İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Soylu'nun hedef kitlesi kimdi!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 25, 2021

Soylu'nun hedef kitlesi kimdi!

Dün akşam Süleyman Soylu, hakkında her pazar daha da ileri giden iddialara yanıt vermek üzere Habertürk’te idi. Normalde Teke Tek’in olacağı gün ve saatlerde ekranda olmak isteyince ben de yayın saatimi Kübra Par’a vermekte tereddüt etmedim. Hatta kendisine yapılan “O gün o saatte Altaylı’nın programı var, isterseniz Çarşamba olsun program” önerisine “Çarşamba çok geç” yanıtını verince “Herhalde çok önemli şeyler söyleyecek” diye düşündüm. Programın ardından programa katılan gazeteciler eleştirildi. Normaldir ama doğru değildir. Programı milyonlar izler, herkesin kendince farklı bir sorusu vardır. Bu sorulardan bazıları 2-3 saatlik süreye ya sığmaz bazen de akla gelmez. Hemen “Bak sormadı” diye tezvirat başlar. Sorsan bile izleyici beklediği yanıtı alamayınca soru soranı suçlamayı sever. İster ki, beklediği yanıtı da gazeteci versin. Hele hele bir kriminalin iddialarını sormak iyiden iyiye güçtür çünkü bir yandan da dönüş biletini hazırlamasına destek oluyormuş gibi bir görüntü ortaya koymak da vardır. Sonuç olarak dün gece izlediğim program benim açımdan tatminkar olmamakla beraber, soru soran gazetecilerle ilgili olumsuz konuşamam. En azından ilk bölüm dışında. Çünkü ilk 50 dakikada İsmail Saymaz’ın doğru düzgün yanıtlanmayan “Yahu bu adam AK Parti adına mitingler yapıyordu il il dolaşıp ve AK Parti bu adamı bağrına basıyordu” demesi dışında pek bir soru sorulmadan Soylu’nun tek adam şovu ile geçti. Bir de Veyis Ateş’in “Kendinizi yalnız hissediyor musunuz?” sorusu vardı önemli denilebilecek. Çünkü bir anlamda “Parti ve Cumhurbaşkanı sizi dışlamış görünüyor" demekti bu soru. İlk bölümün adı “Soylu’ya göre yakın siyasi tarih" olabilirdi ancak. Tabii bir de Davutoğlu üzerinden Cumhur İttifakı'na verdiği mesaj vardı. İkinci bölümde ise özellikle Merdan ve İsmail tüm iddiaları sormaya çalıştılar. Yanıt alamadılar o ayrı. Ya da tatminkar yanıt alamadılar. Ama bu gazetecilerin suçu değildi. Sonuçta işkence yaparak zorla yanıt alacak halleri yoktu. Sordular, söylenmedi. Hatta bazı şeyleri birkaç kez tekrarladılar. Soylu karşısında 4 kişi olmasını da avantaj haline getirdi ve soruları kendince eledi. Sonuçta ben Soylu’nun niye bir programa çıkmak istediğini anladım. Hedef kitlesine seslenmek istiyordu ama hedef kitle ne biz gazetecilerdik ne de siz izleyiciler. Bu program izleyicilerin beklentisini karşılamak için değil, Soylu’nun ittifak içi mesajlarını verebilmesi için istenmişti besbelli. Boşu boşuna milyonların izlemesine gerek yoktu. AK Parti ve MHP genel merkezlerinde izlense yeterdi. ***

İp ve ucu

Herkes tarafından en çok sorulan sorulardan biri şu. “Tüm bu olan bitenlerden sonra AK Parti’de bazılarının ipi çekilir mi?” Net yanıt vereyim. "Bugün AK Parti’de değil bazılarının ipi, ayakkabının ipi dahi çekilemez.” Parti öylesine hassas, öylesine ince dengeler üzerinde duruyor ki, en küçük bir ip çekme, çok büyük bir gürültüye ve yıkıma neden olabilir. Bir kabine değişikliğini bile kuyumcu terazisi ile hesaplayarak yapmak zorunda kalan ve onu bile tek seferde yapamayacak kadar dengelere duyarlı hale gelmiş bir partiden ip çekmesini beklemek aşırı bir beklenti olur. Parti içi dengelerin yanı sıra bir de ortaklık dengeleri hesaba katıldığında iş iyiden iyiye zorlaşır. Süleyman Soylu, Davutoğlu dönemini boş yere örnek vermemiştir herhalde. “AK Parti az kalsın HDP ve CHP ile ortaklık kuracaktı” sözü gereksiz yere söylenmiş bir söz değildir. İpin ucunu çok hassas bir yere bağlamıştır. ***

Kaftancıoğlu'na yoksa kime var!

Peker’in iddiaları ile ilgili bir şey öğrenemedik ama bazı şeyleri öğrendik. Mesela CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na yönelik bir tehdit olmadığını, bu yüzden de korunmasına gerek olmadığını duyduk. Açık söyleyeyim kulaklarıma inanamadım. Eğer Canan Kaftancıoğlu’nun devlet tarafından korunmaya ihtiyacı yok ise Türkiye’de kimsenin korunmaya ihtiyacı yoktur. Çok açık söyleyeyim bana göre İstanbul’da Canan Kaftancıoğlu’ndan daha fazla tehdit altında tek bir politikacı bile yoktur. Ama yine de çok açık bir teklifim var. Emniyet Genel Müdürlüğü, yargı mensupları hariç kimlere koruma verildiğini açıklasın. Hatta güvenlik güçleri dışında hangi sivil vatandaşların otomobillerine çakar takılmasına izin verildiğini ve bu izni kimlerin kullandığını da. Var mısınız! ***

Hatırlatma notu

Süleyman Soylu, Hrant Dink suikastında, Erhan Tuncel’e dikkat çekerek başladı programa. Gençler belki hatırlamaz. Erhan Tuncel’i hatırlatalım. Dink cinayeti öncesi, Trabzon’da “milliyetçi gençler” görüntüsü altında bir nüve oluşturulmuştu. Suikast bu nüvenin eseriydi. Bu nüvenin başında da gençlerin “Erhan Abi” dediği birisi vardı. Erhan Abi gençleri topluyor, örgütlüyor, hedef gösteriyordu. Büyük olasılıkla Dink cinayetinin de azmettiricisi idi. Bunlar üç aşağı beş yukarı biliniyordu ama bilinmeyen bir şey vardı. Büyük abi Erhan Tuncel’i kim yönlendiriyordu? Ve cinayetten kısa bir süre sonra ben, o sırada henüz el koyulmamış ve benim yönettiğim Sabah gazetesindeki köşemde “Büyük abi Erhan Tuncel’in Trabzon emniyeti tarafından kullanılan bir istihbarat elemanı olduğunu" yazdım. Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek tarafından görevlendirilmiş bir elemandı Erhan Tuncel. Peki ne oldu? Ramazan Akyürek terfi ettirildi ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına getirildi. Sonrası! Sonrasını biliyorsunuz. “Kandırıldık, rabbim bizi affetsin” ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Öküz altında buzağı arayanlar buzağı bulamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026