İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Rektör

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 3, 2021

Rektör

Rektör nedir? Önemli bir soru. Bir yandan akademik, bir yandan dini bir Terim. Kimi ülkeler rektör unvanını kullanıyor, kimi kullanmıyor. Kimi üniversiteler kullanıyor, kimi kullanmıyor. Akademik bir pozisyon olarak varlığı iise ilk üniversiteye, Bologna’ya kadar uzanıyor. 11. yüzyılda Bologna Üniversitesi’nde “rektör” üniversitenin öğrencileri tarafından seçilen ve hem kiliseye hem de yerel derebeylere karşı üniversitenin düşünsel bağımsızlığını sağlayan bir makamın sahibine verilen isimdi. Rektörlük makamı ve manası bugün hala geniş bir tartışmanın konusudur ve İngiliz, Amerikan üniversiteleri dahil pek çok üniversitede kullanılmayan bir unvan ve pozisyondur. İskoçya’da ise hala Bologna’daki biçimi ve anlamı ile mevcuttur. Türkiye’de de “rektör” unvanı ve pozisyonu mevcuttur ve kullanılmaktadır. Şaşırtıcı olan her şeyin hızla “İslamileştirildiği” ülkemizde kilise kökenli bu kelimenin hala kullanıyor olmasıdır. Üniversiter özgürlük ile dönemine göre gücün sahibi kilise ya da yönetici sınıf her kimse, arasındaki çekişme ve güç savaşı yeni ve bize özgü bir şey değildir. Mesela Napolyon da üniversiteleri bir bilim kurumu değil, devlete nitelikli eleman yetiştirme organizasyonu olarak görmüştür ama yine de üniversiteleri bozamamış, kendi amacına uygun yeni bir sistemi paralel olarak kurmuştur. Sonuç olarak rektörlük makamının gücü, etkisi ve yetkisi tarihsel olarak tartışmalıdır. Gelişmiş bilgi toplumları üniversiteye siyasi müdahalenin toplumsal gelişim ve ülkenin bilimsel gücünün gelişmesine olumlu etki etmediğini gördükçe bu müdahalelerden vazgeçip üniversiteleri mümkün olduğunca özgür bırakmaya başlamıştır. Bu tartışmanın bizde yeniden alevlenmesi ise dün Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni bir rektör atanması ile başladı. Eskiden göstermelik de olsa bi seçim yapılırken yeni Anayasa ile bu yetki kayıtsız şartsız Cumhurbaşkanı’na tevdi edildi. Bence de iyi oldu. Sözde bir seçim soytarılığı ortadan kalktı. AK Parti ilk döneminde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i “En fazla oy alan adayı rektör olarak atamadığı için” antidemokratik bir tutum içinde olmakla suçladı hep. Sonra AK Partili Cumhurbaşkanları dönemi başladı. En çok oyu alanın rektör olarak atandığına hemen hiç rastlamadık bu dönemde. Bu yüzden de bu sözde “demokrasi” tiyatrosu sona erdi. Artık kimin kim tarafından atandığı net ortada. Tiyatro bitti. Sen sağ ben selamet diyelim ve gelin bakalım kimmiş bu Boğaziçi Üniversitesi gibi Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden birine atanan Profesör Melih Bulu. ***

İlçe belediye başkanı olamaz ama

Buraya Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni rektörü Melih Bulu Bey’in akademik kariyerini yazacak değilim. Biyografisini okuduğunuz zaman bir tür daha çok üniversite dışında, iş ve şirket dünyasında görev yapmış, girişimcilik deneyimlerinde bulunmuş, danışman akademisyen olduğunu görüyoruz. Bunları eleştirdiğimi düşünmeyin, olabilir. Benim garip bulduğum başka bir durum. Prof. Melih Bulu, AK Parti Sarıyer ilçe teşkilatı kurucularından. 2009 yılında AK Parti’den Ataşehir Belediye Başkan adayı olmak istiyor. AK Parti kendisini bu göreve uygun görmemiş olmalı ki, kabul edilmiyor, aday yapılmıyor. 2015 yılında yine AK Parti’den milletvekili adayı olmak için başvuruyor. AK Parti kendisini milletvekili adayı da yapmıyor. Ama çabalarının karşılığını 2016 yılında İstinye Üniversitesi’ne rektör yapılarak alıyor. Buradaki görevinden hemen sonra 2020 yılının 17 Ocak’ında Haliç Üniversitesi Rektörlüğüne atanıyor. Burada 11,5 ay görev yaptıktan sonra 2021’ın ilk gününde Boğaziçi Üniversitesi’ne ataması yapılıyor. Bir ilçe belediye başkanlığına uygun görülmeyen, milletvekili olması kabul görmeyen biri siyasetçi, Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden birine “Hooop” diye rektör oluyor. Gerçi bu Boğaziçi’ne yapılan ilk “tek imzalı” atama değil. Ama hiç kuşkusuz en siyasi olanı. ***

Ser müderris

Başta da dediğim gibi rektör kelimesi köken olarak kiliseyi hatırlatıyor. Ve Batı kaynaklı. Her şeyde yerli ve milli bir dönemde bence bu kelimeyi kullanmaktan vazgeçmenin tam zamanı. Bundan böyle üniversitelerimizin en tepe yöneticisi olarak “Batı özentisi” olan “rektör” kelimesi yerine her ne kadar Arapça kökenli olsa da, en azından daha yerli ve milli imiş hissiyatı uyandıran  “ser müderris” unvanını kullanmak daha doğru olsa gerek. Hem hiç değilse böylece bir müderrisde aranan “vücut ölçülerinin uyumlu, ayrıca akıllı, kültürlü, anlayışlı, adil, iffet sahibi, gözü tok, cömert olması” gibi şartlara bakılır ve belki daha iyi atamalar yapılır da, eşine dostuna, karısına çoluk çocuğuna kadro açmak için debelenen sözde rektörlerden kurtulmuş oluruz. Ne de olsa İslam geleneği müderrisde bulunması gereken şartları sıralamış. Belki o zaman doğru isimler atanır. ***

Ara raporla 4. faza

Türkiye hala elindeki tek aşı olan Sinovac’ın Coronavac’ının güvenilirliğini tartışıyor. Madem bu tartışma sürecek ben elimdeki bilgileri sizinle paylaşayım. Biliyorsunuz Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine bu aşının Türkiye’deki faz 3 çalışmaları tamamlanmadan bir ara rapor istendi. Çalışmayı yürütenler de geniş katılımlı sonuçları beklemeden 1323 deneklik bir ara rapor hazırladılar. Bu ara rapora konu olan 1323 deneğin 752’sine aşı yapılmış, 571’ine plasebo uygulanmıştı. Plasebo uygulanan 571 kişiden 26’sı Covid 19’a yakalandı ve tamamı hastanede tedavi görmek zorunda kaldı. Aşı olan 571 kişiden ise 3 kişi Covid 19’a yakalandı. Ancak bu 3 vakanın 3’ü de hastalığı çok hafif semptomlarla atlattılar ve hastaneye kaldırılmalarına gerek olmadı. Bir faz 3 çalışması için az sayıda olan bu denek grubunun verilerine göre aşının koruyuculuğu yüzde 91,25 olarak çıktı. Belli ki, Türkiye faz 3 sonuçlarını tam olarak alamadan bu ara sonuçlarla 4. faz’a geçecek yani aşıyı halka yapmaya başlayacak. Bu fazın raporu ise her şey iyi giderse 4-5 yıl içinde çıkacak. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kınadıklarımızı yapmadan ölmek nasip olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026