İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Al sana üniversite

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 9, 2021

Al sana üniversite

Dün bu köşede bir “yanıt” vardı. Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve çeşitli fakültelerin “vekil” dekanı Prof. Halil İbrahim Şimşek’in yanıtı. İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şimşek’in Mimarlık Fakültesi'ne dekan olmasını eleştirmiştim. Ona yanıt verdi. Yanıt aslında Türkiye’de üniversite ortamının ne olduğunun, çok övündüğümüz "200’ü aşkın üniversitemiz var" cümlesinin aslında ne kadar boş olduğunu anlatıyordu. Çok üzücü bir yanıttı. Prof. Şimşek, “Mimarlık Fakültesi'nde profesör olmadığı için mecburen vekaleten beni atadılar ki evrak işleri yürüyebilsin” demiş. Durumdan duyduğu sıkıntı satırlarına yansımış zaten. Bir üniversite düşünün ki, Mimarlık Fakültesi var. Ama öğretim üyesi yok. Bir tane bile. Tek profesör resim bölümüne atanmış ama onun da işlemleri henüz tamamlanmamış. Şimşek’in mektubunu okudukça insanı afakanlar basıyor. Prof. Şimşek başka bölümlerin de vekil dekanı. Turizm Fakültesi’nin ve Spor Bilimleri Fakültesi’nin. Bu dekanlıklar da Prof. Şimşek’in üzerine yıkılmış açık biçimde. Çünkü her iki bölümde de profesör yok. Mecburen rektör yardımcısı vekalet ediyor. Bir profesör olsa görev ona verilecek ama yok işte. İş burada da bitmiyor. Fen ve Edebiyat Fakültesi de Şimşek’e bağlanıyor. Çünkü oradaki dekan da başka bir üniversiteye geçip gitmiş. Belli ki orada da profesör kalmamış. Hadi Şimşek Hoca nöbete. Üstelik de bu görevlerden dolayı bir ek ödeme, bir maaş artışı da yok. Açık bir angarya. Yani devletin işlediği bir Anayasal suç. Halil İbrahim Şimşek’in böyle bir talebi falan da yok zaten. Onun derdi belli ki üniversitenin durumu. Benim derdim de o. Sadece “O” üniversitenin durumu değil elbet. Gerine gerine övünülen “200 küsur üniversitemiz var” cümlesinin ardında yatan gerçek. Pek çoğu bir tabeladan ibaret, kiminin binası olmayan, çoğunun öğretim üyesi, sözde var olan bölümlerinin tek bir profesörü bile olmayan üniversiteler. Ve o üniversitelere girmek için çırpınan, girip bitirdikten sonra iş bulmak için çırpınan gençlerimiz. Göz boyayarak, kendi kendini kandırarak bir yere varacağını zanneden bir ülkenin geleceği. ***

İyiliğin erken ölümü

Rasim Öztekin’i kaybettik. Sizin için çok önemli bir sanatçı idi Rasim. Benim ise Galatasaray Lisesi’nden sınıf arkadaşım, bir dönem sıra arkadaşım. İki berbat talebe idik Mektebi Sultani’de. Bir yıl boyunca dönemin en felaket çocuklarının “Belki adam olurlar” deneyi yapmak için en iyi talebeleri ile bir araya getirildiği sınıfta yana yana idik. Rasim bizden bir üst sınıfta idi ve çakmış, bize gelmişti. Tombik cüssesine rağmen süper bir sporcu idi. Müthiş bir basketbol oyuncusu idi. Her sporu çok iyi kıvırırdı. Tiyatro sevdasına o sıralarda kapıldı. Yönünü oraya çevirdi ve Ferhan Şensoy abimizin ekibine katıldı. Tiyatroculuğunu falan değerlendirmek bana düşmez, aşar beni. Ama şunu söylemem lazım. Rasim hayatımda tanıdığım en iyi insandı ya da tanıdığım en iyi üç beş insandan biri idi. Daha iyi kalpli, daha pozitif, daha sevecen, daha dost canlısı biri olunamaz. Limitteydi. Dahası olmayacak bir yerde idi. İyi insanların da başarılı olabileceklerinin, insanların kimsenin üzerine basmadan yükselebileceklerinin ve zirveye ulaşabileceklerinin kanıtı idi. Genç sayılabilecek bir yaşta “büyük usta” oldu. Geçen yaz İsmail Dümbüllü’nün kavuğunu Şevket Çoruh’a devredecekti. Aradı. “Oğlum kesin geliyorsun” dedi. “Kafayı mı yedin corona var. Kalabalığa girme zaten risk grubundasın” dedim. Coronaya bir küfür savurdu. Son günlerdeki en büyük derdi maçların seyircisiz oynanması nedeni ile Galatasaray tribünlerindeki yerini alamamasıydı. Dünden beri durup durup ağlıyorum. Bugünün dünyasında bugünün Türkiye’sinde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydi Rasim. İyiydi. O yüzden mi erken öldü acaba. Rasim Öztekin (soldan üçüncü) okul yıllarında. Genç Rasim Öztekin. Galatasaray tribününde. ***

Sertleşme

Geçen gün gazetelerde, internet sitelerinde ve ajanslarda müthiş bir haber. Türkiye Arap Ligi’ni sert bir dille kınamış. Ne kadar etkili ve yetkili kurumumuz var ise Arap Ligi’ne haddini bildirmiş. Arapları mahvetmişiz, perişan etmişiz, rezil etmişiz. Kınamamız o kadar sert ki, daha serti mümkün değil. Mohs ölçeğine göre 1501 sertlik derecesinde. Haberi okuyunca ülkemle gurur duydum. Bu kadar mı sert olunur kardeşim, helal size, helal bize dedim. Ama hala bir şeyi öğrenemedim. Biz Arap Ligi’ni niye kınadık,. Arap Ligi’ne niye bu kadar sert bir yanıt verdik. Mutlaka onlar da bize bir şey yaptılar, en azından bir şey söylediler. Arap Ligi’ni niye bu kadar sert kınadığımızı, Arapların bize ne söylediğini öğrenemedim. Araplar’ı kınamamızı yazanlar bunu niye yaptığımızı, Araplar’ın bize ne dediğini niyeyse yazmamışlar. Ama olsun önemli değil. Onların ne dediğinden bize ne. Bizi bizim ne dediğimiz ilgilendiriyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ülkeleri penis zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran
Köşe Yazıları
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran

Fatih Altaylı

Mart 3, 2026

Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi
Köşe Yazıları
Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi

Fatih Altaylı

Mart 2, 2026

İran Türkiye’yi de vurur mu?
Köşe Yazıları
İran Türkiye’yi de vurur mu?

Fatih Altaylı

Mart 1, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026