İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

En hakiki

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 4, 2020

En hakiki

Dünkü yazımda bir hata olmuş. Sapık tarikat şeyhinin taciz ettiği kız çocuğu 12 yaşında değil taciz sırasında 11 yaşında imiş. Şeyhin, kızın babası ile yaptığı konuşmayı dinleyince emin olun midem bulandı, tansiyonum çıktı. Kim bilir memleketimin hangi köşelerinde benzer daha ne olaylar yaşanıyordur diye düşündüm. Biz bilimden, medeniyetten falan bahsediyoruz. Ne kadar saçma sapan bir uğraş içinde olduğumu fark ettim. Şeyhin tacizine uğrayan kızın babasını dövmeye kalkan müritlerin olduğu bir yerde medeniyetten, bilimden söz etmek. Ne beyhude bir uğraş. Bu arada yıllardır bu sapık adamın peşine takılıp giden tarikat, şimdi açıklama yapıyor: “O zaten bizim şeyhimiz değildi.” Neyinizdi peki! Biliyorum da söylemeyeyim burada. Ayıp olur. Rezillik ortaya çıkıncaya kadar pek memnundunuz oysa kendisinden. Size yol gösteriyordu, tabii gösterdiği başka şeyler de olmuş o ayrı. Şimdi birileri de çıkıp buna rezile “sahte şeyh” falan diyecektir. Sakın demeyin. Sahte mahte değil. En hakikisinden şeyhti düne kadar. Yakalanıncaya kadar hakiki, yakalanınca sahte. Yemezler. ***

Trajikomik

Neredeyse 1 yıl kadar önce İstanbul Maslak’taki Atatürk Oto Sanayi sitesine doğru gidiyorum otomobille. Yanda çok şık bir binanın inşaatı bitmek üzere. Türkiye’nin TOKİzede olduğu, dört bir yanımızı birbirinden çirkin binaların sardığı, mimari felaket diyebileceğimiz binaların büyük bölümünün kamu binaları olduğu memleketimizde “vaha” gibi bir bina. Sade ama şık bir Türk mimarisi. Bir iki yerinde çok şık çini dokunuşları olan, temiz çizgili abartısız bir bina. “Ulan bu ne güzel bina?” dedim kendi kendime. Oto sanayideki ustalara sordum, “Bu ne binası diye”  yanıtladılar. “Fatih Abi, MİT İstanbul binası olacakmış. Epeydir sürüyor yapımı” dediler. Ben de biraz soruşturunca binanın MİT binası olduğunu öğrendim ve binayı çok beğendiğimi anlatan bir yazı kaleme aldım. Yazıyı yolladım gazeteye, bir süre sonra telefonum çaldı. Arayan gazetenin hukuk bürosu. “Fatih Bey, bu yazıyı yayınlamanızı sakıncalı buluyoruz. Söz konusu MİT olunca güvenlik gerekçeleri ve gizlilik nedeniyle hakkınızda dava açılabilir. Yazıda da mimariyi övmekten başka bir şey yapmamışınız ama yine de yayınlamamak daha doğru olur. Boşu boşuna hapse girmenizi istemeyiz.” “Bundan dolayı hapis mi olur?” diye sinirleniyorum. “Bahane bulmak isteyene olur” yanıtını alınca yazıyı yayınlamama kararı veriyorum. Aradan birkaç ay geçiyor. Benim yazmam halinde devlet sırrını ifşa etmekten ve gizli kalması gereken bilgiyi paylaşmam olarak yargı önüne çıkmama neden olacak bina alay-ı vala ile televizyondan naklen yayınlarla açılıyor. Hemen telefona sarılıp bizim avukatları arıyorum. “Bana yazdırmadığınız bina canlı yayında detaylı biçimde yayınlanıyor” diyorum. Karşılıklı gülüşüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Türkiye’de suç olan fiil değil, özne artık. Bunu niye mi yazıyorum. Benzer bir şekilde Odatv internet sitesi 200 güne yakın bir süredir yasaklı. Ve daha vahimi iki çalışanı yargılanıyor. Niyeyse biri tutuklu, biri tutuksuz. Bir garip Adalet anlayışı var memleketimin. Hem güldüren, hem ağlatan. ***

Mahpushane mektubu

Tutuksuz yargılanan gazeteci kardeşimiz Barış Terkoğlu, aynı suçtan tutuklu yargılanan bir diğer gazeteci Barış Pehlivan’ın Silivri’den bana yolladığı bir mektubu ulaştırdı. Ben de paylaşayım dedim: “Tecrit hücremde acil durum butonu var. Düşünürüm bazen; içeride başıma bir şey gelse o butona basıp yardım çağırabilecek halde olur muyum? İşte hukuk da o buton gibi benim için. Kendimi güvende hissetmem için kağıt üstünde var. Ama varoluş amacı, ihtiyacım olduğunda kullanabileceğim anlamına gelmiyor. Bir de zaten benim kalkanım değil, aksine korumasız bırakmak için üzerime doğrulan bir silahsa “hukuk” , masallar yasalardan daha inandırıcı geliyor. Sahi, devlet hiç kumpas kurdu mu size? Bana iki kez kurdu, hapse girdim. Hapiste kalasınız diye hiç özel yasa çıkarıldı mı adınıza? Benim için çıkarıldı, kaldım. Şimdi... 187 günlük tecritten sonra 9 Eylül’de tekrar hakim karşısında olacağım. Farkındayım; gazetecilik uğruna ödenen bedelde ne ilkim ne de son... Yüzyıllar önce Voltaire demiş: ‘Bir gün her şey çok iyi olacak, umudumuz bu; Bugün her şey çok iyi, yanılgımız da bu.’ Bu umut ve gerçekçilikle Silivri'den selamlar... Barış Pehlivan” Ne diyeyim bilemedim. Özneye göre suç icat edilmeyen günleri görürüz inşallah. Ben 57 senedir pek görmesem de! Bir gün. İnşallah! ***

Savaş çıkar mı?

Son günlerde en çok karşılaştığım soru “Yunanistan’la savaşacak mıyız, Ege ve Doğu Akdeniz’de çatışma olur mu?” Her duyduğumda gülüyorum bu soruya. Merak etmeyin, Yunanistan’la savaşmayız. Başkalarıyla da. Doğu Akdeniz’de ve Ege’de birbirine diş gösteren donanmaların hepsi NATO’ya bağlı. Bunların birbiriyle savaşması pek mümkün görünmüyor. Hele hele Türk-Yunan savaşı hayli uzak ihtimal. Peki bu gerilim niye? İşin gaz boyutu falan var ama Yunanistan’ın yalancı pehlivan gibi diklenmesinin asıl nedeni “ekonomi.” Zaten pek bir üretimi olmayan ve turizm ile AB fonlarından geçinen Yunanistan’da corona nedeniyle turizm felce uğrayıp ülke ekonomisi son çeyrekte yaklaşık yüzde 14 küçüldü. Tabii Yunan hükümeti meseleyi coronaya yıkmaya çalışıyor ve bunda haklı ama ondan önceki iki çeyrekte de ülke ekonomisi yüzde 2’ye yakın küçülmüştü. Corona zaten kötü giden ekonomiye bir darbe daha vurdu ama en azından hükümete de “bahane” sağladı. Yine de aç kalan parasız kalan halk kolay kolay bahane dinlemez. Mideye bahane anlatamazsınız. Yunanistan işte bu yüzden gereğinden fazla bir diklenme içinde. Hem iç kamuoyunu etkilemek, hem de AB’den ekonomik destek de alabilmek için. O yüzden çok da meraklanmayın. İtiş kakış olur, savaş olmaz! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ülkemiz bizi her gün hayal kırıklığına uğratmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026