İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bakanlık evinize hastalık yollar mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2020

Bakanlık evinize hastalık yollar mı?

COVİD 19 salgınının ilk günlerinden beri Sağlık Bakanlığı’nın en önem verdiği konuların başında filyasyon, yani hastalığın bulaşma kaynağını bulmak, temaslı takibini yapmak geliyordu. Böylelikle önlem almak mümkün hale geliyor, erken tanı ile bulaştırma riski en aza indirilmeye çalışılıyordu. Ancak yasakların önce zayıflatılması, sonra da tamamen kalkması ile filyasyon hayli zorlaştı, bulaşma zincirini takip neredeyse imkansız hale geldi. Ne var ki, Bakanlık yine de bu işe ciddi önem vermeye ve sağlık personeli veya sağlık personeli destekli filyasyon ekiplerini dolaştırmaya devam etti. Ancak bu ekiplerden yoğun şikayetler de geliyordu. Güne 10 kişilik takip listesi ile başlayan bir filyasyon ya da izleme ekibi gün içinde cep telefonlarına gelen mesajlarla 50-60 farklı adrese gitmek zorunda kalıyor. Bu süreçte zaman zaman toplu taşıma kullanarak hem kendi hem de toplum sağlığını tehlikeye düşürür hale geliyordu. Haliyle filyasyon ekiplerinde de çokça COVİD 19 vakasına rastlanır olmaya başlandı. Filyasyon görevlileri hastalanınca haklı olarak kenara alınıyor, PCR testleri negatife dönene, yani hastalığı atlatıp virüsten arınıncaya kadar sahadan çekiliyorlardı. Fakat şimdi salgının kontrolden çıktığı bazı bölgelerde yepyeni bir uygulamaya geçiliyor. Filyasyon ekiplerine, bağlı oldukları hastanelerden gönderilen mesajlar yeni bir yöntemi işaret ediyor. “Pozitif sağlık personeli takibinde işe geri dönüş kriterlerinden PCR negatifliği kaldırılmış, klinik semptom varlığına göre planlama yapılması şeklinde güncellenmiştir” deniliyor. Belli ki, büyük bir sıkışıklık var ekip lazım. Ancak bu yöntem büyük bir tehlike de içeriyor. Biliyoruz ki, pek çok hasta hiçbir bulgu göstermiyor. Yani asemptom denilen türden. Klinik bulgusu olmayıp taşıyıcı olanların en tehlikeliler olduğu da aşikar. Ve buna rağmen filyasyon ekiplerinde ev ev dolaşacak personelden PCR negatif olma şartının kaldırılması büyük bir tehlike. Umarım bu saçmalıktan vazgeçilir. Kimse kalkıp bana “Ama CDC de böyle öneriyor” demesin. CDC’nin bu salgında sınıfta kaldığının en önemli göstergesi ABD’nin içinde bulunduğu durum. ***

Serbes Adalet

Adında Adalet olan bir partinin neredeyse çeyrek asıra yaklaşan bir süredir yönettiği bir ülkede Adalet’ten bahsedememek ne acı bir sonuç. Ne yalan söyleyeyim duymamıştım. Açık cezaevine gönderildiğini biliyordum ama serbest bırakıldığını yeni öğrendim. Bilmiyordum çünkü ihtimal vermiyordum açıkçası. Bu kadarı aklıma, hafsalama sığmazdı ki, böyle bir şeyi düşüneyim. Bir aileyi yok et, üzerine yargıyı, adaleti kandırmaya kalkış. Ama yakalan. Yargılan. Kimsenin vicdanını tatmin etmeyen 13 yıla mahkum ol. Ve üzerinden 3 sene geçmeden tahliye edil, topluma geri dön. Bahsettiğim kişi Emrah Serbes. Salıverilmiş de haberimiz yokmuş. Sessiz sedasız. 3 kişiyi öldür, bir aileyi yok et. 3 yılda çık. Yahu bu ülkede suçunu bilmeden, hakim önüne çıkmadan 5 yıl yatanlar var. Bu nasıl iş, biri anlatsın bana. Biz Emrah Serbes yargıyı kandırmaya çalışıyordu diye kızmıştık. Meğer yargı bizi kandırıyormuş. Bu ülkede, bu dönemde suçlu olunca yırtıyormuşsun. Suçsuz olunca işin zormuş. ***

O manşete dava açılabilir

Bir Yunan gazetesi, Türkiye Cumhurbaşkanı ile ilgili akılalmaz bir manşet attı. Ben daha beterini herhangi bir yerde ne gördüm ne duydum. Böyle bir manşet atmak için ciddi kafayı yemiş olmak gerek. “Ben Yunanlıyım” diyerek bile kurtulamazsınız. Ülkeler arasında gerilim artınca zaman zaman hoş olmayan başlıklar atılır. Yıllar önce benim de başıma geldi. 1999 yılında İtalya ile Abdullah Öcalan krizi yaşadığımız günlerdi. Ben de Hürriyet gazetesi adına İtalya’da olayı izliyordum. Bir grup gazeteci arkadaşımla beraber PKK’nın saldırısına uğradık. Canımızı zor kurtardık. Dönemin İtalya Başbakanı Massimo D’Alema o günlerde Türkiye karşıtı bir tavırla öne çıkmıştı ve krizi daha da tırmandırıyor, abuk sabuk konuşmalar yapıyordu. Ben de adamın isminden yola çıkarak “Maksimum Dallama” diye bir başlık attım. İtalya Başbakanı beni dava etti. (5 milyon Avro da tazminat istiyordu.) Hem de İtalya’da. Dava dilekçesinde “Türk gazeteci Başbakanlık görevini yürüten D’Alema’ya dallama diyerek hakaret etmiştir” diyor ve “Dallama” kelimesinin Türkçe’de “O... Çocuğu” anlamına geldiğini iddia ediyordu. Biz de savunmamızda “Dallama’nın o.ç. anlamına gelmediği Türk argosunda kaba saba adam anlamında kullanıldığını, Türk Dil Kurumu’na göre de enayi ya da aptal anlamı taşıdığını” söyledik. Mahkeme, incelemesi sonucunda kelimenin D’Alema’nın iddia ettiği anlamı taşımadığına, kelimenin kabul gören manasının da bir siyasetçiye yapılabilecek eleştiri kapsamına girdiğine hükmetti. Zaten İtalya halkı da benimle aynı kanaatte olduğu için D’Alema’nın Başbakanlığı davadan önce sona ermişti. 2007 yılında ise Almanya Başbakanı Merkel’in ajanslar tarafından servis edilen ve dünyanın pek çok gazetesinde kullanılan bir fotoğrafını kullandığımız için o sırada başında bulunduğum Sabah gazetesine Alman Büyükelçiliğinden protesto gelmiş ve biz de özür dilemiştik. Yani diyeceğim odur ki: 1. Türkiye Cumhurbaşkanı bu terbiyesiz Yunanlılara Türkiye’de dava açabilir. 2. Yapılan hakaretin eleştiri sınırları ile alakası yoktur. 3. Hiç kimse bir Türk Cumhurbaşkanına bu şekilde hitap edemez. Edemeyeceğini öğrenmelidir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gerçek tehditlerin alçak sesle yapıldığını bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yollar, köprüler ve anneler
Köşe Yazıları
Yollar, köprüler ve anneler

Fatih Altaylı

Mayıs 10, 2026

“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”
Köşe Yazıları
“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”

Fatih Altaylı

Mayıs 9, 2026

Sokak çetelerine karşı MİT’ten özel birim
Köşe Yazıları
Sokak çetelerine karşı MİT’ten özel birim

Fatih Altaylı

Mayıs 8, 2026

  • Videolar

Tümü
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026
Geçmişten günümüze Troya Antik Kenti görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Rüstem Aslan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimGeçmişten günümüze Troya Antik KentiEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 02:37 Kaç yıldır Truva’da? 04:54 Truva kazısını Türkiye’de kaçıncı sıraya koyar? 06:08 Truva’yı ilk kazan kim? 16:31 Truva’da kaç katman var? 18:39 Truva neden Yunan değil? 20:26 Truva’nın Türklerle ilişkisi var mı? 25:10 Truvalılar kendilerini nasıl isimlendiriyordu? 31:58 10 katmandan hangisi Homeros’un Troya’sına denk geliyor? 34:31 Troya’da kaç kişi yaşıyordu? 38:00 Homeros, ne kadar süre sonra Truva’ya gelmiş? 45:41 Helenistik dönemde ve Roma döneminde Troya toprağa gömülmemiş miydi? 48:58 Truva’da Hadrian Kapısı neden yok? 50:17 Karanlık Çağların başlamasının sebebi ne? 52:18 Aşil diye biri yok mu? 54:19 Truvalılar hangi dili konuşuyordu? 57:20 Truvalılar nereye gidiyor, göç ediyor? 1:00:32 Truva’nın dini inancı nedir? 1:02:45 Fotoğraflarla Truva 1:13:37 Polyksena hikayesi 1:24:52 Kazıların sponsoru var mı? 1:30:38 Kapanış
Mayıs 3, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İkinci pilot olarak geldim, şampiyon ayrıldım!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ayhancan GüvenFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İkinci pilot olarak geldim, şampiyon ayrıldım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:20 DTM Şampiyonluğu 03:55 Motorsporlarına ilgisi nasıl başladı? 06:41 Yarış simülasyonları 09:50 Supercup ve DTM arasındaki farklar neler? 11:45 DTM'de yarışmaya başlamadan önce oradaki araçları kullanma fırsatı oldu mu? 12:00 DTM'deki araçlar nasıl üretiliyor, normal araçlardan farkları neler? 14:25 DTM'de böyle bir başarı bekliyor muydu? 16:04 Takıma geldiğinde birinci pilot mu oldu? 17:46 Redbull sponsorluğu 19:18 DTM yolculuğu sona mı eriyor? 23:08 Bugüne kadar neden Formula'da yarışmayı denemedi? 25:46 Simülasyonlar aynı yarış hissiayatını veriyor mu? 26:09 Yeni jenerasyonda dikkatini çeken sürücüler var mı? 27:29 Toprak Razgatlıoğlu'nun performansı 29:44 Kimi Antonelli'nin performansı 30:42 Başarı için kötü bir insan olmak mı gerekiyor? 31:45 Sürücülerin takımlarında aynı zamanda mühendislik yapmaları 33:06 Bundan sonraki kariyer hedefleri neler? 36:48 Gençlere tavsiyeleri 41:07 Kapanış Ayhancan Güven'in videosunun tam hali: https://www.youtube.com/watch?v=ss8BoDLdxpQ @DTM Youtube kanalına teşekkürler. YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 3, 2026