İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Okur mektupları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 24, 2020

Okur mektupları

Bilimsellik Fatih Bey, Bugünkü yazınız gözlerimi yaşarttı. Bu memleketin tarihinde ilk kez gerçekten bilimsel düşünce doğrultusunda sorular gördüm desem abartmış olmam. Memleket, ilk bölümde yazdığınız gibi, halk sağlığını ilgilendiren palavralar konusunda da Yolgeçen Hanı. Önüne gelen bir şeyler sallıyor, bunlara dur diyecek bir bilimsel kurul yok ne de olsa. ABD’de bu durum 1970’lerde önlendi. Kimse kafasına göre medyaya çıkıp reçete sallayamaz, önce bilimsel kuruluşlardan onay almak zorundadır. Biliyorsunuz, Mehmet Öz bile ceza ödedi ve hatta Senato soruşturmasında hakarete uğradı. Canan Karatay bir başka facia. Kendi CV’sinde yazdıkları külliyen yanlış. Türkiye’de ilk pacemaker işlemini yaptığını iddia ediyor, yanlış. Christiaan Barnard ile çalıştığını iddia ediyor, mümkün değil. Beslenme, metabolizma konusunda hiçbir bilimsel makalesi yok. (Piyasaya yazdığı şeyleri boş verin.) Söyledikleri halk sağlığına tehdit niteliğinde, ki bu konuda mahkeme kararı bile var. Bir yayında beyin enerjisini glukozdan almaz, ketondan alır demişti. Tıp öğrencisi bunu söylese sınavdan atılır. Zeytinyağının anne sütüne eşdeğer olduğunu, bebeklerin anne sütü yerine zeytinyağıyla beslenebileceğini iddia etmişti. Abartmıyorum, gelişmiş ülkede bunu söyleyene şizofreni şüphesi ile inceleme yaparlar. Uluslararası veritabanı Pubmed.com’a girip bilimsel yayınlarına bir bakın, sadece 1970’lerde (2) iki tanecik yayını olduğunu, onlarda da asistan rolünde olduğunu göreceksiniz; bu yayınların konuları da metabolizma ile alakasız. Bugün olsa yardımcı doçent bile olamazdı. Saygılarımla Kimliğimin sizde saklı kalmasını istirham ederim. * Yazılımcı niye yurt dışına gider! Merhaba Fatih Bey, 25 yaşında bir yazılımcıyım. Sektöre girebilmek için inanılmaz çaba sarf ettim. Sonunda bir yere yazılım personeli olarak girdim ve çalışıyorum. İkitelli Organize Sanayi'de bulunan YTÜ Teknopark'a gidiyorum her gün, hem de 3500 TL maaşla. Hem de 08.00-18.00 gibi çılgın bir mesai saati uygulamasıyla. Belirttiğiniz gibi firmalar SGK desteği için çalışanları zorla sabah 8'de buraya dikiyor. Sonra da soruyoruz yazılımcılar neden yurt dışına gidiyor ülkesinde durmuyor diye. Herhalde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın günlüklerinde yazdığı şu cümle her gün kendini daha da fazla kanıtlıyor; "Bu ülke evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak fırsatı vermiyor." Ülkemizin ilerlemesi için gereken işlerle meşgul olabildiğimiz; yurt dışı hayalleri, gelecek kaygıları içinde yaşamadığımız günlere olan inancımızın artması umuduyla. Her görüşünüze katıldığımı söyleyemem ancak köşenizin sıkı bir takipçisiyim. Kimsenin dile getirmediği Teknopark bilişim emekçilerinin talebine köşenizde yer verdiğiniz için size çok teşekkür ederim. Sevgiler. * Kentsel dönüşememe Merhaba Fatih Bey, Malumunuz balık hafızalı toplumumuz suni gündemler aracılığı ile İzmir depremini de daha evvelkiler gibi ışık hızında hafızasından siliverdi sanki benzer acılar bir daha hiç yaşanmayacak gibi. Fatih Bey, bize 10 senedir çok avantajlı olduğu lanse edilen kentsel dönüşüm sürecinin tam ortasındayız tam 1.5 senedir. Bunca zaman sonra tek çıkarımım son derece sancılı ve pahalı bir süreç olduğu yönündedir. Şu an 100 m2 bir dairenin yapımı için istenen rakam 250-300 bin TL. Bu rakam tamamen mülk sahibinin cebinden çıkıyor, müteahhit inşaat bitene kadar bu rakamı sizden istiyor. Aksi bir durumda senet, icra vs. yaptırımlar sizi bekliyor. Öyle TV'lerde anlatıldığı gibi devlet bedavadan ya da ucuza ev yaptırıp kimseye vermiyor veya yapılması hususunda kayda değer bir destek sunmuyor. Çözüm 10 sene öncesinin şartlarıyla vatandaşa sunulan kentsel dönüşüm yasasını acilen güncellemek. İnşaat maliyetlerinin son 5 yılda 3'e katlandığı bir ortamda vatandaşa sunulan kentsel dönüşüm kredisi miktarının artırılması ve faiz oranının piyasanın çok altına çekilmesi, kira yardımlarının güncellenmesi gerekir. Yahut mahalle müteahhitlerinden vazgeçilip TOKİ, KİPTAŞ, EMLAK KONUT gibi kamu iştiraklerinin devreye sokulması hem devlet hem vatandaş adına daha tasarruflu olacaktır. * Kreş kargaşası Merhaba Fatih Bey, MEB pandemi nedeniyle okulları kapattığını ya da uzaktan eğitime geçildiğini duyurdu. Bunun içinde MEB'e bağlı anaokulları ve kreşler de var. Ancak biliyoruz ki anaokulu ve kreşlerin çoğu Aile Bakanlığına bağlı. Aile Bakanlığından hiçbir açıklama yapılmadığı için, Aile Bakanlığına bağlı kreşler açık. Çocuğunu kreşe gönderen veliler şaşkın. Kimisinin okulu kapalı, kimisinin açık. Velilerden biri diyor ki "bizim okul MEB'e bağlı, kapalı." Diğer veli diyor ki "bizim kreş aile bakanlığına bağlı ve açık." Tamamen şans. Devlet veya özel fark etmeksizin durum böyle. MEB'in okullarında virüs var, Aile Bakanlığının okullarında virüs yok mu? Olur da mailimi yayınlarsanız lütfen ismimi vermeyin. * İki üniversiteli temizlik görevlisi Fatih Abi merhaba, Ben 28 yaşında; ülkesine, kurucu değerlerine, bayrağına gönülden bağlı bir gencim. Biri lisans diğeri önlisana olmak üzere 2 üniversite mezunuyum. 18 yaşlarımda büyük hayallerle başka bir şehire yerleştim. Geleceğime dair umutlarım vardı. Ama yıllar geçtikçe ne hayal kaldı, ne umut kaldı. İki üniversite mezunu bir genç olarak şu an nerede çalışıyor olduğumu bilmek istersiniz belki. İşkur'dan 9 ay süreli temizlik görevlisi olarak çalışıyorum. İşi küçümsemiyorum ama ağrıma gidiyor. Bu ülkeyi yönetenlerin bana ve tüm gençlere bunu yapma hakları yok! Ben artık hayal kurmayı bıraktım. Ben artık umutla bekleyemiyorum. Abi biz böyle ölüyoruz. Bizi yaşarken öldürüyorlar. Kanal İstanbul'a açılacak mağazalara tezgahtar, kasiyer olarak girmek istemiyoruz. Kanal İstanbul'a yapılan yatırımlar bizlere yapılsın istiyoruz. Yoksa gidişle tek işimiz Türkiye'ye gelen Araplara hizmet etmek gibi görünüyor. *

Korunmanın önemi

Tüm dünyayı kasıp kavuran covid tüm hızıyla can almaya devam ederken, insanların göz göre göre önlem almadan sokaklarda maskesiz dolaşması ve hijyen kurallarına dikkat etmemesi, bulaşma riskini artıran en büyük faktör şüphesiz ki.

Şimdi ben size neden bu maili atmak zorunda hissettim kendimi, öncelikle bunu açıklamak istiyorum. Fatih bey ben, işim gereği çok fazla insanlarla temas halinde bulunmak zorunda olan bir Telekom personeliyim. Yani bize gelen internet başvurularını, müşterilerin evlerine ya da ofislerine giderek kurulum yapan ekipteyim.

Ve Mart ayından beri, evlerine ya da ofislerine girip çıktığım insanların çoğu covid’e yakalandı ve bazıları da ne yazık ki vefat etti. Ben burada özellikle şuraya dikkat çekmek istiyorum. Kesinlikle ve kesinlikle bu virüs belasının bulaşma ihtimalinin bu kadar fazla olmasının yegane sebebi, tedbirsizlikten başka hiçbir şey değil.

Az önce de size ifade etmiştim, işim gereği tabir-i caizse girmediğim delik kalmadı ama tüm bunlara rağmen virüs bana bulaşmadı, peki neden? Hemen açıklayayım.

Çünkü ben;

  1. Kesinlikle her daim maskem ağzımda dolaşmaktayım.
  2. Müşterilere ya da insanlara mümkün mertebe en az 2-3 metre uzakta olmak koşuluyla yaklaşıyorum.
  3. Kimseye kesinlikle temas etmiyorum, temas olayımı neredeyse sıfıra indirdim.
  4. Hijyen kurallarına en üst mertebede riayet ediyorum.

Gördüğünüz gibi şu 4 basit kuralı uyguladığım halde, işim gereği virüs buluşma riski en üst seviyede birisi olmama rağmen, kendimi korumayı başarıyorum. Yani Fatih bey, insanlarımız gerçekten de çok tedbirsiz ve lakayt hareket ediyorlar. Lütfen bu mailimi köşenizde yayınlayın. Yayınlayın ki, insanlarımız şu 4 basit kuralı bile uygulamaktan aciz davranmasınlar, çünkü bu virüs gerçekten de uzmanların da dediği gibi, aldığımız hiçbir önlemden daha güçlü değil.

Son olarak; önlemek ödemekten ucuzdur.

Saygılarımla,

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026