İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İnce'yi izlerken

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 12, 2021

İnce'yi izlerken

Lafa Muharrem İnce’nin CHP dışında siyaset yapma isteğine, arzusuna ve hakkına sonuna kadar saygı duyduğumu ve CHP’den ayrılmasına da hak verdiğimi söyleyerek başlayayım da, yazıyı ona göre okuyun okuyacaksanız. Gerçi CHP her şeyiyle aynı olup tek fark olarak Muharrem İnce’yi vitrine çıkarsa ya da “Cumhurbaşkanı adayımız ne Mansur Bey ne Ekrem Bey olacak. Yine sen olacaksın” dense Muharrem İnce yine böyle davranır mıydı bilemeyiz ama biz yine de bu soruyu sormazdan gelelim. Muharrem İnce dün Habertürk TV’de sorulara yanıt verdi, görüşlerini aktardı. Yer yer sıkıldım, yer yer dinledim. Açıklamaları Muharrem İnce ile ilgili olarak yıllar önce Teke Tek’te konuk ettiğim zaman oluşan yargımı değiştirmedi. Yıllar Muharrem Bey’i değiştirmemiş. Ağzı iyi laf yapan ama derinliği olmayan bir siyasetçi. Böyle olup da başarılı olmuş siyasetçi yok mu? Çooook! Hele bu son dönemlerde. Yeni siyasette bu artık lehte bir unsur bile olabilir, belirli bir dozun altına düşmedikçe ve bu bilgisizlik ve hatta cehalet süslü cümlelerle, tepeden bakışla cilalanmış cesaret ve dahi cürete dönüşüp, benzer yapıdaki seçmeni etkileyecek bir güç haline gelebiliyor. Yani siyasi açıdan çok da büyük sıkıntı değil. Ancak İnce’nin laf ebeliğinde artık bir tutarsızlık da başgöstermiş. Mesela bir cümlesi çok dikkatimi çekti. Darbeci General Dişli’nin kardeşi Şaban Dişli’nin büyükelçi yapılmasına şiddetle karşı çıktı, tepki gösterdi. Bir darbecinin kardeşini nasıl oraya atadınız dedi. Bu bana birkaç gün önce yazdığım “Sippenhaftung” başlıkla yazımı hatırlattı. İlkel bir hukuk anlayışı olan ve son olarak Hitler ve Stalin tarafından uygulanmış bir Sippenhaft’ı. Yani suçlunun yakınlarının da hiçbir dayanak olmadan sadece aile ya da kabile bağı nedeniyle cezalandırıldığı ilkel hukuk türünü. İnce, bir yandan iktidarı eleştirdi bir yandan da bunu savundu. Oysa “Siz muhalifler söz konusu olunca bir kadını kocasından dolayı suçluyorsunuz ve yakınlığı suç haline getiriyorsunuz ama işinize geldiği zaman bunu bir darbecinin kardeşini büyükelçi olarak atayabiliyorsunuz” deseydi ilkel bir hukuk anlayışını değil, doğruyu savunmuş olurdu! ***

Beau Shérif

Dünkü programı izleyince Muharrem İnce bana tarihi bir kişiliği hatırlattı. Mehmet Şerif Paşa’yı. Bir süre Mekteb-i Sultani’de okuyan, sonra Fransa’da St. Cyr Askeri Akademesi’ni bitiren Mehmet Şerif Paşa, Avrupa’da çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Türkiye’ye döndü ve İttihat ve Terakki’ye katıldı. İttihatçıların iktidarı ele geçirmesinden sonra en büyük isteği Paris ya da Londra’ya büyükelçi atanmaktı. Ama İttihatçılar kendisini bu görevlerden birine atamayınca kızdı. İttihat ve Terakki’den ayrıldı. Avrupa’ya gitti. Avrupa’da kendisine “Beau Sherif” adı uygun görüldü. Neyse çok detay verip canınızı sıkmayayım. Çok merak ediyorsanız google’e Mehmet Şerif Paşa yazın. ***

Rezalet mi felaket mi?

Önceki akşam evde aşı meselesini tartışıyorduk aile içinde. Uzay’a gidecek astronotumuzu çok uluslu bir uzay aracına koymamızın mümkün olmayacağını çünkü astronotumuzun o sırada henüz corona aşısı olmamış olduğu için kabul edilmeyeceği üzerine geyik yapıyor ve ülkede yapılan aşılama sayılarına bakıyorduk. Türkiye’de garip bir durum vardı. Açıklanan aşı yapma kriterlerine göre ilk partide gelen aşılardan vatandaşlara uygulanmış olması gereken yaklaşık 200 bin kadar aşı kimseye yapılmamıştı. Biz bunu tartışırken CHP'li Murat Emir'den de benzer bir açıklama geldi. 10 milyonluk yeni bir parti geldiğine göre bu 200 bin civarı aşı yapılabilirdi ama yapılmamıştı, yapılmıyordu. Bu aşılar ya bilmediğimiz birilerine yapılmıştı ve saklanıyordu. Ya da bu miktara denk gelen aşı kırılmış kaybolmuş ya da flakonların dibinde kaldığı için yapılamamıştı. Birinci seçenek yani bunların bilinmeyen birilerine yapılmış olması bir rezalet olurdu. Bu miktarda aşının kırılmış, dökülmüş, ziyan olmuş olması ise yüzde 7 civarında bir fire demekti ki, bir başka felaketti. Şimdi haklı olarak Bakanlık’tan bir açıklama bekliyoruz. Hangisi diye. Rezalet mi, felaket mi? ***

Düzeltme

Sevgili okurlar. Bin özür. Dün Erzurum’da yapılmakta olan teleskoptan bahsederken “en yüksek” demişim. Bu doğru değil. En yükseklerden biri demem gerekirken hatta belki orada “en” kelimesini bile kullanmadan yüksek irtifaya kurulmuş teleskoplardan biri demem lazımken “en yüksek” demişim. Bu doğru değil. Ama “en” olmasa da optik teleskoplar arasında ilk sıralarda yer aldığı doğru. Bir ara en yükseğe yerleştirilmiş teleskopları da yazarım isterseniz. ***

Bulu bana kimi hatırlattı

Önceki gün sohbet ettiğim bir grup akademisyenden biri Boğaziçi’nin atanmış rektörü Melih Bulu hakkındaki fikrimi sordu. “Hangi açıdan” dedim. “Genel olarak” dedi. Düşündüm. Melih Bulu ile ilgili biraz önyargı gibi görünse de, içimde oluşan duygu şu: Böyle birinin çevremde, yakınımda olmasını istemem. Bazı insanlar bende böyle bir duygu uyandırıyor. Fikirlerine zerre katılmadığım hatta didiştiğim insanlar olur bazen. Ama çevremde olmaları beni hiç rahatsız etmez. Bilirim, tanırım, hatta bazılarını sever saygı da duyarım. Birçok kusuru olan insanlar da vardır çevremde. Kusurları ile kabul ederim onları. Hiç rahatsız olmam. Ama bazı tipler vardır yakınımda bulunması beni rahatsız eder, kendimi iyi hissetmem. Kirli hissederim çevreme girdiklerinde. Pek az insan bu duyguyu uyandırır bende. Mesela aynı duyguyu birkaç yıl önce yine hissetmiştim. Seçim çalışması için beni ziyaret eden bir belediye başkan adayıydı. Geldi uzun uzun kendini anlattı. Dinledim. Sonunda kendisine “Şansınız var ki benim bölgemde aday değilsiniz. Size oy vermem ve çevremdeki herkese de size oy vermemesini tavsiye ederdim” demiştim. O kişi Beşiktaş Belediye Başkan adayı Murat Hazinedar’dı (Seçimi kazandı sonrasında görevden alındı). Melih Bulu da bende aynı duyguyu uyandırdı nedense. ***

Yerli ve Hindi

Fenerbahçe’nin yeni transferi Mesut Özil, şu ana dek futbol sahasında Fenerbahçe’ye ciddi bir katkı sağlamış değil. Forma girip kendini bulmasını hasretle bekliyor Fenerbahçeliler. Buna karşın Mesut Özil’i sosyal medya hesabı üzerinden izleyenler Özil Fenerbahçe’ye futbolcu olarak mı geldi yoksa Fenerbahçe Camii’ne imam mı oldu ayırt etmekte zorluk çekebilirler. Çünkü Mesut Özil bol miktarda İslami paylaşım yapıyor. Hemen birileri kendini ortaya atıp “Ne o İslami paylaşımlardan rahatsız mı oldun” falan demesin. Hiç ama hiç olmadım. Beni ilgilendiren bir şey değil sonuçta. Selefi alimlerden paylaşımlar yapması “Cumhuriyet değerlerinin yılmaz bekçisi” olduğuna inandığım Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sorunudur, benim değil. Ancak bugün Cuma münasebetiyle yaptığı paylaşım, benim “Mesut Özil ne yerli ne de millidir” fikrimin doğruluğunu kanıtlar nitelikte. Mesut, dünyadan milyonlarca kişinin takip ettiği sosyal medya hesabına Fenerbahçe forması ile ellerini açıp bir cami önünde dua ettiği bir fotoğraf koydu. “Ne güzel” diyecekseniz demeyin. Çünkü Mesut Özil’in önünde dua ettiği camii Türkiye’den değil. Türkiye’deki onlarca dünya güzeli camii dururken, Ayasofya, Süleymaniye, Selimiye, Sultanahmet gibi her biri bir başyapıt onlarca şahane camimiz varken ve milyonlarca uluslararası takipçili bir hesapta Türkiye’nin tanıtımına bir nebze olsun katkı yapmak mümkünken, Özil koya koya Hindistan’dan Jama Camii’nin fotoğrafını koyuyor. Ben de haliyle “Acaba bir sonraki transfer Hindistan’a mı acaba” diye düşünüyorum. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bazılarına yaptığımız bir nitelemenin bit yavrularına haksızlık olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026