İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Başkalarının sabıkasının faturası

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 10, 2021

Başkalarının sabıkasının faturası

Fransa’da emekli askerler 20 gün içinde 2. “Bildiriyi” de yayınladılar. Cumhurbaşkanı Macron’u ve politikalarını bir kez daha eleştiriyor, ilk bildiride değinilen noktaları anlamamış olmakla suçluyor, ülkenin bu politikalarla bir iç savaya doğru gittiğini, askerlerin Macron’un göremediği gerçekleri görerek bu uyarıyı yaptığını dile getiriyorlar. Fransa aslında yönetim olarak Türkiye’ye ya da Türkiye Fransa’ya epeyce benzer. Osmanlı’daki modernleşme çabalarında örnek alınan ülke Fransa olduğu için ve zaten modernleşme “Frenkleşme” olarak tanımlandığı için iki ülkede benzerlikler fazladır. Ve Fransa’da da aynen bizde olduğu gibi askerler kendilerini ülkenin kurucu iradesi olarak görürler, ki doğrudur da! Napolyon’dan beri durum budur. Modern zamanlarda da De Gaulle bu durumu pekiştirmiştir. Üstelik bizdekinin aksine Fransa’da bir de “Aristokratik” bir askeri gelenek, askeri bir aristokrasi de vardır. Bu yüzden de bizim emekli amiraller bildirisi ile Fransa’daki “Generaller önderliğindeki askerler bildirisini” kıyaslayanlar var. Üstelik Fransa’daki bildiri bizdekine oranla hayli daha sert. Bizimkiler daha çok uluslararası meselelere ve ulusal çıkarlara yoğunlaşmışken, Fransız emekli askerler doğrudan iç politikaya müdahale etmeye çalışıyor, bir de üzerine iç savaş tehdidi gösteriyorlar. Allah muhafaza bizim askerler böyle bir tanım kullansalar başlarına gelecekleri tahmin etmek bile zor. Buna rağmen Fransa’da kimse bildiride imzası olan askerleri tutuklamaya kalkışmıyor, haklarında soruşturmalar açılmıyor. Elbette siyasi rahatsızlık var ve bu belirtiliyor ama öteye geçmiyor. Bizde ise kıyamet kopuyor, kıyamet kopartılıyor. Bence bunun nedeni emekli amirallerin yazıp söyledikleri değil, her iki ülkenin geçmiş performansı. Bizim emekli amiraller, kendilerinin değil, geçmişin sabıka kaydının bedelini ödüyorlar. ***

İçi güzel dışı güzel

Manken Bella Hadid, İsrail devlet terörüne karşı en ağır açıklamayı yapan isim oldu. Türkiye’de bile siyasetçiler o düzeyde sertlik içeren bir açıklama yapmadılar. Peki Bella Hadid kim? Filistin asıllı Amerikalı dolar milyarderi bir babanın, Hollandalı bir mankenden olma kızı. Kendisi de manken. Karun kadar zengin, bir o kadar da meşhur bir genç. Şimdi büyük ihtimalle Yahudi lobisinin hışmına uğrayacak, dergi kapakları kendisine kapanacak, moda dünyası tarafından dışlanacak. Bella Hadid İsrail terörünü kınarken bunu bilmiyor muydu? Mutlaka biliyordu. İsrail’in hışmına uğrayan Mel Gibson’ın başına gelenleri bilmeyen mi var! Filistin davasını her fırsatta destekleyen Ronaldo’nun niye sürekli birtakım ithamlarla karşı karşıya bırakılıp, zora sokulmaya çalışıldığını bilmeyen mi var! Ama ne Ronaldo ne de Bella Hadid asla susmayı düşünmüyorlar. Peki Türkiye’deki iktidar yalakası ünlülerden bir çıt duyan var mı? Efendim! ***

Bırakın Wembley'de oynasınlar

Uğursuzluk İstanbul’da oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinin peşini bırakmıyor. Geçen yıl corona salgınına kurban giden finali, final grubu adı altında Portekiz’e vermek zorunda kalmıştık. Bu yıla aktarılan şansımız yine finalistlere ve salgına kurban gidiyor. Finalin iki İngiliz takımı arasında oynanacak olması, İngiltere’nin Türkiye’ye yönelik haklı karantina uygulaması ve Türkiye’deki yüksek vaka sayıları nedeniyle finalist iki kulüp maçlarını kendi ülkelerinde, Wembley’de oynamak istiyorlar! Haklılar mı? Bence haklılar. Zaten Türkiye’de oynansa bile seyircisiz, keyifsiz bir ortamda olacak. Ve yabancı misafirler gelmeyecek. Bence Türkiye UEFA ile konuşup, önümüzdeki yıl finalin İstanbul’da yapılması koşulu ile bu yıl da hakkından vazgeçmeli. Ölmez sağ kalırsak seneye adam gibi bir final belki izleriz şehrimizde! ***

"Scooter"lara kural yok mu?

Bir kez daha yazacağım ve gerekirse defalarca daha yazacağım. Çünkü bu işi aklım havsalam almıyor. Havsalamın almadığı şey şu kentlerimizdeki “scooter” denilen elektrikli ulaşım araçları. Telefonunuza bir aplikasyon yüklüyorsunuz, sokaklarda park halinde olan ve iki tekerlekli eski trotinetlere benzeyen bu elektrikli araçlardan birini bu uygulama ile alıyorsunuz ve gideceğiniz yere gidip orada bırakıyorsunuz. Bunların en bilineni Martı adını taşıyor ama hizmet veren farklı işletmeciler de var. Gençlerin ve hatta orta yaşlıların hayli rağbet ettiği bir sistem haline geldi bunlar. Dünyanın pek çok büyük kentinde var. Ama Londra gibi bazı şehirler bunları yasakladılar. Açıkçası ben yasaklansın demiyorum ama bu kadar kuralsız bir şeyin kent içinde hem kullanana hem kullanmayana tehlike saçmasını da kabul edemiyorum. Ortada hayati eksiklikleri olan bir yönetmelik var benim kafamda da sorular var. 1. Bunlar trafik içinde kullanıldığına ve motorlu olduğuna göre bunları kullanmak için ehliyet gerekmiyor mu? 2. Trafik içinde kullanılan bu araçlarda kask takma zorunluluğu niye yok? Bu iki sorunun cevabı yönetmelikte niye yok? Gelelim yönetmelikte düzenlenen ama benim henüz ceza kesildiğini duymadığım iki konuya... 1. Bunların bir taşıma kapasitesi var. Sırt çantası dışında yük taşıma da yasak. Ama ben bazılarına iki, hatta üç kişi binildiğini görüyorum! 2. Bu araçlara kaldırım yasak. Sadece yolda kullanılabilir. Ama ben onları hala kaldırımlarda görüyorum. Üstelik süratleri limitli olsa bile bir yayaya çarptığı anda büyük yaralanmalara ve hatta ölümlere de sebebiyet verebilir. Açıkçası ben bu motorlu aletlerin hala kaldırımdan gitmesinden çok rahatsızım. Yolda ise kasksız biçimde kullanılmasından çok korkuyorum. İçişleri Bakanlığı bu eksiklere ilişkin bir kural ve bir tedbir getirmeyi düşünüyor mu!  Ya da çıkarılan yönetmeliği uygulamayı... ***

Sergen'e büyük ayıp

Beşiktaş, Galatasaray stadına, Ali Sami Yen’e misafir gelmiş. Gayet temiz, gayet centilmence bir maç oynanmış. Galatasaray belki de Beşiktaş’ı şampiyonluktan edebilecek bir galibiyet elde etmiş. Ve maç bitiminde bir Galatasaraylı idareci Beşiktaş Teknik Direktörü'ne hakaret ediyor. Kendince laf sokuyor. “Burası hipodrom değil” diyerek sözde Sergen’i aşağılıyor. Ayıp. Muhtemelen o Sergen’in Galatasaray’a hizmeti pek çok Galatasaraylıdan fazla. O Sergen, formasını giydiği Galatasaray’ı Şampiyonlar Ligi’nde tarihinde ilk kez gruplardan çıkarmış, çeyrek finalin kapasına taşımış. Sakatlanmasa muhtemelen çeyrek finale çıkaracaktı. Ve o Sergen’e hiç ama hiç gereksiz bir biçimde hakaret. Niye? Belli değil. Bırak her şeyi adam misafir, misafir. Ve bunu yapan benim sevgili kardeşim Şükrü Hanedar. Oldu mu bu iş Şükrü! Yakıştı mı sana! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Aydınların kafası da aydınlık olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026