İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ortalama

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 10, 2020

Ortalama

İçinizde diğer ülkelerdeki Covid-19 vaka sayılarını takip eden geniş bir kitle olduğunu tahmin ediyorum. Döviz kuru takip eder gibi, nerede kaç kişi hastalanmış, kaç kişi hayatını kaybetmiş diye bakarak güne başlayan ya da günü tamamlayan geniş bir kesim var. Bunu yapanların bir türlü anlamlandıramadığı bir durum var. Türkiye’nin durumu. Anlatalım ki, anlamlandırmaya çalışanlar kervanına siz de katılabilin. İngiltere’de günlük vaka sayısı 16 bin 578. Yani Türkiye’nin hemen hemen yarısı. Günlük ölüm sayısı 533. Yani Türkiye’nin neredeyse 2,5 misline yakın. İtalya’da günlük vaka sayısı 12 bin 756. Yani Türkiye’nin yarısından az. Günlük ölüm sayısı 499. Yani Türkiye’nin iki mislinden fazla. Almanya’da günlük vaka sayısı 18 bin 219. Yani bizim yarımızdan biraz fazla. Günlük ölüm sayısı 622. Yani bizim üç katımız. Türkiye günlük 30 binin üzerinde vaka buna karşın 200 civarında ölümle Covid-19’la mücadelesini sürdürüyor. Avrupa’daki ülkelerin iki misli hasta ile en az yarısı ölüm. Bu kadar fark, Avrupa’nın nüfusunun bize oranla yaşlı olması ile açıklanabilecek bir şey değil gibi. Başka bir şey olmalı. Ya sağlık sistemimiz çok iyi. Ya tedavi yöntemlerimiz müthiş. Ya Avrupalılar çok başarısız ve sağlık sistemleri bitmiş. Ya da Türkler genetik olarak bu hastalıktan ölmemeye programlı. Genetik bir avantajımız var. Yoksa Covid-19 bizde de Almanya’daki, İngiltere’deki gibi seyretse günde 1000 civarında vefat açıklaması lazım Bakanlığın. Bu arada geçen haftalarda “Ölü sayısını en iyi Diyanet bilir” demiştim. İlginçtir. Camilerden verilen salalar bıçak gibi kesildi. Artık onlar da bilmiyor. ***

Korkulacak kuraklık

Bir büyük tehlike daha gözden kaçıyor. O tehlikenin adı KURAKLIK. Türkiye, zaman zaman olduğu gibi ama bu kez çok güçlü bir biçimde kuraklığın pençesinde. Durumun vahametini görmeniz için aşağıdaki haritayı paylaşıyorum sizinle. Bunun gelişini epey bir zaman önce Teke Tek Bilim’de paylaşmış ve Türkiye bir kuraklık dönemine giriyor diye uyarmıştık. Pek kimsenin ilgisini çekmemişti. Ancak artık o kuraklığın içindeyiz. “Cehape iktidar oldu bereket kaçtı” diyenlerin bu kuraklığa ne anlam yükleyeceğini bilemem ama bu denli yüksek kuraklığın anlamı şu: Tarımsal üretimde büyük düşüş ve artan dışa bağımlılık. Buna bağlı olarak artan fiyatlar ve artan fakirlik. Kuraklığın sonuçları ile yüzleşmeden önlem alınması kuraklığın maliyetini düşürebilir. Bunun farkında olup, önlem alan var mı emin değilim.   ***

Hakiki yatırım

Katar’ın Borsa’nın yüzde 10’una 200 milyon dolara ortak olması, aynı ülkenin Tank Palet Fabrikası’nı uzun dönemli kiralayan şirketin yüzde 50’sine sahip olması tartışıladursun, Türkiye’nin köklü sanayi firmaları da boş durmuyor. Hem de hazır olanı satın alarak değil, gerçek anlamda yeni yatırım yaparak. Ford Otosan, Gölcük’teki tesislerini büyütmek, yenilemek ve modernize etmek için 20,5 milyar TL’lik bir yatırım başlatıyor. Yaklaşık 3,5 milyar dolar. 6 yılda üretim kapasitesi arttırılacak, VW’e ticari araç üretilecek ve hepsinden önemlisi elektrikli ticari araç üretimi için altyapı ve batarya montaj tesisleri kurulacak. 3000 kişiye de ek istihdam sağlanacak. Gerçek yatırım. Geçiş garantili değil, Hazine garantili değil, yap işlet parasını devletten tahsil et değil. Yıllar önce bu yatırımın söz konusu olduğu zaman Gölcük’teki arazinin Ford Otosan’a verilmesine karşı çıkanlar olmuş, ben “Bataklık orası verin ki ülkeye yatırım gelsin” demiştim. Rahmetli Cumhurbaşkanı Demirel ise “Ülkeye böyle bir yatırım getirene Çankaya’nın bahçesini bile veririm” demişti. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek olan da aslında bu. Üretime yatırım yapanlar mı tercih edilecek, milletin hazinesine el atanlar mı? ***

Şeffaf olsalardı başarı diyebilirlerdi

Hazır Katar demişken bir şeye netlik kazandırayım. İstanbul Borsası’nın yüzde 10’luk hissesinin Katar’a satılması aslında önemli bir başarı. Ama bu başarı şeffaf olmayı ayıp zanneden bir iktidar yüzünden çöpe gidiyor. Niye? İstanbul Borsası daha önce de satıldı. O günkü satış borsanın 1 milyar 220 milyon dolar üzerinden değerlendirmesi ile yapıldı ve yüzde 10’u için alınan para 122 milyon dolardı. Ancak her şeyi gizlemeyi seven iktidar bunu açıklamadığı için bugünkü satış eleştiriliyor. Oysa bugün yapılan bu satışta değer 2 milyar dolar ve yüzde 10 için alınan miktar 200 milyon dolar. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Halkı bilgilendirmekten korkanların aslında halktan korktuklarını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026