İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Okur mektupları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 28, 2020

Okur mektupları

Bizi yok sayıyorsunuz Sayın Altaylı, Dil üzerine‘ yazdığınız yazınızı okudum ve biraz üzüldüm. Çünkü sadece siz değil tüm yazarlar burada İslam’ın tek bir versiyonunu ele alıp o İslam versiyonuna göre neyin doğru neyin yanlış olduğunu yazıyor. Halbuki İslam tek bir mezhep veya tek bir meşrepten ibaret değil. Bu ülkede milyonlarca Alevi yaşıyor. İstanbul’da da öyle. Mevlana’yı anma gecesinde yapılan Türkçe ibadeti biz çok beğendik. Çok hoşumuza gitti. Bunu neden yazmıyorsunuz? Ben yurtdışında yaşayan bir Bektaşi Alevisi olarak bu tür yazılara güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Bizi yok saymanıza mı üzüleyim ya da belki de bizleri İslam şemsiyesi altında görmediğinize mi ya da Mevlana’nın da Hacı Bektaş Veli gibi İslam’ın batıni yorumunu ele aldığını mı ama bunu kimse bilmemesini mi, bilemedim. Biz Aleviler inancımızı bin yıldır Türkçe yaşıyoruz, çünkü Türk’üz. İbadetimizi de Türkçe yapıyoruz, kutsal saydığımız kitapları da Türkçe okuyoruz. Bu Kur'an için de, Hz. Ali’nin sözlerini içeren Nehcül Belaga için de, Buyruk için de geçerli. Kürt Alevileri de ibadetlerini Türkçe ve Kürtçe yaparlar. Ayrıca Mevlevi tarikatının da Aleviler gibi batıni öğretiye tabii olduğunu da kimse bilmiyor bu memlekette. Mevleviler bu tür olaylarla ilgilenmez ki. Mevleviler iç güzelliğe bakarlar. Kur'an Arapça okunmuş, Türkçe veya Farsça okunmuş, bunun bir önemi yoktur ki. Kadın semazenlere gelince: Bu gelenek Bektaşi ve (bazı) Mevlevi tarikatlarında bilinmedik bir şey değil ki. Sizler biz Alevilerin ne düşündüklerini yazmayınca var olmaktan çıkıyor muyuz? Yok mu oluyoruz? Bu ülkede 15 ile 25 Milyon Alevi yaşadığı iddia ediliyor. Tam rakamı asla öğrenemeyeceğiz çünkü kimliğimizi açıklamaya korkuyoruz çoğumuz. Yaklaşık 100 senedir yok saymaya çalıştı devlet bizi ve hala buradayız. Elin Almanya’sı da bizi din olarak tanıdığında bazı siyasi liderler hopur hopur hopluyor, sanki kendileri bize bir gram hak tanıdı da. Saygılar * Okunması mı anlaşılması mı? Sayın Altaylı; "Dil Üzerine" başlıklı yazınızda; “İslam'a göre Kur'an Allah kelamıdır. Hem lafzen, hem mana olarak. Zaten Kur'an’da da ‘Onu Arapça indirdik' diye açıkça yazar..." demişsiniz. Ne yazık ki ayetin başını almamışsınız. "Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik" (12-Yusuf/2) der. Diğer bir ayet, "Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.”(43-Zuhruf/2,3). Bu daha birçok yerde tekrarlanır. Kur’an’ın hitap ettiği toplum 42-Şura/7. Ayette belirtilmiş; "Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.” Bölge halkının dili Arapça olduğun için Kur’an Arapçadır. Anlamaları ve akıl erdirmeleri için Arapçadır. Arapça kutsal bir dil olduğu için değil. Ayrıca, 26-Şu’ara/193,194,195: “Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.” der. Hz. Peygamber’in kalbine inmiş, Hz. Peygamber’in dilinden sahabeye ulaştırılmış. Kur’an’ın manevi ortamdan maddi ortama aktarılması, Arap toplumunda yaşamış, Arapça bilen bir kişi tarafından yapılmış. Uyarılacak toplum da 42-Şura/7. Ayette gösterilmiş. Kur'an'ın hangi dilde okunduğundan çok daha fazla önemli olan anlaşılmasıdır. Doğru anlaşıldığı zaman da uygulanacaktır. Siz bir yerden alıp, bir anlamda “Namaza yaklaşmayın.” diyen Bektaşi gibi olmuşsunuz. Saygılarımla. * Gençler çürüyor Fatih Abi merhaba, Birkaç yıldır yazılarınızı kaçırmadan her gün okumaya çalışıyorum. Sizi de halkın isteklerine düşüncelerine önem veren, halkın sesi olan kalemini satmayan özgür bir gazeteci olarak görüyorum. Bu salgının ülkemize girişinden itibaren en çok ihmal edilen ve yasakların ilk kurbanı olan kesim 20 yaş altı ve 65 yaş üzeri olmuştur. Hükümet ekonomik kaygılarla sadece gençleri ve yaşlıları eve tıkma yöntemini izlemiştir. Başlarda bir anlamda doğru olduğu da söylenebilir ancak şu anda bu yasakların faydasından çok zararı daha ağır basmaktadır. Benim gözlemlediğim kadarıyla bu yaş grupları büyük bir psikolojik çöküntü ve çözülme içerisindedir. Sadece yaz aylarındaki kısa sureli ‘normalleşme’ adımları dışında neredeyse bitmeyen bir yasaklar girdabı içerisindeyiz. Ayrıca bu yasakların hukuki bir altyapısı ve geçerliliği de yoktur. Önde gelen hukukçuların çoğu bu yasakların hukuki olmadığını belirtmektedir. Türkiye’nin gelecekte söz sahibi olması için önem vermesi gereken gençlerimiz psikolojik olarak bir çöküş ayrıca eğitim anlamında da geri döndürülemeyecek bir süreç içerisindedir. Almanya ve Fransa en azından bir süre okulları kapatmazken (lise ve ilköğretim) bizde ilk gözden çıkarılan eğitim olmuştur. Bu yasaklar bir neslin evde çürümesine ve kaybolmasına neden olma noktasında doğru gitmektedir. Bir an önce yeniden değerlendirilip bir orta yol bulunması gerekiyor aksi taktirde dinamik nüfus yapımızla övündüğümüz bir ülke kalmayacak. Medyada ve basında gençlerin isteklerine, düşüncelerine önem veren bir gazeteci olarak köşenizde yer ayırabilirseniz sevinirim. İsmet YÖNDEM * Restoranlar ne zaman açılır? Fatih Bey Selamlar, 2. kapanış sürecine girişte bizler için üzücü de olsa doğru tarihler vererek belki de yazılarınızla süreci yönlendirmiştiniz. Yazılarınızı takip ediyorum herkesin en merak ettiği soruları siz soruyorsunuz ve de daha önemlisi cevap alabiliyorsunuz. Sizden ricam kafe ve restoran işletmecisi olarak bizler bildiğiniz üzere zor durumdayız. Binlerce TL kira verdiğimiz şubelerin 750 TL gibi bir rakamla telafisi mümkün değil en zengin mal sahipleri bile sanki açlıktan ölmüşler de tek gelir kapılarıymışız gibi üstümüze geliyorlar ayrıca bankalar da o belirtilen KGF'leri vermiyorlar elektrik doğalgaz kesilmiyor belki ama günde 50 defa arıyorlar taciz edip para almak gayretindeler velhasıl sizden ricam bizlere bir tarih bir umut bir şey söylenmesi... Hes kodu ile giriş çok mantıklı bir fikir. Yani tabii önce sağlık ama artık bu sektör ciddi manada bitmek üzere herkes ticari itibarı için oradan buradan para isteyip çeklerini ödemeye çalışıyor. Milyonlarca çalışanının ise durumları belirsizliğini koruyor. Şimdiden iyi seneleriniz olsun. * Pandemi kamu bankası personelini etkilemez mi? Fatih Bey merhaba, Ben kamu bankasında, bir taşra ilinde, son bir yıl içinde delicesine çalıştırılan satış birimi personeliyim. Özel bankaların bu süreçte bıraktığı boşluğu fırsata çevirmek için hiç olmadığı kadar hedef baskısı altındayız. Bu maili yazarken bile korkuyorum aslında, birinin eline geçer mi, başıma bir şey gelir mi diye. Sağlımız sadece teoride önemli. Çok uzun saatler mesai yapmak zorunda kalıyoruz. Aslında fazla mesai yapmamızı asla istemiyorlar, hem ücret ödememek hem de çevremizde olumsuz bir intiba bırakmamak için. Ancak normal süresinde kesinlikle bitirilemeyecek bir iş yükümüz var ve mecburen uzun çalışıyoruz. Fatih Bey son olarak, sizin varlığınız bizim için çok kıymetli. 9 yaşındaki oğlumla bile izliyoruz sizi,özellikle TEKETEK BİLİM'i. Sakın vazgeçmeyin, eksilmeyin... Ve bankacıları da biraz sık yazın olur mu?:) Gerçekten çok bunaldık. Öğretmen eşim ve ilkokul öğrencisi oğlumla iyi ki varsınız diyoruz. Esenlikler dilerim...

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026