İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Güvensizlik oyu

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 15, 2020

Güvensizlik oyu

İpsos önemli bir araştırma yapmış. Sonuçları gönderdi. Araştırmanın ilk sonucuna göre Covid-19 salgını vatandaşlar tarafından Türkiye’nin en önemli sorunu olarak algılanmaya başlamış. Türk halkı geçen yıl Nisan ayında corona'yı yüzde 84 oranla ülkenin en önemli sorunu olarak görüyormuş. Bu oran zamanla düşmüş ve en önemli sorun ekonomideki gidişat olmuş. Ancak bu ay Covid-19 yeniden ekonomik sorunların önüne geçmiş ve yüzde 45 ile ülkenin yeniden en önemli sorunu olmuş. Burada aslında hükümetin “gevşeyerek” ve sayıları saklayarak ne kadar büyük hata yaptığını da görüyoruz. Sayılar saklanınca sorun küçümsenmeye başlamış. Araştırmanın sonraki sonuçları ise iktidar ve özellikle de Sağlık Bakanı açısından daha vahim. Şu anda piyasaya çıkmaya en yakın 4 aşının adı verilmiş ve hangisine güveniyorsunuz ya da hangisine güvenmiyorsunuz diye sorulmuş. Türk halkının en az güvendiği aşı Türkiye’nin elindeki tek aşı olan Sinovac’ın geliştirdiği aşı olmuş. Türk halkının bu aşıya güveni sadece ve sadece yüzde 11. Güvenmeyenlerin oranı yüzde 50. Fikri olmayanların oranı ise yüzde 39. Rusya’nın geliştirdiği aşıya güven ise yüzde 15. Güvenmeme yüzde 38. Amerikan Moderna’nın geliştirdiği aşıya güven onun bir tık üzerinde yüzde 16. Güvenmeme yüzde 40. İngilizlerin Oxford ve Astra Zeneca tarafından geliştirilen aşısına güven yüzde 29. Güvenmeme yüzde 30. Ve Alman-Amerikan Pfizer/BioNTech aşısına güven ise yüzde 41 ile en yüksek oran. Bu aşıya güvenmeyenlerin oranı yüzde 23. Hakkında hiçbir şey bilinmeyen Rusya’nın adenovirüs aşısına ve kendi ülkesinde bile bazı açılardan tartışmalardan ötürü piyasa çıkması geciken bir başka adenovirüs aşısı olan Astra Zeneca aşısına bile güven daha fazla. Bu sonuçlar hükümet açısından da çok rahatsız edici olmalı. Çünkü bu aynı zamanda hükümete, geçen ilkbaharın en güvenilir hükümet mensubu olan Sağlık Bakanı'na artık güvenilmediğini de gösteriyor. Bu arada “Hiç aşı yaptırmayacağım” diyenlerin oranı da sürekli olarak yükseliyor ve burada da yükselişteki neden “Türkiye’nin aşı aldığı firmaya güvenmiyorum” düşüncesi. Sonuç olarak halkımızın yüzde 43’ü aşı yaptıracağını, yüzde 31’i henüz karar vermediğini ve emin olamadığını söylüyor. Yüzde 26 ise asla aşı yaptırmayacağını beyan etmiş. Zaten burada bir sorun yok. Gelen aşı miktarına bakınca zaten toplumun yüzde 30’una yetecek kadar aşı var. Bırakın istemeyenleri, isteyenler bile olamayacak! ***

İngiltere'den mutasyon haberi

Covid-19’a neden olan Corona SARS nCov2 virüsünün mutasyon geçirme olasılığı aşının bulunması ile birlikte en çok merak edilen konulardan biri idi. Evrim karşıtları bile bu mutasyondan çekiniyordu. Bu konuda ilk bilgiler İngiltere’den geldi. İngiliz bilim insanları, İngiltere’nin güneyinde en az 60 farklı yerleşim biriminde SARS nCov2’nin mutasyona uğramış formlarına rastlandığını açıkladılar. Ancak şimdilik endişe edilecek bir şey yok. Çünkü bu mutasyonların virüsün daha hızlı yayılmasına ya da aşıların engellemeye çalıştığı ACE2 hücrelerine tutunmasını kolaylaştırdığına dair bir veri henüz yok. Türk basınının durumu açısından üzücü. ***

Yağdır Mevlam su

Yağmur duaları ile ilgili eleştiriler görüyorum sağda solda. Nedenini anlamıyorum. Yağmur duası neredeyse insanlık tarihi kadar eski, tek tanrılı dinler öncesine hatta dinler öncesine kadar uzanan bir gelenek, bir inanış. İnsanlığın yerleşik tarım toplumuna geçişine, neolitik çağa kadar geri gidiyor. Tarım için yağmurun, suyun gerekliliği ile birlikte ortaya çıkmış bir davranış. O zaman “yağmur” ya da “gökyüzü” ya da “fırtına tanrısı” için edilen dualar, verilen kurbanlar bugün “Allah için”  ediliyor. Türklerde de İslamiyet öncesinde de olan, Orta Asya'ya uzanan bir gelenek. Sadece adres farklı. Tüm toplumlarda tüm kıtalarda eğer tarım var ise yağmur duası da var. Kimi elini gökyüzüne açarak, kimi davul çalarak, kimi tepinip dans ederek göklerdeki güçten “su” istemiş. Yağmur duasını eleştiren kimilerinin “Evrene mesaj yollama” ritüellerinden hiç farkı yok anlayacağınız. Mezopotamya’da başlayan bu geleneğin bugün hala Mezopotamya’da sürüyor olması şaşırtıcı değil. Ama geliştiği bir gerçek. Şimdi artık yağmur duasına milleti götürenler teknolojiden faydalanıyor. Önce meteorolojinin sitesine bakıyor, ona göre duaya gidiyorlar. Olmayacak duaya amin dememek için. ***

Hem yazık, hem yanlış tercih

Ertuğrul Özkök’ün Milli Piyango’yu aklama röportajı beni gerçekten üzdü. Sürekli aynı yerlere çıkan çekilişleri, tahsil edilmeyen büyük ikramiyeleri, hileli izlenimi veren çekiliş görüntüleri ile zaten son birkaç yılda ciddi güven kaybına uğrayan Milli Piyango, Demirörenlere geçtikten sonra iyiden iyiye güvenilmez bir hale geldi. Bunun sonucunda bilet satışlarının düşmesi de gayet normal. Belli ki, grup içerisinde bu kurumu aklama ve güven kazandırma görevi Özkök’e tevdi edilmiş. Grup açısından çok yanlış bir tercih. Ertuğrul Bey’in itibar kaybeden Milli Piyango’ya iade-i itibar yapacak bir gücü, yeteneği yok. Hani Abdülkadir Selvi’ye yaptırsalar bu işi en azından belki bir iki muhafazakarı kafaya alır. Ya da Prof. Dr. Osman Mütfüoğlu’na yazdırsalar “Koca profesör bize yalan söyleyecek değil ya” diyerek birkaç kişiyi belki inandırır. Ama Özkök? I-ıh. Kimseyi inandıramaz. Üzücü olan ise 70 küsur yaşında, bir döneme damga vurmuş bir gazetecinin böyle bir teklifi kabul ederek böyle bir röportaj yapmış olması. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bırakabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026