurban vermiş gibi. Yollarda kafasına göre araç park edenler, ters düz demeden her yola dalanlar akıl alır gibi değil. Sanki salgınla beraber tüm kurallar kaldırılmış gibi. Gördüğüm kadarıyla şuursuzluk tüm alanlarda had safhada ve corona kadar bulaşıcı. İnşallah bu tablo Sağlık Bakanı’nın her gün daha umut verici olarak açıkladığı tablolara yeniden büyüyen sayılar olarak yansımaz. ***

Helal size

Türkiye yıllardır ihracattaki vahim durumu konuşur. Verilere göre Türkiye’nin ihracattan kilo başına elde ettiği gelir 1,1 dolar civarındadır. Her 1 kiloluk ürün karşılığı aldığımız para ortalama 7-7,5 TL’dir. Ve bu durumun nasıl değişebileceğini bir Türk firması bir iki gün önce gösterdi. Türk sanal oyun firması Peak, bu alanda dünyanın en önemli şirketlerinden biri olan oyun devi “Zynga” tarafından 1,8 milyar dolara satın alındı. Peak’i kuran ekip bir yandan da Zynga’ya ortak oldu. Peki Zynga’nın yaptığı bu satışın kilosu kaça geldi? Hesaplamak mümkün değil. Çünkü satılan şey sadece bilgi, düşünce, fikir. Peak’i kurup bu değere ulaştıran gençlere bize bunu en net şekilde gösterdikleri ve bu teknolojilere “Siz kullanın içine bakmayın. Onlar yapmışlar” diyen siyaset erbabını dinlemedikleri için teşekkür ediyorum. ***

İsteseniz de kapatamazsınız ki!

Dün Hürriyet ile ilgili yazdıklarıma biraz ekleme yapmak gerektiği gördüm. Hürriyet’in tepesine oturtulan Ahmet Hakan Coşkun “Biz şöyleyiz, böyleyiz, şöyle karar aldık, böyle karar aldık. Kapanmayacağız” falan diyor ya. Gülüyorum. Dinleyen de zanneder ki, böyle bir karar alma güçleri var. Yahu isteseniz de kapatamazsınız. Hürriyet’i ve tüm grubu bir kamu bankasından aldığınız kredi ile satın aldınız. Sizin orayı kapatmak için öncelikle “kamu bankasından” yani devletten izin almanız lazım. “Ben kapattım” demekle kapatma hakkınız yok. O yüzden isteseniz de kapatamazsınız! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Uzun adamların gölgesinde yaşayan küçük adamlar gölgeyi kendi gölgeleri zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Özgür Özel ile sohbet
Köşe Yazıları
Özgür Özel ile sohbet

Fatih Altaylı

Haziran 12, 2026

Yeşilyurt vakası olmasın!
Köşe Yazıları
Yeşilyurt vakası olmasın!

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2026

O paralar eğitime verilseydi
Köşe Yazıları
O paralar eğitime verilseydi

Fatih Altaylı

Haziran 10, 2026

  • Videolar

Tümü
Çin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Kürşad Demirci - Teke Tek BilimÇin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:09 Çin’in tarihi 11:32 Bütün Çinliler birbirleriyle anlaşabiliyor mu? 13:38 Çin yazısında belirgin bir değişiklik var mı? 17:40 Çinlilerin ten rengi gerçekten sarımtırak mı? 19:43 İlk Çin İmparatorluğu ne zaman kuruldu? 24:50 “Çin” kelimesi ilk nasıl kullanıldı? 32:42 Dinler peş peşe mi ortaya çıktı, yoksa birlikte mi var oldular? 37:48 Legalizm nedir? 47:34 Çin’de din dağılımı nasıl? 48:45 Nüfusun ne kadarı hangi dine mensup? 53:03 Mançular kimdir? 58:15 Afyon Savaşları 1:04:21 Mango kültürü 1:06:54 Konfüçyüsçülük nedir? 1:14:25 Konfüçyanizm nedir? 1:21:02 Taoizm nedir? 1:24:51 Simyacılar kimdir? 1:25:04 Taocuların cinsellikle ilişkisi ne? 1:26:34 Mohizm nedir? 1:29:46 Çin’de cenaze gelenekleri var mı? 1:30:49 Kapanış #işbirliği
Haziran 7, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Hem gotik hem prenses tarafım var!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Melis SezenFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Hem gotik hem prenses tarafım var!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:15 Ailesi ve Silivri'de geçen çocukluğu 08:07 Küçük ilçede büyümenin avantajları var mı? 10:01 Eğitim hayatı 12:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 13:44 Oynadığı diziler ve rolleri 15:53 Set ortamları nasıl? 19:30 Keşke ben oynayabilseydim dediği rol var mı? 21:08 Son zamanlarda beğendiği oyuncu ve diziler var mı? 22:26 Erken biten projelerde hissiyatları nasıl oluyor? 24:45 Parfüm markası anlaşması 34:58 Otomobil merakı 36:53 Yurt dışında Türk sanatçılara ilgi var mı? 41:11 Parfümü yurt dışında da satışa çıkacak mı? 45:29 Devam eden projesi var mı? 51:42 Yönetmenlik yapmak istiyor mu? 53:13 Somer Sivrioğlu'nun sözünü programda kullanmak için izin istemesi 57:01 Önümüzdeki yıllarda yapmak istediği şeyler neler? 59:46 Özel hayatı 1:02:46 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 7, 2026
"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:33 Mutlak butlan 03:58 Mardin Bienali 14:14 Kanye West konseri 21:19 Fatih Altaylı bu aralar hangi sanatçıları dinliyor? 22:42 Fatih Altaylı’nın tekrar tekrar izlediği filmler neler? 27:17 Travis Scott konseri gerçekleşti mi? 29:01 Şebnem Ferah konserleri 29:48 Bu yaz yapılacak etkinlikler 43:12 Duvara yapıştırılan muz 50:02 Kapanış #işbirliği
Haziran 5, 2026