İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

HDP meselesi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 19, 2020

HDP meselesi

Zannedersin, tüm ekranlarda her gece sabaha kadar HDP’liler konuşuyor, anlatıyor da bir Habertürk ekranı kendilerine kapalı. “HDP’yi konuşuyoruz, HDP’liler niye yok?” sorusuna Didem Arslan Yılmaz’ın verdiği “Biz özel sektörüz” yanıtı zaten yeterince manasızdı. Bir de üzerine Veyis Ateş ile Mehmet Akif Ersoy’un “Terörle aralarına mesafe koymadıkları için onları konuk etmiyoruz” sözleri gelince sanki HDP’lilere sansür uygulayan tek Kanal Habertürk’müş gibi bir hava yaratıldı. Yahu bu insanları hiç kimse ekrana çıkarmıyor, sadece Habertürk değil! Ayrıca ben yayın organlarının ideolojik tavır alabileceklerine inanırım hep. Mesele A Haber sadece HDP’lileri değil CHP’lileri de çıkarmıyor ekrana. Kılıçdaroğlu’na da yer vermiyor. Vermez vermez. Kendi bilecekleri iş. Bazen de partilerin temsilcileri bazı kanallara çıkmıyorlar. O da onların bileceği iş. Bana göre bunların tamamı basın özgürlüğü kapsamındadır. Ama kendini merkezde, herkese eşit mesafede, tarafsız olarak gören bir yayın organı iseniz, böyle kısıtlamalarınız olmaz. Olmamalıdır. Şimdi haliyle ve haklı olarak okurlar bana da soruyor, “Veyis Ateş gibi düşündüğün için mi HDP’lileri ekrana çıkarmıyorsun!” Hayır efendim. Veyis Ateş gibi düşünmüyorum. Ben daha eski bir gazetecilik geleneğine mensubum. Böyle düşünmem, düşünemem. Böyle düşünmediğimi anlayın diye de onların bu açıklamaları yaptığı gün ben Öcalan’la röportaj yaptığımı yazdım. Ama kanalın da “korkudan” bu röportajı yayınlamadığını da ekleyerek. Korku derken “Yasa” korkusuydu. Ortada geniş bir Terörle Mücadele Yasası vardı ve istediğin tarafından çekerek, her şeyi suç haline getirebiliyordu “güç sahipleri.” O gün o röportajı yayınlasaydı Kanal D muhtemelen yayın durdurma, kapatma gibi cezalar alacaktı. Muhtemelen ben de! Şimdi de HDP’lilere ekranlar kapalı. Ben gazetecinin ucunda kamu yararı, toplumun bilgilendirilmesi gibi yararlar var ise şeytanla bile görüşebileceğini düşünürüm hep. Sakın HDP’yi şeytanla özdeşleştirmeye çalıştığımı da düşünmeyin. Ben HDP’nin Türkiye’de AK Parti’den sonra en iyi organize olmuş parti olduğunu düşündüm hep. Ama PKK’nın askeri vesayetinden kurtulamayan bir parti olarak gördüm. Bana kalsa ben HDP’li konuk da alırım. Konuğunuz ile aynı fikirde olmanız gerekmiyor ki! Her görüşten konuk alıyorum. Oradan niye almayayım. Dediğim gibi Öcalan’la konuşmuşum, HDP’li ile mi konuşmayacağım. Ancak Habertürk’ün yayın politikasını ben belirlemiyorum. Buranın bir yönetimi var. Ve 2015 yılındaki “hendek kalkışması” sonrası Habertürk yönetimi şöyle bir tasarrufta bulunmaya karar vermiş: “2015 seçimleri sonrası PKK’nın barış sürecini paramparça etme, siyasi çözümün önüne terör ve kanla tıkamasına karşı kılını bile kıpırdatmayan, bunun yanlışlığına dair tek kelime bile etmeyen, hatta binlerce insanın ölümüne yol açan bu silahlı kalkışmayı ‘çağın direnişi’ şeklinde tanımlayıp selamlayan bir partinin temsilcileri objektif olarak teröre destek mahiyetindeki bu görüşlerini ekranlarımızda açıklayamazlar.” Anlayacağınız hendek kalkışması sonrası Habertürk ekranları HDP’lilere kapanmış. Buna karşı bir tavır alamadıkları için. Benden istenen de kanalın bu kararına saygı göstermem. Katıldığım değil, uyduğum bir karar. 20 küsur yıl önce nasıl kanalın kararına saygı gösterdiysem. Sonuçta sırtında yumurta küfesi taşıyanlar yöneticiler. Ben değilim. ***

Asıl mesele neydi?

Saygı Öztürk, AK Partili bir kadın milletvekili ile evliliği sayesinde hızla yükselen bir belediye işçisinin hikayesini yazıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Saygı Öztürk’e hakaret ediyor. Çünkü milletvekilini evlilik dışı ilişkiye giren biri gibi gösterip, namusuna dil uzattı diye. Bu bir Türkiye özetidir. Haksız bir yükseliş, başkalarının haklarını gasp önemli değildir. Orada bir namus aranmaz. Namusu hep farklı yerde ararız. Asıl mesele, tali meselenin içinde kaybolup gider bu ülkede. ***

Sokak tabelası

Belediyelerden bir talebim var. Öyle mega proje, dev yatırım, süper hamle falan değil. Tam aksine tüm belediyelerden ricam mega projeleri rafa kaldırsınlar. Biraz insani projeler yapsınlar, kenti büyütmeye değil, kentteki konforu arttırmaya yönelsinler. Bu manada talebim de çok basit bir talep. Çok masum bir istek. Ne istiyorum biliyor musunuz? Yol ve sokak tabelaları. Her sokağın köşesine, her caddenin bir başka cadde veya sokakla kesiştiği yerine bir tabela. Belki size önemsiz gibi gelebilir ama çok önemli bir medeniyet göstergesidir. Nereye gittiğimizi, nerede olduğumuzu gösterir. İnsanın yerini bilmesi çok önemlidir. Yerini bilirsen hedefine daha rahat gidersin. Kaybolmazsın. Birilerine sormak zorunda kalmazsın. Bilmeyenler tarafından yanlış yönlendirilmezsin. ***

Sınav

Prof. Mehmet Ceyhan’la ilgili yazımdan sınavın ertelenmesini ya da yapılmamasını istediğim yönünde bir algı çıkmış. Salı akşamı yaptığım televizyon programını izlemi olsaydınız, böyle düşünmediğimi görürdünüz. Ben bu saatten sonra böyle bir şeyin çok yanlış olacağını söyledim ve söylüyorum. Sınav yapılmalı. Benim kızdığım zaten gergin ve endişeli olan çocukların endişesini arttıranlar. Bu sınav olacak. Ben sadece çocuklar için en az endişe verici şekilde olmasını, ÖSYM’nin bunu sağlamasını istiyorum. Salı akşamı Teke Tek’te “O gün sabah saatlerinde sınava giden öğrenciler ve yanlarında bulanacak bir veli dışında öğlene kadar sokağa çıkma yasağı” önerisi geldi mesela. Belli ki, karar vericiler izlemiş. Uygulanacak. İl pandemi kurullarının, sınav yapılacak yerleri önceden denetlemesini ve şartlar için “Uygundur” veya “Uygun değildir” demesini önerdik. Umarım yapılır. Üniversite giriş sınavının ilkokul sınıflarında yapılmamasını önerdik. Sınav gözetmenlerinin sınav öncesi corona testi yaptırmasını önerdik. Ama asla ve asla sınavın yapılmamasını önermedik. Hatta bu yönde konuşan konuklarıma da “Artık yapılacak ve çocukları tedirgin etmeyelim” dedim. Keşke bu çocukları corona olsa da olmasa da hayatlarını tek sınava endeksleyen bu sistemden kurtarsak o ayrı. Ama bu yıl için artık çok geç. ***

Arife tarif

Bugün muhafazakarlığa yakın durmaya çalışan ve uzun zamandır sayfalarını kadın fotoğraflarına kapatan medyamızda ilginç bir haber var. “Amber Heard, Cara Delevingne ve Elon Musk arasında üçlü ilişki varmış.” Bunu 1. sayfadan ballandıra ballandıra duyurmuşlar. Acaba muhafazakar okurlar için içeride bir de tarif vermişler midir? Nedir bu 3’lü ilişki diye! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Samimiyet cezasız kaldığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026