İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

'İstikbal göklerdedir'e geldik

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 10, 2021

'İstikbal göklerdedir'e geldik

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün “Ay'a gidiyoruz” deyince ortalık karıştı. Sosyal medyada geyiklerin bini bir para. "Roketi Ethem Sancak yapacak", "Ay üssünü Cengiz-Kolin-Limak-Kalyon kuracak"tan başlayıp, "Ne astronot ne kozmonot artık moda Aktronot"a doğru uzayan geyikler. Geyikler önemli değil. Biz gerçeklere bakalım. Burada da hedef 2023. 2023’e epey yoğun bir hedefle ilerliyoruz. 2023’te yerli elektrikli otomobilimiz gelecek, aynı yıl milli muharip savaş uçağımız göklerde olacak, Karadeniz’de epey bir doğalgaz çıkaracağız, Kanal İstanbul açılacak. Ölmez sağ kalırsak epey bir ilerleme göreceğiz 2 yıl içinde. Ay'a gitme meselesine gelince. Bu meselenin akıllara düşmesinde benim de payım var galiba. Çünkü Teke Tek Bilim programlarında bu konuları epey bir gündeme getirdik. Türkiye’nin bir uzay ajansı ya da en azından bir uzay programı olması gerektiğini uzunca bir süredir söylüyorduk. Nitekim Türk Uzay Ajansı kuruldu. Daha sonra bu ajansın işlevsiz olduğunu ve sadece kurulmuş olmak için kurulduğunu söyledik. Şimdi o ajans harekete geçiriliyor belli ki! Keza Türkiye’nin aya gidebileceğini de ilk kez Teke Tek Bilim’de gündeme getirdik. NASA’nın Apollo olarak bilinen “Ay'a insan gönderme projesinde” görev alan ve kritik atmosfere giriş aşamasının planlamasını yapan Türk bilim adamı Prof. Arsev Eraslan, birkaç kez katıldığı Teke Tek’te “Türkiye Ay'a araç yollayabilir. Bugünkü teknoloji ile bu artık o kadar zor değil. Sadece pahalı bir iş. Eğer bu projeyi bugün başlatırsanız en geç üç yıl içinde bunu başarabiliriz” demişti. Bence de imkansız bir hayal değil. Ama soru şu: “Ay'a niye gideceğiz. Hangi bilimsel çalışma, hangi ekonomik gerekçe ile?” Yoksa sadece gitmiş olmak için mi, uzayda namaz kılmak için mi? Uzaya çıkan ilk Müslüman olmak içinse geç kaldık. O işi Toktar Bekirov tam 30 yıl önce yaptı. Kazakistanlı Türk kozmonot 1991 ekiminde uzaya çıktı. Mir istasyonunda 7 gün kaldı. Yanında götürüp geri getirdiği Kuran’ı Kerim’i de Nazarbayev’e hediye etti. Yine de Türkiye’nin öyle bir hedefi olmasından dolayı çok memnunum. Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” diyerek 100 yıl önce işaret ettiği yere biraz daha yakınız demek bu. ***

Kanuni

Yıllar önce, en az bir 15-16 yıl önce Türkiye’nin o vakit önemli işadamlarından birinin yaptığı bir işlem hakkında bir yazı kaleme almıştım. Kamu ile yaptığı bir işlemi eleştirmiş, bu işlemin kamuyu zarara uğrattığını, derenin taşı ile derenin kuşunu vurduğunu, bunun yasal olmadığını anlatmıştım. Yazıya konu olan işadamı hemen aramıştı. “Fatih Bey kardeşim, yazdığınız yazı son derece yanlış. Ben kamuyu zarara uğratacak son kişiyim. Yaptığım her iş yasalara uygundur. İsterseniz bunu size anlatabilirim” demişti. Bunun üzerine buluştuk. Yanında daha önce Maliye Bakanlığı’nda çalışmış bir yöneticisi de vardı. Bir çanta dolusu belge de getirmişlerdi. Bana uzun uzun yaptıkları işlemin ne kadar hukuki olduğunu, ihale sürecinden başlayıp, şirket birleşme sürecine kadar ince ince anlattılar. Attıkları her adımda ilgili kamu kurumlarından görüş almış, aldıkları görüşleri de yazılı olarak bana gösterdikleri dosyalara koymuşlardı. Yaklaşık iki saat boyunca yapılan işlemin yasalara uygunluğunu anlattılar. Sonunda işadamı bana döndü ve “Yaptığımızın kanuni olduğuna ikna oldunuz mu Fatih Bey?” dedi. Tebessüm ettim. “Oldum” dedim. “Ufkumu açtınız” diye ekledim. Yüzüme bakınca devam ettim. “Kanuni olan her şeyin ahlaki olmayabileceğini anladım sayenizde. Ahlaki değil diyerek size hakaret etmek istemem ama kanuna uygun olan şeylerin bazen doğru olmayabileceğini görmüş oldum. Yasalardaki boşluklar ya da yasaların yanlış kaleme alınmış olması, yapılan işin kanuni bile olsa haklı olmayabiliyormuş. Bunu anladım. Siz işleminizi kanuna uydurmuşsunuz ama bana uymadı” dedim. Ayrıldık. Demem o ki, bazen işinizi kanuna ya da kanunu işinize uydurabilirsiniz. Ama bu doğruyu yaptığınız anlamına gelmez. NOT: O işadamı yıllar sonra bu kanuni işleminden ötürü çok ağır bir ceza ödemek zorunda kaldı. ***

Üzüntü

Melih Bulu için üzüldüm çok. Bir akademisyene meslektaşları karşı çıkıp, eski veya yeni suç örgütü liderleri destek veriyorsa o akademisyen için üzülünür. Akademi bu hale geldiği için de ayrıca ve daha çok üzülünür. ***

İnce'nin kariyer planlamasına kızma hakkımız yok

Muhalefet Muharrem İnce’ye çok kızıyor. Nedenini anlamıyorum. Kariyer planlaması içinde böyle ayrılıklar normaldir. Bugün Türkiye’yi yönetenler aynı kariyer planlaması ile geçmişte partilerinden ayrılmadılar mı? Bulundukları partinin ne uzayıp ne kısaldığını düşünüp, büyük siyasi hedeflerine ulaşmak için değişmek gerektiğini söyleyerek AK Parti'yi kurmadılar mı? Benzer bir dalgayı yakalayıp yakalayamamak Muharrem İnce’nin sorunu, bizim ya da ayrıldığı partinin değil. Ayrıca partilere aidiyet siyasi fikir yakınlığı ile olur, partilerin fikirleri, yapıları değişirse seçmenle ve seçmenin temsilcisi ile de yolları ayrılabilir. Bu da demokrasinin gereğidir. Tabii Muharrem Bey’in 2018’de Cumhurbaşkanı adayı olduğu parti ile bugünkü CHP arasında, kızdığı il başkanı dahil hiçbir değişiklik olmadığı halde neyin değişerek kendisine farklı bir yol çizme gereği duyduğunu anlatması gerekecektir herkese. Ya da daha basit ve gerçekçi bir tavır izleyip “Kardeşim ben Cumhurbaşkanı olmak istiyorum. CHP’de olamayacağımı, yeni isimlerin adaylıkta partide benden daha öne çıktığını gördüğüm için ayrıldım” deyip gerçeği söylemesi. Sonuçta Muharrem İnce, 42 yıllık partisi ve belki Türkiye için değilse de, kendisi açısından doğru bir şey yapmıştır. Ancak görünen o ki, daha başlangıçta umduğunu bulamamış olmalı ki, birkaç ay önce yola çıkarken “Kürt kardeşlerimle kucaklaşacağım, Hakkari’den başlayacağım” diye çıktığı yeni siyasi yolculuğunda, kardeşler onu kucaklamamış olmalı ki, ilk resmi açıklaması “Kürt karşıtlığı” üzerine oldu. Yeni kariyerini kırgınlık ve kızgınlıkla planlayan İnce'nin, bundan sonraki kırgınlığı ve kızgınlığı bakalım kime olacak! ***

O parayı iade et Galatasaray

Galatasaray Başkanı yine konuştu ve Galatasaray’ın Genel Kurulu'na, Galatasaray’ın Divan Kurulu'na, kendisine muhalefet edenlere ve kulübün, camianın tüm kurumlarına hakaret etti. Kendisine tüm bu hakaretleri iade ediyorum ve Galatasaray’ın ırkçılıkla malul disiplin kurulunu bu kişiye karşı gerekeni yapmaya davet ediyorum. Bir ülke de, bir kulüp de ancak kurumları kadar güçlüdür. Kurumlar çökerse sistem çöker. Kurumları eleştirebilirsiniz ama yok etmeye kalkışamazsınız, kurumları aşağılayarak o kurumları güçlendiremezsiniz. Ama artık moda bu. ABD’de Trump döneminde de gördüğümüz gibi otoriter olmaya heveslenenlerin ilk hedefi kurumlar oluyor. Galatasaray’ın kulübünün seviyesinden çok çok aşağıda bir zihni seviyeye sahip olan Başkanı anlamıyor ki, Galatasaray bir iki şampiyonlukla ölçülemez. Galatasaray’ı Galatasaray yapan başka değerler vardır. Mesela Galatasaray Spor Kulübü kanun kaçaklarının canı istediği gibi prim dağıtabileceği takımlarla övünmez. Böyle bir parayı kabul eden yönetim Galatasaray’ı aşağı çeken bir yönetimdir. Mustafa Cengiz için paranın kaynağı önemli olmayabilir. Kendisinin hiçbir ilkesi olmayabilir, ona ben karışamam. Ama Galatasaray’ın bir ilkeleri, onuru vardır. Hasbelkader başkanı oldunuz diye onu kendinize benzetemezsiniz! ***

Fotoğraf

Bir fotoğraf bazen milyonlarca kelimeyi anlatır. Bu fotoğraf da öyle. Burada ortada gördüğünüz, Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi gençleri "Gece vakti gelir işi bitiririz" diye tehdit eden kağıt üzerinde akademisyen kişi. Anlayın memleketin halini. Acaba bu fotoğrafı Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri çektirip yayınlasaydı bazı bakanlarımız ne derdi çok merak ediyorum. Ve bunları gördükçe, hele bir de Tüylü Mikrofon'da izlediğim, üniversite okuyanlara hakaret eden, meydan okuyan, şehit çocuğunu üniversite okuduğu için suçlayan, üniversite mezunlarını bu ülkenin asalakları olarak nitelendiren yaratığı dinleyince kahroluyorum. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Geleceğe bakarak umutlu olmaktır insanı insan yapan. Ne yazık ki, artık olamıyorum. KILIÇ'IN FACEBOOK SAYFASINDAKİ O FOTOĞRAF ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adalet Sarayı yapmadan önce o sarayda oturacak Adaletin Kralı'nı yaptığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026