İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Gazetecilik, davetler ve sınıf

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 8, 2021

Gazetecilik, davetler ve sınıf

Benim için dün, gençler için ise bir ömür kadar uzak belki ama bundan 15 yıl kadar önceye gitmek istiyorum. 2005 yılının sonunda o dönem Ciner Grubu’na ait olan Sabah gazetesinin genel yayın yönetmenliği görevine getirildim. Aslında kısa bir süre önce Hürriyet’ten Sabah’a geçmiştim ve geçme şartlarımdan biri yöneticilik yapmamaktı. Ama istemeye istemeye de olsa görevi kabul ettim, daha doğrusu görevi teklif eden kişiyi kıramadım. İki şartım vardı. Birincisi o günlerde Sabah gazetesi 250 bin civarı bir satış rakamına sahipti ve fiyatı 25 kuruştu. Rakibi Hürriyet’in yarı fiyatına satılıyordu. İlk şartım gazetenin satış fiyatının hürriyet ile eşitlenmesi idi. İkincisi ise gazetecilik ilkelerime uymayan bazı yazarlarla yolları ayıracaktım. Göreve başladıktan hemen sonra gazetenin fiyatını 50 kuruşa çıkardık. Kurtlar Vadisi dizisinin danışmanlığını yapan ve bir tarikatın önemli isimlerinden olan bir yazarla hemen yolları ayırdım. (O kişi Soner Yalçın değil.) Ve kendimce çok önemli bir kural getirdim. “Hiçbir yazar ve muhabir, şirketler ya da kişiler tarafından organize edilen seyahatlere katılamaz, hiçbir yönetici, yazar ve muhabir ücretsiz otel konaklaması, uçak bileti kabul edemez. Haber değeri taşıyan organizasyon ve gezilere ancak bedeli gazete tarafından ödenerek iştirak edilebilir” dedim. İçerden, yazarlardan küçük, dışardan halkla ilişkiler şirketlerinden büyük tepki geldi. Ama amacım belli idi, gazetecilerin kendilerini davet eden firma ya da kurumlarla yakın ilişki içine girmesini engellemek, kendilerini gereksiz yere bu firma veya kuruluşlara borçlu hissetmelerinin önüne geçmek. Gidilen yer veya yapılan organizasyon haber değeri taşıyorsa gidilecekti ama ulaşım ve konaklama ücreti gazete tarafından karşılanacaktı. Muhabir veya yazar gereksiz yere kendini borçlu hissetmeyecekti. Sabah’ın başında olduğum sürece bu kuralı titizlikle uyguladım. Halkla ilişkiler sektörü ise ısrarla tepki gösterdi. Ve o zaman bana ısrarla “Yanlış yapıyorsun” diyen bir sektör duayeni dün mesaj attı. “O gün sana çok kızmıştık ama bugün ne kadar haklı olduğunu anlıyorum. Biz hepimiz yanlış yapıyorsun demiştik ama meğer doğrusunu yapıyormuşsun.” Gençler soracaktır “Peki abi sonra ne oldu?” 250 bin satışla ve 25 kuruş fiyatla devraldığım Sabah, müthiş bir ekip çalışması ile birkaç ay sonra hafta sonları 1 milyonun üzerinde satış yapan ve günlük satış ortalaması 500 binin üzerinde olan bir gazete haline geldi. Tarihinde ilk kez etkinlik ve erişimde Hürriyet gazetesini geçti. Yine tarihinin en yüksek reklam gelirine ulaştı. Sonra… Onu da başka zaman anlatırım. Ama şunu bir kez daha söylemek isterim. Gazetecilik hangi seviyede yapılırsa yapılsın bir sınıf atlama aracı olarak görülmemelidir. Çünkü gazeteciliği bu amaçla kullanırsanız tam zengin oldum, sınıf atladım zannederken kendinizi “reziller” sınıfında bulursunuz. Gazeteciliğin size verdiği güç aslında halkın denetleme gücüdür. O gücü kendinize ait zannederseniz bitersiniz. ***

Hanefi Avcı: Anlattığı yüzde iki, devlet harekete geçmeli

Eski Emniyetçi Hanefi Avcı, Sedat Peker’in açıklamaları ile ilgili çok net konuştu. Prof. Ersan Şen bu açıklamalar için “Bir çete reisinin açıklamaları diyerek hafife alınamayacağını, savcıların her bir iddia için ayrı ayrı harekete geçmeleri gerektiğini” söylemişti. Hanefi Avcı ise üçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini söylüyor. Avcı’ya göre Peker’in iddialarının büyük bölümü doğru. Doğrunun tamamı olmasa da bir bölümü. Ve bildiklerinin yüzde ikisi ya da üçü. Ama suç örgütü lideri olması söylediklerini önemsizleştirmiyor tam aksine önemli hale getiriyor. Avcı “Böyle bir imkana hiçbir devlet sahip olmamıştır. Bir suç örgütü lideri gönüllü olarak konuşuyor ve bildiği her şeyi anlatmaya hazır olduğunu söylüyor. Bu müthiş bir fırsattır” diyor. Eski polis müdürü Avcı’ya göre devlet bir an önce harekete geçmeli. “Tanıklar, olayların içindeki insanlar hayatta iken ve konuşacak durumda iken harekete geçilmeli” diyor. Önerdiği üçlü mekanizma ise şöyle: “Siyasi meseleler için TBMM komisyonu kurulmalı, idare ile ilgili suçlamalarını araştırmak üzere Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu hemen harekete geçmeli, işlendiğini söylediği suçlar için ise savcılar her biri için ayrı ayrı dosya açmalı.” Hanefi Avcı “Bunlardan hiçbir sonuç alınmasa bile en azından devletin hukuksuzluğa karşı olduğunu ve bu işlere göz yummayacağı mesajını vermiş olur. Çünkü şu anda kimse bu rezalete karşı durmayı aklından bile geçirmiyor” diyor. ***

Biraz da biz ölelim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki doz Sinovac üzerine bir doz da Biontech aşısı yaptırmış. Çok doğru bir bileşim. Aynen benim birkaç gün önce yazdığım gibi. Türkiye’de iki doz Sinovac olduktan sonra, ABD’de tek doz Biontech olarak antikor seviyesini çok yukarılara taşıyan bir hekim dostumu örnek vermiştim. Erdoğan da aynı yaklaşımı uygulamış. İktidar “düşkünü” gazetecilerden öğrendiğimiz kadarı ile Cumhurbaşkanı bunu “Tavsiye ediyormuş.” En azından sağlık çalışanlarının da 3. doz olarak Biontech ile aşılanması gerektiğini söyleyen pek çok uzman var ve Cumhurbaşkanı’nın “tavsiyesi” onlara muhtemelen bir Nasreddin Hoca hikayesini hatırlatıyordur. Hoca bir gün bir eve misafir olur. Yemeğe oturulur. Masaya enfes bir çorba gelir. Ancak ev sahibinin elinde kocaman bir kaşık, Nasreddin Hoca’nın elinde ise bir çay kaşığı vardır. Hoca ortadaki çorbayı çay kaşığı ile yudum yudum içerken, ev sahibi koca kaşığı daldırıp daldırıp ağzına götürmekte bir kaşıktan sonra “Ohh, öldüm” demektedir. Sonunda Hoca dayanamaz ve ev sahibine dönerek “Ver şu kaşığı da biraz da biz ölelim” der. Sağlık çalışanları da... ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Emanet eşeğe binenin tez indiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026