İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ben size üç dememiş miydim!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2020

Ben size üç dememiş miydim!

Meseleye yukarıdan baktığınız zaman aşağıdakinin nereye doğru gittiğini, nereye varacağını, hangi hedefe varmak üzere yola çıktığını görebilirsiniz. Mesele zaviye meselesidir. Aynı seviyeye inmemek, biraz yukarıdan, geniş açıdan bakabilmektir. Murat Bardakçı 10 Temmuz günü Ayasofya’nın ibadete açılma kararı ile ilgili yazısında muhafazakar camianın 2 hedefinden ikincisinin de tamamlandığını yazınca ertesi gün ben de şöyle yazdım: “Murat Bardakçı dostum yazmış zaten ‘1930’lu senelerden beri muhafazakar camianın iki büyük hasreti vardı. Biri ezanın Arapça okunması, diğeri Ayasofya’nın ibadete açılması’ diye. Aslında Murat’ın da bildiği gibi ‘muhafazakar’ dediği camianın iki değil 3 mefkuresi vardı. ‘Yeni muhafazakarları’ kastetmiyorum. Cumhuriyet kurulduğu günden beri karşı çıkan örgütlü muhafazakar camia üç şeyi hasretle beklerdi. Murat ikisini yazmış. Üçüncüyü yazmamayı tercih etmiş anlaşılan. Şimdi Murat’ın yazmadığı üçüncü mefkureyi ben yazarsam ayıp olur. En iyisi siz tahmin edin!” Fazla beklemenize gerek kalmadı. Üçüncüyü de patlattılar. “Hilafet” Evet tam da budur. Cumhuriyet karşıtı bir kesim, Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana hilafetin geri gelmesini ister. Bilmez ki, Arap asla Türkiye’nin halifeliğini kabul etmez, bu onlar için kavmi hatta kabilevi bir durumdur. Ve dahi bilmez ki, Osmanlı padişahları devletin güçlü olduğu zamanlarda hilafet lafını ağızlarına alma, unvanlarına katma gereği duymamıştır. Ecdadın en devletlilerinden Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı François’ya yazdığı meşhur mektupta bile Kanuni her türlü unvanını yazar, tüm bu toprakların Sultanı ve Padişahıyım derken “Halifesiyim” deme gereği hissetmemiştir. Ama ne zaman ki imparatorluk dağılma duruma gelmiş, her taraf isyanlarla sarsılmış, bağımsızlık hareketleri imparatorluğu paramparça etmiştir o zaman “Hilafet”e sarılmışlardır. Ama bir işe yaramadığını da tarih göstermiştir. Arap yarımadasının en Arapları, hilafet sahibi Osmanlı’nın yanında değil, İngilizlerle birlikte tam karşısında yer almışlardır. Cahiliyenin bilmediği şudur. Hilafetle güç sahibi olunmaz. Güçlü isen zaten hilafete ihtiyaç duyulmaz. Ama yine de biliyorduk ki, karşı devrim silsilesinde sıra ona gelecekti. Sağ olsunlar fazla bekletmediler. Şimdi tartıştırma, alıştırma faslı başladı. ***

Hafıza-i beşer

Türk medyası en adisinden, en kalitelisine kadar ortak bir hastalıktan muzdarip. “Unutkanlık” Bunun toplumun “zeka kalitesi” ortalamasına bağlı olduğunu düşünmüyorum. Daha farklı bir nedeni olmalı. Çünkü bu denli hafıza noksanlığı zeka düşüklüğünden bağımsız bir şey olmalı. Özel bir durum. Geçenlerde benim de ilgi ile takip ettiğim bir internet sitesinde şöyle bir başlık gördüm. “Meğer Marmaray AK Parti projesi değilmiş” Bunu da Oktay Vural’ın bir sosyal medya mesajından öğrenmişler. Üzülsem mi, gülsem mi bilemedim. Medyanın ortalamasına oranla çok daha kaliteli ve derinlikli bir yayındı bunu yapan. O yüzden güldüm. Böyle bir hafızasızlığa ya da cehalete mi demeliyim! Elbette AK Parti projesi değil Marmaray. Bunu 7 yıl önce, Marmaray açılışı sırasında yazdım. Marmaray’ın tüm hikayesini. 1980’lerin başında düşünüldüğünü, 1989’da projelendirildiğini, 1990’ların sonunda MHP’li Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz zamanında hayata geçirilmek üzere tüm hazırlıkların tamamlandığını yazıp açılışa bu işe start veren Prof. Enis Öksüz’ün de davet edilmesi gerektiğini yazdım. Yukarda Allah var, dönemin AK Parti hükümeti benim yazıdan sonra Prof. Enis Öksüz’ü de açılışa davet etti. Enis Hoca gitti mi, gitmedi mi bilmiyorum. Diyeceğim o ki, birkaç sene öncesini bile hatırlamayan bir toplumuz. Toplumu geçtik, medyanın eliti bile balık hafızalı. Böyle bir durumda geçmişten ders almamız imkansız. O yüzden de aynı hataları tekrar tekrar yaparak zaman kaybediyoruz. Yazık! O yazının linkini de buraya bırakayım. Meraklısı için. ***

Otomotivci fırsatçı da, inşaatçı değil mi?

Bankalar, sattıkları otomobillere fahiş zam yapan otomobil üreticilerini, avantajlı kredi kapsamından çıkarmışlar. İyi yapmışlar. Fırsatçılıkla mücadele gerekir. Ama inşaat firmaları da en az otomobil üreticileri kadar hatta daha da fırsatçı bir tavır içindeler. Onlar da düşen kredi faizlerinin sağladığı avantajı hemen zamma çevirerek tüketici lehine yapılan ya da öyle zannettiğimiz bir düzenlemeyi avantaja çevirmeyi başardılar. Bankalarımız otomotivciye gösterdikleri hassasiyeti inşaatçılara niye göstermediler anlamak mümkün mü? ***

Koç

Koç Grubu niye Türkiye’nin en saygın grubu haline geldi hiç düşündünüz mü? Yanıtı basit. Toplumsal meselelerde herkesten önce duyarlılıklarını ve tepkilerini göstermekten çekinmiyorlar da ondan. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili yaptıkları çıkış da bunun son örneği. Şimdi bazıları “Koç Grubu söylemese daha iyiydi. Söyledikleri doğru olsa bile şimdi tam tersi bir tepki olacak” diyormuş. Bu da şahane bir itiraf. Türkiye’de ne söylendiğinin değil, kimin söylediğinin önemli olduğunu gösteren. Hükümetten değilseniz doğruyu söyleme hakkınız bile yok. ***

Bir varmış bir yokmuş

Tarımla ilgili son yazımda Tarımsal Araştırma Enstitüleri’ni anlatmaya çalıştım. Birkaç örnek verdim. Yalova’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan, Antalya’dan. Bunların stratejik olarak ne kadar önemli olduğunu, tarımın lokomotifi olabileceğini yazdım. Ama bir şeyi eklemeyi unutmuşum. Osmanlı döneminden kalma ender korunmuş yerlerden biri olduğunu yazdığım Beykoz’daki enstitünün artık olmadığını. Bu enstitünün arazisi, içinde yer alan Abraham Paşa Konağı nedeniyle bir buçuk yıl kadar önce yayınlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Saraylar’a devredildi. Yani artık yok. ***

Kılıçla ağaç kesilir mi?

Fatih Sultan Mehmet’in vasiyeti falan derken, bu büyük hükümdarın sonsuzluğa kadar içinde beklediği Fatih Camii’ni de unutmamak lazım. Bana göre bu caminin bahçesi, İstanbul’daki tüm camiler içinde en huzur vereniydi. Bahçesindeki asırlık ağaçların gölgesinde kılınan cenaze namazlarının bile yarattığı his eşsizdi. Peki o bahçe şimdi ne halde biliyor musunuz? O ağaçlar gitti. Artık kel bir bahçesi var Fatih Camii’nin. Hani miras falan ya. Acaba o güzelim ağaçları, dinlerarası diyalogcu kılıçla mı kesti Diyanetimiz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Birinci çoğul şahsın, birinci tekil şahsı da kapsadığını unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026