İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türk dizilerine engel

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 18, 2020

Türk dizilerine engel

Amerikan istihbarat örgütünün oyuncağı FETÖ’nün TSK’ya düzenlediği komplo sonrasındaki en önemli işlerinden biri de Türkiye’deki dizi sektörüne yönelik hamlesiydi. Amerikalı patronlarından aldığı emirle FETÖ, Türkiye’nin yumuşak gücü haline gelen ve özellikle Ortadoğu, Latin Amerika, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da Türkiye’nin tanıtımını ve kültürel etkinliğini arttıran dizi sektörüne saldırdı FETÖ elemanları. Çünkü Türk dizileri Hollywood’un en büyük rakibi olarak ABD çıkarlarına hem ekonomik hem de kültürel darbe vuruyordu. Milyonlarca dolarlık dizi ihracatı gerçekleştiren yapım firmalarına baskınlar düzenlendi. Bu şirketler batırılmak istendi. Bunu bu sektörün en önemli yapımcıları teyit edecektir. Türk dizi yapımcıları bugün de benzer bir saldırı altında. Bu kez bu saldırıyı düzenleyen ise RTÜK. O saldırı da şu: Türk dizilerini uluslararası alanda engellemek, yurt dışına dizi ihracatını durdurmak, Netflix, Amazon Prime gibi global platformların Türkiye’ye dizi yaptırmasının önüne geçmek. Son olarak Netflix’in bir Türk yapım şirketine ısmarladığı bir iş, RTÜK’ün müdahalesi sonucu çekimlerin başlayacağı gün, tüm ekip toplanmış, oyuncuların makyajları yapılmış, ışıklar açılmış kameralar motor emrini beklerken iptal edildi. Bununla ilgili türlü tevatür en ciddisinden, en trolüne kadar tüm mecralarda dile getiriliyor ama işin gerçeğini buradan okuyun en iyisi. Netflix’in çok ünlü ve en başarılı Türk dizilerinde imzası olan bir Türk senaristin yazdığı bir öyküyü beğenip, bunu çekmeye karar vermesiyle başlıyor her şey. Netflix, diziyi çekmek üzere bir Türk yapım şirketi ile taşeron olarak anlaşıyor. Türk oyunculardan oluşan bir cast hazırlanıyor. Ancak yasa gereği, Türkiye’de gerçekleştirilecek yabancı prodüksiyonlar için Kültür Bakanlığı’ndan izin alınması gerektiği için ilk bölüm senaryo bakanlığa yollanıyor. Gerekli izin veriliyor ancak araya pandemi süreci girdiği için çekimlere başlanamıyor. Ardından hayat yeni normale dönünce çekim için yeniden Bakanlıktan izin isteniyor. Bakanlık bir bölümün daha senaryosunu istiyor. İkinci bölümde diziye dahil olan bir gay karakter var ama bazılarının iddia ettiği gibi bir gay sevişme sahnesi falan yok dizide. Ardından Bakanlık görüşmek için Netflix yöneticilerini davet ediyor. Netflix başkan yardımcıları özel uçakla gelip Bakanlığa gidiyorlar. Bakanlıkta fazla bir sorun çıkmıyor. Ancak RTÜK “Bizimle de görüşmeniz gerek” diyor. Oysa RTÜK, kuruluş yasası itibarıyla bir ön denetim kuruluşu değil, böyle bir yetkisi yok. Sansür Kurulu değil. Buna rağmen Netflix yetkilileri RTÜK’le de görüşüyorlar. RTÜK çok net konuşuyor. “Gay karakteri diziden çıkarın.” Yasaya ya da yasanın verdiği bir yetkiye dayanmayan ama yaptırım gücüne dayanan bir talep. Netflix oyuncularla ve senaristlerle görüşerek RTÜK’ün “emrini” iletiyor ve “çıkarıp çıkarmama” üzerine fikirlerini alıyor. Uzun tartışmalar sonunda “Çıkaralım” fikri oluşuyor. Çünkü ayların emeği, onlarca kişinin umudu, geliri buna bağlı. Ve çekimlere başlanması kararı alınıyor. Ancak çekimlerin başlayacağı gün, herkes sabahın köründe sette toplanmış, makyajlar yapılmış, replikler ezberlenmiş, set kurulmuşken Netflix’ten talimat geliyor. “Diziyi iptal ettik.” Yine de oyuncuların ve ekip çalışanlarının birkaç bölümlük ücretlerini ödeyeceğini de duyuruyor Netflix. Sadece bu diziden Türkiye’nin kaybı bölüm başı 3,5 milyon TL. 10 bölüm olsa 35 milyon TL civarı bir döviz girdisi uçup gidiyor. Türk dizilerine ve Türk yapımlarına bundan sonra giderek azalacak ilgiyi ve bu şirketlerin Türkiye’de artık yaptırmayacakları işleri de göz önüne alırsanız kayıp büyük. ***

AK Parti İBB’de Cumhurbaşkanı’nın kararını açığa düşürüyor

İBB Meclisi’nde Ayasofya yüzünden kavga çıkmış. AK Partililer ile CHP’liler arasında. Bu konuda AK Partili Meclis üyelerini uyarmak istiyorum. “Yanlış yapıyorsunuz.” Bunu de ben söylemiyorum. Muhafazakar bir hukukçu söylüyor. Dr. Ramazan Arıtürk söylüyor. Bana “Sen ne anlarsın bu cami işlerinden” falan diyebilirsiniz ama İHH’nın kurucusu, Mavi Marmara mağdurlarının İsrail’e açtığı davada avukatlığını yapmış Ramazan Arıtürk’e böyle bir suçlama yöneltemezsiniz. Bakın Arıtürk nasıl uyarıyor: “İBB AK Parti grubu vahim bir hata yapıyor Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar planında Külliye diye bir lejand yok. Fatih Camii, külliyeler ise kültür merkezi. Tarihi Yarımada planlarında Külliye diye bir lejand yok. Planın ana kurgusuna aykırı bu çalışma. Fatih, Süleymaniye Camii, cami lejantında, medreseleri ise kültür sembolü ile planda simgeleniyor. Oysa Ayasofya’da kültür sembolü yok tam aksine cami sembolü var. Müze ise sadece yazı ile yazılmış. Yani Ayasofya imar planlarında her zaman cami olarak görünüyor. Bu nedenle plan notu tadilatına asla gerek yok. Açılacak olan plan iptal davası sonucunda büyük olasılıkla iptal edilecek olan bu yeni plan sonunda, plan iptal edildiği için Ayasofya yerleşkesi de imar lejantında cami olma vasfı da ortadan kalkacak Bu durumda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin altı boşalacak ve yasal dayanak ortadan kalkacak. Başka bir sonuç olarak Danıştay kararı da etkisizleşecek ve kararın dayandığı iki unsurdan biri olan imar lejant ortadan kalktığı için tartışmalı hale gelecek. Diyelim ki Allah korusun bir daha 28 şubat süreci yaşansa imar lejantında cami olmadığından ibadete kapatılmasının yasal meşruiyetini de AK Parti grubunun bu değişikliği oluşturacak.” ***

Teşekkürler Sahil Güvenlik

İçişleri Bakanlığı’na, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na içten bir teşekkür. Dünkü yazımdan sonra hemen ilgili birimlere talimat verilmiş ve Gümüşlük Koyu’ndaki korsanlığı tespit etmek üzere gerekli işlemler başlatıldı. Milli Emlak’tan da korsan marinayı işleten şahıs hakkında işlem yapılmak üzere ifadesi alındı. Kılını kıpırdatmayan tek kişi kurum ise asıl sorumlu olan Liman Başkanlığı oldu. Dahası Liman Başkanlığı hakkında onlarca da ihbar geldi. Meğer bu durum Bodrum bölgesinde oldukça yaygın bir sorunmuş ve birileri çeşitli koyları bu şekilde korsan marina olarak işletirmiş. Yine de hızlı tepki için tüm ilgililere teşekkür ediyorum. ***

Ne şahane adamdın Seyfi Abi

Şahane bir sanatçı, muazzam bir zeka, müthiş bir beyefendi. Seyfi Dursunoğlu. Namı diğer Huysuz Virjin. Kaybettik. Ölüm kötü. Kaybetmek daha kötü. Ama asıl kötü olan giden bu şahane insanların yerine yenilerinin gelmiyor olması. Artık toprak verimli değil. Sanatçı özgürlük ister. Kısıtlanmamak ister. Dışlanmamak ister. Rahatça düşünmek, “Kim ne der” diye düşünmeden rahatça icra etmek ister. Günahı da sevabı da üstlenmeye hazırdır gerçek sanatçı. Ve toprak özgürlükle sulandıkça münbit olur, baskı ile ezildikçe çoraklaşır. Ölüm Allah’ın emri. Ama yerlerini dolduramıyor olmak… O Allah’ın emri değil işte… ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Devlet insanların çeşitli organlarının bekçisi olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026