İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İstanbul Valisi sınıfta kaldı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 25, 2020

İstanbul Valisi sınıfta kaldı

Beklenen oldu desek doğru olur herhalde. İstanbul yeniden liderliği ele geçirdi. COVİD 19’da vaka sayılarında liderliği yakaladı. Liderlik sadece sayısal değil aynı zamanda oransal olarak da geldi. Türkiye’deki toplam korona vakalarının yüzde 40’ı İstanbul’da artık. Salgının başlangıcında da liderliği almıştı İstanbul ama bu oranda değildi. Bu kez yüzde 40. 10 hastanın dördü İstanbul'da. Oysa oransal olarak olması gereken 10 hastanın 1,3'ü. İstanbul’un nüfusunun Türkiye’ye oranı yüzde 19,2 civarında. COVİD 19’lu hasta sayısında ise yüzde 40. Yani nüfusa oranla olması gerekenin üç katı. Bu şuna işaret eder. İstanbul’u yönetenler salgınla mücadele konusunda sınıfta kaldılar. Öyle böyle değil, çok kötü kaldılar hem de! Şaşırdım mı? Hiç ama hiç şaşırmadım. Böyle olacağı o kadar belli idi ki! Aylardır bu köşede, bir okurun tanımıyla, “Yırtınıyorum.” Biraz olsun önlem alınsın, biraz olsun denetim yapılsın diye... Tınan var mı? Tabii ki yok. İstanbul’da bir İl Pandemi Kurulu var. Sözde... Her kentte var. Niye var? Kentin durumunu en iyi o kenti yönetenler bilir ve alınacak önlemleri en iyi onlar kararlaştırır diye. Peki İstanbul’daki pandemi kurulu bunu yaptı mı? Elbette ki yapmadı. En azından biz Habertürk’te bas bas bağırıyoruz. Kıllarını kıpırdatmadılar. Lokantalar, barlar, kafeler lebalep dolu dedik. Tek bir denetim yapılmadığı için aynen devam etti. Mesailer bölünsün dedik. Bütün Anadolu yaptı, yapmaya çalıştı, İstanbul’da kimse umursamadı. Hal böyle olunca toplu taşımalar doldu taştı. İlkbaharda sayılı insanın alındığı marketler, alışveriş merkezleri kapılarını ardına kadar açtı. İstanbul’u yönetenler seyretti. Hiç ama hiçbir ekstra önlem alınmadı. Ve en sonunda, öyle veya böyle salgın konusunda en güvenilir kişi olan Sağlık Bakanı gelip İstanbul’a el koydu. Bu İstanbul Valisi Ali Yerlikaya Bey’e “Sınıfta kaldın” demektir. Doğrudur da. Düne kadar çalışkan ve sorumluluk sahibi bir vali olarak görülen Ali Yerlikaya, salgının ikinci zirvesini yaptığı dönemde İstanbul’u zirveye taşıyan yönetici olmuştur. Bunda kendisine verilen talimatlar, “Aman Ali Bey. Ekonomiyi etkileyecek önlemler almayın. Hükümeti zor duruma düşürmeyin” telkinleri rol oynamış olabilir, bilemem. Ama sonuç olarak sınıfta kalan odur. Dün İstanbul’daki tüm hastaneler pandemi hastanesine dönmek üzere hazır olsun talimatının verilmiş olması, Yerlikaya’nın karnesindeki kırık nottur. Bir kent salgın karşısında bu kadar başı boş bırakılır bu kadar denetimsiz olursa. Elbette bir günah keçisi bulunur! ***

Mustafa Şentop'a bravo

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’u kutlamak istedim. Enis Berberoğlu ile ilgili kararda ülkenin en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin bir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kale alınmaması ve bir Anayasa suçu işlenmesi ile ilgili olarak konuştu Şentop. Şunları söyledi: * Dokunulmazlıkların kaldırıldığı dönemde Anayasa Komisyonu başkanıydım. Orada da görüşümü net olarak ifade ettim. * Dokunulmazlıklar dönemlerle ilişkilidir. Tabiri caizse her dönemin bir dokunulmazlığı vardır. * 26. dönemin dokunulmazlığı ayrı bir dokunulmazlıktır. Seçim olduktan sonra yeni bir dönem başladığında 27. dönem dokunulmazlığı ayrı bir dokunulmazlıktır. * Yeni bir seçim yeni bir dokunulmazlık kazandırır. Yargıtay kararını verdikten sonra görüşümü açıklamış değilim, ondan önce açıklamıştım.” Şentop özetle Anayasa Mahkemesi’nin kararında haklı olduğunu söylüyor ve Mahkeme’nin hatalı davrandığını. Doğru düzgün bir hukukçunun tersini savunması zaten mümkün değildi. Ama Şentop, bir AK Partili olarak sessiz kalabilirdi. Kalmadı. Doğruyu söylemekten kaçmadı. Böyle zamanlarda buna çok ihtiyacımız var. Bu yüzden teşekkürler Mustafa Bey. ***

Teşekkürler Fahrettin Koca

İstanbul’daki pandemi toplantısına Büyükşehir Belediye Başkanı'nı davet etmediği için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya kızgındım. Salgının başından beri takındığı tavra aykırı bulmuştum. Gerçi İBB Bakanı’nın dün COVİD 19 teşhisiyle hastaneye yatması sonrası “Eğrisi doğrusuna gelmiş. Gitmediği iyi olmuş” dedim ama yine de en azından rahatsızlığı nedeniyle katılamamış olması çağrılmamasından daha doğru olurdu. Sağlık Bakanı’na Temmuz sonundan sayılarla oynadığı için de bozuluyordum zaten. Ama dün yine kendisine yakışanı yaptı. Partisinin yok saydığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın hastalığını öğrenince kendisini aramış, geçmiş olsun dileklerini iletmiş ve bunu da gizlice değil açık açık yapmış. Sosyal medya hesabından da duyurmuş. Aslında yaptığı sıradan, yapılması gereken, normal, insani bir şey. Ama bugünlerde bunlara o kadar uzağız ki. Bunun için bile teşekkür ediyoruz. Gerçekten teşekkürler Fahrettin Bey, insanlığınız için. ***

Her giden bir eksikliktir

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la ilgili fikirlerimi bilir bu köşenin okurları ve Teke Tek izleyicileri. Fransa’nın  geçmişine yakışmayan, sığ, kompleksli, böyle bir ülkenin siyaset geleneğini taşıyamayacak kadar çapsız bir lider olarak gördüm kendisini hep ve Fransa’ya asla yakıştıramadım. Terazinin bir tarafına Mitterand’ı, hadi o çok ağır gelir, Chirac’ı koysanız diğer tarafına bu “çapsızı”  teraziye hakaret olur. Ama ne yazık ki, artık dünyada durum bu. Siyaset ve liderlik böyle tiplerin eline geçiyor her yerde. İşte Amerika, işte İngiltere. Merkel’den sonra belki Almanya bile. İşte bu Macron’un yönettiği Fransa, Türkiye’deki Büyükelçisini dün itibarıyla geri çekti. Herve Magrot çok çok iyi bir büyükelçiydi aslında. Türkiye doğumlu idi. Babasının görevi nedeniyle Türkiye’de doğmuş, sokakta top oynarken mahalle arkadaşlarından Türkçe öğrenmiş, daha önce de Türkiye’de görev yapmış, Türkiye’yi tanıyan, bilen, anlamaya çalışan bir büyükelçi idi. Gitmesi iyi olmadı. Bazılarınız “İyi oldu” diyebilir. Bence iyi olmadı. Her giden büyükelçi, her iki taraf için de büyük eksikliktir. Ama Macron da Türkiye’nin liderine hakaret etseydi biz de büyükelçimizi çekerdik. Haklı olarak. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sadece kendi hatalarımızdan değil başkalarının hatalarından da ders aldığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026