İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Macron çiftinin ilk tatili

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2020

Macron çiftinin ilk tatili

Siyasetçileri zeka dolu bir mizah ile eleştirmeye hiç karşı değilim. Yeter ki içinde eleştiri ve akıl, zeka birlikte kullanılmış olsun. Bakın mesele şu fotoğrafa. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u madara etmek üzere Fransa’da bir ara dolaşan bir espri bu. Üzerinde şöyle yazıyor. “Nisan 1980: Macron çiftinin St. Tropez’deki ilk tatili.” Bunu birkaç sene önce Fransa’da gördüm. Çok güldüm. Ama asla yayınlamayı düşünmedim. Çünkü içerdiği zekaya rağmen, bir ülkenin Cumhurbaşkanı’na böyle bir espri yapılmasının, o Cumhurbaşkanı Macron gibi rezil ve pespaye bir herif de olsa o ülkeye, o ülkenin vatandaşlarına haksızlık ve hatta ayıp olacağına inandım. Fransızların da çaresizlikten Macron gibi birini seçmiş olduklarını, uluslararası sermayenin Fransa’ya dayattığı bu seviyesizliğe Fransız halkının bir dönem daha katlanmayıp, şutlayacağını düşündüm. Ama açık söyleyeyim, bu fotoğrafta en azından bir espri, bir zeka var. İfade özgürlüğünü hiç değilse akılla zorluyor. Pespayelikle değil. NOT: Espri bana değil Fransızlara aittir. ***

Bu dergi gizli servislerin oyuncağı olmalı

Fransızların çok önem verdiği bir cümledir “Liberte d’Expression” Yani ifade özgürlüğü. Gerçekten de sınırları zorlayıcı bir biçimde kullanır kimi Fransızlar bunu. Ancak Charlie Hebdo denilen pislik yayın organı, bu ifade özgürlüğü kavramını son erece pespaye ve seviyesiz biçimde kullanma konusunda ısrarlı. Sadece Türkiye Cumhurbaşkanı’na karşı değil, hedef aldığı herkese ve her şeye karşı. En kötüsü ise bunu zekadan son derece yoksun bir biçimde yapması. İfade özgürlüğünün bugüne oranla daha iyi olduğu dönemlerde Türkiye’de Gırgır, Fırt, Limon gibi dergiler de hakarete yaklaşan kapaklarla çıktılar zaman zaman ama hepsinde bir zeka, bir espri vardı. Charlie Hebdo gibi aptal ve pespaye kapakları mizah diye yutturmuyorlardı. Fransız dergisi bir süreden beri öyle yayınlar yapıyor ki, insan “Burası gizli servislerin operasyon yayını haline gelmiş” diye düşünmeden edemiyor. Bu denli provokatif, eleştiriden çok karıştırma amaçlı olduğu çok açık yayınlar. Açık söyleyeyim normal değil. Fransızların “İfade özgürlüğü” meselesine gelince. İşlerine gelince çok abartılı biçimde kullanmakla övündükleri bu özgürlük aslında yalan. Mesele gidin, Fransa’da “Ermeni soykırımı olmamıştır” deyin bakalım, bu tarihi meseleyi tartışmaya açmaya kalkın bakalım. Ne özgürlük kalır ne ifade ne de bu ifadeyi kullananın özgürlüğü. ***

Macron’a cezayı virüs kesiyor

Fransa’nın Türkiye karşıtlığı, Türkiye'ye yüklenmesi yeni bir durum değil. Yeni olan Macron’la beraber seviyenin yerle bir olması. Bunun uluslararası siyasetle ilgili pek çok nedeni var. Fransa’nın Almanya karşısında ezik durumda olması, sanayide, yeni teknolojilerde, dijitalleşmede, eğitimde giderek gerilemesi ve yeni dünyaya ayak uyduramaması, içerde gençliğin bundan şikayet tonunu giderek yükseltmesi kibirli Fransa’da bir aşağılık kompleksi yaratmıyor değil. İngiltere’nin Brexit’inden sonra AB içinde yeni roller kapmak ve Almanya karşısında biraz dikilmek, eski sömürgelerde yeniden etkin hale gelebilmek ve Ortadoğu’da ve Kafkaslar’da tekrar oyuncu olabilmek için harekete geçmek istiyor. Ama bunu yapacak ne askeri gücü var ne de artık böyle bir beceresi. Tam aksine Total’ın Libya ile yaptığı anlaşmaları iptal ediliyor, Uzak Asya’da varlığı tamamen yok olmuş durumda. Afrika’da Çin tarafından süpürüldü, Türkiye tarafından zorlanıyor. Ve şimdi bir de COVİD 19’un merkez üssü oldular. Günlük hasta sayısı 50 binlere yaklaşır, günlük ölü sayısı 500’ü geçti. Ve Macron her sıkışan iktidar gibi “dışarıya” dönüyor. Dışarda sorun ve düşman yaratarak içerdeki meseleleri unutturmaya çalışıyor. Ama sorunlar unutulacak gibi değil. Fransa COVİD 19 nedeniyle bu haftadan itibaren tamamen kapanmaya, ülkeyi eve kapatıp, salgını önlemeye çalışacak. Yani Macron’a cezayı virüs verecek. ***

Eski zamanlardan ifade özgürlüğü kapakları

Eskiden Türkiye’de ifade özgürlüğü daha genişti ve bu zeka içeren esprilerle mizaha yansırdı dedim ama gençler bunu tam anlamamış olabilir. Bugünün koşullarında bunu gözlerinde canlandırmaları zor. Bu yüzden o günlerin dergi kapaklarından bir seçki koyayım şuraya. Bakın “Eski Türkiye”de siyaset nasıl eleştiriliyormuş! Eski mizah dergilerinin liderlerle ilgili kapakları ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hakaretin eleştirilene zarar değil güç verdiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026