İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir tür medya patronu olarak SBK

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 22, 2021

Bir tür medya patronu olarak SBK

Sezgin Baran Korkmaz, medya sahibi olmanın dezavantajlarına maruz kalmadan medya sahibi olmanın güzel bir yolunu bulmuş anlaşılan. Medya sahibi olmak zor iş, riskli iş. Bir tarafa yanaşsan karşı tarafın şimşeklerini üzerine çekeceksin. İktidara yanaşsan hem muhalif kesimlerden tepki göreceksin hem de iktidarın tam ne istediğini bilemediğin anlarda iktidardan. Üstelik iktidar değiştiği anda hedef haline geleceksin. Muhalefete yanaşsan iktidar tarafı üzerine bütün gücüyle gelecek. Muhalefet ise destek vermeyecek hatta muhalefetin iç çatışmalarının arasında kalacaksın. Tarafsız olayım desen, ki doğrusu da bu, hem iktidar hem muhalefet yüklenecek. Kimseye yaranamayacaksın. Herkes saldıracak. Dahası bizzat çalışanlarınla sorun yaşayacaksın. Ne halt karıştırdığını bilemediğin bir grup kişiye maaş vereceksin. Ve dönem gereği de bu işten para falan da kazanamayacaksın. Zor iş medya sahibi olmak. Sezgin Baran Korkmaz ise işin kolayını bulmuş belli ki! Gazete sahibi olacağına gazeteci sahibi olmayı yeğlemiş. Onca yatırım yapıp televizyon kanalı, stüdyo, teknik malzeme, naklen yayın arabası, gazete, matbaa, IT ekipmanı satın alacağına sık sık yenilenmesi gereken tüm bu malzemeler yerine gazeteci satın almış. Kimi muhalif, kimi iktidar yanlısı güzel bir buket oluşturmuş. Kendine bir imaj oluşturtmuş. Bedeli ile. Sonrasında belki bazıları da bu havanın etkisinde kalıp, hiç çıkarsız övmüşler Korkmaz'ı ama bu işi bir bedel mukabilinde yapan, kimi ortaya çıkmış, kimi ise hala bilinmeyen bir kısım medyacı için çok ciddi iddialar var. Şimdi bu gazeteciler muhtemelen panikte. Sezgin Baran Korkmaz ile olan ilişkilerinin ne kadarının bilinip, ne kadarının bilenmediğini anlamaya çalışıyorlar. Arkalarında ne kadar delil bıraktılar onu hatırlamaya, bulabildikleri izleri yok etmeye, yok edemediklerini de küçültmeye çalışıyorlar. Gördüğüm o ki, Sezgin Baran Korkmaz’ın bu ilişkiler ağı biliniyor ve yavaş yavaş ortaya çıkacak. Korkmaz’ın otelinde hangi gazeteciler ve hangi siyasetçiler ağırlandı? İktidarla ilişkileri zaten malum da, hangi sahte muhalifler, hangi gazeteciler, hangi siyasetçiler, belediye başkanları Sezgin Baran Korkmaz’ın yatında keyif çattı? Kimler Korkmaz'ın telefonunda hızlı arama tuşuna kayıtlı idi! Zannederim bunlar teker teker ortaya çıkacak. Kokuşan Türkiye’de bunların henüz ortaya çıkmamış olması sadece ve sadece tarafların bu bilgileri birbirleri aleyhine kullanabilmek için hazırda tutuyor olmasından. Oradaki lağım da bir yerde patlar. Ne mutlu o pisliğin bulaşmayacağı bir yerde durmuş olanlara. ***

Kullanırken kullanılmak

Ortaya dökülenlerle anlaşılan o ki, siyasetçiler bazı gazetecileri kullandıklarını zannederken, aslında gazeteciler onları kullanmış. Siyasetçi gazeteciye yakın olup, gazeteci üzerinden kendi PR’ını yaparak sesini duyurduğu ve kendini bir tür zırha bürüdüğünü düşünürken, bu işten asıl kârlı çıkan gazeteci olmuş. Siyasetçi ile yakınlığını kullanarak para kazanmış, güç sahibi olmuş ve bu gücü siyasetçinin bilgisi dahilinde veya haricinde ekonomik güce tahvil etmiş. Ya da bu iş ortaklaşa yapılmış. Şu anda ortaya çıkan birkaç isim bence buzdağının sadece görünen kısmı. Siyasete olan yakınlığını kullanarak kendine güç devşiren sözde gazetecileri artık daha fazla görüp tanıyacağız. Ezan, bayrak, Kuran, yeni Türkiye, darbeciler söylemleri arkasına saklanmış klavyeli menfaat çeteleri yavaş yavaş dökülecek ortaya. Ve biliyorsunuz tüm bu olanların nedeni hukuksuzluk ve liyakat eksikliği. Siyasi güç hukuka uygun kullanılmayınca, devlet yönetiminde keyfilik alıp başını gidince böyle olur. İnsanlar yasalara değil, insanlara güvenmeye başlayınca, hukuk değil ilişkiler egemen hale gelince bu tür kokuşmalar başlar. Güç sahibi ile bir fotoğraf mesleki yeterlilikten daha önemli olduğu zaman, o yakınlık yasaların sağladığı haklardan fazlasını sağladığı zaman sistem buna dönüşür. Liyakatle bir yere gelmesi mümkün olmayanlar da bu yöntemle bir yere gelir ve bu bir kısır döngüye dönüşür. Bizde olan da budur. Ama merak etmeyin sürdürülebilir değildir. Çünkü ya önce bu sistem çöker. Ya da sonunda devlet çöker. Bir şekilde biter. Umarım bizde ikinci seçenek olmaz. ***

Suç duyurusu

Veyis Ateş, İsmail Saymaz’ın programında pazartesi günü savcılığa kendisi ile ilgili suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı. Dün bütün gün bu suç duyurusunun haberini bekledim. Böyle bir suç duyurusu haberi medyaya yansımadı. Acaba bulundu da medyanın mı haberi olmadı, yoksa bulunmadı mı? ***

TRT meselesi

Önce Magazin yazarı Ali Eyüboğlu aradı dün. “Ben TRT Genel Müdürüne sizi yalanlatmak için soru sormadım. Yurt dışında olduğum için sizin TRT ile ilgili yazınızı da okumamıştım bile. TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’le röportaj da yapmadım. İbrahim Eren Bakü’ye davet ettikleri bir grup gazeteci ile sohbet ederken sorduğum sorulara aldığım yanıtları yazdım” dedi. TRT’nin Bakü’ye davet ettiği gazeteciler arasında imiş Eyüboğlu. Şöyle anlattı: “İbrahim Bey ile TRT’nin reklam alıp almaması üzerine bir sohbetti. O sırada ben de sizin daha önce sormuş olduğunuz gibi bu seyahatin masraflarının nasıl karşılandığını sordum. O da ETS Tur’la barter yaptıklarını, normalde alamayacakları bir reklamı barterla alıp, bu seyahat için kasadan para çıkmamasını sağladıklarını söyledi. Ben de bunu yazdım ama bazı internet siteleri bunu sanki ben sizi yalanlatmak için sormuş ve yazmışım gibi bir hava yarattılar. Oysa tam aksine ben de sizin sorduğunuz soruya yanıt arıyordum” dedi. Daha sonra da TRT Genel Sekreteri İbrahim Keleş aradı. “Fatih Bey, Genel Müdürümüzün de selamları ile sorularınıza yanıt vermek için aradım” dedi. Önce Ersin Düzen meselesine değindi: “Bu konu TBMM komisyonunda da gündeme geldi. Orada da açıkladık. Ersin Düzen TRT’den fatura karşılığı aylık ortalama 27.500 TL almaktadır. Euro 2020 Kupa Günlüğü programı için de kendisine toplamda 27.500 TL ödenecektir” dedi. “Bu kişinin sahibi ortağı ya da temsilcisi olduğu şirket veya şirketler TRT’ye başkaca hizmetler için fatura kesiyor mu?” diye sordum. Keleş “Şu anda bu konuda elimde bir bilgi yok. Araştırmadım. Hemen araştırır bununla ilgili de bilgi veririm” dedi. Futbol Federasyonu ile ilgili olarak da “Kadrolu personelimiz olmadığı için TFF ile olan ilişkisi bizim dışımızda bir ilişkidir. Onunla ilgili bir şey söyleyemeyiz” dedi. Daha sonra konu Avrupa Futbol Şampiyonası maçlarına götürülen misafirlere geldi. “Sizin de yazdığınız gibi bu barter. Yani karşılıklı hizmet ile yapılmış bir organizasyon. Biz burada söz konusu reklam verenden ekstra bir gelir sağladık. Normalde satamadığımız bir reklam süresini paraya çevirdik. Siz de TV yönettiniz gayet iyi bilirsiniz. Normal olarak reklam süresi olarak satılamayan bazı dilimler vardır. Biz de o dilimleri barterla satarak bu seyahati organize ettik” dedi. Ben de kendisine “Reklam verenlerinizi, iş ortaklarınızı götürmenizi anlarım ama gazetecileri ve siyasetçileri götürmenizi anlamam. Beni ikna edemezsiniz” dedim. İbrahim Keleş de bana gayet kibarca “Sizi ikna etmeye çalışmıyoruz. Sadece nasıl yaptığımızı anlatmaya çalışıyoruz” dedi. Ben hala TRT’nin gazeteci ve siyasetçileri böyle bir seyahate götürmesini doğru bulmuyorum. ***

Dedik Sergen gidici diye

Beşiktaş’ta gelişmeler beni doğruladı. Sergen ile Beşiktaş’ın yolları ayrılıyor. Bunu da herkesten önce duyurmuş olduk. Beşiktaşlılardan hayli tepki aldım ama ben haklı çıktım. Sergen hem eşdeğer konumdaki isimlerle benzer bir ücret hem de önümüzdeki sezon da şampiyonluğa oynayacak daha iyi bir kadro için yetki isteyince yönetimle ipler kopmuş. Sergen’i ne kadar sevdiğimi herkes bilir. Geçen yıl en zor dönemlerinde bile destekledim. Ama Beşiktaş yönetimini haklı buluyorum. Ya taraftarı ve Sergen’i mutlu edecekler ve kulübü batırmaya devam edecekler. Ya da sürdürülebilir bir mali yapıda ısrar edecekler. Yaptıkları doğrudur. Keşke başka büyük kulüp yönetimlerinde de benzer cesaret olsa idi. Bugün çok daha az borçlu olurlardı. ***

İzin

Birtakım ruh hastaları, benim izin yapmama mana yüklemeye çalışıyorlar. Bu hastalıklı habis ruhlara açık açık söyleyeyim. 10 Haziran ile 10 Temmuz arasında izin yapma niyetinde olduğumu televizyon yönetimine yaklaşık 2 ay önce söyledim. Çünkü tüm rezervasyonlarımı ona göre yapmıştım. Gazetenin Yayın Yönetmeni Yavuz Barlas'a ise yazılarıma devam edeceğimi, tatilde yazı yazmama mani bir durum olmadığını da belirtmiş ve "Belki teknik aksaklık olur, internete bağlanamadığım bir yerlere gidersem bir iki gün aksatabilirim" demiştim. Hayatları hastalıklı komplo teorisi üretmekle geçen kifayetsiz muhteris çeteciler sevinmesinler. Temmuz ortasında yeniden karşılarında olacağım. Meydanı ite köpeğe bırakmayacağımı söyledim bir kere. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Pandemi ile mücadeleyi yaşam tarzı dayatmak için fırsat haline getirmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026