İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yazın adını açık seçik

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 7, 2021

Yazın adını açık seçik

Kadınlar Günü kutlamalarına erken başladı erkeklerimiz. Yine dört koldan kadına şiddet haberleri. Kimi öldü, kimi son anda kurtarıldı. Hayvanoğlu hayvanlar, Kadınlar Gününü Kadınlar Haftasına çevirdiler. Hele hele Samsun’daki neredeyse canlı yayın şiddet. Onursuz bir yaratık “eski” eşini sokak ortasında, dakikalarda öldüresiye dövüyor. Dayağın görüntüleri sosyal medyada video olarak yayılınca fail gözaltına, kadın da hastanede tedavi altına alınıyor. Çevredeki vatandaşlar yetişip kurtarmasa kadın muhtemelen ölecek. Saldırgan yaratık karakola götürülüyor ve ilk ifadesinde “şikayetçi” oluyor. “Bizi ayırmaya çalışanların şiddetine maruz kaldım. Kimlikleri tespit edilsin hepsinden şikayetçi olacağım” diyor. Pessss.... Ve dahi Yuhhhhh... Utanmazlığın böylesi. Şaşırıyor muyum? Tabii ki hayır. Artık burası Yavuz hırsızların ülkesi. Tabii ki üste çıkacak, tabii ki mağduru oynayacak. Emin olun taraftar da bulacaktır. Hem sokakta hem siyasette. “İstanbul Sözleşmesi mağdurları” falan diye bir grup çıkar ortaya ve destek verir bu yaratığa. Meclis’te bile savunan çıkar. Bu arada saldırganın kimliği de İ.Z. olarak yazılıyor. Sanık diye. Sanığımı kalmış be. Her şey açık, her şey net. Suçunu da itiraf etmiş zaten. “Tahrik etti dövdüm. Hatırlamıyorum” demiş. Saklamayın bunların adlarını. Yazın açık açık “İbrahim Zarap” diye. Bilsin herkes. Ahmet Kural’ı, Ozan Güven’i yazıyoruz da bu insan müsveddesini mi yazmayacağız! Herkes bilsin kim olduğunu. İbrahim Zarap’ın. ***

Hatırla

Gara’daki şehitlerimizi unuttuk bile. Cougar helikopterde yitirdiğimiz 11 şehidimizi de yarın unutacağız Allah’ın izniyle. Neyi unutmuyoruz ki zaten. Hatırlıyor musunuz, corona yasaklarının tam arifesindeydi. Tam bir yıl önce. 27 Şubat’ta. İdlib’de, Balyun kasabasında Türk askerlerinin konuşlandığı binayı rejim güçleri, daha doğrusu Rus uçakları bombalamıştı... Kaç askerimizi kaybetmiştik anımsıyor musunuz? Ben hatırlatayım. 34. Yazı ile otuz dört. O da en azından. Enkaz altında kalan var mı yok mu hala emin değiliz! Corona gürültüsüne kurban gitmişti 34 evladımızın cenazeleri de, hatıraları da. Muhtemelen unuttunuz bile çoğunuz. Giden gidiyor. Nasıl gittiklerini, niye gittiklerini bile öğrenemeden unutuyoruz. Halkımız duyarlılığını sergiliyor bir iki gün. Bayraklı, askerli sosyal medya paylaşımları, biraz lanet okuma, biraz teröre küfür falan. Vazife tamam. Arada bir sosyal medya fenomeni saçma sapan bir görüntü koymuşsa birkaç gün de ona öfke. Dört dörtlük vatanseverlik. Sonrası yok. Hele hele bir salak ortaya çıkıp “Ne oldu, niye öldüler, bir hata mı var, bir soruşturma yapılacak mı?” falan derse bir de ona ihanet, terörle mücadeleyi zafiyete uğratma suçlaması yapıldı mı mesele tam kapanır. Bingöl’deki kazanın ertesi günü sordum. “Bu Cougarlar oranın şartlarına uygun değil niye hala orada uçuyor” diye. “Bu helikopterlerde 39 kişiyi kaybettik, ikisi general. TSK’ya PKK bu kadar üst düzey zarar vermedi” diye. “Bu helikopterleri Tansu Çiller, siyasi nedenlerle almıştı. Bunlarla askerlerimizi niye tehlikeye atıyoruz” diye. Trollerden çok küfür yedik, “O helikopterler VIP’leri bile uçuruyor, sen diyorsun hain Fatih” falan dediler. Nasıl anlatacaksın bunu yazan ahmak şerefsize “VIP dediğin onunla şehirden şehire gidiyor düz ovada, dağda karda kışta savaşa değil" diye. Resmi makamlardan ise tek kelime gelmedi haliyle. Zaten beklemiyorduk da. Ama bazı hava kuvvetleri mensupları ve bu helikopterleri kullanmış bazı pilotlar aradılar. Anlattıkları şöyle başlıklar altında: - Bu helikopterleri Hava Kuvvetleri istemedi ve almadı. - Kötü helikopter değildir ama savaş helikopteri değildir. Bölgeye uymaz. - Hantaldır. En ilginç bilgiyi ise üst düzey bir Hava Kuvvetleri mensubu verdi. “Fatih Bey” dedi, “Bu kaza muhtemelen hava koşullarından oldu. Normal şartlar altında o havada uçmaması gerekirdi muhtemelen. Hava Kuvvetleri’nde şöyle bir gelenek vardır. Kararı pilot verir. İster döner kanatlı olsun, ister sabit uçağı uçuracak olan pilotun kararıdır uçup uçmamak. Yolcu, Hava Kuvvetleri Komutanı bile olsa pilot uçamayız derse o uçak kalkmaz. Kara Kuvvetleri’nde böyle bir gelenek var mı bilmiyorum. Keşke o havada havalanmasalardı.” ***

İtibarlı fıkra

Size bir fıkra anlatayım. İngiltere’nin meşhur Başbakanlık Ofisi Downing Street 10 numaranın yanında, Başbakanlık basın bürosu varmış. Downing Street 9 numara. Başbakanlık, gazetecilerin görev yaptığı bu 9 numaralı binayı tamir ettirmiş. Basın toplantılarında kameralar daha iyi çekim yapsın diye yeni modern ışıklandırmalar yapılmış, yeniden tefriş edilmiş, mobilyalar yenilenmiş, Beyaz Saray’ın basın odası gibi organize edilmiş. Tüm bu işler için de yaklaşık 2,5 milyon pound yani 3,5 milyon dolar para harcanmış. Kıyamet kopuyor Birleşik Krallık'ta. Bu kadar para harcanır mıymış, ne gerek varmış, israfmış. Corona senesinde düşen kişi başı geliri 40 küsur bin dolar yani bizim 6 katımız olan İngiltere’de Başbakanlık Ofisi için harcanan 2,5 milyon pound büyük israf diye eleştiriliyor. Hem basın hem muhalefet tarafından. Fıkra nerede mi? İşte bu. Gülmediniz mi? Ağlayın o zaman. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Arsızlığın bulaşıcı olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026