İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sürü bağışıklığına yetmiyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 13, 2021

Sürü bağışıklığına yetmiyor

Bizim meşhur Sinovac’ın Coronavac aşısının Brezilya’daki faz 3 sonuçları açıklandıkça beni ateş basıyor. Aşının etkinlik oranı her açıklama ile biraz daha aşağı gidiyor. Brezilya’nın son açıklamasına göre, Türkiye’nin 50 milyon doz aldığı Sinovac aşısının etkinlik oranı yüzde 50,4. Bu oran Endonezya’daki çalışma sonucuna göre “şimdilik” yüzde 65. Bizdeki faz 3 sonuçları ise birkaç gün içinde açıklanacak. Bakan Koca’nın “Bize satmaya hazırlar ama kendini kanıtlamasını bekliyoruz” dediği ve fiyat aldığımız diğer aşıların 3’te biri olan Oxford Astra Zeneca’nın ChAdOx1 aşısının etkinliği ise yüzde 62. Bu arada şunu da söyleyeyim, Lancet’e göre şu anda konuştuğumuz aşıların dışında 54 Covid-19 aşısı daha faz 3 çalışmalarını tamamlamak üzere. Sağlık Bakanı’na haftalar önce sorduğum “Sinovac aşısını beğenmezsek almama hakkımız var. Sözleşmeye bunu koyan tek ülkeyiz diyorsunuz ama diyelim ki bu aşı etkinlik sınavını geçemedi, elimizde başka aşı yok” sorusunun yanıtı hala yok. Henüz elimize ulaşmamış 550 bin doz BioNTech aşısı ile mi bu işi sürdüreceğiz? Sinovac aşısının etkinliğinin yüzde 50,4 olarak çıkmasının yarattığı sorun, toplumun tamamını aşılasınız bile yani Türkiye’de 84 milyon Türk vatandaşını artı 7 milyona yakın “mültecimsi” misafiri aşılasanız bile “sürü bağışıklığı” denilen şeyi sağlayamıyorsunuz. Çünkü sürü bağışıklığı için toplumun en az yüzde 60’ının bağışıklık kazanması gerekiyor. Sinovac’ın aşısı bunu sağlayamıyor. Bunun yaratacağı sıkıntı ise şu. Türkiye bu aşıyı tüm vatandaşlarına uygulasa bile, dünya açısından “riskli” olmayı sürdürecek. Bu da bu aşıyı olan Türk vatandaşlarının özellikle uluslararası seyahatlerine kısıtlama konulması ihtimaline ve tabii özellikle Batı ülkelerinin Türkiye’ye turist yollamama ihtimaline kapı aralıyor. Yine de bu aşıyı bir an önce yapmaya başlamakta fayda var. Yakında yeni verilerle bu etkinlik yüzde 50’nin altına da düşerse aşıyı hiç yapamayacağız. Bu sefer de bir sürü sorun çıkacak. O sorunların ne olduğunu ben söylemeyeyim. Siz tahmin edersiniz zaten. ***

En azından ölümden koruyor

Bu yazıdan sonra siz soracaksınız. “Hala bu aşıyı olur musun?” Size şaşırtıcı bir yanıt vereyim olurum. Artık ilk tercihim bu aşı değil ama başka aşı bulamazsam bu aşıyı olurum. Niye mi? Basitçe anlatayım. Brezilya’daki çalışmanın sonuçlarına göz attım. Evet aşının etkinliği yüzde 50,4 ama yine de yararlı. Şöyle ki. Sinovac aşısı uygulandığı deneklerde yüzde 50 tam koruma sağlamış. Ancak hastalığı orta şiddette geçirenlerde yüzde 78 koruma sağlarken asıl önemlisi ağır vakaları yüzde 100 oranda engellemiş. Yani aşı olup da Covid-19’a yakalananların hiçbiri entübe edilmemiş, hayatını kaybetmemiş. Hastalanmış ama ölmemiş. Eh, bu bile hiç yoktan iyidir. Yani bu aşı iki şeye yarayacak. Bir, Covid-19’dan ölme riski taşıyan grupta iseniz, ki kim bu grupta kim değil önceden bilenemiyor, ölmeyeceksiniz. İki, sağlık sistemi üzerindeki yük oldukça hafifleyecek. ***

Karanlık bir çetenin sonu

Adnan Oktar ve yardakçıları, çok önceden hak ettikleri cezaya çarptırıldılar. Bu operasyonu yapanları, bu çeteyi takip edip suçlarını belgeleyenleri, iddianameyi hazırlayanları, yargılamayı yapanları ve hak ettikleri cezaları verenleri, hepsini kutluyorum. Bu benim de neredeyse 30 yıla yaklaşan bir mücadelemin sonu anlamına geliyor. Gençler bilmez, hatırlamaz... Bu Adnan Oktar çetesi ile savaşı başlatanlardan biri belki de ilkiyim. 1990’ların başında mağdur ailelerinin şikayetleri, bu çeteye kaptırılan evlatların feryatlarına kulak vererek, Adnan Oktar ve çetesine karşı bir mücadele başlattım. Haklarında onlarca, yüzlerce yazı yazdım, şikayette bulundum, dava açtım. Bunun karşılığında onlar da bana karşı saldırılar düzenlediler. O dönem Kartal Adliyesi’nde bağladıkları bir hakim vasıtası ile hakkımda yalan davalar açtılar, o dönem e-mail olmadığı için sağa sola on binlerce faks çekerek hakkımda ağır karalama kampanyası düzenlediler. Kadın sattığım, k.çıma kola şişesi sokup hastaneye kaldırıldığım, kumar borçlarım için pezevenklik yaptığımı dahi yazdılar. O sırada öğrenci olan eşimi üniversitede rahatsız ettiler. Evimin önüne kameralı araçlar yerleştirdiler. Yemedikleri halt kalmadı. Sadece bana değil, başka gazetecilere, hatta gazete sahiplerine bile benzer iftiralarla hücum ettiler. Ben de bunlarla aynı şekilde mücadele ettim. Hatta birkaçına fiili müdahalede bulundum. Yani dövdüm. Bir gece 17 yaşında bir gencin ailesi çocuklarının Oktar tarafından kaçırılıp, alıkonulduğunu söylediler. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü hemen bir operasyon düzenledi. Örgüt evlerinden biri basıldı. Evde polisin karşısına şimdilerde adı yine gündemde olan bir siyasetçi, bir eski bakan çıktı. Aynen FETÖ gibi birtakım siyasetçilerle, birtakım kamu görevlileri ile girift ilişkileri vardı. Sonunda bunlar hakkında DGM’de bir dava açıldı. Adnan Oktar ve çetedeki yardımcıları tutuklanıp içeri atıldılar. Davada şikayetçiler ben, Mehmet Ağar, Celal Adan ve bu çeteden kaçıp kurtulmaya çalışan bir kız vardı. Dava sürecinde kızın avukatını satın aldılar. Benim avukatım Rezzan Aydınoğlu onun da avukatlığını üstlendi. İki siyasetçi bir süre sonra davayı takip etmeyi bıraktılar. Sonunda dava tavsadı. Bu arada bunlar da palazlandılar. Başlangıçta aileleri soyarak, ana babaların şüpheli ölümleri ile miras yoluyla zenginleşen bu çete iş dünyasına girdi. Belediyelerle iş yapmaya başladı, hatta Türki cumhuriyetlere açıldı. Ama hala gençleri, genç kızları ağına düşürmeye ve sapık bir tarikat gibi  genişlemeye devam etti. Bu arada uluslararası ilişkilerini de sağlamlaştırdı. Kiliselerle işbirlikleri kurdu. Hristiyan tarikatları ile ortaklıklar geliştirdi. İsrail ile karanlık ilişkiler oluşturdu. Biz ise asla peşlerini bırakmadık. Benim 30 küsur yıllık avukatım Rezzan Aydınoğlu bir an peşlerini bırakmadı. Tüm mağdur ailelerin ve çocukların sesi ve gözü oldu. Bunlarla mücadele etti. Sonunda birisi dur dedi. Kim dediyse, bunu kim yaptıysa eline sağlık. Gerçekten kolay değildi. Çünkü ellerinde çok miktarda şantaj malzemesi vardı. Bu işi yapabilmek için gerçekten temiz olmak gerekiyordu. NOT: Herkes soruyor 1000 yılı aşkın hapis cezası alan Adnan Oktar ne kadar yatar diye. Benim de ilk sorum bu oldu. Avukatım Rezzan Aydınoğlu "En az 30 yıl yatar. Eğer bir af falan çıkmazsa, bir daha gün yüzü göremez" dedi. Ben de inşallah dedim. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adalet tecelli edince şaşırmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026