İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bakan Çelik: Her şey 2017’den sonra durdu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 23, 2020

Bakan Çelik: Her şey 2017’den sonra durdu

Tarım yazıları üzerine eski Tarım Bakanı Faruk Çelik aradı. “Yazılarınızda benim dönemimi yazmamışsınız. Ben de kendi dönemimde yapılanları aktarayım” dedi. Bakan Çelik’e göre benim bahsettiğim projelerin başlayıp sürdüğü kendisinden önceki 11 yıl içinde belli yatırımlar ve ilerlemeler olmuşsa da, sistemin çalışması sağlanamamıştı. Verilen yükleme konusu çözülememişti. Verilerin toplanacağı ve işleneceği yer olarak İTÜ öngörülmüştü ama İTÜ’de veterinerlik ve ziraat fakülteleri yoktu üstelik de bunların İTÜ’de yapılması bakanlığın işini elinden almak anlamına geliyordu. Veriler Tarım Bakanlığı’nda birikmeliydi. Faruk Bey, kurulması planlanan veri toplama istasyonlarından yalnızca 450 kadarının kurulabilmiş olduğunu, bunun da üçte bire tekabül ettiğini, kendisinin yürümeyen bu projeleri yürütmek için büyük çaba sarf ettiğini anlattı. “Ben durdurmadım bu projeleri. Tam aksine işler hale getirmek için seferberlik ilan ettim” dedi. Ben de kendisine “Sayın Bakan, bu projelerin hiçbiri bugün yürümüyor. Mehdi Eker ve sizin zamanınızda bu projeler yürütüldüyse kim durdurdu tüm bunları” diye sordum. Faruk Çelik’in yanıtı çok net oldu. “2017 yılından sonra bu projeler durduruldu. Nedenini niçinini ben bilemem.” Eski Tarım Bakanı Faruk Çelik döneminde yapılan çalışmalarla ilgili de uzun bir bilgi notunu ayrıca yolladı. Yeri gelirse onu da paylaşırız. ***

TİGEM ve kiralama

Daha sonra arayan ise TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşim Işıkgece oldu. Işıkgece’nin arama nedeni, Süs Bitkileri İhracatçılarının “TİGEM arazileri bize değil düşük katma değerli ürün üretenlere kiralanıyor” serzenişiydi. Ayşe Hanım önce kamu değil özel sektör kökenli olduğunu, uzun yıllar Metro Gross Market ve Carrefoursa’larda yöneticilik yaptığını, Metro Gross Market’te taze ürünler satın alma grup müdürü ve Carrefoursa’larda da satın almadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak 28 yıl çalıştığını ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinden sonra TİGEM’in başına atandığını aktardı. Işıkgece “Biz arazi kiralayamayız. Bizim görevimiz Türkiye’nin tohum üretimini yapmak. Biz elimizdeki arazileri bu amaçla kullanırız” dedi. Ben arazi kiralama için ihaleye çıktıklarını hatırlatınca, “Elbette haklısınız. Ancak bunlar yıllık kiralamalar. Biz sahip olduğumuz tarım arazilerinde toprağı dönem dönem farklı ürünlerde kullanıyoruz. Bu yüzden de bazı arazileri bir yıllığına, kısa dönemli kiralıyoruz. Süs bitkileri üreticileri ise uzun dönemli kiralama ister. Biz bunu yapamayız” dedi. Ancak TİGEM’in bazı arazilerinin uzun dönemli kiralandığını söyledim, “Bunlar küçük işletmelerimiz. Bunların sayısı çok ama arazilerinin toplamı bizim yüzde 10’umuz bile etmiyor. Sizin söz ettiğiniz bölgede böyle bir şey yok ama Marmara Bölgesi’nde süs bitkisi üreticilerine böyle uzun süreli kiralanmış arazilerimiz var” dedi. Işıkgece TİGEM’le ilgili bilgiler de aktardı. “Türkiye’nin hububattaki tohum üretiminin yüzde 37’sini biz yapıyoruz. Yerli hibrit tohum üretiyoruz” dedi. Işıkgece, “Çiftçi tümden hibrit tohuma geçse Türkiye’de verimlilik en az yüzde 15-20 artacak. Ancak çiftçiyi buna ikna edemiyoruz” diye serzenişte bulundu. Bununla ilgili bir zorunluluk getiren yasa çıktığını söyledim. “Evet ama çiftçi yine de kendi tarlasından aldığı üründen tohumluk ayırıyor. Bunun içinde zararlı ot tohumu da var, çimlenme ihtimali olmayan kırık çürük tohum parçaları da var. Bu da verimliliği düşürüyor. Oysa bizim ürettiğimiz hibrit tohumu alsa tamamen işlenmiş ve yüzde 100’e yakını çimlenecek tohum veriyoruz onlara” dedi. Hibrit tohum ve Türkiye’nin tohum üretimi meselesini ve Işıkgece’nin bu mevzuda aktardıklarını başka bir zaman daha geniş yazacağım. ***

Tarımda bilgi sistemi niye durduruldu

Gelelim Türkiye’de tarımsal üretimi tam olarak kontrol altına alıp denetleyecek sistemlerin kurulma ve işletme aşamasına gelmesine rağmen niye terk edildiğine ve üretim planlaması, rekolte kontrolü ve belirlenmesinden niye vazgeçildiğine. Bu konunun yanıtını benim kısıtlı bilgimle vermem değil, daha uzman bir isimden almam gerekiyordu. Ben de daha önce bununla ilgili farklı çalışma gruplarında yer almış, bakanlıklara raporlar hazırlamış bir isimle konuştum. Şimdilerde Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi olan ve 45 yıldır tanıdığım Prof. Dr. Haluk Levent ile. İşte Prof. Levent’e göre Türkiye’de tarımsal üretim kontrolünün ve yönetiminin neden yapılmadığının yanıtı: “1. Tarımsal destek sistemi üretimi arttırmak için değil yoksullukla mücadele için kurgulanmış piyasayı bozan, amaca hizmet etmekten uzak bir sistem. 2. GSMH'ın %1,5'i kadar destek dağıtıldığı ve tarımsal birlikler bu işte kullanıldığı için tarımsal birlikler birer kansorejen ur haline dönüşmüştür. Çoğu destek yerel siyasilerle paylaşılıp amaç dışı da kullanılıyor. 3. Bu düzenin devam etmesi için de 2007'de başlayan kayıt sistemi oluşturma işi torpillendi ve halen bitmedi. Tarım sektörü bu sistemle kontrol altına alınması kimsenin işine gelmedi. Hepi topu 1 milyon işletmenin kaydı ve artık üç otuz paraya servis edilen GIS temelli veriler, zaten büyük ölçüde yapılmakta olan karasal ölçümlerin eklenmesi işi 13 yıldır bitmedi. Ve galiba asla da bitmeyecek. 4. Kayıt sistemi bitmediği için de TÜİK tarım sayımı için sahaya çıkamıyor. Tarımsal işletmelerin elinde ne var ne yok bilemiyoruz. 5. Tarımda cari destekleme sistemi tamamen kaldırılıp modern, "işletme varlığını" korumayı hedefleyen bir sistem getirilmeli. Ama bu rasyonel bir sistem olacağı için istenmiyor gibi görünüyor. 6. Piyasa bozuklukları, büyük şirketlerin rekabet ihlalleri engellenmeli. Tarımda aslında çok büyük bir rant olduğundan bunların hiçbiri yapılamıyor. Çok uzun yıllardır her mecliste değişik partilerden birlik kökenli 30 civarı vekil olur. Bunlar gerektiğinde parti bağımsız bir araya gelir, reformları engellerlerdi. Yeni sistemde buna da ihtiyaç kalmadı.” Mesele bu kadar basit sevgili okurlar. Ama yine de yazmaya devam edeceğiz. ***

Netflix’te bu yoktu

Yaratığın biri bir köpeğe tecavüz etmiş. Olayın tamamı şöyle: Bir cenazeye katılan sahibi, cocker cinsi köpeğini Volkan Uzun adlı şahısa emanet etmiş. Volkan Uzun da emanete tecavüz etmiş veya öldürmüş ya da ölümüne neden olmuş. Bu suçundan ötürü mahkemeye çıkarılan Uzun serbest bırakılınca her meseleyi sosyal medya üzerinden çözebileceğini zanneden halkımız sosyal medya üzerinden tepki göstermiş. Olay iğrenç. Olay rezalet. Olay felaket. Ancak beni şaşırtan şu. Ben Netflix’te ya da başka bir yerde böyle bir olayın ele alındığı bir dizi görmedim. Acaba bu şahıs bu ahlaksızlığı hangi televizyon dizisinde gördü. ***

Niye anneler dedim

Dün “Anneler oğullarınıza kadınlara saygıyı öğretin” dedim. Bazı kadınlar her zaman olduğu gibi sosyal medyadan bana saldırdılar. “Bu işi de kadınların üzerine yıktın” diye. Bir ölçüde haklılar. Bu sadece annenin değil, babanın da görevi olmalı ama kendi evinde şiddet uygulayan, kadına saygı duymayan bir baba tipi bunu nasıl yapacak onu da anlatsınlar. Çocuğun annesine şiddet uygulayan bir babanın “Oğlum ben ananı dövüyorum ama sen bana bakma. Sen sakın yapma mı?” diyecek. Aslında doğru olan, babaların sözle değil, annelerine gösterdiği sevgi ve saygı ile oğullarına örnek olması ama bu ne yazık ki, her zaman olmuyor. O yüzden anneler dedim. Kadınlara bir yük daha yüklemek için değil. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ahmakların da cep telefonunda ya da bilgisayarda klavye kullanabildiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026