İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Savunurken batırmak

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 2, 2021

Savunurken batırmak

Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın mahdumu Erkam Yıldırım, Peker’in hedef aldığı isimler arasında en ağır ithamlara maruz kalan oldu. Büyük bir gemi filosunun sahibi ve işletmecisi Yıldırım’ın Venezuela’ya uyuşturucu işi için gittiğini söyledi Peker. Erkam Yıldırım’ın kendi ağzı ve dili varken ilk savunması babasından, Binali Bey’den geldi. “Oğlum Venezuela’ya salgına karşı kullanılmak üzere maske götürdü” dedi. Ancak hemen arkasından o günlerde Venezuela’da yaygın bir corona salgını olmadığı, ülkedeki toplam hasta sayısının 300 civarında olduğu ortaya çıktı. Venezuela’nın öyle bir maske ihtiyacı içinde kıvranması, yardıma muhtaç olması söz konusu değildi. Hemen ardından Erkam Yıldırım’ın Venezuela’ya TBMM heyeti ile birlikte gittiği anlaşıldı. Tam “Bu heyette ne işi vardı” konusu tartışılırken Cumhuriyet gazetesi bir başka gerçeği ortaya çıkardı. Ne o tarihte ne de daha önce veya sonra Venezuela’ya bir maske gittiği gümrük kayıtlarında görünmüyordu. Sonra iktidara düşkün bir gazeteci “Erkam Yıldırım maskeleri bavulunda götürdü” diyerek kendini rezil, konuyu ise iyiden iyiye komik hale getirdi. Durum gerçekten bu ise, ki olabilir, koskoca bir eski Başbakan oğlunun üç beş paket maske götürmesini Venezuela’ya maske yardımı olarak lanse etmiş duruma düştü. Ve son olarak ailenin AK Parti milletvekili de olan avukatı “Baklava da götürdük. Onu da mı söyleseydik” diyerek tüy dikti. Oysa işin başından itibaren Erkam Yıldırım çıkıp “TBMM heyeti gidiyordu. Beni de davet ettiler. Ben de kendi biletimi alıp aynı uçakla gittim. Giderken de yanımda birkaç paket maske götürdüm. Hem kendi işimle ilgili görümeler yapmayı umuyordum, belki maske falan da pazarlayabiliriz diye düşünüyordum. İş adamı olarak Venezuela’ya gitmemden daha doğal ne olabilir” diyebilirdi. Çok daha inandırıcı olurdu. Başta Abdülkadir Selvi’ninkiler olmak üzere yapılan tüm açıklamalar Erkam Yıldırım’ın lehine olmadı bence. Durduk yere “Ciklet çiğniyordu” dediler. Oysa başından itibaren "Hacet gidermeye gitmişti” diyebilirlerdi. Çoğunluk açısından daha inandırıcı olurdu. ***

İlginç ilişkiler, garip ilişkiler

Sadet Peker’in açıklamalarının hiçbir faydası olmadı ise bile bir faydası oldu. Genç ve hafiften apolitik bir kuşağa “yakın tarih” öğretiyor. AK Parti ile doğup AK Parti ile büyüyen, en azından aklının erik olduğu dönemi AK Parti ile geçiren bir nesil 1990’ları da duyuyor, bilmediği şeyleri anlamaya çalışıyor. Dün gittiğim bir lokantadaki genç bir çalışan, “Benim yıllardır hizmet ettiğim ve çok sevdiğim Mehmet Ağar meğer neymiş!” diyerek son haftalarda Peker sayesinde neler öğrendiğini anlatıyordu. Bir yandan dinlerken, bir yandan da “Googleluyormuş” bilmediği isim ve olayları. Ve biliyorum ki, bunu yapan pek çok genç var. Artık hatırlanmayan Susurluk Kazası ve ortaya döktüğü gerçekler şimdi yakın tarihin raflarından indirilip ilgi ile inceleniyor. Kimi Google’a soruyor, kimi o günlere tanıklık etmiş yakınlarına. Tabii tanıklık edenleri ve o günleri hatırlayanları da şaşırtan gerçekler ortaya çıkmıyor değil son günlerde. Susurluk döneminde ben ve benim gibi bazı meslektaşlarım konunun üzerine ciddiyetle gidiyorduk. Devlet içindeki çetelerle uğraşıyorduk ve o sıralarda devlet içindeki bu çetelere karşı savaştığını söyleyen bir de siyasi parti lideri vardı: Doğu Perinçek. Doğu Perinçek, Susurluk kazası ile ortaya çıkan yapılanmayı Gladio örgütlenmesi olarak suçluyordu. Sonrasında ortaya ilginç şeyler çıkmış ve herkesi şaşırtmıştı. Susurluk’la ortaya çıkan Devlet-Çete işbirliğinin önemli kişilerinden biri de Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin’di. Başta kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal ve bazı “karanlık” işadamlarına yönelik çeşitli infazları yapan Özel Harekatçı polislerin amiri İbrahim Şahin. Şahin tam da o sıralarda bir kaza geçirmiş ve bu kaza sonrası “Hafızasını yitirmiştir” şeklinde bir rapor alarak Susurluk Davası sırasında hapse girmekten kurtulmuştu. İbrahim Şahin hapisten kurtulmuştu ve daha sonra bu raporun gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı. İbrahim Şahin’in hafızasının gayet yerinde olduğu yıllar sonra görülmüştü. Peki bu tartışmalı raporu kim vermişti İbrahim Şahin’e? Susurluk’a karşı bayrak açan, Gladio ile mücadele eden Doğu Perinçek’in o zamanki İşçi Partisi’nin üyelerinden Dr. Erbil Gözükırmızı. Üstelik de herhangi bir İşçi Partili değil, 2007’de bizzat Doğu Perinçek’in seçimlerden sonra kuracağını söylediği hükümette yer alacak olan bir isim. Ve şimdi öğreniyoruz ki, İbrahim Şahin ile Perinçek arasındaki ilişki sadece bir partilinin İbrahim Şahin’i kurtaran raporundan ibaret değil. Meğer Perinçek’e kendisine bir “suikast” yapılacağının haberini veren de “Gladio dostu” İbrahim Şahin’miş. Öğrendikçe şaşırıyoruz. Öğrendikçe şaşırmayı öğreniyoruz. Ve bir zamanların moda bir lafı ile “Kimler kimlerle berabermiş meğer.” ***

Dedikodu teamüle uygun mu!

Dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aradılar. Hani “Kaç soruşturma yapıldı, kaç kişi açığa alındı, kaç kişi görevden alındı, kaç kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu, kaç dava açıldı” diye sormuştum ya belediyenin AK Partili dönemi ile ilgili iddialar için. Şükrü Küçükşahin’di arayan. Eski meslektaşım. Çok da sevdiğim biridir. “50 kadar dosyayı İçişleri Bakanlığı elimizden aldı. Onlar yürütecekmiş soruşturmayı” dedi. “Peki bu dosyaların içeriği ne idi, onu da mı elinizden aldılar. İçeriği açıklayın ki, kamuoyu ve medya da en azından İçişleri Bakanlığı’ndan bunu takip etsin. Örtbas edilmesini engellesin” dedim. “Onu da açıklamak istemiyoruz” dedi Küçükşahin. “Peki açtığınız dava kaç?’ diye sordum. “Tam sayıyı veremiyoruz ama suç duyurularında bulunuldu” dedi. “Kaç kişi hakkında dava açıldı bu suç duyuruları sonunda” diye ısrar ettim. “Onu da paylaşamıyoruz” dedi. “Görevden alınanlar var mı, varsa haklarındaki suçlamalar neler?” diye sordum. O da söylenmedi. “Şükrü’cüm hiçbir şey söylemiyorsun farkındasın değil mi?” dedim gülerek. Tabii ki, farkındaydı. “Abi, belediye bürokratları bu dosyaların ve bu bilgilerin paylaşılmasını devlet teamülüne aykırı buluyorlar. O yüzden paylaşmak istemiyorlar” dedi. “İyi de dostum bunlar paylaşılmayıp, dedikodular ve iddialar paylaşılıyor. Bu devlet teamülüne daha çok zarar veriyor” dedim. “Ne diyeyim abi. Sen yazınca sana bir yanıt verme gereği hissettim” dedi. Şükrü Küçükşahin’e kızmadım. Ama belediyede dedikoduyu teamül haline getirip, gerçek hukuki bilgileri paylaşmayı ise teamüllere aykırı bulan bürokratların kimler olduğunu merak ettim. Acaba AK Parti döneminden kalan ve İmamoğlu’nun gözdesi haline gelen bürokratlar mı! ***

Kıskananlar çatlayabilir

Devlet Bahçeli Atatürk’e hakaret eden aşağılıklara karşı oldukça sert bir çıkış yaptı. Bahçeli’nin bir dediğini iki etmeyenler, bakalım bu kez ne yapacaklar. Bu pislikleri korumaya, kollamaya ve atamaya devam mı edecekler? Muhtemelen öyle olacak. Peki niye Atatürk’e bu kadar düşmanlar biliyor musunuz! Çok net. Kıskançlık ve fesatlık. Daha önce de söyledim. Bir daha söyleyeyim. Atatürk”e hasetlerinin nedeni şu: Adam öleli 80 yılı aşmış. 83 yıldır toprağın altında. Elinde hiçbir güç yok. Kimseyi önemli bir göreve atayamaz. Kimseye makam mevki dağıtamaz. Kimseyi koruyup kollayamaz. Kimseye ihale veremez. Kimseyi zengin edemez. Kendisine yapılacak yalakalığa ulufe ile yanıt veremez. Üstelik bu dönemde onu sevmek fayda değil zarar getirir. Ve buna rağmen milyonlarca insan onu seviyor, ona bağlılık gösteriyor. Onu özlüyor. Üstelik de bunların büyük bölümü eğitimli, akıllı, düzgün insanlar. Düşünün, Nobel alan Türk bilim insanı madalyasını bile ona getiriyor. Atatürk’ü işte bu yüzden sevmiyorlar. Çünkü bu sevgi; Kalpten bir sevgi. Çıkarsız bir sevgi. Kıskanılır tabii. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Harcayarak değil üreterek büyümek gerektiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026