İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Covid'in ilacı Türkiye'den çıkabilir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 26, 2021

Covid'in ilacı Türkiye'den çıkabilir

Prof. Dr. Hasan Önal’ı ağırladım Pazar akşamı Teke Tek’te. Oldukça ilgi çekti. Hasan Önal ilginç bir hekim. Televizyona çıkmaktan hoşlanmayan, pek ortalıkta görünmeyen, kimseyi fazla takmayan, kendini bilime adamış, farklı bir doktor. “Ünlü olursam, bilim yapamam. Şöhret gereksiz yüktür” diyen bir bilim insanı. Aslında metabolizma, çocuk beslenmesi ve otizmle ilgili çalışmalar yürütüyor. Ancak okuyan, takip eden ve düşünen bir bilim insanı olarak Covid-19 konusunda da uluslararası kabul gören bazı çalışmalara imza atmaya başladı. Ve elma kabuğunda, kırmızı soğanda ve kaparide bolca bulunan “Quercetin” adlı bir maddenin Covid-19’a karşı koruyucu etkisini ortaya koyan çalışmalar yapıp yayınladı. Aslında Hasan Önal’ın çalışması bilimde sıklıkta rastlanan bilginin getirdiği şans olarak da nitelenebilir. Çünkü quercetin bilinmeyen bir madde değildi ve farklı yerlerde metabolizma desteği olarak kullanılıyordu. Hasan Önal da quercetin'i otizmli çocuklarda bazı rahatsızlıkları karşı kullanmaya başladı. Ancak çocukların ailelerinden gelen geri bildirimlerde, yüksek yoğunluğuna sahip quercetin kullanımının çocukları viral hastalıklara karşı da koruduğunu gözlemledi. Corona salgını başlangıcında da meslektaşlarının “Hocam salgına karşı metabolizmamızı güçlendirmek için ne önerirsin” sorularına karşı hastane çalışanlarına “quercetin” vermeye başladı. Ancak bilimsel düşünceye sahip olduğu için de düzenli quercetin verdiği sağlık çalışanlarını kayıt altına aldı. Aynı hastanede çalışan ama quercetin kullanmayan sağlık çalışanlarını da kontrol grubu olarak kaydetti. Birkaç aylık gözlemin sonucunda düzenli quercetin kullanan 71 sağlık çalışanının sadece 1’inde asemptomatik Covid-19’a rastlanırken, kontrol grubundaki 41 sağlık çalışanından 9’u Covid’e yakalandı ve tedavi görmek zorunda kaldı. Çalışma gerek denek sayısı, gerekse yöntem olarak tam bir bilimsel çalışma olarak nitelendirilmese de saygın Lancet dergisi ana dergiye koymadan, “ön gösterim” diyebileceğimiz şekilde çalışmayı duyurdu. Ve şimdi Oxford’dan Stanford’a kadar pek çok önemli üniversite Prof. Hasan Önal’ın bu çalışmasını temel alan araştırmalar yürütüyor, tabii Önal ile bağlantılı olarak. Prof. Önal, quercetin'in kan sulandırıcı özelliğinin post covid sonrası iyileşme dönemini kısalttığını ve endotel olarak adlandırılan damar içi dokuyu da hızla tamir ettiğini de düşünüyor. Hasan Önal’ın quercetin'in emilimini kolaylaştırmak için C vitamini ile karıştırdığı formülü Tarım Bakanlığı tarafından da gıda takviyesi olarak onaylandı. Hasan Önal şimdi de quercetin'i metabolizmaya daha hızlı sokabilmek için iki şeker molekülü ile birleştireceği izoquercetin için çalışıyor. Ancak benim asıl değinmek istediğim bu konu değil. Önal’ın Covid tedavisi ile ilgili çok daha önemli bir çalışması var. Prof. Önal, Angiotensin 1-7 seviyelerinin ve Angiotensin2 ATR1 ile olan dengesinin Covid’in ağır geçirilmesinde ve mortalitede çok büyük önemi olduğunu, angiotensin 1-7 seviyelerini yükseltip dengeyi sağlayarak hastalığın çok hafif atlatılmasını sağlayabileceğini düşünüyor. Prof. Önal’ın bu çalışmasına Sağlık Bakanlığı’nın çok hızlı biçimde izin vermesi gerek. Eğer gerekli izinler bir an önce verilir ve bu çalışma yürütülüp umulan sonuç elde edilirse, artık hayatımızın bir parçası olacağı kesin olan Covid-19’un ilacı Türkiye’de bulunmuş olur. Böylece aşıyı Almanya’da bulan iki Türk’ün yanına ilacı Türkiye’de bulan Türk’ü de yazmış oluruz. Yeter ki Bakanlık bu çalışmanın önünü açsın. ***

Mussolini bile gülerdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak söylediği “Tek adamcağız” ve “Diktatör, Faşist” nitelemeleri zannederim Kemal Kılıçdaroğlu’nu oldukça sevindirmiş ve muhtemelen “Ben neymişim yahu!” diyerek aynaya hafiften kabararak bakmasını sağlamıştır. Geniş bir faşizm tartışması yapmak istemiyorum ama en basit haliyle ilerlemek gerekirse Faşizm’de olmazsa olmazlardan biri “Lider” kavramıdır. Oluşturulmaya çalışılan faşist doktrine göre “Devletin başında” bir “Lider” vardır ya da olmalıdır. Devleti yöneten ya da devleti yönetmeye talip olan grubun başında bir lider vardır, liderin kararı en yüksektir, lider tartışılmaz bir otoriteye sahiptir. Bu liderin kararları, örgüt tarafından desteklenir ve bir propaganda mekanizması ile kabul ettirilir. Daha fazla uzatmaya gerek kalmadan, Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili “Faşist ve diktatör” tezi bu ilk cümlede çöküyor. Çünkü: 1. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir otoritesi yok 2. Kemal Kılıçdaroğlu tartışmasız lider değil 3. Kemal Kılıçdaroğlu’nu en yüksek karar alma organı değil 4. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu karar alma organı da değil. 5. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kararları örgüt tarafından kayıtsız şartsız desteklenmiyor 6. Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde bir propaganda mekanizması yok. 7. Ona yakın olduğu zannedilen yayın organlarında bile en sert şekilde eleştiriliyor. 8. Ve belki de en önemlisi Kemal Kılıçdaroğlu Devlet’i yönetmeye talip değil. Bu yüzden de Kemal Kılıçdaroğlu’na faşist demek bütün ünlü faşistlerin kemiklerini sızlatacak ve faşizmin kurucu babalarını güldürecek bir yaklaşımdır. Sadece Muharrem İnce’nin aylardır parti içinde sürdürdüğü başkaldırı ve parti içinde parti kurma çabalarına karşı alınmayan ve gösterilmeyen tavır bile Kılıçdaroğlu’na yapılan “Faşist” yakıştırmasını boşa düşürür. Hele hele bir siyasetçiye hem gayrı milli hem de faşist yakıştırmasını aynı anda yapmak. İlginç bir faşizm tanımına sahip olmak demektir. ***

Akademik papatya falı: Atıyor, atmıyor

Kusura bakmaz iseniz YÖK’e bir kez daha sormak istiyorum. Sevgili Yekta Saraç. Yurt dışındaki üniversitelerden, salgın nedeniyle sağladığınız Türkiye’deki üniversitelere geçiş imkanını kötüye kullanan ve haksız usulsüz biçimde üniversitelere kayıt yaptıran bir grup “Sahtekar” vardı. Siz bunların tespit edildiği ve gerekenin yapılacağını söylemiştiniz. Aradan epey zaman geçtikten sonra sordum “Ne oldu” diye. Bir yanıt alamadım. Bir kez daha soruyorum, “Bu sahtekarlar ne oldu? Atıldılar mı?” Yoksa bu sahtekarlar Türkiye’nin dokunulmazları arasında mı? Tek kelimelik yanıt yeter. Mesaj da olur. “Attık” ya da “Atamadık” diye. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Güçlü olmakla mutlu olmak arasındaki tercihi doğru yapabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026