İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bilime inanın Sayın Bakan, kiralık trole değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 9, 2021

Bilime inanın Sayın Bakan, kiralık trole değil

Yeni değil, ilk olarak 2 yıl kadar önce söyledik açılması halinde, Kanal İstanbul’un Marmara’nın ölüm fermanı olacağını, Marmara’daki biyolojik kirliliği arttıracağını, bir neslin görebileceği kadar kısa bir sürede Marmara’yı bir ölü deniz haline getireceğini, Marmara’nın bir süre sonra metan gazı yayan bir deniz haline geleceğini ve Marmara’nın çevresinin çürük yumurta kokacağını. 2 yıl önce. Çok da beklenen “deniz salyası sorunu” beklenenden de yoğun ve hızlı bir biçimde patladığında da bunu tekrarladım. “Kanal İstanbul Marmara’ya büyük zarar verir” diye. Sosyal medya trolleri ve bildik cühela hemen saldırıya geçti. Kendilerini ciddiye alacak halimiz yok. Güldük. Cahiller. Adam olsalar trol olmazlardı nasılsa diye. Ama dün trol deyip geçmemek gerektiğini anladım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanı, tabii ki Trabzon kökenli. Üstelik de mühendis. Yani bilime inanması gereken biri. Ve diyor ki: “Kanal İstanbul müsilajı bitirecek.” Belli ki bilime değil, trollere inanıyor. Tüm uzmanlar, bu işi siyasete yaranmak için değil doğruyu bulmak için yapan tüm bilim insanları “Kanal İstanbul'un getireceği organik açıdan zengin su, deniz salyası ve benzeri kirlilik unsurlarını arttırır” diyor. “Tüm orta Avrupa’nın kirini, tarımsal sulama artığı azotlu, fosfatlı suyunu taşıyan Tuna’nın Karadeniz’e boşalttığı kirli suları doğrudan Marmara’ya aktarır” diyor. Ama Bakan bilime sormuyor, trolle güveniyor. Hadi hoşunuza gitmeyen bilim adamlarına sormuyorsunuz, Çevre Bakanlığı Müsteşarlığı ve AK Parti milletvekilliği yapan Prof. Mustafa Öztürk’e sorun. Dün “Ak” dediğine bugün “Kara” demeyecekse o da aynı şeyi söyleyecektir size. O yüzden Kanal İstanbul müsilajı bitirir falan demeyin Sayın Bakan. Trollere inanmayın İsmail Bey. Bilime inanın. Geleceğinizi bilim kurtarır. Paralı cühela orduları değil. ***

Kanal demişken

Boğaz kıyısının şirin semti Arnavutköy’de bir süredir yol yapımı vardı. Kaldırımları yeniliyor, yola da yeni asfalt seriyorlardı. Aylar süren inşaat sırasında semt yaşayanları ve esnafı epey bir sıkıntı çekti. Bir süre önce inşaat bitti, herkes sevindi. Haftada bir evin alışverişi için semte gittiğimden ben de mutlu oldum. Son gidişimde esnaftan bir dostum “Fatih Bey gelin bakın" dedi. Gösterdiği şuydu. Yeni yapılan gıcır gıcır asfalt ve döşenen kaldırım kırılmış, kazılmış ve altında bir tamirat yapılıyordu. “Bunu şu işi bitirmeden yapsalardı da, yeni yapılmış güzelim kaldırım ve asfaltı bozmasalar olmaz mıydı?” diye sitem etti. Olmazdı tabii ki! O zaman Türkiye’de yaşadığımızı nasıl anlardık! Bırakın küçük bir yolu, bir semt kaldırımını, devasa projelerde bile böyle olmuyor mu! Mesela AK Parti’nin yeni devasa inşaat ve rant projesi Kanal İstanbul’da. Neymiş efendim Kanal İstanbul çılgın proje imiş şu imiş bu imiş uzun yıllardır üzerinde çalışılıyormuş. Hadi canım sizde. Rahmetli Erol Olçok o projenin nasıl ortaya çıktığını anlatmıştı. Yer miyiz biz! Ama diyelim ki, yedik. Yahu bu bile aslında Türkiye’nin nasıl öngörüsüz ve plansız bir şekilde yönetildiğini göstermiyor mu! Bir yanda yıllardır planlanan sözde bir büyük proje. Diğer yanda yine yıllardır yapılıp yeni bitirilen bir başka büyük proje. Kuzey Marmara otoyolu. Arkadaş, adama sormazlar mı, “Yahu madem Kanal İstanbul diye bir projen vardı bu yolu yaparken kanalın üzerinden nasıl geçecek diye hiç düşünmedin mi! Kanalın geçeceği yerden de dümdüz geçip gittin. Ya planlamayı, koordinasyonu bilmiyorsun ya da Kanal İstanbul proje mroje değil.” Madem kanalı yapacaktın o zaman yolları da ona göre yapsaydın. Şimdi durduk yerde 8 milyar liralık bir ihale yapıp, en sevdiğiniz müteahhitlere kanalın üzerine yapılacak köprüler için dünyanın parasını aktarmak zorunda kalmazdınız. ***

Suyu ya da soyu

Marmara’nın ölümü ile ilgili herkes birbirini suçluyor. AK Parti bir arıtma tesisi inşaatını “gereksiz” diyerek iptal eden ve “temel atmama” töreni yapan İmamoğlu’nu suçluyor. (Tabii mevcut durum için komik suçlama. O tesis bugünkü sorunu çözmeye yetişmezdi ama belki ilerisi için gerekliydi,  bilmiyorum. Öğrenip yazacağım.) CHP’li eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Nurettin Sözen ise  AK Parti Genel Başkanı’nı. O da diyor ki, “Benim belediye başkanlığım döneminde planlanan arıtma tesislerini benden sonra belediye başkanı olan Tayyip Erdoğan gereksiz bularak yapmadı. Pis suyu katı atık arıtması yaptıktan sonra denize deşarj etti. O yüzden Marmara bu hale geldi.” (Bu iddiayı da araştıracağım.) Karşılıklı suçlamalardan benim anladığım şu. Marmara’yı ve hatta Türkiye’yi el birliği ile yok ettiniz. Nihai noktada yok aslında bir farkınız. Sadece saklandığınız yerler farklı. ***

O kadar da değil

Hemen bir iki düzeltme yapayım. Dünkü yazımda “Gazetecilik sınıf atlama aracı olmamalı” dedim. Bazıları “Veyis Ateş’e gönderme yapıyor” diye yazdı. Yanlış. Gönderme sadece Veyis Ateş’e değil. Geniş bir gazeteci kitlesine. Nasıl anlatsam bilemiyorum ama şöyle özetleyebilirim. Bir iki yıl önce bir gazeteciye dostları yaş günü partisi düzenlediler. 50 kadar davetli ile. İş adamları, sanatçılar, hoş kadınlar. Kalabalık ve neşeli bir parti. Ama gazetecinin bir tane bile gençlik arkadaşı, çocukluk arkadaşı, ilkokul arkadaşı, lise arkadaşı, hatta üniversite arkadaşı bile yoktu. Tamamı gazetecilikte güce, şöhrete eriştikten sonra edindiği arkadaşlardı. Gazetecilik onun geçmişi ile çevresi ile bağlarını koparmıştı besbelli. Artık başka bir sınıfın adamıydı. Elbette zamanla insanların çevresi değişir ama bu kadar mı! Ya da yeni çevreye sadece zenginler, ünlüler ve sosyetikler mi girer? Kimileri de çevresine sadece siyasetçileri, üst düzey bürokratları doldurup, güç sahibi olmaya çalışır. O kadar çoklar ki! Elbette bunlarla da görüşürüz, işimiz gereğidir. Ama çevremiz bunlara dönüştü mü sorun olur! Kastettiğim bunlardı, bambaşka bir yere dönüşenler. Bir kişi değildi anlayacağınız. Dün akşam da Teke Tek’i veda ederek bitirdim. Çok açık biçimde 1 ay tatil yapacağım dedim çok önceden planlanmış bir tatil. Ama buna da anlam yüklemişler. Veyis Ateş yüzünden demişler. Elbette ki, Veyis Ateş’in bir açıklama yapmamasından rahatsızım. İslamcıların da anlayacağı dille söylemek gerekirse Mecelle'nin 67. hükmü der ki, "Sakite bir söz isnat olunmaz. Lakin Ma'rız-ı hacette sükut beyandır." Ama Veyis Ateş açıklama yapmıyor diye de her taşında emeğim olan, bugünün ortamında özgürce yazabildiğim bir yeri bırakıp gidecek halim yok. Ayrıca grup yönetimi de Veyis Ateş’i izne yolladı. Bu aşamada başka ne yapacaktı! Aklanır döner, aklanmaz gider. Ben ise yazılarımı zaten yazacağım. İznim bitince de geri geleceğim. Meydanı kimseye bırakmaya niyetim yok. Biline! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Değerini kaybetmeden bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Eczane rafları çok şey anlatıyor
Köşe Yazıları
Eczane rafları çok şey anlatıyor

Fatih Altaylı

Mayıs 11, 2026

Yollar, köprüler ve anneler
Köşe Yazıları
Yollar, köprüler ve anneler

Fatih Altaylı

Mayıs 10, 2026

“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”
Köşe Yazıları
“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”

Fatih Altaylı

Mayıs 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim” görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Emre AltuğFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:38 Konservatuvara ne zaman başladı? 04:36 Şarkıcılık kariyeri nasıl başladı? 08:35 Müzik eğitimi aldı mı? 11:18 Oyunculuk kariyeri nasıl başladı? 14:48 Çağla Şikel ile olan geçmiş evliliği 26:11 Planlanan bir dizi projesi var mı? 29:05 Rusya'daki popülerliği 30:39 "Bir Pop Masalı" projesi 41:54 Evlenmeyi düşünüyor mu? 45:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 10, 2026
Yapay zeka kimin kontrolünde? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Altan Çakır & Ozan Sihay - Teke Tek BilimYapay zeka kimin kontrolünde?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:58 Üniversitelerdeki "Veri Bilimi ve Analitiği" bölümü 05:10 Üniversitelerin öğretimlerini 3 yıla düşürme planı 09:16 Türkiye ve dünyanın diğer ülkeleri arasında araştırma kültüründe farklılıklar var mı? 18:44 Yapay zeka uygulamalarının birbirlerinden farkları neler? 22:54 Physical AI nedir? 33:50 Yapay zeka ile ilgili neden bu kadar panik var? 38:07 Yapay zeka ile yapılan müziklerin hakları kime ait oluyor? 49:23 Yapay zeka kimlerin kontrolünde? 50:56 Egemen yapay zeka nedir? 54:52 Yapay zeka en hızlı hangi alanlarda gelişiyor? 1:01:15 Yapay zeka hayal edebiliyor mu? 1:13:31 Egemen yapay zekaya sahip olabilecek uluslar 1:19:41 Yapay zeka insanlara karşı kendi uygarlığını oluşturabilir mi? 1:32:13 Yapay zeka kültürü oluşacak mı? 1:46:11 Kapanış
Mayıs 10, 2026
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026