İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Küçük bir şey için Erbakan’ı üzmeyelim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2020

Küçük bir şey için Erbakan’ı üzmeyelim

Dün milletin kafası biraz çalışan, az biraz mürekkep yalamış kesiminin en büyük eğlencesi Fatih Erbakan beyefendiydi. Fatih Bey, bir televizyon programında soruları yanıtlarken İstanbul Sözleşmesi’nin topluma nasıl zarar verdiğini anlatmaya çalıştığı bir anda, dünya üzerinde toplumsal çürüme örnekleri vermeye kalkıştı. Ve sözü nasıl olduysa Fransız yazar, felsefeci Simone de Beauvoir’a getirdi. Erbakan’a göre Beauvoir ahlaksızlığın sağlam bir örneği idi. Çarpık ilişkileri vardı. Ve biseksüel bir erkekti. İşte zurna burada zırt dedi. Jean Paul Sartre’la farklı bir aşk yaşayan Beauvoir, lezbiyen ilişkilerini saklamayan bir biseksüeldi doğru ama “erkek” değildi. Çünkü lezbiyen erkek ancak temel fıkrasında olan bir şeydi. Gerçek hayatta lezbiyenler kadın olurdu. Cinsel tercih farklığını ahlaksızlık olarak niteleyenler dışında kimse Simone de Beauvoir’a ahlaksız diyemezdi. Hırsızlığı, yolsuzluğu, nepotizmi görülmemişti. Cinsel tercihlerini saklayarak kendisini farklı biri gibi göstermeye de çalışmamıştı. Üstelik muhafazakar bir annenin kızı olduğu biliniyordu. Katolik okullarında eğitim almıştı. Yani cinsel kimliğini saklayarak çok iyi bir Katolik pozu da satabilirdi, kendini ahlak ve edep tanrıçası gibi sunabilirdi. Bunu yapmamıştı. Açıktı, netti. Bu konuda çok dürüsttü. Ancak tüm bunlara rağmen ben yine de Dr. Fatih Erbakan’la iki gündür dalga geçenlere katılmıyorum. Diyeceksiniz ki “Niye.” Şu yüzden. En azından Simone de Beauvoir diye birini duymuş. Hiç değilse adını biliyor. Ve hatta daha ötesi biseksüel olduğu konusunda da bir fikre sahip. Yani bunlar az uz kültür değil. Emin olun bu kadarını bilmeyen siyasetçilerin sayısı hiç de az değildir. “Simone de Beauvoir” desen “Buyur ne dedin” diyecek hayli geniş bir kitle olduğundan eminim. Doğrusunu isterseniz, iki üniversitede eğitim almış, doktoralı bir mühendisle birkaç yüz gramlık bir eksiklik yüzünden dalga geçilmesini doğru bulmuyorum. Böyle bir durumda asıl dalga geçilmesi gereken bunca eğitimli bir yurttaşımıza Simone de Beauvoir’ın kadın olduğunu öğretmekten aciz eğitim düzenidir. ***

 Sağlıkta özeli zor günler bekliyor

Dün kamu hastanelerinin ve üniversitelerinin sağlık malzemesi tedarikçilerine olan borçlarını ödeyemediğini ve bunun yakın gelecekte büyük aksamalara yol açacağını belirttim. Bazı okurlar haklı olarak “Bilerek yapıyorlardır. Özel sağlık sistemlerine  yöneltmek için” yorumu yaptı. Kazın ayağı çok öyle değil. Çok açık bir şey söyleyeyim. COVİD 19 salgını dünya çapında en olumsuz etkiyi özel sağlık sistemlerine yaptı. Fikirturu.com’da İlker Daştan’ın  bu konudaki makalesini okumanızı öneririm. Pandemi koşulları nedeniyle ertelenen ameliyatlar, hastaneye başvurularını geciktiren hastalar, elektif operasyonların yapılmıyor olması, hastanelere çok gerekmedikçe gidilmiyor olması özel sağlık kuruluşlarını büyük ölçüde etkiledi. Türkiye gibi sağlıkta kamu-özel işbirliğini nispeten iyi organize etmiş ülkelerde bile özel sağlık kuruluşları ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı ya da başlayacak. Orta ya da küçük ölçekli özel sağlık kuruluşlarının yakın zamanda peş peşe iflasları bekleniyor. Daha büyük ölçekli olanların ise biraz daha zamanları var ama bunların da çok hızlı biçimde kamu desteğine ihtiyaç duyacakları kesin. Türkiye için sorun şu ki, kamu hastanelerini dahi desteklemekten aciz hale gelmeye başladığı görülen bir mali yapının sıkıntılı bir süreç yaşayacak özel sağlık kuruluşlarına destek sağlaması kolay olmayacak. Ve tabii bir diğer önemli mesele ise Sağlık Bakanı’nın aynı zamanda Türkiye’nin en büyük özel sağlık sistemlerinden birinin de patronu olması. ***

Boş verin aşıyı

Oxford’un Astra Zeneca ile birlikte yürüttüğü aşı çalışmalarının geçen hafta ani bir biçimde durdurulması “Neler oluyor” dedirtmişti. Çalışmaların bazı beklenmeyen yan etkilerden dolayı durdurulduğu dedikodusu yayılmış, gelişmeler tedirginlik yaratmıştı. Aslında sektörün içindekiler için gelişmeler şaşırtıcı değil ve şu anda ciddi bir aşı savaşı var. Birkaç ay önce önce Sinovac’ın geliştirdiği aşı adayının rhesus maymunlarında tam bir koruma sağladığı iddiasını açıklamasından sonra Oxford’dan Jenner Institute de benzer bir iddia ile ortaya çıkmıştı. Ancak Oxford’un iddiası hızlı bir biçimde yalanlanmış, Oxford’un aşıladığı maymunların yoğun virüse maruz kaldıkları anda hastalığı geliştirdikleri Forbes’da yer alan bir makale ile ortaya koyulmuştu. Tabii bunu üzerinden birkaç ay geçti. Aşı ile ilgili duyduğunuz her şeye inanmayın. Hatta hiçbir şeye inanmayın. Çünkü ilaç sektöründeki kavga, büyük paralar nedeniyle çok büyük ve yazılan, yazdırılan pek çok şey taraflı. Gerek firmalar, gerek ülkeler arasında ciddi bir kavga var. Bu kavgada medya ciddi biçimde kullanılıyor ve herkesin elinde “sözde” bilimsel veriler var. Yapmanız gereken bu saçma kavgayı izlemek değil, korunmak. Aşı çıkar veya çıkmaz. Çıkarsa da çok erken çıkmayacağı, yakın zamanda elinizin altında olmayacağı aşikar. Bu hastalık ise çok hızlı biçimde öldürüyor. O yüzden bırakın aşıyı bilim insanları konuşsun. Siz maskenizi takın, mesafenizi koyun. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En tehlikelisinin yarım bilgili olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026