İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İnsanlık patlamış havai fişek değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2020

İnsanlık patlamış havai fişek değil

Sakarya’da bir havai fişek fabrikası “kazara” patlamış. Aynı fabrikanın bilmem kaçıncı kez “kazara” patlaması imiş. Sadece havai fişek değil, Ramazan topları da o fabrikada yapılırmış meğer. Sahibi de MÜSİAD Sakarya yönetimi üyesi bir işadamı imiş. Allah göstermesin kaza bu, herkesin başına gelebilir. Sık sık gelmesi biraz ihmalkarlık, biraz vurdumduymazlık göstergesidir gerçi ama yine de “kaza” diyelim. Kaza sonucu 4 vatandaşımız ölmüş, “Sayın Cumhurbaşkanı tarafından oraya yollanan” sayın bakanlarımızdan birinin ifade ettiğine göre 7 kişi de kayıpmış. Yine ucuz atlatılmış. 2012’de Afyonkarahisar’da askeri cephanelikte meydana gelen patlamada 25 kişi ölmüştü. Bazıları buharlaştığı için asla cenazelerine ulaşılamamıştı. Neyse meselem patlama değil zaten. Bana acı gelen, bana üzüntü veren şu. MÜSİAD yöneticileri patlama sonrası fabrikanın sahibi işadamını ziyaret etmişler. Ve ölenlerin geride kalan aileleri yerine fabrika sahibine “moral” vermeyi tercih etmişler. Kazanın sorumlusu olarak gözaltına alınması gereken adama kaza şerefine bir yemek düzenlemişler. Aferin hepinize. Boğanızda kalsın diyemeyeceğim. Agop’un kazı gibi yutmuşsunuz belli ki! Ama inşallah çıkaramazsınız da... İçinizde kalır! ***

Ne kadar cami o kadar dindarlık mı!

Levent’e temeli atılan 20 bin kişilik camiyi eleştirince... Tam da beklediğim tepki. Tam da beklediğim tiplerden. “Camiye karşı mısın, dinden niye rahatsız oluyorsun?” Yazıyı mabadından okuyunca böyle tepki oluyor. Alışığım. Yine anlamayacaksınız ama emin olun camiye karşı değilim. Dün de yazdım ama anlamadınız. Canınız çok çekiyorsa her mahalleye 20 bin kişilik bir cami yapın. Nasılsa kaynak bol memlekette. Dinden ama hiçbir dinden hiç rahatsız değilim. Yeter ki, birileri kendi siyasal anlayışını din diye zorla kimseye dayatmasın. Herkes kendi dinini ya da dinsizliğini bildiği, inandığı gibi yaşasın, kimse kimseye karışmasın. Benim söylemek istediğim konu, bazılarının anlamamak için ısrar ettiği mesele. Onu da aptala anlatır gibi açık açık söyleyeyim: “Daha çok camii yapmak sizi daha dindar yapmaz arkadaşlar.” Bu neye benzer biliyor musunuz? Çok kötü bir sürücünün daha iyi sürücü olmak için daha çok otomobil almasına. Daha çok otomobili var diye, daha lüks bir otomobili var diye kimse daha iyi sürücü olmaz. Daha iyi sürücü olmak için trafik kurallarına uymak, diğer araç sürücülerine saygı göstermek, gaza basmayı iyi sürücülük zannetmemek, camı açıp sağa sola küfretmenin trafikte haklılık olduğu anlamına gelmediğini bilmeyi gerektirir. O yüzden cami yapmanız beni hiç ama hiç rahatsız etmez. Ama cami yaparak dindar olamayacağınızı hâlâ anlamamış olmanız eder. ***

Ne dersiniz “Sizden” midir!

Engin Ardıç, hakaret dolu yazılarına bir yenisini daha eklemiş dün. Koskoca bir kuşağı “stereotipleştirerek”, bir entelektüelin asla yapmaması gereken bir tavrı sergileyerek. Tüm bir nesli aynı potaya sokarak aşağılamış ve Z kuşağına kin kusmuş. Tipik bir Ardıç tavrı. Ciddiye aldım mı? Asla. Fütursuzluğu hoşuma gitse de, Ardıç’ı uzun süredir ciddiye almıyorum. Bu yüzden de genellemelere dayalı hakaretleri hakkında bir şey yazmayı da düşünmüyorum. Sadece merak ettiğim bir şey var. Galatasaray Lisesi mezunu olan Ardıç hakkında mektebi babalarının malı zanneden ve mektep üzerinden nemalanan grup ne düşünüyor? Öyle ya kimin “Onlardan olup olmadığına karar verme yetkisini kendinde gören” bir güruha göre Ardıç onlardan mı değil mi? Bana öyle geliyor ki, tam da onlardan! ***

Yüzde 66,1

Bazen okurlar, bazen tanıdıklar, bazen dostlar “Bu sosyal medyadaki hakaretlere nasıl dayanıyorsun?” diye soruyorlar. Çok basit. Ciddiye almıyorum. Çünkü ahmakları asla ciddiye almadım. Okuduğunu anlamaktan aciz, anlatmaktan aciz, üstüne üstlük bir de büyük bölümü önyargılı bir güruhun nesini ciddiye alayım da üzüleyim. Bu köşenin hakiki okurlarını elbette ciddiye alırım. Yanıt veririm, hatalı olduğumu söyledikleri meselelerde bir daha bir daha düşünürüm, fikrimi, yaklaşımımı gözden geçiririm. Ama hayatı 140 karakter okumaktan ve onu bile anlamamaktan ibaret olan bir güruhu pek de takmam. Bakın bu ülkede yaşayan insanların yüzde 70’e yakını okumaktan, okuduğunu anlamaktan aciz. Belki kendi hataları, belki eğitim sisteminin hatası ama durum bu. Bunu da bir tarafımdan uydurmuyorum. PISA sonuçları söylüyor. En azından medyaya yansıdığı zaman PISA skorlarımıza bir göz atıyorsunuzdur. Orada kabak gibi ortada olan bir gerçek var. 2017 verilerine göre, bu araştırmaya katılan öğrencilerimizin yüzde 60’tan fazlası, hadi net oran vereyim yüzde 66,1’i okuduğunu anlamıyor. Okul ortamında bu düzeyde olan oranın yaş ilerledikçe düzeleceğini mi düşünürsünüz yoksa daha kötüye gideceğini mi! Gazete okurunun büyük bölümü zaten geriye kalan yüzde 33,9’dan oluştuğu için onların yaptığı eleştirinin elbette büyük kıymeti var. Karşı da olsa, aynı fikirde de olsa. Ama bizlerin ne yazdığından sadece sosyal medyaya yansıdığı kadarı ile haberdar olan ve yazıların tamamını okumadan, başlığı ya da kendisine iletilen bölümü kadar meseleden haberdar olan kişilerin zerre kıymeti yok. Sövseler de yok, övseler de yok. Siyasetçi falan olmadığım için bu kitle benim için yok hükmünde. İdraksiz bu kitlenin söylediklerini de ciddiye alıp ona göre tavır alacak halim yok. Diyecekseniz ki, “O zaman niye yazılarını sosyal medya üzerinden paylaştırıyorsun”. Medyaya haklı nedenlerle öfkeli olduğu için sosyal medyayı takiple yetinen ve aslında yüzde 33,9’a dahil olan kitleye ulaşmak ve geri kalan 144 karakter kültürüne de bir harf bile olsa olumlu etki edebilmek için. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnsanlıktan soğutacak insan müsveddeleri ortalıkta insan diye dolaşmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026