İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

ABD önce dünyayı mahvetti, şimdi kendini mahvedecek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 9, 2021

ABD önce dünyayı mahvetti, şimdi kendini mahvedecek

Pek çoğunuzun sevdiği, benim kadim dostum Celal Şengör, corona salgınının başından bu yana evine kapandı ve çıkmıyor. Risk grubunun bayraktarı gibi olduğu için, eşi Oya'nın tam kontrolü altında. Öyle ki, Oya benim gibi dostlarını da eve almıyor. Çünkü Oya'ya göre biz "Fıldır fıldır geziyormuşuz." Sonuçta Celal Şengör ile telefon ve mektup aracılığı ile görüşüyoruz ancak. Büyük bir keyifle izlediğini tahmin ettiğim ABD'deki olaylar sonrasında bana yazdığı mektubu, bu hafta sonu okumanız için sizinle paylaşmak istedim. "Sevgili Fatihciğim, Bundan 2200 sene evvel Roma ordusunda görevli Yunanlı tarihçi Polibios (MÖ 200-118) Roma Anayasası’nı incelediği Ἱστορίαι' (İstoriai; genellikle ‘tarihler’ olarak çevrilen bu başlık aslında ‘araştırmalar’ demektir) başlıklı eserinde devletlerin krallık-demokrasi-ohlokrasi ve nihayet tiranlık dönemlerinden geçtiklerini yazmıştı. Ohlokrasi kendisinin icad ettiği bir terimdir ve ‘güruhun gücü’ anlamına gelir. Güruh bir toplumun cahil ve görgüsüz kesimidir. Bir kaç gece önce gece televizyonlarımızda o güruhun içinden bir grubun sözümona dünyanın en sağlam demokrasisinin beyni durumundaki Capitol binasına saldırısını ibretle seyrettik. Bu arada unuttuğumuz bir şeyi hatırlatayım: Amerika Birleşik Devletlerinin 6. başkanı olan meslekten hukukçu John Quincy Adams (1767-1848; başkanlığı 1825-1829) kuruluşuna katıldığı devlet için 'Biz bir cumhuriyet kurduk, demokrasi değil' demişti. Mâlum, batı dillerindeki 'Cumhuriyet' Latince res publica kelimelerinden gelir ve ‘umumla ilgili şeyler’ demektir. Osmanlı’nın Arapça halk anlamına gelen cumhur (çoğulu cemahir=halk kütleleri) kelimesinden türettiği bu terim res publica’nın tam karşılığıdır. Demokrasi ise Yunanca’dır ve nüfusun gücü demektir. Aristoteles’in Πολιτικά(Politika) adlı eserinde üç yönetim türü anlatılır, ama bunların birer meşru birer de yozlaşmış türü olduğundan söz edilir: Monarşinin yozlaşmış türü tiranlık, aristokrasinin yozlaşmış türü oligarşi, anayasal yönetimin yozlaşmış türü de demokrasi olarak belirtilmiştir. Büyük düşünürün bu eseri günümüzle de son derece ilgilidir. Kendisinden sonra gelen Polibios demokrasinin de beterinin olduğunu gördüğü için ohlokrasi terimini icat etmiştir. Yönetimlerin yozlaşmasının nedeni basittir. Cehalet ve kontrolsuzluk. Cahil toplumlar kendilerini yönetemezler. Meşhur sosyal psikolog Prof. Robert B. Edgerton (1931-2016) bu tür toplumlara 'hasta toplumlar' adını vermişti. Cahilin kuracağı kontrol, mafyanın kurduğu kontroldan farklı değildir. Benim bilim diye yırtınmamın nedeni budur. Halktan herkesin bilim insanı olması gerekmez, ama her birey bilimsel düşünebilmeli, bilimsel düşünmenin eğitimini ortaokul ve lisede almalıdır. Eleştirel düşünemeyen, kendi özgün düşüncesini üretemeyen, dogmalara sorgulamadan inanan insanlar ister dünyanın en geri ülkesinde, isterse de en ileri ülkesinde olsunlar, duyarlı ve müreffeh bir toplum yaratamazlar. 'Ben evrime inanmıyorum' diyen bir zır cahilin Başkan yardımcısı olduğu bir ülkede, bir avuç insanın ürettiği teknoloji ne kadar ilerlemiş olursa olsun, işte sonunda o zır cahilin benzerleri gelip meclisi basarlar. Demokrasi cahilin cahili seçmesini engelleyemez ve böyle bir durumun sonu ohlokrasi ve nihayet felâket olur. İkinci Dünya Savaşından sonra savaşın gerçek galibi ABD, kendi ülkesindeki okuması yazması olmayan ümmi takımının nüfusun yüzde otuzdan fazlasını oluşturduğuna bakmadan, her topluma, o toplumları hiç tanımadan, demokrasi yükleme niyetiyle ortaya çıktı. Sonuç sırayla Avrupa gençliğinin Amerikan ürün selinin etkisi ve yaşam tarzı hayâlleriyle uygarlık kültüründen uzaklaşması, bazı Latin Amerika ülkelerinin, Viet-Nam’ın, İran’ın, Afganistan’ın, Irak’ın, Suriye’nin, Libya’nın tahribi, ve sonunda kendi meclisinin işgali ve kırılıp dökülmesiyle alındı. Unutmayalım, tarih cehalet ekenin felâket biçtiği örneklerle doludur." ***

Tüm aşılar tartışılıyor

Biz bulabildiğimiz ve alabildiğimiz tek aşı olan Sinovac’ın Coronavac aşısının güvenilirliğini ve etkinliğini tartışırken, dünya da diğer aşıları tartışıyor. Sinovac aşısının tartışılmamasının nedeni ise zaten dünyanın tartışan bölümünde bu aşının kullanılmıyor olması. Herkes elinde ne varsa onu tartışıyor. Şu sıralar en fazla tartışılan ve hakkında soru işaretleri olan aşı ise BioNTech-Pfizer aşısı ve Moderna aşısı. Bu aşılarda kullanılan tekniğin aşılarda kullanımının hayli yeni olmasının yanı sıra, normalde birkaç yılda kullanım aşamasına  bir aşının çok hızlı bir biçimde denenip onaylanmasının yarattığı tartışmalar bunlar. Bu iki aşının da özellikle Faz-3 testleri, bilim dünyasında çok da güvenli bulunmuyor. BioNTech, 3. Faz denemelerini yaklaşık 20 bini aşı, 20 bini plasebo olan denek grubu üzerinde toplam 43 bin 538 kişide yaptı. 43 bin 538 kişiden 164 kişi hastalanınca sonuçları açıkladı. Hastalardan 150’si plasebo grubunda idi, 14'ü ise aşı grubunda. Aşının etkinliği de yüzde 90 olarak açıklandı. Ardından Moderna hemen 30 bin denek üzerinde yüzde 94 etkinlik oranına ulaştığını. Tüm bu sonuçlar PCR testleri sonucunda bulunan hasta sayısı. Ve bilim dünyası işte bunu tartışıyor. Sorular şunlar: - Belirti göstermeyenlere PCR (Polymerase chain reaction) testi yapıldı mı? Yoksa sadece belirti gösterenlere mi test uygulandı? - Asemptom hastaların sayısı biliniyor mu? - PCR testlerindeki yüzde 60 civarındaki güvenilirlik göz önüne alındığında, etkinlik oranları da yüzde 60’a göre mi hesaplanmalı? - Hastalar sınıflandırılırken ciddi hasta tanımı kullanılmış, bu ne anlama geliyor? - Ciddi hastaların kaçı hastaneye yatırıldı, kaçı yoğun bakıma alındı, kaçı entübe oldu? Bunların gruplara göre dağılımı tam olarak ne? Bir diğer tartışma ise virüsün niteliğinden kaynaklanıyor. Herkesi hasta etmediği bilindiği için, kaba bir oranlama ile 1 kişiyi hastalıktan korumak için 164 kişiye aşı yapmak doğru mu sorusu soruluyor. Bu soruların yanıtları net belli olmadığı için her iki aşı da tartışılıyor. Bu yanıtları ise en erken 4-5 yıl içinde alabileceğiz. ***

İsrail Mart'ta aşıyı bitirecek

Yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra bana diyeceksiniz ki, “Peki sen neden aşıları savunuyorsun?” Savunuyorum çünkü belki asla yakalanmayacağım çiçek, belki asla yakalanmayacağım kabakulak, belki asla yakalanmayacağım çocuk felci, belki asla yakalanmayacağım verem için aşı oldum. Hiçbir zararını da görmedim. Yarın bir köpek ısırsa gidip gönül rahatlığı ile kuduz aşısı da olacağım. Bu süreçte birkaç kez hastane yoğun bakım odalarına gidip gözlemledim ve Covid hastalarının ileri aşamalarda neler çektiğini, neler yaşadığını gördüm. Sevdiğim dostlarımın bu hastalıktan kurtulması için gece uykularım kaçtı, dualar ettim. Bu yüzden sıram gelince aşı olacağım. Kim bilir belki de hasta olmayacak o 164 kişiden biri olabilirim. Ama ya hasta olacak o 1 kişi isem. Kendimi bir yoğun bakım odasında, yanımda inleyen başka hastalarla beraber yüzü koyun yatırılmış ve ciğerine bir hortum sokulmuş halde hayal etmek dahi istemiyorum. Üstelik oradan çıksam bile, ki çıkma olasılığım yüzde 50 civarı, aylarca doğru düzgün yürüyemeyecek, hareket edemeyecek olmak bile tam bir kabus. O yüzden aşımı olurum! Hem baksanıza İsrail tüm vatandaşlarını aşılıyor ve şimdiden nüfusun yüzde 16’sını aşıladılar. Mart sonuna kadar tüm ülkeyi aşılamış olacaklar. Bu aşılar kötü bir şey olsaydı emin olun bir vatandaşının canı için dünyayı ateşe atmaya hazır İsrail yaptırmazdı. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Akılsız başın cezasını ayakların çektiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026