İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bakan Koca: Sayılar düşmezse yasaklar genişler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 23, 2020

Bakan Koca: Sayılar düşmezse yasaklar genişler

Değerli okurlar, Bugün normalde okur mektuplarına ayırdığım gün. Ancak bu haftalık daha doğrusu bugünlük izninizi rica ediyorum. Çünkü dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile uzun bir telefon görüşmesi yaptım. Meselenin aciliyetine binaen bugün okur mektuplarına değil, Bakan Koca ile yaptığım bu görüşmeye yer vereceğim köşemde. Mektupları önümüzdeki bir iki gün içinde yayınlarım. TELEFONDA BAKAN KOCA Dün Teke Tek programına bir iki saat kala evde kitap okurken telefonum çaldı. Arayan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca idi. Her zamanki gibi cep telefonundan bizzat kendi arıyordu. Daha önce de birkaç kez aramış ama kısa süre önce numaramı değiştirdiğim için ulaşamamış. “Fatih Bey, birkaç konuda bilgi paylaşmak için aradım” diye girdi söze. İlk konumuz PCR testi ücretleri idi. “Fatih Bey, muhalefet partisinden milletvekili arkadaşımız bana hatalı bir suçlama yöneltti. Ben özel hastanelerde 250 TL’den pahalı PCR testi yok demedim. Onun bana ithamı kurucusu olduğum hastanelerde 250 TL’den daha pahalı test yapıldığı yolundaydı. Ben kendi hastanelerimin fiyatı için konuştum. O ise bunu sanki bütün hastaneler için söylemişim gibi beni suçladı. Siz de 500 TL’ye yaptırdım dediniz” dedi. Ben de Bakan Koca’ya, “Fahrettin Bey, sizin iki ayrı hastanenizde iki farklı fiyata test yapılmış. Elimde bunun da makbuzları var. Biri 160 TL, diğeri 350 TL”dedim. “Fatih Bey, emin olun pahalı olanda muayene ücreti de vardır. Yoksa mümkün değil. Yine de baktıracağım” dedi. 250 TL’DEN FAZLA ALANI İPTAL EDERİM Bakan Koca’ya göre bu tartışmanın faydası da olmuştu: “Neyse yine de iyi oldu bu tartışma. Böylece biz de bir genelge ile özel hastanelerde de tavan belirledik. 250 TL’yi geçemeyecek hiçbir hastane. Paranın iadesini de şart koştuk ama çoğunluk gidip para iadesi istemeyecektir. İyi oldu dediğim, şimdi 250 TL’den fazla talep eden olursa ilk şikayette uyarırım. İkince şikayette test yapma lisansını iptal ederim. Kesin kararlıyız” dedi. Bu konunun ardından Bakan Koca ile kurucusu ve ortağı olduğu sağlık grubunda çalışan bir hekimin bir ilaç (Favipiravir) ile ilgili olarak Medipol Hastanesi'nin de ortak olduğu bir ruhsatla ilgili konuştuk. FİYAT DÜŞSÜN DİYE 3 FİRMAYA RUHSAT “Bizim üniversite hastanemiz ile ilgili böyle bir mesele oldu. Doğru. Bir ilaç firması ile ortaklık. Bakın bunu bütün sektör, bütün taraflar onaylayacaktır ki, orada en küçük bir usulsüzlük yoktu. Yani burada hak sahibi belliydi. Ama ben buna rağmen talimat verdim ve bu ilacın benzerlerinin üretimi ile ilgili tekel oluşmasın diye 3 ayrı firmaya ruhsat verilmesini sağladım. Bunu niye yaptım? Çünkü tek firmaya lisans verdiğimiz zaman rekabet oluşmayacaktı. İlgili firma yani bizim üniversitedeki öğretim üyesinin de bağlantılı olduğu firma bu ilaç için 140 dolar diyordu. Oysa ben bu ilacın maliyetini biliyorum. 10 dolar. Firma bize en son 350 TL dedi. Bunu da çok bulduk. Çok firmaya lisans verdik ve şimdi bu ilacı biz 14 dolardan alıyoruz. Tüm sektör burada adil davrandığımızı hatta hak sahibinin biraz da hakkını yediğimizi ama bunun da Türkiye’ye yarar sağladığını biliyor herkes. Bu meseleyle ilgili olarak da aynı gün Daire Başkanı’nı görevden aldım. Kurucusu olduğum sağlık grubuna da asla bir ayrıcalık yapmadım. Herkese ne yapıyorsak aynısını yapıyoruz. Hatta daha da dikkatliyiz. “ 14 BİN FİLYASYON EKİBİ Konu benim bir dostuma dayanarak dün anlattığım filyasyon başarısına geldi. “Siz de yazmışsınız. Gerçekten filyasyonda çok başarılıyız hatta en başarılı ülkeyiz diyebilirim. Aksaklık olmuyor mudur? Mutlaka oluyordur ama çok da özverili çalışıyor arkadaşlarımız. Bakın Fatih Bey, 14 bin ekip şu anda sahada tarama yapıyor. Her biri 3 kişiden 42 bin kişi. Büyük özveri ile, kendilerini riske atarak. Hepsine teşekkür borçluyum. Siz de moral verdiniz hepsine. İstanbul’un zirve, pik yaptığı hafta İstanbul’a kamp kurdum biliyorsunuz. İstanbul’daki filyasyon ekibi sayısını 1 haftada 1000’den 2000’e çıkardık. Ve İstanbul'un yükselme trendini durdurduk. Ama sadece yükselişi durdurduk. Hala sayılar çok yüksek.” “AB TARAMAYI BIRAKINCA TABLOYU DEĞİŞTİRDİK” Burada Bakan Koca’nın sözünü kesiyorum ve 28 Temmuz’da parametreleri değiştirilerek bütün güvenilirliğini kaybeden turkuaz tablodaki değişikliği soruyorum. Anlatıyor: “Yazla beraber pandemideki sayılar düşmeye başlayınca Avrupa filyasyonu ve tarama testlerini durdurdu. Sadece hastanelere başvuran hastalara test yapmaya başladı. Buna bağlı olarak sayılar düştü. Bunun üzerine biz de uyum sağlamak için vaka ve hasta ayrımına gittik. Çünkü biz filyasyonu ve tarama testlerini durdurmadık. Onlar solunum sıkıntısı olmayana test yapmazken, biz tarama yapıyorduk ve asemptom hastaları da sayıyorduk. AB 3. basamaktaki hastaları açıklarken, biz 1 ve 2. basamağı da açıklıyorduk. Baktık ki bu doğru bir parametre olmuyor DSÖ’nün “Critical ve Severe” yani kritik ve ciddi hasta tanımlarına uygun açıklayalım dedik.” Araya giriyorum. “Ama bu sizin ve Bakanlığınıza olan güvenin eksilmesine neden oldu. ABD’den de tepkiler geldi ve DSÖ standarda uyun” dedi. “Fatih Bey, zaten bakınca neyin ne olduğu görülüyor. Oranlar belli. Bu tür açıklama aslında benim Bakanlığımın da aleyhine. Çünkü hasta sayısına oranla ağır hasta ve vefat çok fazla görünüyor ve sanki biz tedavide başarısızmışız gibi bir sonuç çıkıyor. Oysa böyle bir şey yok. Bakın vefat sayımız yüzde 1’in altında aslında.” Yine araya giriyorum, “Ama bu tür düşük rakamlar toplumda rehavete neden oldu” diyorum. “10 KAT ARTIŞI DA MI GÖRMEDİLER?” “Yapmayın Fatih Bey. 14’ten 140 çıkan, 10 kat artan vefat sayısı 9 kat artan ağır hasta sayısı bir şey ifade etmiyor mu? Bunu da mı görmediler. Bakın ben bunu hep hatırlattım. Hep dikkat dedim, hep önlem dedim. Siz de dediniz? Tedbir almak için evde yatan pozitif sayısını bilmek mi önemli yoksa ölen sayısını, ağır hasta sayısını bilmez mi önemli. Onu hiç az söylemedik.” “Evet Sayın Bakan, ben de hep dikkat dedim ve dedikçe suçlandım.” “Haklısınız. Beni de suçladılar. Hala suçlayanlar var. ” “İkinci dalgayı yaşıyoruz ve sayılar çok yüksek. Önlemler yeterli mi sizce?” diye soruyorum. İSTANBUL’DA 3. PİK “Her bölgede farklı durumlar gelişiyor. Mesele yaz sonunda önce Batman, Antep, Urfa patlama yaptı. Müthiş bir patlamaydı. Filyasyonla mücadele ettik ve başarılı olduk. Tespit ve tecritle önce durdurduk sonra düşürdük. Ama bunu her yerde yapamıyoruz. Önce Ankara 2. Pikini yaptı. Zirveye çıktı. Şimdi de İstanbul 3. pikini yapıyor. Önlemler yeterli mi? Bu zor bir durum aslında. Bir gönülden geçen önlem vardır bir de alınabilecek. Bu tüm dünyanın sorunu. Tüm sistem düşünülerek önlem alınıyor. Biz öneriyoruz. Konuşuluyor. Belirleniyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın önlemleri bizzat açıklaması ve önlem paketi olması şu açıdan iyi, farkındalığı arttırıyor ve ciddiyeti herkese hatırlatıyor. Bu iş ciddi, şakası yok mesajı en iyi böyle veriliyor. Daha fazlası olabilir miydi? Olabilirdi. Mesela ben kendi adıma hafta sonu biraz daha sert bir önlem isterdim. (Bakan Koca’nın bu ifadesinden aslında talep ettiğinin hafta sonu tam bir sokağa çıkma yasağı olduğunu anlıyorum) Ama bu da halka yeterince mesaj verdi. İki gün içinde hastalığın artış trendinin düştüğünü gördük bile. Bu bir adım sonra hasta sayısına, bir adım sonra ağır hasta sayısına, bir adım sonra entübe sayısına, bir adım sonra da vefat sayısına olumlu yansıyacak ve hepsi peyderpey düşecek.” “Peki ya düşmezse. Ya da şöyle sorayım. 15 gün tam bir kapanma daha iyi olmaz mıydı? 15 günde kimse batmaz ama uzun bir belirsizlik herkesi çok zora sokabilir.” SAYILAR DÜŞMEZ İSE EK YASAKLAR GELECEK “Tam kapanma o kadar etkili olmayabiliyor her zaman ama şunu çok net söyleyeyim. Bu önlemler işe yaramaz ise hala tedbirlere uymakta sıkıntı çıkaran olur ise ve sayılar beklediğimiz, dilediğimiz oranda düşmez ise emin olun daha zorlayıcı kısıtlamalar da getireceğiz. Tam kapanma mı olur, şehirlerarası seyahat kısıtlaması mı olur, gece sokağa çıkma yasağı mı olur, buna karar veririz. Ama her şey sayılara bağlı. Düşerse yasaklar azalır. Düşmezse artar”

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026