İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Torunlarınız sorarsa ne diyeceksiniz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2021

Torunlarınız sorarsa ne diyeceksiniz?

Marmara’daki müsilaj ya da daha anlaşılır tanımıyla “deniz salyası” sorunu giderek ayyuka çıktı. Bunun üzerine birkaç yazı yazdım ve bir televizyon programı yaptım. Yüz yıllardır bilinen bir doğa olayıydı ama yaygınlaşması, dibe doğru kalınlaşması, daha uzun süre tutunur olması Marmara’nın ölümünün habercisi. Çünkü kirlilik arttıkça, biyolojik atıklar çoğaldıkça, bir de üzerine iklim değişikliği eklendikçe musilaj yayılıyor, büyüyor, derinleşiyor ve Marmara’yı öldürüyor. Bilim insanları açıkça ortaya koydular ki, Marmara’nın dibinde yaşam müsilaja bağlı olarak zayıflıyor. Herkesin konuştuğu ve ülkesini bir nebze seven herkesin dertlendiği bu sorun önceki gün TBMM gündemine taşınmak istendi. TBMM dediğim, adı üstünde Türkiye’nin “Büyük” meclisi. Her ne kadar yeni sistemle etkisi azaltılmış olsa da, hala “Büyük Meclis". 600 adet seçilmiş yurttaşımız, kendisini seçenlerin meselelerini orada görüşüp tartışmak ve milletin refah, mutluluk ve bekasını sağlamak zorunda. Bugünü ve özellikle gelecek kuşakları etkileyecek bir önemli mesele olarak da müsilajın TBMM gündemine gelmesi kaçınılmaz. Ne de olsa Fransa Büyük Millet Meclisi “FBMM” değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi “TBMM”. Ya da en azından biz öyle olduğunu zannediyoruz. Neyse uzatmayayım, kıyısında en büyük kentimiz İstanbul’un, en büyük sanayi kentlerimiz Bursa ve Kocaeli’nin, Tekirdağ’ın, Balıkesir’in, Yalova’nın, Çanakkale’nin yer aldığı, çevresinde 30 milyona yakın vatandaşımızın yani Türkiye’nin üçte birinin yaşadığı Marmara Denizi’nin bu ayyuka çıkmış sorununun Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi ve incelenmesi, bunun için bir araştırma komisyonu kurulması önergesi verildi. Hangi parti verdi, kim verdi bilmiyorum, umurumda da değil. Neden oluyor incelensin, gerekirse çözüm önerileri sunulsun. İnceleme sonucunda doğal ve önemsiz bir şey olduğu ortaya çıkarsa, bu da kamuoyuyla paylaşılsın. Yani son derece doğru bir talep. Memleketin bir yerinde ciddi bir sorun var ve bu soruna TBMM bakacak. Yüce TBMM. Peki bu son derece doğru talep ne oldu? İktidar koalisyonun oyları ile reddedildi. Ret şu demek, “Bize ne Marmara’dan, ne oluyorsa oluyor.” Bir parti ister iktidar olsun, ister muhalefet böyle bir sorunu görmezden gelip, bunun araştırılmasını nasıl reddedebilir! Hangi mantıkla. Vatanını, milletini seven biri nasıl böyle yapar. Vatanın tek bir çakıl taşı için sözde kıyamet koparanlar, vatanın koskoca bir denizi, üstelik de tamamı kendine ait olan bir denizi feryat ederken buna nasıl gözünü kulağını kapar anlamak mümkün değil. Bu araştırma sonunda nasıl bir sonuç çıkmasından duyulan bir korkudur ki bu, “Hayır araştırılmasın” diyebilir. Bunun üç günlük bir iş olmadığı, yılların getirdiği bir sorun olduğu ortadayken neden korkulur bunu araştırmaktan? Çözüm bulmaktan neden imtina edilir? Yarın öbür gün Marmara öldüğünde, çevresini suyun dibinden gelen metan kokuları sardığında “Baba, dede bunu niye araştırıp; önlem almadınız” dediklerinde çocuklarınıza, torunlarınıza ne diyeceksiniz çok merak ediyorum. “Bize öyle emir verilmişti” diyerek torunlarınızın vicdanında aklanacağınızı mı zannediyorsunuz! ***

Kahvaltı

Salı akşamı Teke Tek’te aşıları konuşurken, Türkiye'de yıllardan beri aşılama konusunda çalışmalar yürüten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şunları söyledi: “Gerek Sinovac aşısında, gerek Biontech aşısında 3. dozun gerekliliği ile ilgili henüz kanıtlanmış bir bilgi yok. 3. dozun gerekip gerekmeyeceğini bilmek için henüz erken. Şimdilik önemli olan herkese 2 doz aşısını yapmak, 3. doz için biraz süre geçmesi ve sonrasında 3. dozun gerekip gerekmeyeceğinin tespit edilmesidir.” Sonra da ekledi: “Üçüncü dozu şimdilik sadece aşı üreticileri öneriyor. Ancak bunun bilimsel temeli şimdilik yok.” Mehmet Ceyhan bunları söylediği sırada TRT’de Türkiye’nin en yetkili ve tek yetkili ağzı ise 3. doz aşısını olduğunu açıklıyordu. Duyunca kulaklarıma inanamadım. Milyonlarca vatandaş ilk dozlarını olmak için heyecanla beklerken, Cumhurbaşkanı 3. dozunu olmuş ve bunu da her ne hikmetse açıklıyordu. Üstelik tüm uzmanlar ille de gerekecekse, 3. dozun 2 dozdan en az 6 ay sonra yapılması gerektiğini söylerken Cumhurbaşkanı ilk dozunu 14 Ocak, buna göre 2. dozunu 28 gün sonra yani Şubat ayı ortasında olduğu halde, üzerinden 4 ay bile geçmeden 3. dozunu yaptırmıştı. Tabii olaya “Cumhurbaşkanımız o kadar samimi ki, bakın her şeyi halkıyla paylaşıyor” diye bakanlar da olacaktır buna. Böyle de bakılabilir elbette ama böyle bakılan rejimlerin adı tam olarak demokrasi olmaz. Baksanıza Finlandiya’da başbakanlara devlet kesesinden yapılmış kahvaltının bile hesabı soruluyor. “Afiyet olsun Başbakanım, yarasın” diyen de pek yok sanki! ***

Parasıyla mı?

Aşı demişken, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un bir cümlesi aklıma takıldı. Ali Bey, basınla yaptığı sohbet sırasında ilginç bir kelime sarf etti: “Bütün sporcularımıza parasıyla aşı yaptırdık.” İlginç olan kelime “Parasıyla”. Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de parasıyla COVID 19 aşısı satılmıyor. Fenerbahçeli sporcular niye parasıyla oldular. Merak ettim. ***

Tevafuk mu!

Dün öğrendim ki, AK Parti’nin yeni Anayasa taslağı hemen hemen hazır hale gelmiş. Bugünün şartlarında TBMM’den geçmesi, bırakın TBMM’de kabulünü, referanduma gitmesi bile pek mümkün görünmediği için benim açımdan ilginç değil Anayasa taslağı. Ancak ilginç olan bir yönü de yok değil. AK Parti’nin hazırladığı Anayasa 128 maddeden oluşuyormuş. Şaka gibi değil mi! AK Parti’nin en sevmediği, en illet olduğu sayı ne deseniz yanıtı “128” olacaktır. Ama hazırladıkları Anayasa taslağı 128 maddeden oluşuyor. Ya hazırlayanlar AK Parti ile kafa buluyorlar. Ya da AK Parti “128 hiç ama hiç umurumda değil” mesajı vermek istiyor. Ama yine de AK Partililerin seveceği tanımla, “Dikkat çekici bir tevafuk.” Ne olsa “Tesadüf yoktur. Tevafuk vardır.” ***

TıRT  Turizm

Avrupa Şampiyonası başlıyor. İlk maçımız Roma’da, İtalya ile. Ve öğrendiğim kadarı ile maçların Türkiye’deki yayıncısı TRT ilk maç için 100 kişiyi Roma’ya götürüyormuş. TRT ekibi 100 kişi değil. Bu 100 kişi “Davetli”. Misafir. Devlet kurumu, benim vergilerimle kim olduğunu bilmediğimiz 100 kişiyi, niye olduğunu bilmediğimiz bir nedenle Roma’ya maça götürüyor. TRT’ye sormak isterim. Kim bu 100 kişi? Ve niye götürüyorsunuz! Siz turizm acentesi misiniz, yayın kuruluşu mu! Sondaki T Turizmin T’si mi! ***

İster dükalık deyin ister beylik

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin biz seçmenlere verdiği “şeffaflık” vaadini tutmasını istedim önceki gün. Dün de tutmadığını yazdım. Çıt yok. İktidarı şeffaf olmamakla suçlayanlar, kendi küçük iktidarlarında da farklı davranmıyorlar gördüğüm kadarı ile. İBB’nin yönetim üslubu ile iktidarın yönetim üslubu arasında pek fark yok. Bu üslup CHP’nin üslubu olsa Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri de aynı üslubu benimserdi. Demek ki değil. Yoksa CHP içinde bir İstanbul Dükalığı kuruldu da bizim mi haberimiz yok? Kemal Kılıçdaroğlu'na sormak isterim doğrusu. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Siyaseti kişilere değil ilkelere bağladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026