İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

HDP meselesi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 19, 2020

HDP meselesi

Zannedersin, tüm ekranlarda her gece sabaha kadar HDP’liler konuşuyor, anlatıyor da bir Habertürk ekranı kendilerine kapalı. “HDP’yi konuşuyoruz, HDP’liler niye yok?” sorusuna Didem Arslan Yılmaz’ın verdiği “Biz özel sektörüz” yanıtı zaten yeterince manasızdı. Bir de üzerine Veyis Ateş ile Mehmet Akif Ersoy’un “Terörle aralarına mesafe koymadıkları için onları konuk etmiyoruz” sözleri gelince sanki HDP’lilere sansür uygulayan tek Kanal Habertürk’müş gibi bir hava yaratıldı. Yahu bu insanları hiç kimse ekrana çıkarmıyor, sadece Habertürk değil! Ayrıca ben yayın organlarının ideolojik tavır alabileceklerine inanırım hep. Mesele A Haber sadece HDP’lileri değil CHP’lileri de çıkarmıyor ekrana. Kılıçdaroğlu’na da yer vermiyor. Vermez vermez. Kendi bilecekleri iş. Bazen de partilerin temsilcileri bazı kanallara çıkmıyorlar. O da onların bileceği iş. Bana göre bunların tamamı basın özgürlüğü kapsamındadır. Ama kendini merkezde, herkese eşit mesafede, tarafsız olarak gören bir yayın organı iseniz, böyle kısıtlamalarınız olmaz. Olmamalıdır. Şimdi haliyle ve haklı olarak okurlar bana da soruyor, “Veyis Ateş gibi düşündüğün için mi HDP’lileri ekrana çıkarmıyorsun!” Hayır efendim. Veyis Ateş gibi düşünmüyorum. Ben daha eski bir gazetecilik geleneğine mensubum. Böyle düşünmem, düşünemem. Böyle düşünmediğimi anlayın diye de onların bu açıklamaları yaptığı gün ben Öcalan’la röportaj yaptığımı yazdım. Ama kanalın da “korkudan” bu röportajı yayınlamadığını da ekleyerek. Korku derken “Yasa” korkusuydu. Ortada geniş bir Terörle Mücadele Yasası vardı ve istediğin tarafından çekerek, her şeyi suç haline getirebiliyordu “güç sahipleri.” O gün o röportajı yayınlasaydı Kanal D muhtemelen yayın durdurma, kapatma gibi cezalar alacaktı. Muhtemelen ben de! Şimdi de HDP’lilere ekranlar kapalı. Ben gazetecinin ucunda kamu yararı, toplumun bilgilendirilmesi gibi yararlar var ise şeytanla bile görüşebileceğini düşünürüm hep. Sakın HDP’yi şeytanla özdeşleştirmeye çalıştığımı da düşünmeyin. Ben HDP’nin Türkiye’de AK Parti’den sonra en iyi organize olmuş parti olduğunu düşündüm hep. Ama PKK’nın askeri vesayetinden kurtulamayan bir parti olarak gördüm. Bana kalsa ben HDP’li konuk da alırım. Konuğunuz ile aynı fikirde olmanız gerekmiyor ki! Her görüşten konuk alıyorum. Oradan niye almayayım. Dediğim gibi Öcalan’la konuşmuşum, HDP’li ile mi konuşmayacağım. Ancak Habertürk’ün yayın politikasını ben belirlemiyorum. Buranın bir yönetimi var. Ve 2015 yılındaki “hendek kalkışması” sonrası Habertürk yönetimi şöyle bir tasarrufta bulunmaya karar vermiş: “2015 seçimleri sonrası PKK’nın barış sürecini paramparça etme, siyasi çözümün önüne terör ve kanla tıkamasına karşı kılını bile kıpırdatmayan, bunun yanlışlığına dair tek kelime bile etmeyen, hatta binlerce insanın ölümüne yol açan bu silahlı kalkışmayı ‘çağın direnişi’ şeklinde tanımlayıp selamlayan bir partinin temsilcileri objektif olarak teröre destek mahiyetindeki bu görüşlerini ekranlarımızda açıklayamazlar.” Anlayacağınız hendek kalkışması sonrası Habertürk ekranları HDP’lilere kapanmış. Buna karşı bir tavır alamadıkları için. Benden istenen de kanalın bu kararına saygı göstermem. Katıldığım değil, uyduğum bir karar. 20 küsur yıl önce nasıl kanalın kararına saygı gösterdiysem. Sonuçta sırtında yumurta küfesi taşıyanlar yöneticiler. Ben değilim. ***

Asıl mesele neydi?

Saygı Öztürk, AK Partili bir kadın milletvekili ile evliliği sayesinde hızla yükselen bir belediye işçisinin hikayesini yazıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Saygı Öztürk’e hakaret ediyor. Çünkü milletvekilini evlilik dışı ilişkiye giren biri gibi gösterip, namusuna dil uzattı diye. Bu bir Türkiye özetidir. Haksız bir yükseliş, başkalarının haklarını gasp önemli değildir. Orada bir namus aranmaz. Namusu hep farklı yerde ararız. Asıl mesele, tali meselenin içinde kaybolup gider bu ülkede. ***

Sokak tabelası

Belediyelerden bir talebim var. Öyle mega proje, dev yatırım, süper hamle falan değil. Tam aksine tüm belediyelerden ricam mega projeleri rafa kaldırsınlar. Biraz insani projeler yapsınlar, kenti büyütmeye değil, kentteki konforu arttırmaya yönelsinler. Bu manada talebim de çok basit bir talep. Çok masum bir istek. Ne istiyorum biliyor musunuz? Yol ve sokak tabelaları. Her sokağın köşesine, her caddenin bir başka cadde veya sokakla kesiştiği yerine bir tabela. Belki size önemsiz gibi gelebilir ama çok önemli bir medeniyet göstergesidir. Nereye gittiğimizi, nerede olduğumuzu gösterir. İnsanın yerini bilmesi çok önemlidir. Yerini bilirsen hedefine daha rahat gidersin. Kaybolmazsın. Birilerine sormak zorunda kalmazsın. Bilmeyenler tarafından yanlış yönlendirilmezsin. ***

Sınav

Prof. Mehmet Ceyhan’la ilgili yazımdan sınavın ertelenmesini ya da yapılmamasını istediğim yönünde bir algı çıkmış. Salı akşamı yaptığım televizyon programını izlemi olsaydınız, böyle düşünmediğimi görürdünüz. Ben bu saatten sonra böyle bir şeyin çok yanlış olacağını söyledim ve söylüyorum. Sınav yapılmalı. Benim kızdığım zaten gergin ve endişeli olan çocukların endişesini arttıranlar. Bu sınav olacak. Ben sadece çocuklar için en az endişe verici şekilde olmasını, ÖSYM’nin bunu sağlamasını istiyorum. Salı akşamı Teke Tek’te “O gün sabah saatlerinde sınava giden öğrenciler ve yanlarında bulanacak bir veli dışında öğlene kadar sokağa çıkma yasağı” önerisi geldi mesela. Belli ki, karar vericiler izlemiş. Uygulanacak. İl pandemi kurullarının, sınav yapılacak yerleri önceden denetlemesini ve şartlar için “Uygundur” veya “Uygun değildir” demesini önerdik. Umarım yapılır. Üniversite giriş sınavının ilkokul sınıflarında yapılmamasını önerdik. Sınav gözetmenlerinin sınav öncesi corona testi yaptırmasını önerdik. Ama asla ve asla sınavın yapılmamasını önermedik. Hatta bu yönde konuşan konuklarıma da “Artık yapılacak ve çocukları tedirgin etmeyelim” dedim. Keşke bu çocukları corona olsa da olmasa da hayatlarını tek sınava endeksleyen bu sistemden kurtarsak o ayrı. Ama bu yıl için artık çok geç. ***

Arife tarif

Bugün muhafazakarlığa yakın durmaya çalışan ve uzun zamandır sayfalarını kadın fotoğraflarına kapatan medyamızda ilginç bir haber var. “Amber Heard, Cara Delevingne ve Elon Musk arasında üçlü ilişki varmış.” Bunu 1. sayfadan ballandıra ballandıra duyurmuşlar. Acaba muhafazakar okurlar için içeride bir de tarif vermişler midir? Nedir bu 3’lü ilişki diye! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Samimiyet cezasız kaldığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026