İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Al sana üniversite

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 9, 2021

Al sana üniversite

Dün bu köşede bir “yanıt” vardı. Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve çeşitli fakültelerin “vekil” dekanı Prof. Halil İbrahim Şimşek’in yanıtı. İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şimşek’in Mimarlık Fakültesi'ne dekan olmasını eleştirmiştim. Ona yanıt verdi. Yanıt aslında Türkiye’de üniversite ortamının ne olduğunun, çok övündüğümüz "200’ü aşkın üniversitemiz var" cümlesinin aslında ne kadar boş olduğunu anlatıyordu. Çok üzücü bir yanıttı. Prof. Şimşek, “Mimarlık Fakültesi'nde profesör olmadığı için mecburen vekaleten beni atadılar ki evrak işleri yürüyebilsin” demiş. Durumdan duyduğu sıkıntı satırlarına yansımış zaten. Bir üniversite düşünün ki, Mimarlık Fakültesi var. Ama öğretim üyesi yok. Bir tane bile. Tek profesör resim bölümüne atanmış ama onun da işlemleri henüz tamamlanmamış. Şimşek’in mektubunu okudukça insanı afakanlar basıyor. Prof. Şimşek başka bölümlerin de vekil dekanı. Turizm Fakültesi’nin ve Spor Bilimleri Fakültesi’nin. Bu dekanlıklar da Prof. Şimşek’in üzerine yıkılmış açık biçimde. Çünkü her iki bölümde de profesör yok. Mecburen rektör yardımcısı vekalet ediyor. Bir profesör olsa görev ona verilecek ama yok işte. İş burada da bitmiyor. Fen ve Edebiyat Fakültesi de Şimşek’e bağlanıyor. Çünkü oradaki dekan da başka bir üniversiteye geçip gitmiş. Belli ki orada da profesör kalmamış. Hadi Şimşek Hoca nöbete. Üstelik de bu görevlerden dolayı bir ek ödeme, bir maaş artışı da yok. Açık bir angarya. Yani devletin işlediği bir Anayasal suç. Halil İbrahim Şimşek’in böyle bir talebi falan da yok zaten. Onun derdi belli ki üniversitenin durumu. Benim derdim de o. Sadece “O” üniversitenin durumu değil elbet. Gerine gerine övünülen “200 küsur üniversitemiz var” cümlesinin ardında yatan gerçek. Pek çoğu bir tabeladan ibaret, kiminin binası olmayan, çoğunun öğretim üyesi, sözde var olan bölümlerinin tek bir profesörü bile olmayan üniversiteler. Ve o üniversitelere girmek için çırpınan, girip bitirdikten sonra iş bulmak için çırpınan gençlerimiz. Göz boyayarak, kendi kendini kandırarak bir yere varacağını zanneden bir ülkenin geleceği. ***

İyiliğin erken ölümü

Rasim Öztekin’i kaybettik. Sizin için çok önemli bir sanatçı idi Rasim. Benim ise Galatasaray Lisesi’nden sınıf arkadaşım, bir dönem sıra arkadaşım. İki berbat talebe idik Mektebi Sultani’de. Bir yıl boyunca dönemin en felaket çocuklarının “Belki adam olurlar” deneyi yapmak için en iyi talebeleri ile bir araya getirildiği sınıfta yana yana idik. Rasim bizden bir üst sınıfta idi ve çakmış, bize gelmişti. Tombik cüssesine rağmen süper bir sporcu idi. Müthiş bir basketbol oyuncusu idi. Her sporu çok iyi kıvırırdı. Tiyatro sevdasına o sıralarda kapıldı. Yönünü oraya çevirdi ve Ferhan Şensoy abimizin ekibine katıldı. Tiyatroculuğunu falan değerlendirmek bana düşmez, aşar beni. Ama şunu söylemem lazım. Rasim hayatımda tanıdığım en iyi insandı ya da tanıdığım en iyi üç beş insandan biri idi. Daha iyi kalpli, daha pozitif, daha sevecen, daha dost canlısı biri olunamaz. Limitteydi. Dahası olmayacak bir yerde idi. İyi insanların da başarılı olabileceklerinin, insanların kimsenin üzerine basmadan yükselebileceklerinin ve zirveye ulaşabileceklerinin kanıtı idi. Genç sayılabilecek bir yaşta “büyük usta” oldu. Geçen yaz İsmail Dümbüllü’nün kavuğunu Şevket Çoruh’a devredecekti. Aradı. “Oğlum kesin geliyorsun” dedi. “Kafayı mı yedin corona var. Kalabalığa girme zaten risk grubundasın” dedim. Coronaya bir küfür savurdu. Son günlerdeki en büyük derdi maçların seyircisiz oynanması nedeni ile Galatasaray tribünlerindeki yerini alamamasıydı. Dünden beri durup durup ağlıyorum. Bugünün dünyasında bugünün Türkiye’sinde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydi Rasim. İyiydi. O yüzden mi erken öldü acaba. Rasim Öztekin (soldan üçüncü) okul yıllarında. Genç Rasim Öztekin. Galatasaray tribününde. ***

Sertleşme

Geçen gün gazetelerde, internet sitelerinde ve ajanslarda müthiş bir haber. Türkiye Arap Ligi’ni sert bir dille kınamış. Ne kadar etkili ve yetkili kurumumuz var ise Arap Ligi’ne haddini bildirmiş. Arapları mahvetmişiz, perişan etmişiz, rezil etmişiz. Kınamamız o kadar sert ki, daha serti mümkün değil. Mohs ölçeğine göre 1501 sertlik derecesinde. Haberi okuyunca ülkemle gurur duydum. Bu kadar mı sert olunur kardeşim, helal size, helal bize dedim. Ama hala bir şeyi öğrenemedim. Biz Arap Ligi’ni niye kınadık,. Arap Ligi’ne niye bu kadar sert bir yanıt verdik. Mutlaka onlar da bize bir şey yaptılar, en azından bir şey söylediler. Arap Ligi’ni niye bu kadar sert kınadığımızı, Arapların bize ne söylediğini öğrenemedim. Araplar’ı kınamamızı yazanlar bunu niye yaptığımızı, Araplar’ın bize ne dediğini niyeyse yazmamışlar. Ama olsun önemli değil. Onların ne dediğinden bize ne. Bizi bizim ne dediğimiz ilgilendiriyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ülkeleri penis zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil
Köşe Yazıları
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2026

Özgür Özel ile sohbet
Köşe Yazıları
Özgür Özel ile sohbet

Fatih Altaylı

Haziran 12, 2026

Yeşilyurt vakası olmasın!
Köşe Yazıları
Yeşilyurt vakası olmasın!

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2026

  • Videolar

Tümü
"İstanbul bizim içim müthiş bir sahne" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Efruz Çakırkaya & Bedia Ceylan Güzelce"İstanbul bizim içim müthiş bir sahne"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:35 54. İstanbul Müzik Festivali 05:14 Festivalde bu yıl ne vardı? 06:08 Festivaldeki sipariş edilen eserler 08:53 "Rahat Konser" nedir? 12:01 Kültür ve sanat etkinlikleri kimleri ilgilendiriyor? 16:50 İstanbul Müzik Festivali'ne katılan sanatçılar 19:43 125. yılını kutlayan Viyana Senfoni Orkestrası 22:38 Festivaldeki ücretsiz programlar 26:11 İstanbul Müzik Festivali'nin konser mekanları 30:36 Disko Klasik nedir? 34:30 Tek kelimelik soru - cevap 35:37 Kapanış
Haziran 17, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Nihat SırdarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:49 Radyoculuğa nasıl başladı? 11:49 "Nihat'la Sivrisinek" programı nasıl başladı? 15:35 Best FM'den nasıl ayrıldı? 21:39 Kafa Radyo'ya nasıl başladı? 29:27 "90'lar Kafası" etkinlikleri 36:12 Nihat Sırdar'ın klasik otomobilleri 39:51 Kanaltürk'teki gece programları 49:03 Nihat Sırdar'ın yazdığı kitaplar 54:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 14, 2026
Tanrı, insanların yarattığı bir efsanedir görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTanrı, insanların yarattığı bir efsanedirShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:47 Neden iyimser olmalıyız? 14:48 Yaratılan efsaneler nelerdir? 26:15 Kuzey Kore nasıl değişmeden kalabildi? 28:51 Matematik Köyü nasıldı? 34:17 Söyledikleri sonrasında tepki geliyor mu? 42:10 Dinlere inananlarda bir azalma var mı? 47:52 Avrupa'da dinin zayıflamasında kilisenin etkisi var mı? 1:00:34 Allah'ın “İnsanı neden yarattın?” sorusuna cevabı 1:04:05 Kapanış #işbirliği
Haziran 14, 2026