İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bakanlık evinize hastalık yollar mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2020

Bakanlık evinize hastalık yollar mı?

COVİD 19 salgınının ilk günlerinden beri Sağlık Bakanlığı’nın en önem verdiği konuların başında filyasyon, yani hastalığın bulaşma kaynağını bulmak, temaslı takibini yapmak geliyordu. Böylelikle önlem almak mümkün hale geliyor, erken tanı ile bulaştırma riski en aza indirilmeye çalışılıyordu. Ancak yasakların önce zayıflatılması, sonra da tamamen kalkması ile filyasyon hayli zorlaştı, bulaşma zincirini takip neredeyse imkansız hale geldi. Ne var ki, Bakanlık yine de bu işe ciddi önem vermeye ve sağlık personeli veya sağlık personeli destekli filyasyon ekiplerini dolaştırmaya devam etti. Ancak bu ekiplerden yoğun şikayetler de geliyordu. Güne 10 kişilik takip listesi ile başlayan bir filyasyon ya da izleme ekibi gün içinde cep telefonlarına gelen mesajlarla 50-60 farklı adrese gitmek zorunda kalıyor. Bu süreçte zaman zaman toplu taşıma kullanarak hem kendi hem de toplum sağlığını tehlikeye düşürür hale geliyordu. Haliyle filyasyon ekiplerinde de çokça COVİD 19 vakasına rastlanır olmaya başlandı. Filyasyon görevlileri hastalanınca haklı olarak kenara alınıyor, PCR testleri negatife dönene, yani hastalığı atlatıp virüsten arınıncaya kadar sahadan çekiliyorlardı. Fakat şimdi salgının kontrolden çıktığı bazı bölgelerde yepyeni bir uygulamaya geçiliyor. Filyasyon ekiplerine, bağlı oldukları hastanelerden gönderilen mesajlar yeni bir yöntemi işaret ediyor. “Pozitif sağlık personeli takibinde işe geri dönüş kriterlerinden PCR negatifliği kaldırılmış, klinik semptom varlığına göre planlama yapılması şeklinde güncellenmiştir” deniliyor. Belli ki, büyük bir sıkışıklık var ekip lazım. Ancak bu yöntem büyük bir tehlike de içeriyor. Biliyoruz ki, pek çok hasta hiçbir bulgu göstermiyor. Yani asemptom denilen türden. Klinik bulgusu olmayıp taşıyıcı olanların en tehlikeliler olduğu da aşikar. Ve buna rağmen filyasyon ekiplerinde ev ev dolaşacak personelden PCR negatif olma şartının kaldırılması büyük bir tehlike. Umarım bu saçmalıktan vazgeçilir. Kimse kalkıp bana “Ama CDC de böyle öneriyor” demesin. CDC’nin bu salgında sınıfta kaldığının en önemli göstergesi ABD’nin içinde bulunduğu durum. ***

Serbes Adalet

Adında Adalet olan bir partinin neredeyse çeyrek asıra yaklaşan bir süredir yönettiği bir ülkede Adalet’ten bahsedememek ne acı bir sonuç. Ne yalan söyleyeyim duymamıştım. Açık cezaevine gönderildiğini biliyordum ama serbest bırakıldığını yeni öğrendim. Bilmiyordum çünkü ihtimal vermiyordum açıkçası. Bu kadarı aklıma, hafsalama sığmazdı ki, böyle bir şeyi düşüneyim. Bir aileyi yok et, üzerine yargıyı, adaleti kandırmaya kalkış. Ama yakalan. Yargılan. Kimsenin vicdanını tatmin etmeyen 13 yıla mahkum ol. Ve üzerinden 3 sene geçmeden tahliye edil, topluma geri dön. Bahsettiğim kişi Emrah Serbes. Salıverilmiş de haberimiz yokmuş. Sessiz sedasız. 3 kişiyi öldür, bir aileyi yok et. 3 yılda çık. Yahu bu ülkede suçunu bilmeden, hakim önüne çıkmadan 5 yıl yatanlar var. Bu nasıl iş, biri anlatsın bana. Biz Emrah Serbes yargıyı kandırmaya çalışıyordu diye kızmıştık. Meğer yargı bizi kandırıyormuş. Bu ülkede, bu dönemde suçlu olunca yırtıyormuşsun. Suçsuz olunca işin zormuş. ***

O manşete dava açılabilir

Bir Yunan gazetesi, Türkiye Cumhurbaşkanı ile ilgili akılalmaz bir manşet attı. Ben daha beterini herhangi bir yerde ne gördüm ne duydum. Böyle bir manşet atmak için ciddi kafayı yemiş olmak gerek. “Ben Yunanlıyım” diyerek bile kurtulamazsınız. Ülkeler arasında gerilim artınca zaman zaman hoş olmayan başlıklar atılır. Yıllar önce benim de başıma geldi. 1999 yılında İtalya ile Abdullah Öcalan krizi yaşadığımız günlerdi. Ben de Hürriyet gazetesi adına İtalya’da olayı izliyordum. Bir grup gazeteci arkadaşımla beraber PKK’nın saldırısına uğradık. Canımızı zor kurtardık. Dönemin İtalya Başbakanı Massimo D’Alema o günlerde Türkiye karşıtı bir tavırla öne çıkmıştı ve krizi daha da tırmandırıyor, abuk sabuk konuşmalar yapıyordu. Ben de adamın isminden yola çıkarak “Maksimum Dallama” diye bir başlık attım. İtalya Başbakanı beni dava etti. (5 milyon Avro da tazminat istiyordu.) Hem de İtalya’da. Dava dilekçesinde “Türk gazeteci Başbakanlık görevini yürüten D’Alema’ya dallama diyerek hakaret etmiştir” diyor ve “Dallama” kelimesinin Türkçe’de “O... Çocuğu” anlamına geldiğini iddia ediyordu. Biz de savunmamızda “Dallama’nın o.ç. anlamına gelmediği Türk argosunda kaba saba adam anlamında kullanıldığını, Türk Dil Kurumu’na göre de enayi ya da aptal anlamı taşıdığını” söyledik. Mahkeme, incelemesi sonucunda kelimenin D’Alema’nın iddia ettiği anlamı taşımadığına, kelimenin kabul gören manasının da bir siyasetçiye yapılabilecek eleştiri kapsamına girdiğine hükmetti. Zaten İtalya halkı da benimle aynı kanaatte olduğu için D’Alema’nın Başbakanlığı davadan önce sona ermişti. 2007 yılında ise Almanya Başbakanı Merkel’in ajanslar tarafından servis edilen ve dünyanın pek çok gazetesinde kullanılan bir fotoğrafını kullandığımız için o sırada başında bulunduğum Sabah gazetesine Alman Büyükelçiliğinden protesto gelmiş ve biz de özür dilemiştik. Yani diyeceğim odur ki: 1. Türkiye Cumhurbaşkanı bu terbiyesiz Yunanlılara Türkiye’de dava açabilir. 2. Yapılan hakaretin eleştiri sınırları ile alakası yoktur. 3. Hiç kimse bir Türk Cumhurbaşkanına bu şekilde hitap edemez. Edemeyeceğini öğrenmelidir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gerçek tehditlerin alçak sesle yapıldığını bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026