İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Mafyanın yürüttüğü temiz eller operasyonu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 24, 2021

Mafyanın yürüttüğü temiz eller operasyonu

Bu ülke için her gün daha fazla üzülüyorum. Her gün içim daha fazla yanıyor. Sağda solda konuşulanları duydukça üzüntüm daha da artıyor. Daha net söyleyeyim. Canım yanıyor, canım. Hem de çok yanıyor. Bir mafya abisi çıkmış haftalardır yayın yolu ile memlekete hiza veriyor. Haftalardır gündemi belirliyor, ekranlardan Türk siyasetine ayar veriyor. Akılalmaz iddialar ortaya atıyor. Siyasetin en önemli figürlerini suçluyor, vukuunun değil, şüyuunun bile bir ülkeyi darmadağın edeceği suçlamalar bunlar. Vahim. Daha vahimi halkın önemli bir bölümü bunların gerçek olabileceğini düşünüyor. Siyasetçilerin “yalanlayan” açıklamalarını değil, mafyanın “suçlamalarını” daha inandırıcı buluyor. “Cami hocasının dediğine mi inanacaksın, bu işler pis iş, pis işleri kim bilir, pislikler bilir" diyerek kendisini pislik olarak tanımlayan kişi, siyasetçiden daha fazla güven veriyor. Olacak iş mi! Oluyor. Sağda, solda, yolda, büfede, manavda, kasapta “Helal olsun adama” dediklerini duyuyorum. Canım acıyor. Koskoca bir ülkenin düştüğü durum bu. Sanki bir temiz eller operasyonu yürütülüyor ve operasyonun başında bir mafya abisi var. Kendi tabiri ile “dönüş bileti” yanan Peker, kendisine “yeni bir dönüş bileti” ayarlamaya çalışıyor, millet bu bilet pazarlığını izleyip, yeni bir kahraman ortaya çıktı zannediyor.(Siz bir de yeni dönüş biletinden de umudu kestiği anı tasuvvur edin.) Bugün suçladıkları ile 30 yıldır kol kola olduğunu, bugün derin dediklerinin 30 yıldır kullandığı bir “eleman” olduğunu kimse hatırlamıyor ve hatırlamak istemiyor. Siyasi cinayetlerin, faili meçhullerin parçası olduğu yolundaki itirafları, “zaman aşımına sığınarak” kendisini ele veriyor olması bile, izleyicilerinde negatif bir etki uyandırmıyor. Süper lüks bir hayat süren, özel uçaklarla gezen bir Robin Hood imajına inanmayı tercih ediyor herkes. Ben de 30 yıldır mücadele ettiğim ve muhtemelen etmeye devam edeceğim Sedat Peker’i ilgi ile izliyorum. Ve ne yalan söyleyeyim, bana bile biraz sempatik gelmeye başladığını utanarak itiraf ediyorum kendime. Gerçekten çok ama çok üzülüyorum. Bu ülkenin bu hale düşürülmesinden, çocuklarımızın bu hale düşürülmüş bir ülkede yaşayacak zorunda kalmasından çok dertliyim. Ama aslında bambaşka ve çok daha büyük bir derdim var. Dikkatli okurlar hatırlayacaktır belki, birkaç ay önce bir yazımı “Hala Türkiye diye bir ülke var ise” diye bitirmiştim ve sadece dikkatli gözler bu minik detayı önemsemişti. Türkiye giderek hukukun olmadığı, adaletin kalmadığı, herkesin bir köşesine, kiminin tam tepesine çöktüğü bir ülke haline geliyor. Bunun uzun vadedeki sonucu “kırılgan devlet” veya daha da kötüsü Max Weber”in “failed state” dediği, bizim Türkçeye daha kibar bir şekilde “başarısız devlet” diye çevirdiğimiz şeye dönüşmektir. Şu anda bu durumun önündeki tek engel Türk halkının binlerce yıllık ortak aklı ve geleneğidir. Ama o bile artık çok zayıflamıştır. ***

Müjdemizi isteriz

19 Mayıs günü bir “müjde” verilmişti yanlış hatırlamıyorsam. Gerçi son zamanlarda o kadar çok müjde verildi ki, hangisi diye soracaksınız muhtemelen. Yok, Karadeniz’de bulunan doğalgaz yataklarından, AB’ye vizesiz geliş gidişten, Güneydoğu’da bulunan petrolden söz etmiyorum. Bu müjde çok önemli bir FETÖ üyesinin yakalandığı ile ilgili olandı. Çok üst düzey bir FETÖ’cünün yakalandığı, devletin elinde olduğu, sorgusunun sürdüğü, birkaç güne kadar bu kişi ile ilgili açıklama yapılacağı söylenmişti. Müjde buydu. Aradan 5 gün geçti. Bir açıklama yok. Bu “çok önemli” FETÖ mensubunun kim olduğunu bilmiyoruz. Anladığım kadarı ile kimse de merak etmiyor. İktidar kanadında uçan kuştan haber alan, iktidara çok yakın medya mensuplarımız da merak etmiyor olmalı ki kimse ne araştırıp söylüyor ne de soruyor. Ne zaman açıklayacaksınız bu müjdenin içeriğini, Karadeniz’den çıkardığımız doğalgazın kıyıya bağlandığı törende mi! ***

Geç olsun güç olmasın mı

Her ne kadar müjdenin açıklanmasını istesem de gördüğüm kadarı ile Türkiye’de artık haberler uygun görülen zamanda ve genelde geç açıklanıyor. Mesela dün Mehmet Ağar’ın da aralarında bulunduğu 19 sanıklı faili meçhul cinayetlerle ilgili “JİTEM” davasında kararın bozulduğu açıklandı. Z, Y, V gibi kuşaklar pek bilmez ama bir aralar Türkiye’nin JİTEM diye bir belası vardı. Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Teşkilatı diye. Var olup olmadığı bile net olmayan, sürekli inkar edilen “flu legal” bu teşkilat özellikle terörle mücadele adı altında işlenen pek çok faili meçhul cinayetin faili ve PKK’ya karşı kullanılmak üzerine oluşturulduğu iddia edilen Hizbullah’ın kurucusu olarak suçlanırdı. Sizi bilgiye boğmadan işin özü buydu diyeyim ve kararın bozulduğu davanın bu konu ile ilgili olduğunu söyleyeyim. Kararın bozulduğu dün açıklanınca şaşırdım. “Pazar pazar ne bozması” diye. Biraz inceleyince gördüm ki, aslında karar neredeyse 2 ay önce bozulmuş. 5 Nisan’da, niyeyse dün açıklanmış. Pazar Pazar. Tam da Mehmet Ağar prostat ameliyatı nedeniyle nekahette iken! ***

AB ve Sinovac

Sedat Peker, memlekete corona salgınını, vaka sayılarını bile unutturdu. Varsa yoksa Peker’in ifşaatları ve suçlamaları. Oysa salgın tam gaz hüküm sürüyor. Tek olumlu gelişme Biontech ile yapılan 90 milyon dozluk ek anlaşma. Almanlar Çinliler gibi olmadığı için bu aşılar gelecek denilen tarihte kesin gelir, kimsenin kuşkusu olmasın. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya da geç de olsa bu anlaşmayı tamamladığı için teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim. Bu arada seyahat kısıtlamaları da aşılara bağlı olarak giderek yumuşayacak gibi duruyor. Ancak ülkeler arası seyahatlerde aşı belgesi isteneceği artık netleşmeye başladı. Ancak bu aşının uluslararası onay almış olması da gerekecek. Ve kötü haber bizim uyguladığımız Sinovac aşısının hala uluslararası geçerliliği yok. Evet, bizim gibi birkaç ülke daha bu aşıyı kullanıyor ama ne yazık ki, piyasaya çıkmasının üzerinden neredeyse 9 ay gibi bir süre geçmesine ve pek çok ülkede faz 3 çalışması sonuçlanmış ve faz 4 aşamasında olmasına ve Dünya Sağlık Örgütü’nden geç de olsa Mayıs ayının ilk haftasında “acil kullanım” onayı almış olmasına rağmen AB ülkeleri halen Sinovac aşısının AB’ye girişte “kabul edilen aşılar” arasında olmasına onay vermedi. Üstelik de bu aşıyı kullanan Doğu Avrupalı üyelerine rağmen. Bu durum Türkiye için ciddi bir sıkıntı olabilir. ***

 Ya bırak ya sus

Galatasaray Başkanlık koltuğunun işgalcisi Mustafa Cengiz hakkında yazdıklarımdan sonra bazıları “Adam hasta, ayıp ediyorsun” diyor. Söyledim, bir kez daha söyleyeyim. Hasta olan, gerçekten hasta olan, ileri derecede hasta olan görevi bırakır. Rahmetli Özhan Canaydın da aynı hastalıktan mustaripti, üstelik de beyninde bir şey yoktu ve aklı son derece başındaydı ama bıraktı. Cengiz’den bin kat daha Galatasaraylı idi. Zaten bu yüzden bıraktı. Cengiz de bıraksın o zaman. Tüzük açık. Seçime 2. Başkan riyasetinde gider kulüp. Hadi bırakmıyor diyelim, hadi oğlu babasının yerine kulübü yönetmeye devam etmek istiyor diyelim. O zaman en azından sussun. Kendisi utanmıyor belli ama ağzındaki çirkin kelimelerle Galatasaraylıları daha fazla utandırmasın. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bozanın tamir edemeyeceğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026