İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Okur mektupları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 26, 2020

Okur mektupları

Yazın Fatih Bey, takmayın Basından takip ettim. Erdoğan Toprak size cevaben Kemal Bey'in stratejik hamlelerini, adalet yürüyüşünü falan örnek vermiş. Doğrudur, haklıdır. Peki o halde Kemal Bey niye kendi aday olmuyor? Niye Muharrem İnce oluyor da Kemal Bey kendi aday olmuyor? Önümüzdeki seçimde de olmayacak çünkü o da biliyor ki; seçilemeyecek, seçtirilmeyecek. Partinin seçim kaybetmesi başka,adayın kaybetmesi başka. Kendisi girer kaybederse, “istikamet Ege‘deki yazlık.“ Kendisi girmez kaybederse, devam... Olmaz ama; doğru değil. Seçilmene engel olan ne ise onunla yüzleşmezsen, kabullenmezsen vebalini bu insanlar öder. Demokrat tavır bu değildir. Demokrat mücadele de bu değildir. Normalde rakibin olacak bir parti ve onun liderinin, ittifakın büyük ortağı olduğun halde seni sollayıp geçmesinin nesi strateji? Böyle strateji mi olur! (Tüm anketlerde Akşener önde.) Büyük görünen küçük ve etkisiz ortak. Eğer, Akşener anketlerde kendisinin ve partisinin bu hızlı yükselişinden cesaret bulur ise Şubat, Mart gibi Kemal Bey'i silkeler atar. Gözünün yaşına bile bakmaz. CHP, ittifak içindeki konumunu ve büyüklüğünü korumak istiyorsa, en az Akşener kadar etkili ve kararlı (ve cesur) bir genel başkan (ki ben bunun bir hanımefendi olması taraftarıyım) çıkarmalı. Güçlenen Akşener ama yıpranan CHP, şu an bir baskın seçim için bulunmaz bir fırsat. Biri çürüyen diğeri henüz olgunlaşmaya başlayan iki elma, kimseyi memnun etmez. CHP ye son sözüm şudur: Vallahi kendileri bilir. Biz 18 yıldır çekiyoruz. Zaten olan olmuş. Daha fazla ne olabilir ki! Size sırtımızı döneriz öteki tarafa gözümüzü kaparız.... İşte böyle Fatih Bey... Sevgiler, saygılar. Not: Gelecek tepkileri boşverin (o küfürü yazmıyorum) her gün yazın bu CHP'yi. Değişecekse eğer CHP tarihi böyle değişsin. * Suriyelilerin eylemi Fatih Abi, Bugün Suriyelilerin yaptığı eylemi nerdeyse gözümde bir tutam yaşla izledim. İlerleyen yıllarda çocuklarımıza, yeğenlerimize nasıl bir Türkiye bırakacağımız aşağı-yukarı dün belli oldu. Onların, sizin, kısmen bizim gibi bir Türkiye'de yaşayamayacakları artık aşikar. Memleketteki işsizlik, enflasyon, adaletsizlik yetmezmiş gibi bir de bunların "cihat" mitingini dinliyoruz. Halk, bilhassa gençler zaten çok yorgun ülkenin şartlarından. İnanın kendime 3 yıldır bir laptop alamadım. Sadece asgari olarak hayatta kalabiliyoruz. Tüm büyümüz bu. Artık sözün bittiği yerdeyiz abi, kimse ülkede kalmak istemiyor. İmkan bulan anında gidecek ülkeden. Böyle bir nesil yetiştirdiler. Sözlerime son verirken Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin, getirdiği demokrasinin, insan haklarının, laikliğin ne kadar bulunmaz bir nimet olduğunu bir nesle yaşayarak öğrettiler. Bizler insan haklarının, özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendik. Fatih Abi, unutmayalım ki, bu ülkedeki demokrasi artık meydan veya sokak adından geçtik, sözlükte yabancı bir kelimeden ibarettir. Ellerinden öperim. * Yoğun bakım Fatih Bey merhaba, Sakarya'da özel bir hastanede bir süredir kanser tedavisi gören anneannemin durumunun kötüleşmesi neticesinde yoğun bakıma alınması gerekti. Fakat ne Sakarya'da ne de çevre illerde (Kocaeli, Bolu, Düzce ve Yalova) boş yoğun bakım yatağının olmadığı belirtildi ve kadın 12 saat boyunca hastanede müşahede altında tutuldu (kalbi bir kez durmasına rağmen). Akabinde sabaha kadar yoğun bakım yatağı bulunamayınca şans eseri tedavi olduğu hastanede yatak boşalması sayesinde hemen yoğun bakıma alındı. Asıl sorun şu; biz artık devlet yetkililerinin hiçbir açıklamasına güvenemeyecek miyiz? En kritik konularda bile neden sürekli bize yalan yanlış bilgiler veriliyor? Bu kadarı artık kötülük boyutunu da aşmadı mı? Bu ülkede ne zaman gerçekler konuşulmaya başlanacak? Sesimizi duyurursanız çok mutlu oluruz, Saygılarımla. * Hakem nasıl olunur? Sayın Fatih Altaylı, Size e-mail gönderme sebebim; ülkemizdeki insanı futboldan ve hatta spordan soğutan hakem hataları ve hakemlerle ilgili problemler. Bu durumun nedenini yaşayarak öğrenen biri olarak, size bu e-maili göndermek istedim. Kendine "spor yazarı" diyen birçok insana da aynı şeyleri yazmaya çalıştım ama bir tanesi bile bu konu hakkında bir yazı yazmadı, en ufak bir söz söylemedi. Ekranlarda hakemleri eleştirmek yerine asıl problemin ne olduğunu tabii ki kimse sorgulamadı canım ülkemizde. Umarım bu konuya programlarınızda yer vererek, belki bir şeylerin değişmesini sağlayabilirsiniz. Türkiye'deki birçok problemin sebebinin eğitim eksikliği olması gibi, hakemlikteki bu kokuşmuşluğun nedeninin de eğitim eksikliği olduğunu bir arkadaşım ile yaşayarak öğrendik. Yıl 2013, aylardan haziran. Ankara sıcağında okulumuz bitmesine, arkadaşlarımız tatil yapmasına rağmen, biz büyük bir futbol tutkusu ile hakem olmaya karar verdik. Açılan ve sözde son hakemlik kursu olarak belirtilen kursa katılmak üzere Ankara Üniversitesi'ne gittik. Gittiğimizde bizim gibi yaklaşık 250-300 kişiyi bir amfiye doldurdular. Erman Toroğlu'nun zamanında yardımcı hakemliğini yapmış abilerden biri, bizi sözde hakem yapmak üzere eğitmeye başladı. Son derece baştan savma ve adına eğitim denilemeyecek yarı sunum, yarı video karışımı yarım yamalak görseller ile bizlere bazı konular hakkında bilgi verdi. Ayrıca UEFA'nın resmi olarak yayınlamış olduğu futbol oyun kuralları kitapçığını internetten indirip akşamları bakmamızı söyledi. Bu eğitim tam tamına 3 (!) gün sürdü. Biz akşamları arkadaşım ile kitapçığı en ince detaylarına kadar okumaya çalışıp, öğrenebildiğimiz kadar bilgiyi tartışarak kendi çapımızda yorumladık. Bize İngilizce bilenlerin büyük avantajı olduğunu söylediler. Bunun gazıyla iki gün boyunca, sanki bir finale çalışıyor gibi çalışıp hazırlandık (ODTÜ'de okuyoruz o sıralar, biraz(!) İngilizce biliyoruz yani). 3. günün sonunda hakemlik için gerekli sınavın yapılacağını söylediler ve kağıtlar dağıtıldı. 250-300 kişinin olduğu bir amfide sanırım sınavın nasıl yapıldığını, nasıl kontrol edildiğini, insanların nasıl kopya çektiğini söylemeye gerek yok. Hakemliğin geleceği olarak görülen bu insanların, adını dahi bilmediği diğer insanlardan kopya çekmeye çalışacak kadar düşük IQ seviyesinde olması bizi o zaman düşündürmeye başlamıştı. Kurs böylece tamamlandı. Bize iki ay içerisinde spor yeterlilik sınavı için ulaşılacağını söylediler. Biz de akşamları güzelim ODTÜ Kampüsü'nde birlikte koşarak buna da hazırlandık (Tabii arkadaşlarımız halen tatilde). Sanıyoruz ki hakem olacağız. Şuan yıl 2021 neredeyse. Halen aranmayı bekliyoruz(!). Kurstan 3 ay sonra TFF sitesinde bulunan ilgili numaraları arayıp ilgili kişilere ulaşmaya çalıştık, ancak kimseye tabii ki ulaşamadık. Yetmedi, o zamanki İl Hakem Temsilciliği'ne gittik ama yetkili kimseyi bulamadık. Ve biz de umudumuzu kaybettik. Şuan 30 yaşındayız. Benimle o eğitimi alan ve babası, amcası, dayısı, komşusu bazı yerlerde olan bazı insanlar, şuan hakemlik yapıyor. Sınavda olduğu gibi de abilerinden kopya çekmeye devam ederek, Türk futbolunu karanlığa sürüklüyorlar. Şimdi size soruyorum, bu şartlar, bu eğitim sistemi, bu sınav şekli ve bu ciddiyet ile çalışan bir kurumdan düzgün hakem çıkmasını beklemek ne kadar makul? Belki hakem olmak için artık uygun yaşta değiliz. Ancak yurt dışında eğitimime devam ettiğim şu günlerde belki antrenör olabilirim hala. Ne de olsa jokey olmak için öncesinde at olmak gerekmiyor, değil mi? Çok teşekkür ediyorum, Saygılarımla. TAYFUN DURMAZ * Diyanet’ten garanti talebi Fatih Bey, Diyanet İşleri Başkanlığı'na soruyorum. Hac ve Umrelerden yıllık 12 milyar dolarlık gelir elde ediliyor. Kutsal toprakları yöneten ülkenin, ülkeme, toplumuma yönelik gereksiz ve saçma saldırıları nedeniyle HAC vazifesi emniyetli bir biçimde yapılabilir mi diye korkuyor insan. Son boykot ile Türkiye ve Türklük karşıtı süreçlerden sonra o ülkede milletimiz mensuplarına yönelik linç benzeri tatsızlıklar yaşanabilir mi diye çekiniyorum. Ayrıca da özellikle Umre sürecinde bizim üzerimizden bir gelir elde etmelerini de istemiyorum, içimden gelmiyor. Umre ibadeti de bu süreçte aynı düşünce den dolayı yapılmayabilir mi? Müslüman kardeşinin topraklarında yurttaşı Müslüman bir gazeteciyi katledebilen bir ülkede, bir Müslüman olarak güvenlik içinde ibadet edilebileceği kanaatinde değilim. Diyanet İşleri Başkanlığı'mızdan bu konu hakkında fetva talep etmekteyim. Kendi iş adamlarını binaya tıkıp zorla ne istiyorsa yaptıran bize ne yapmaz? Diyanet İşlerimiz aracılığı ile bize, bu millete garanti versinler.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026