İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kıbrıs'ta iki devlet mi dünya için tehlikeli yoksa Covid-19 mu?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 22, 2020

Kıbrıs'ta iki devlet mi dünya için tehlikeli yoksa Covid-19 mu?

Çok açık ki, Covid-19 salgını, dünyanın son yıllarda karşılaştığı en büyük sorun. Zengin fakir, gelişmiş az gelişmiş ayrımı yapmaksızın tüm dünyayı etkiliyor. Şu ana kadar 78 milyona yakın kişi Covid-19’a yakalandı. Bunlardan 54,5 milyonu iyileşti. 1 milyon 709 bini hayatını kaybetti. 21 milyon kişi şu anda bu hastalıkla boğuşuyor. Bunlardan 106 bini ağır hasta. Ve şu anda dünyada en yüksek harcama kalemi sağlık harcamaları. Dünya epey bir zamandır böylesine ortak bir sorunla karşı karşıya kalmadı. İyi de, dünyanın ortak sorunlarını çözmek için kurulmuş en büyük teşkilat olan Birleşmiş Milletler nerede? Ortada sınır mınır tanımayan, bir yerden bir yere hızla ulaşabilen felaket bir virüs var. Ülkeler kendi başlarına ne yaparlarsa yapsınlar, bu virüsü ortadan kaldırmaları mümkün değil. Almanya kapanma kararı aldı, İngiltere çok sert tedbirlerle kapanacak. Büyük ihtimalle de bu tedbirler sonrası hastalığın yayılımı azalacak bu ülkelerde. Sıfıra bile inse çözüm olmayacak çünkü kapılarını açtıkları anda, virüs yeniden ülkeye girecek ve her şey sil baştan başlayacak. Çünkü belli ki tüm dünyada ortak tedbirler, eşgügüdümlü önlemler anlamak gerekiyor. Belki bir ortak kapanma, bu kapanma sırasında bir dayanışma, yardımlaşma gerek. Bu konuların ele alınıp tartışılabileceği ve karara bağlanabileceği, bu ortak kararlara uymayan ülkelere yaptırım ve izolasyon uygulanmasının kararlaştırılabileceği tek yer Birleşmiş Milletler. Bu Birleşmiş Milletler’in çatısı altında bir de Güvenlik Konseyi var. Hani bizim Cumhurbaşkanı’nın “Dünya 5’ten büyüktür” diye eleştirdiği Güvenlik Konseyi. Bu konsey ne halta yarar! Dünya için şu anda bu Covid-19’dan daha büyük bir güvenlik tehdidi var mı? Öyle tek ülkeye yönelik bir tehdit falan da değil, tam da BM’nin ve Güvenlik Konseyi’nin kuruluş amacına uygun bir evrensel ortak tehdit. Önlemlerin birlikte alınmasından, aşıların eşit ve adil paylaşımına kadar pek çok meselenin burada ele alınıp, dünyaya yönelik bu tehdidin savuşturulmasında bu Konsey’in devreye girmesi gerekmiyor muydu bugüne kadar! Dünyaya tek tehdit askeri olan mıdır? Bu Birleşmiş Milletler’e ve Güvenlik Konseyi’ne göre Kıbrıs’ta iki devlet olması dünya için Covid-19’dan daha büyük bir tehdit midir mesela! ***

Çok tehlikeli bir mantık

İslamcı medyanın yazarlarından biri ilginç ve tehlikeli bir yazı kaleme almış. Hafta sonunda okuyunca gözlerime inanamadım. Bir dönem FETÖ’ye yakın olmakla suçlanan bu beyefendi diyor ki, “FETÖ 2013 17 Aralık’a kadar suç işlemedi ki!” Bunu diyeceğine “Yahu 2014’e hatta darbe girişimine kadar hanginiz FETÖ’cü değildiniz?” dese “Adam haklı, dağılın” diyeceğim de “2013’e kadar suç işlemedi ki!” demek siyasal İslamcıların FETÖ meselesinden zerre ders almadıklarının kanıtı. Benim bu sözlerden ve bu sözlerin ağızdan çıkmasına neden olan mantıktan anladığım şu. “Hükümetle uyum içinde ol, yaptığın hiçbir şey suç sayılmaz.” Çünkü "2013’ten önce FETÖ suç işlemedi" demek, devlet içinde yasa dışı örgütlenmeyi, kamu kurumlarını ele geçirip buralarda yasalara aykırı bir biçimde atama ve kadrolaşma yapmayı, Silahlı Kuvvetler içinde kendine ait ayrı bir hiyerarşi kurmayı, KPSS, ÖYS ve askeri okul sınavlarında soru çalarak yandaşlarına avantaj sağlamayı, asker ve sivil bürokratlara komplo kurarak devlet düzenini bozmayı, MİT ve Genelkurmay Başkanlarına dış destekli saldırılar yaparak bu kurumları yıpratmayı suç olarak görmemek demektir. 2013’te ortaya çıkan 17-25 Aralık komplosunun tüm bunların bir sonucu olduğunu anlamamış olmak demektir. Daha da beteri hükümete yönelik bir hareket yapmadıkça tüm bunları rahatça yapmayı normal ve mazur görmek demektir. Bu kafa çok tehlikelidir. Bu mantıktan yarın METÖ’ler, ITÖ’ler ve daha neler neler çıkar. Ve siz o zaman da bir tarafınızdan bir tarih uydurup, “Ama o güne kadar suç işlememişti” demeye dersiniz. Tabii bu hala var iseniz! ***

Aşı hala çare

Herkesin konuştuğu mesele virüsün geçirdiği mutasyon. İlk bulgular ortaya çıkardı ki, virüsün bulaşıcılığını arttıran bu mutasyon virüsün öldürücü etkisini arttırmamış. Sadece ACE2 hücrelerine daha kolay tutunuyor. Ancak hücreyi ele geçirme hızını da etkilememiş. Yüzde 70 oranında daha bulaşıcı. Bunun pratik sonucu da bir hasta eskiden 2 kişiye hastalık bulaştırıyordu ise bugün 3,4 kişi bulaştıracak. Mikrobiyoloji uzmanları bunu söylüyor. Daha önemli olan ise şu. Bu mutasyon şu anda elimizde olan aşıların virüs üzerindeki etkinliğini azaltmıyor. Aşı virüsü yine tanıyor ve hatta belki de bu mutasyondan ötürü aşının virüsü yok etme hızı yani etkinliği artabilir. Bir anlamda virüsün tipi, boyu kilosu değişmemiş. Kıyafeti bile aynı. Sadece elinde bir parmak daha çıkmış veya gömleğinin düğmesi açılmış göğsü görünüyor. Yani aşı hala en iyi çare. ***

Daha gelmemiş

Dün Bilim Kurulu Üyesi Prof. Ateş Kara’dan öğrendiğimiz kadarı ile Bakan Fahrettin Koca’nın 11 Aralık’ta gelecek dediği aşılar henüz yurda giriş yapmamış. Kara bu durumu “Aşı 3. Faz çalışmalarında etkili görünmez ise bizim bu aşıları iade etme hakkımız var. Bu yüzden 3. Faz sonuçları netleşmeden boşu boşuna yollamış olmak istemiyor olabilirler” diye yorumladı. Ateş Hoca’nın bu sözlerinden birkaç saat sonra bizim 23 Aralık’ta yayınlanmasını beklediğimiz Sinovac’ın Coronavac aşısı ile ilgili Brezilya’daki Faz 3 çalışmalarından ilk bilgiler geldi. “Aşı etkili.” Ve yine okurlardan gelen soruyu Ateş Kara’ya sordum bir kez daha. Türkiye’de aşı para ile satılmayacak. “Acil kullanım onayı” ile ülkeye giriş yapacak olan tüm aşılar önce risk gruplarına, sonra da sırası geldikçe tüm vatandaşlara “ücretsiz” olarak yapılacak. Bunun dışında aşı üreten firmalar, kendileri de aşı getirebilirler. Ancak onların bu aşıları ithal edebilmeleri için TİTCK’den yani İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan onay almaları gerekecek. Yani uzun bir prosedür var. Onlar da gelebilir ama en erken bir yıl sonra. ***

Vurulmayız, oluruz

Bu “Aşı vurulmak” lafı nereden çıktı  çok merak ediyorum. Bu çirkin fiili kim soktu birdenbire dilimize. Biz çocukluktan beri hep “Aşı olmak”  dedik. Aşının yanına uygun gördüğümüz fiil güzel Türkçemizde “olmak”tı. Bu vurulmak zırvalığı nereden çıktı, kim çıkardı çok merak ediyorum. En azından kendi gazetemden rica ediyorum. Şu “Aşı vurulmak” çirkinliğini biz kullanmayalım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Siyaset al biri vur öbürüne olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026