İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türkiye'nin iklim sorunu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 10, 2021

Türkiye'nin iklim sorunu

Yağmur başlayınca sevindik. “Neyse kuraklık bitti galiba” diyenler var. Meseleyi kentlere su sağlayan üç beş barajın doluluk oranı ile sınırlı görenler var. Oysa durum bu değil. Türkiye giderek kuraklaşacak. Bu da deprem gibi bir doğal afet aslında. Aşağıda size birkaç harita koyuyorum. Bunlardan ilk ikisi 2021-2050 ve 2061-2090 yılları arasında Türkiye’nin su gücündeki değişimi yani alacağı su miktarındaki değişimi, ikinci ikisi ise aynı dönemlerde Türkiye’nin alacağı güneş gücündeki değişimleri gösteriyor. Bu haritalar dün ya da bu yıl hazırlanmadı. Bundan tam 11 yıl önce Harp Akademileri Komutanı Hasan Aksay’ın talebi üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Prof. Nüzhet Dalfes ve Deniz Bozkurt tarafından uzun bir çalışma sonucu oluşturuldu. Burada görülen şudur. Türkiye’de yağış miktarı ve buna bağlı olarak su kaynakları giderek azalacak, Türkiye’nin aldığı güneş enerjisi miktarı ise giderek artacak. Bundan dolayı buharlaşma da artacağı için, su kaynaklarındaki sıkıntı iki yönlü artacak. Basit bir anlatımla “hydro power potential” azalıp, “solar power potential” arttıkça kuraklık artacak demektir. Türkiye’nin durumu da tam olarak budur. Haritayı dikkatli incelerseniz, en önemli su sıkıntısının Türkiye’nin tarımsal üretiminde çok önemli yeri olan Harran Ovası ve Çukurova’da meydana geldiğini de ayrı bir sorun olarak tespit edebilirsiniz. #habericireklam#300x250#1#right# Anlayacağınız Türkiye’nin sorunu budur. Bu bir iklim değişikliğidir. Rejim değişikliği gibi TBMM’de ya da referandumda halledemezsiniz. Bu işin içinden “Bu iklim teröristtir” diyerek sıyrılamazsınız da. Bilesiniz! ***

Kenar süsü arka bahçede mi kalmalıydı?

Üniversitelerde 1990’lı yılların ikinci yarısı, başörtülü ya da türbanlı kızların “Başörtüsüne özgürlük eylemleri” ile geçti. Solcu ve liberal öğrenciler de bu eylemlere hep destek verdiler. AK Parti’nin 2002 vaatleri arasında bu sorunun çözümü de vardı. Ancak bu sorunu gelir gelmez çözemedi. Hatta 2005 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam, Başbakan Erdoğan’ı Teke Tek’te konuk ediyordum ve yayını Beylerbeyi Sarayı’ndan yapacaktık. Programlar öncesi asla şunu sormayın diye bir talebi olmayan Erdoğan o gün ilk defa ve son defa “Türbanlı öğrenciler meselesine girmeyelim lütfen. Bugün o sorunu çözebilecek durumda değiliz. Söyleyeceğim her şey yanlış anlaşılabilir” diye rica etti. Peki ben ne yaptım? Tam da bunu sordum. Soruyu duyunca biraz kızardı ama yanıtladı. Reklam arasında da “İlk kez bir şeyi konuşmayalım dedim siz tam da oradan girdiniz.” dedi. Güldük. (O zaman medya ile ilişki açısından farklı bir Erdoğan vardı bana göre.) AK Parti başörtülü ya da türbanlı kızları kendi arka bahçesindeki çocuklar olarak görüyordu. Onların kıyafetsel özgürlük arayışı AK Parti’nin çözebileceği bir mesele idi. Bu sorun ilerleyen yıllarda köklü biçimde çözüldü. Şimdi aynı kızların bir bölümü başka özgürlük alanlarında farklı taleplerle yine eylem yapıyorlar. Ancak bu kez hoş karşılanmıyorlar. Kıyafet için özgürlük isteyince “demokrat” olan bu gençler, başka özgürlüklerin peşine düşünce ya “terörist” ya da “kenar süsü” haline geliyorlar. Oysa bunlar aynı çocuklar. Aynı gençler. Aynı kızlar. Sadece arka bahçeden çıktılar ve daha geniş bir alanda özgürleşmek, başka konularda da fikirlerini, duyarlılıklarını göstermek, açıklamak istiyorlar. Onlar sadece bir türbandan ibaret olmadıklarını gösteriyorlar. Bunlara kenar süsü demek, Fikri Sağlarlaşmak’tır. Oysa bu gençlerin farklı taleplerle ortaya çıkıyor olması türbanın artık bir siyasal simge olmaktan çıkıp, normalleşmesidir. Belki de bazılarını rahatsız eden budur. Onlara göre “Türban simge olarak kalmalı ve arka bahçede oynamalıdır”. NOT: Bu yazıya gelecek tepkilerin ne olacağını biliyorum. Salı günü de onlara yanıt veririm. Ölmez sağ kalırsak... ***

Yanılgının nedeni kedicik sevgisi

Üniversiteleri genel ev statüsüne sokan üniversite öğretim üyesi Prof. Sofuoğlu’nun kafasına bu sapkın fikirlerin nereden doluştuğu meselesi sonunda aydınlandı. Meğer bu Prof. Sofuoğlu da Adnan Oktar’a “Hocam” diyenlerdenmiş. Sazlı sözlü, bikinili, tangalı, dekolteli, porno kokulu, orji havalı alemleri “Gerçek Müslümanlık bu. Gençlere dini sevdiriyorduk” diye anlatan bir sapkın tarikatın hocasına bağlılık bildiren ve “Hocam” diyen birinin, o ortamdakileri talebe zannetmesinden kaynaklanan bir durummuş meğer üniversiteler için yaptığı benzetme. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ahlaksızlığın dini veya imanı olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026