İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kabile devletine doğru

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 20, 2020

Kabile devletine doğru

Değerli okurlar, birkaç gün tatil yapalım dedik, daha tatilin başında öyle bir gündem ortaya çıktı ki, “Acaba yapmasak mı?” dedirtti. Yine de inat ettim. 5 gün yazmadım. Ama bana neredeyse tatilimi yarıda kestirecek kadar önemli gelişmeler hakkında aradan 5 gün geçmiş olsa da yazmadan duramayacağım. Çünkü konu önemli. Türkiye’nin hukuk değilse de en azından bir “Kanun Devleti” olması ile bir “Kabile devleti” ya da bir “Muz Cumhuriyeti” olması arasındaki farkı belirleyecek kadar mühim. Biliyorsunuz Anayasa Mahkemesi, Enis Berberoğlu ile ilgili bir karar aldı ve Berberoğlu’nun yargılanma yönteminden ötürü hak ihlaline uğradığını, oy birliği ile kararlaştırdı. Kararı da yargılamayı yapan mahkemeye bildirdi. Kararı alan mahkeme ise, yargı tarihinde eşi görülmemiş bir uygulamaya imza atarak kararı tanımadı, Anayasamıza göre en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi kararını kale bile almadı ve “Bu karar bizi ilgilendirmez” diye adlandırılabilecek bir şekilde yapması gereken yeniden yargılamayı yapmadı. Tabii ardından tartışma başladı. Yargıtay’ın onayladığı bir konuda Anayasa Mahkemesi yargıyı bağlayıcı karar alabilir mi, Anayasa Mahkemesi mahkemelere emir verebilir mi gibi saçma sapan tartışmalar. Konuyla ilgili en doğru analizi ise Prof. Dr. Kemal Gözler yaptı. Yıllardır her biri bir ders niteliğinde hukuki makaleler yazan Kemal Gözler bu konuya ayırdığı makalesinde durumu bütün netliği ile ortaya koydu. Bakın hoca ne diyor: “Anayasamızın 153’üncü maddesinin ilk fıkrasında ‘Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir’; son fıkrasında ise ‘Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar’ denmektedir. Aynı hüküm aynen 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66’ncı maddesinde de vardır. Keza 6216 sayılı Kanunun 50’nci maddesinde bireysel başvuru kararlarının yerine getirilmesine ilişkin olarak şöyle denmektedir: ‘Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. … Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir’. Anayasadaki hüküm açık. 6216 sayılı Kanundaki hüküm apaçık. Hem Anayasamıza (m.153), hem de 6216 sayılı Kanuna (m.50, 66) göre, Anayasa Mahkemesi kararları kesin ve bağlayıcıdır. Yine 6216 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi ihlâl kararı vermişse ve “ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir” diyor (m.50/1). Yine aynı Kanun, mahkeme ‘yeniden yargılama yapmakla yükümlüdür’ diyor (m.50/2). Daha ne desin? Bundan daha açık nasıl hüküm getirilebilir?” Prof. Dr. Gözler'in makalesinin tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz. Gözler’in çok açık biçimde ortaya koyduğu gibi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi çok açık biçimde hem Anayasa’yı hem de yasaları ihlal etmiştir. Eğer bu durum sessiz sedasız kabullenilecekse Türkiye’de artık kimse yasalardan, devlet düzeninden, hukukun üstünlüğünden söz edemez. Dahası devlet hiyerarşisi de yok olmuştur. Yarın bir memur amirinin yasadan kaynaklanan üstünlüğünü dinlemeyebilir, genel müdürler müsteşarları, müsteşarlar bakanları, bakanlar Cumhurbaşkanı’nı takmıyor, tanımıyor olabilir. 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararı devletin çöküşü olabilir. Bazıları işine geldiği için bu kararı hoş ve benimsenebilir bulabilir. Ama emin olsunlar, bu yarın herkesin başına çok iş açar. Çünkü bu karar hukuka ve yasalara karşı bir kalkışmadır. Hani 15 Temmuz’da olunca çok şaşırdığınız kalkışma benzeri bir kalkışma. ***

Ergen misin mübarek!

Gelelim yukarıda bahsettiğim hukuk katliamı sonrasında Anayasa Mahkemesi üyelerinden birinin attığı bir twitle ortalığı karıştırıp, suni bir gündem yaratmasına. Bu tam anlamıyla bir rezilliktir. Yaşını başını almış, bir hukuk adamı olması beklenen Anayasa Mahkemesi üyesi yargı mensupları, bırakın bir hukuk adamını, aklı başında ergenlerin bile yapmadığı bir üslupla sosyal medya üzerinden görüş, fikir, eleştiri yapmazlar. Bir hukuk adamından beklenen tavır bu değildir. Bu düzeyde insanların bırakın sosyal medya üzerinden böylesine saçma sapan twitler atmayı, bir twitter hesabı bile olmaması beklenir. Hadi var diyelim, burada en fazla hukuki görüşler, fikirler paylaşır ki Anayasa Mahkemesi üyeliğinde bu bile abesle iştigaldir. İlginç olan ise yetersiz ve kalitesiz muhalefetin bu durumu lehine çevirecek tek bir söz söyleyememiş, neredeyse tamamı mevcut iktidar tarafından atanmış Anayasa Mahkemesi’nin bu tweet bahane edilerek yine iktidar tarafından baskı altına alınmasına ve pasifize edilme girişimine sessiz kalmış olmasıdır. ***

İnsanlık?

Sosyal medya demişken, İbrahim Karagül kardeşimizin sosyal medyadan yapmış olduğu bir paylaşıma değinmeden geçmek olmaz. Ermenistan’ın sivillere yönelik saldırıları üzerine sinirlenen İbrahim Karagül sosyal medya hesabında şöyle yazdı: “Allah kahretsin! Yakın şu Ermenistan’ı artık. Haritadan silin. İnsanlık düşmanı bu faşist devleti ortada kaldırın!” Bir yandan yakın, silin, yok edin diyor bu talebine gerekçe olarak da Ermenistan’ın insanlık düşmanı ve faşist olmasını gösteriyor. Buradaki tutarsızlık size garip gelebilir. Ama ne yazık ki, bu yaklaşım İbrahim Karagül'e özel bir durum, bireysel bir tutarsızlık olmaktan çok, Türkiye’de bir prototip olmaktan çıkmış, stereotip bir yaklaşımı gösteriyor. Birbirine bulanmış iki farklı sosu... ***

Vali Bey bu yöntemle mikrop saçar

Denizli Valisi’nin rezaleti hakkında fazla söylenecek bir şey yok. Genel olarak her şey söylendi. Denizlispor’ın mağdur vatandaştan yana değil de validen yana tavır alması ise Türkiye’nin gerçeğidir artık. Denizlililerin takımı, haklı Denizliler’den yana değil, haksız validen yana ise zaten söz bitmiştir. Bu ayıp da Denizlispor’a yeter. Ancak COVİD 19 ile ilgili ahkam kesen valiye benim de iki lafım var. Sayın Vali, her şeyi biliyormuş edası ile konuşup duruyorsunuz da, salgın hakkında pek bir şey bilmiyorsunuz. Büfe önünde maskenizi çıkarma yönteminiz, tam bir cehalet örneği. Maskeyi önünden tutarak çıkarırsanız, maskenin ön yüzüne bulaşmış tüm virüsleri elinize geçirmiş olursunuz. Elinizden de her yere. Maske ön tarafından değil, kalağa taktığınız iplerinden  tutularak çıkarılır. Ele talkın vermeden önce doğruyu bilmenizde fayda var. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sonunda kazananların güçlüden değil haklıdan yana olanlar olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026