İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Futbolda yeni nizam

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2021

Futbolda yeni nizam

1980’lerde tartışılmaya başlanan, 1990’ların ilk yarısından beri gündemde olan “Avrupa Süper Ligi” sonunda kuruluş aşamasına geldi. En azından yaklaştı. İspanya’nın 3, İngiltere’nin 6, İtalya’nın 3 büyük kulübü temeli attılar. Bu aslında böyle bir ligin kurulması için yapılan 4. girişim. Daha önce bu yöndeki büyük kulüp talepleri Şampiyonlar Ligi’nin kurulması ve sonrasında da ligin statüsünde yapılan değişikliklerle engellenmiş, çok sıkıştığı anlarda UEFA aba üstünden sopa göstererek bu yönde hamle yapmaya hazırlanan kulüpleri engellemişti. Futbol ne zaman mali krize girse böyle şeyler gündeme gelir ve bugün yine durum bu. Dünyada futbol ciddi bir sıkıntı içinde. Bunun en açık göstergelerinden biri UEFA ve FIFA’nın başkanlık koltuklarında oturan kişiler. FIFA’nın başında Infantino gibi geçmiş dönem FIFA başkanlarının çantacısı bile olmayacak bir kişi var. UEFA’da ise Platini ile başlayan düşüş sonrası İspanyol, İngiliz ve Alman lobilerinin gücüne rağmen Avrupa futbolunun başına geçen isim futbol ailesinin çok da içinden olmayan bir Slovenyalı avukat. Gelirleri arttıramayan federasyonlar ve çatı organizasyon. İspanya’nın tüm büyük kulüpleri borç batağında ve zararda. İtalya’da da durum farklı değil. Durumun nispeten daha iyi olduğu tek yer İngiltere ama orada da Premiere League’in küçük takımları da kollayan yapısı büyük kulüpleri rahatsız ediyor. Bunun sonucunda Avrupa’nın en büyük bütçeye sahip 12 kulübü bir araya gelerek yeni bir oluşum yaratmak ve gelirlerini arttırmak istiyor. Şimdilik sadece üç ülkenin takımları söz konusu. Bu sayı kuşkusuz artacaktır. Fransa’dan Paris Saint Germain’in olmamasının nedeni Katar’ın FIFA ve UEFA ile yakın bağları. UEFA’nın yayıncısı Katarlı, 2022 Dünya Kupası Katar’da yapılacak. Bu da Katar’ı UEFA ve FIFA’ya bağımlı hale getiriyor ama 2022’ye kadar. Sonrasında Fransa’dan da PSG, Monaco ve belki Bordeaux bu işin içine girebilir. En önemli eksik ise bir Alman takımının burada olmaması. Bayern Münih ve Dortmund olmadan hatta en az 3 Alman takımı bu işin içinde olmadan olmaz. Almanya’nın ve futbolunun ekonomik büyüklüğü bu işin içinde olmadan organizasyon eksik kalacaktır. UEFA ise bu oluşuma karşı yıllardır kullandığı tehdidi kullanmaya devam ediyor ve “Milli liglerinizde oynayamazsınız, futbolcularınız milli takıma giremez” diyor yani lisans verme yetkisi tehdidini kullanıyor. Bu tartışmalar spora yabancı değil. Euroleague kurulurken basketbolda da benzer tartışmalar yaşandı. Sonunda Euroleague kazandı, ki orada buradaki gibi büyük paralar da söz konusu değil. UEFA direnebildiği kadar direnecektir ama bu kez pabuç pahalı. Şampiyonlar Ligi’nde en yüksek katkılı ülkelerin takımları şampiyon olduğu zaman yaklaşık 100-120 milyon avro düzeyinde bir gelir elde ederken, kurulmaya çalışılan Avrupa Süper Ligi’nde sadece ayak bastı parası olarak yıllık 200 milyon avrodan söz ediliyor. Yani Şampiyonlar Ligi gelirinin iki katı sadece girerken cebe koyulacak. Çıkılan yolun futbolu götüreceği yer belli. Kulüpler başarılı olursa bu yeni lig futbolun NBA’i olacak. Hem kulüpler hem de sporcular için. Muhtemelen 12 ile başlayan sayı aynen NBA’de olduğu gibi zamanla artacak belki 20’ye belki 30’a çıkacak belki NBA gibi iki gruplu hale gelecektir. Futbol ekonomisi büyük, taraftarı para harcamaya meyilli ülkelerin takımlarının bu oluşumda yer alma şansı daha yüksek olacaktır. Nasıl ki, FIBA ve IOC, NBA oyuncularının Olimpiyat ve Dünya şampiyonalarında forma giymesine sonunda izin vermek zorunda kaldı ise FIFA ve UEFA da bir yerde pes edecektir. Çünkü her işte olduğu gibi, futbolda da zarar eden bir sistemin uzun süreli kalıcı olması mümkün değildir. Hele hele bu zararın nedeni sistemin kötü yönetilmesi ise yeni bir sistem mutlaka kurulur. ***

Türk kulüpleri bu işe girer mi?

Kurulmakta olan Avrupa Süper Ligi’ne Türkiye’den kim katılır ya da biri katılır mı sorusu gündemde. Birkaç yıl öncesine kadar Galatasaray, Avrupa’daki bu tartışmaların hep içinde idi. Alp Yalman’ın Başkanlık döneminden itibaren böyle bir ligin kurucuları arasında yer alma niyeti hep vardı ve bu masada Galatasaray her zaman oluyordu. Dursun Özbek ve Mustafa Cengiz yönetimleri ile birlikte Galatasaray o pozisyonunu kaybetti. Bir Galatasaraylı olarak benim en büyük korkum o pozisyonu Fenerbahçe’ye kaptırmaktı. Nitekim Ali Koç’ta bu potansiyel vardı ama şimdilik Fenerbahçe de bu işin uzağında. Bir Türk takımı bu ligde olmalı mı! Bugün Türkiye’nin futbola en yüksek yatırım yapan üç takımı, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın daha doğrusu bu kulüplerin sahip olduğu futbol şirketlerinin yıllık bütçeleri üç aşağı beş yukarı yıllık 50 milyon avrolar seviyesinde. Oysa bu yeni kurulan ligde yer alacak takımların alacağı yıllık ayakbastı parası 200 milyon avro. Yıl içinde elde edecekleri diğer gelirler hariç. Böyle bir ligde yer aldığınız zaman bilet gelirleriniz de artacaktır hiç kuşkusuz ama asıl önemli olan sponsor gelirlerinizdeki artıştır. Bu lige katıldığınız anda pizzacı, köfteci gibi yerel sponsorlara değil, yüzlerce milyon dolar bütçeli uluslararası sponsorlara kapı açmış olacaksınız. Ve daha da güzeli Türkiye Futbol Federasyonu ve ona bağlı MHK’dan da kurtulacaksınız. Üstelik borç batağındaki kulübü de bu bataktan çıkaracak yegane formülü bulmuş olacaksınız. Tabii yayın haklarına saygı gösterilmeyen, taraftarın kulübe destek değil yük olduğu, takımları son derece kötü yönetilen, büyük resimde ekonomisi ve imajı giderek bozulan bir ülkenin takımlarını burada isterler mi o da ayrı soru. ***

Bari KÇÖ'yü başlatın yeniden

Pandeminin başından beri vatandaşlarına ve şirketlerine G-20'de en az destek sağlayan devletin Türkiye olduğunu gizlemeye gerek yok. Kendi sınıfındaki ülkeler arasında bu konuda sınıfta kalan ülkeyiz. Ve durum daha da kötüye gidiyor. YİD projelerinin müellifi büyük müteahhitler garanti ödemelerini salgına rağmen tıkır tıkır alır, buna karşın devlete ödemeleri gereken kira ve gelir paylarını tıkır tıkır erteletirken gerçek sanayici, orta ve küçük boy esnaf ve tabii hizmet sektörlerinde yer alanlar inim inim inliyor. Az da olsa derde derman olan Kısa Çalışma Ödeneği ise Mart ayı itibarıyla kesildi ve herkes kaderiyle baş başa bırakıldı. Türkiye’nin en büyük sektörü diyebileceğimiz turizm ise hem pandemi ile mücadeledeki başarısızlık hem de dış politikadaki tercihler yüzünden üç aylık büyük bir belirsizliğe girdi. Sonrası da belirsiz işin kötüsü. Türkiye’de ekonominin yüzde 70’ini ve istihdamın bir o kadarını sağlayan hizmet sektörünün büyük bölümü çöküyor kimse kılını kıpırdatmıyor. Hala herkesin gözü dolarda, borsada. Yahu en azından bir Kısa Çalışma Ödeneği’ni yeniden devreye sokmak, vatandaşa nefes aldırmak bu kadar mı zor! Bu ülke bu kadar mı batık! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Müteahhit olmayanların da bu ülkenin vatandaşı olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026