İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İnsanlık patlamış havai fişek değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2020

İnsanlık patlamış havai fişek değil

Sakarya’da bir havai fişek fabrikası “kazara” patlamış. Aynı fabrikanın bilmem kaçıncı kez “kazara” patlaması imiş. Sadece havai fişek değil, Ramazan topları da o fabrikada yapılırmış meğer. Sahibi de MÜSİAD Sakarya yönetimi üyesi bir işadamı imiş. Allah göstermesin kaza bu, herkesin başına gelebilir. Sık sık gelmesi biraz ihmalkarlık, biraz vurdumduymazlık göstergesidir gerçi ama yine de “kaza” diyelim. Kaza sonucu 4 vatandaşımız ölmüş, “Sayın Cumhurbaşkanı tarafından oraya yollanan” sayın bakanlarımızdan birinin ifade ettiğine göre 7 kişi de kayıpmış. Yine ucuz atlatılmış. 2012’de Afyonkarahisar’da askeri cephanelikte meydana gelen patlamada 25 kişi ölmüştü. Bazıları buharlaştığı için asla cenazelerine ulaşılamamıştı. Neyse meselem patlama değil zaten. Bana acı gelen, bana üzüntü veren şu. MÜSİAD yöneticileri patlama sonrası fabrikanın sahibi işadamını ziyaret etmişler. Ve ölenlerin geride kalan aileleri yerine fabrika sahibine “moral” vermeyi tercih etmişler. Kazanın sorumlusu olarak gözaltına alınması gereken adama kaza şerefine bir yemek düzenlemişler. Aferin hepinize. Boğanızda kalsın diyemeyeceğim. Agop’un kazı gibi yutmuşsunuz belli ki! Ama inşallah çıkaramazsınız da... İçinizde kalır! ***

Ne kadar cami o kadar dindarlık mı!

Levent’e temeli atılan 20 bin kişilik camiyi eleştirince... Tam da beklediğim tepki. Tam da beklediğim tiplerden. “Camiye karşı mısın, dinden niye rahatsız oluyorsun?” Yazıyı mabadından okuyunca böyle tepki oluyor. Alışığım. Yine anlamayacaksınız ama emin olun camiye karşı değilim. Dün de yazdım ama anlamadınız. Canınız çok çekiyorsa her mahalleye 20 bin kişilik bir cami yapın. Nasılsa kaynak bol memlekette. Dinden ama hiçbir dinden hiç rahatsız değilim. Yeter ki, birileri kendi siyasal anlayışını din diye zorla kimseye dayatmasın. Herkes kendi dinini ya da dinsizliğini bildiği, inandığı gibi yaşasın, kimse kimseye karışmasın. Benim söylemek istediğim konu, bazılarının anlamamak için ısrar ettiği mesele. Onu da aptala anlatır gibi açık açık söyleyeyim: “Daha çok camii yapmak sizi daha dindar yapmaz arkadaşlar.” Bu neye benzer biliyor musunuz? Çok kötü bir sürücünün daha iyi sürücü olmak için daha çok otomobil almasına. Daha çok otomobili var diye, daha lüks bir otomobili var diye kimse daha iyi sürücü olmaz. Daha iyi sürücü olmak için trafik kurallarına uymak, diğer araç sürücülerine saygı göstermek, gaza basmayı iyi sürücülük zannetmemek, camı açıp sağa sola küfretmenin trafikte haklılık olduğu anlamına gelmediğini bilmeyi gerektirir. O yüzden cami yapmanız beni hiç ama hiç rahatsız etmez. Ama cami yaparak dindar olamayacağınızı hâlâ anlamamış olmanız eder. ***

Ne dersiniz “Sizden” midir!

Engin Ardıç, hakaret dolu yazılarına bir yenisini daha eklemiş dün. Koskoca bir kuşağı “stereotipleştirerek”, bir entelektüelin asla yapmaması gereken bir tavrı sergileyerek. Tüm bir nesli aynı potaya sokarak aşağılamış ve Z kuşağına kin kusmuş. Tipik bir Ardıç tavrı. Ciddiye aldım mı? Asla. Fütursuzluğu hoşuma gitse de, Ardıç’ı uzun süredir ciddiye almıyorum. Bu yüzden de genellemelere dayalı hakaretleri hakkında bir şey yazmayı da düşünmüyorum. Sadece merak ettiğim bir şey var. Galatasaray Lisesi mezunu olan Ardıç hakkında mektebi babalarının malı zanneden ve mektep üzerinden nemalanan grup ne düşünüyor? Öyle ya kimin “Onlardan olup olmadığına karar verme yetkisini kendinde gören” bir güruha göre Ardıç onlardan mı değil mi? Bana öyle geliyor ki, tam da onlardan! ***

Yüzde 66,1

Bazen okurlar, bazen tanıdıklar, bazen dostlar “Bu sosyal medyadaki hakaretlere nasıl dayanıyorsun?” diye soruyorlar. Çok basit. Ciddiye almıyorum. Çünkü ahmakları asla ciddiye almadım. Okuduğunu anlamaktan aciz, anlatmaktan aciz, üstüne üstlük bir de büyük bölümü önyargılı bir güruhun nesini ciddiye alayım da üzüleyim. Bu köşenin hakiki okurlarını elbette ciddiye alırım. Yanıt veririm, hatalı olduğumu söyledikleri meselelerde bir daha bir daha düşünürüm, fikrimi, yaklaşımımı gözden geçiririm. Ama hayatı 140 karakter okumaktan ve onu bile anlamamaktan ibaret olan bir güruhu pek de takmam. Bakın bu ülkede yaşayan insanların yüzde 70’e yakını okumaktan, okuduğunu anlamaktan aciz. Belki kendi hataları, belki eğitim sisteminin hatası ama durum bu. Bunu da bir tarafımdan uydurmuyorum. PISA sonuçları söylüyor. En azından medyaya yansıdığı zaman PISA skorlarımıza bir göz atıyorsunuzdur. Orada kabak gibi ortada olan bir gerçek var. 2017 verilerine göre, bu araştırmaya katılan öğrencilerimizin yüzde 60’tan fazlası, hadi net oran vereyim yüzde 66,1’i okuduğunu anlamıyor. Okul ortamında bu düzeyde olan oranın yaş ilerledikçe düzeleceğini mi düşünürsünüz yoksa daha kötüye gideceğini mi! Gazete okurunun büyük bölümü zaten geriye kalan yüzde 33,9’dan oluştuğu için onların yaptığı eleştirinin elbette büyük kıymeti var. Karşı da olsa, aynı fikirde de olsa. Ama bizlerin ne yazdığından sadece sosyal medyaya yansıdığı kadarı ile haberdar olan ve yazıların tamamını okumadan, başlığı ya da kendisine iletilen bölümü kadar meseleden haberdar olan kişilerin zerre kıymeti yok. Sövseler de yok, övseler de yok. Siyasetçi falan olmadığım için bu kitle benim için yok hükmünde. İdraksiz bu kitlenin söylediklerini de ciddiye alıp ona göre tavır alacak halim yok. Diyecekseniz ki, “O zaman niye yazılarını sosyal medya üzerinden paylaştırıyorsun”. Medyaya haklı nedenlerle öfkeli olduğu için sosyal medyayı takiple yetinen ve aslında yüzde 33,9’a dahil olan kitleye ulaşmak ve geri kalan 144 karakter kültürüne de bir harf bile olsa olumlu etki edebilmek için. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnsanlıktan soğutacak insan müsveddeleri ortalıkta insan diye dolaşmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026