İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Her şey dahil Türkiye

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Nisan 9, 2021

Her şey dahil Türkiye

Avrupa Birliği’nden iki önemli misafir vardı önceki gün. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gittiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüler. Hani şu “oturma krizi”nin yaşandığı meşhur görüşme. Ziyaretin medyaya yansıyış biçimine baktığım zaman bende uyanan izlenim, Avrupalıların Türkiye ile ilişkileri normalleştirme ve Türkiye ile daha yakın ilişkiler geliştirme ziyaretiydi bu. Avrupa dize gelmiş, Türkiye’nin önemini anlamıştı. Bu yüzden de ayağımıza kadar gelmişlerdi. Medyada yaratılan hava buydu. Kazın ayağı sonradan anlaşıldı. Bu aslında bir “Otel rezervasyon ziyareti” idi. Avrupalılar, öcü gibi korktukları Suriyeli göçmenlerin Avrupa’nın kapısına dayanmasını engellemek için gelmişlerdi. Türkiye’ye “Suriyeleri ülkenizde yatırmaya devam edin. Biz de bunun karşılığında size ödeme yapmaya devam edelim” diyorlardı. Ziyaretin sebebi buydu. Bir tür tur operatörü ile otel sahibi görüşmesi gibi. Suriyeli göçmenler “Tam pansiyon her şey dahil” olarak Türkiye’de kalmaya devam edecek, bunun karşılığında Türkiye’ye yine birkaç milyar dolar ödeme yapacak. Avrupa Birliği kendisine birkaç yüz milyar dolar ve ciddi bir sosyal sorun olabilecek bir meseleyi, Türkiye’yi mülteci oteli gibi kullanarak çözüyor. 2016’da yapılan ilk anlaşmaya göre Türkiye’de 6 milyar avro ödenmişti. Şimdi anlaşma uzatıldı ama kaç avro ödeneceğini öğrenemedik henüz. Bildiğimiz Suriyelilerin Avrupalıların çok sevdiği “alles inklusive” olarak Türkiye’de kalmaya devam edeceği. Ancak otel yönetiminin söylemleri doğru ise bu müşteriler için otelin yaptığı harcama 40 milyar dolar. Aldığı para ise 6 milyar dolar. Bu para bırakın kâr etmeyi masrafları bile karşılamıyor anlayacağınız. Yani zararına ağırlıyoruz Suriyelileri. Nakit akışına ihtiyacımız olduğu için zararı göze alan borçlu şirket gibiyiz anlayacağınız. Ve görülen o ki, yeni anlaşma da pek farklı değil. Bu yönetim anlayışı ile otel yakında batar gibi görünüyor. Ya da battığını yakında anlar gibi. ***

Terbiye

Gelelim oturma krizine. Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’in ayakta kalıp, üçlü koltuğa oturmaya mecbur bırakıldığını izleyince bunun bir “diplomatik intikam” olduğunu düşündüm. Çünkü Von der Leyen hemen tüm konuşmalarında Türkiye’ye yönelik sert bir tonu tercih ediyor, Türkiye’yi suçlayıcı ifadeler kullanıyordu. Son olarak hatırladığım “Türkiye AB üyesi olma yönünde ilerlemiyor” diyerek Türkiye’yi kızdırmıştı. Von der Leyen’in söylediklerinin doğru olup olmaması bir yana bulunduğu mevkiinin gerektirdiği diplomatik nezaketten uzak ve kırıcı bir tavrı vardı Türkiye’ye yönelik. Ayakta kalmasını bunun intikamı olarak algıladım. Garip olan ise birlikte geldiği AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in tavrı idi. Leyen’in ayakta kalmasını hiç ama hiç umursamadan Erdoğan’ın yanındaki koltuğa kuruluverdi. Oldukça kaba, nezaketsiz ve biraz da “öküzce” davranan asıl Michel’di. Zaten Avrupa’da da eleştiri okları Michel’e yöneldi, onun tavrı yanlış bulundu. AB’nin gerekli protokol ayarlamalarını yapmadığı söylendi. Ama her ne hikmetse İtalya Başbakanı kalktı, doğrudan Türkiye’yi suçladı ve yetmezmiş gibi bir de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “diktatör” dedi. Bu cümledeki siyasi aymazlık ve ahmaklık bir yana, kelimenin türediği yer Draghi’nin toprakları. Yeni İtalya. Kelimenin kökeni Latince. 20. Yüzyıl'daki diktatörler çağını başlatan ülke. İşin ilginci faşizm kelimesinin de kaynağı aynı topraklar. Siyaseten, bir ülkenin liderine asla söylenmemesi gereken bir sıfatı kullanmış olması, siyaseti bilmemesine ve atanmış bir bürokrat olmasına bağlanacaktır muhtemelen. ***

Ölümüne siyaset

Pandemi yönetimini en iyi yapan ülke olduğumuz söylene söylene geldiğimiz yere bakın. Nüfusa oranla vaka sayısında açık ara öne geçtik. Vaka sayısında ise 4. sıradayız. Önümüzdeki ülkelerin nüfusları bizden birkaç kat daha fazla. Hatta 15 kat fazla olan bile var. Yani yaptık, sıvamakla meşgulüz. Ancak büyük bir başarı ile hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya da devam ediyoruz. Ve tüm bunların en önemli nedenlerinden biri olan AK Parti kongreleri de kurbanlarını vermeye başladı. Ne yazık ki, bir belediye başkanı muhtemelen kongre sırasında kaptığı hastalıktan dün hayatını kaybetti. Partiye kaybettiği coşkuyu yeniden kazandırmak, hava getirmek için yapılan kongrelerin sonucu acı oldu. Ölümüne siyaset bu olsa gerek. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dürüstlük hile sayılmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026