İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sorarlarsa o sırada muhafazakardık dersiniz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 30, 2021

Sorarlarsa o sırada muhafazakardık dersiniz

Elmalı rezaleti ile ilgili epey bir bilgi kirliliği var. Önce olayı bir netleştirelim. İki küçücük çocuğa anne ve üvey baba tarafından uygulanan taciz ve tecavüz vakası yeni değil. Olay, çocukların öz babalarının Mayıs 2020’de Edremit Savcılığı'na yaptığı şikayet ile soruşturulmaya başlanıyor. Soruşturma sonucunda 2 ay sonra Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor. 16 Ekim 2020 tarihinde sanık anne ve üvey baba tutuklanıyor. Yaklaşık 2,5 aylık tutukluluktan sonra Ocak 2021’de sanıklar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor. Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir üst mahkeme olan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itiraz reddediliyor. Son duruşma Mayıs ayında yapılmış. Bir dahaki duruşma tarihi ise Eylül 17. Rezaletin kronolojisi bu. Çok açık ki, ortada büyük bir ayıp, büyük bir rezalet, büyük bir aymazlık, büyük bir utanmazlık var. Ve Türkiye ne yazık ki, bu gibi suçları örtbas etme konusunda uzmanlaşmış kadrolara sahip. Uzun süreli okurlarımız hatırlayacaktır. Bundan 10 yıl kadar önce bir N.Ç. davası vardı. 13 yaşındaki bir kız çocuğuna bir ilçenin neredeyse aralarında kamu görevlilerinin ve hatta emniyet görevlilerinin de bulunduğu tüm “ileri gelenleri” tecavüz etmiş, yargılanmış ve iyi halden cezalarında indirime gidilmişti. Üstelik de isimleri saklanmıştı. Ben de tüm bu alçakların isimlerini bulup teker teker afişe etmiştim. Bundan dolayı yargılandım ama şeref duydum. Çok değil birkaç yıl önce Ensar Vakfı’nın bir yurdunda olanları da unutmamışsınızdır umarım. Vakfın kontrolündeki Karaman Anadolu İmam Hatip Mezunlar Derneği’ne ait yurtlarda kalan 9-10 yaşlarındaki 45 çocuğa 54 yaşındaki öğretmen Muharrem Büyüktürk tarafından defalarca tecavüz edildiği ortaya çıkmıştı. Konunun araştırılması için TBMM’de verilen önergenin reddedilmesi ise Meclis’te kutlanmıştı. Anlayacağınız olay çok. Öfkelenmekle bitecek gibi değil. Bu kez yine kızgınız. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’ne de, savcılığın itirazını reddeden Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne de. Hatta bu hakimlerin kimler olduğunun açıklanmasını, toplumun bu kişileri tanımasını da istiyoruz. İstiyoruz da, bilsek ne olacak. Mesele kişiler değil ki, mesele anlayış. Ha Ali vermiş kararı ha Veli. Çocuklara tecavüz edilmesinin örtbas edilmesi TBMM'de kutlandıktan sonra söylenecek söz kalır mı! Üstelik baksanıza, Ali Edizer isimli sarıklı cübbeli GATA doktoru ve benzerleri nedense bu kararı savunuyorlar. Hukuki buluyorlar. Ve bunlar sözde muhafazakar. Bu ve bunun gibi kararları ahlaki bulmayan bizim gibiler ise bağırıp duruyoruz. Bir etkisi oluyor mu! Hiç zannetmiyorum. Çoluk çocuğa tacizin, tecavüzün normalleştirildiği ve bu suçların cezasız kalmasının hukuki bulunduğu bir anlayışa doğru ilerliyoruz. Bir ortaçağ anlayışına. İlerde tarih kitapları bugünleri anlatırken muhtemelen şöyle yazacaktır: “Barışçı eylem yapan üniversite öğrencilerinin tutuklu, çocuklara ve hatta öz evlatlarına tecavüz edenlerin ise tutuksuz yargılandığı bir dönemdi. Üstelik de o dönemde adında Adalet olan bir parti iktidardı ve o partiyi destekleyenler kendilerini muhafazakar zannediyordu.” Ve çakma muhafazakarlara bir sözüm var. “Çocuklarını muhafaza edemeyen bir toplumun herhangi bir şeyi muhafaza etme ihtimali yoktur.” ***

Tedaviyi cebinizden öder misiniz!

Aşı karşıtları bazen edepli bazen de edepsiz bir şekilde benim aşıdan yana olan tavrımı eleştiriyorlar. Elbette eleştirebilirler. Kimi “Biz bu aşılara güvenmiyoruz” diyor, çoğu ise “Böyle bir hastalık yok. Zaten uydurma. Olmayan hastalık için niye boşuna aşı olalım.” Tüm bu görüşlere saygım olduğunu daha önce de söyledim. Dünya düzdür diyenlerinki kadar saçma değil fikirleri, ki ben onlara bile tahammül ediyorum. Ve tabii aşı olmamaktan yana tavır alan bu grup benim “En azından salgın bitinceye kadar, aşı olmayanlar işyerlerine sokulmasın. Toplu taşımadan yararlandırılmasın” önerime de şiddetle karşı çıkıyorlar. Peki o zaman bundan da geri adım atıyorum. Ama onlara asla reddedemeyecekleri bir öneri getiriyorum. Sırası geldiği halde aşı olmamış olanlar Covid-19’a yakalanırlarsa tedavi masrafları devlet tarafından karşılanmasın. Madem böyle bir hastalık yok. Olmayan hastalığın parasını da bizim cebimizden çıkarmasınlar. ***

Bu pazu bandlarını gördünüz mü!

Yetişkinlerin cinsel yaşamlarına karışmayı kendinde hak görenler, çoluk çocuğa tecavüzler konusunda sessiz. Bu kadar sessizlik sanki onaylamakmış gibi görünüyor haberleri olsun. Bu arada Taylan Antalyalı’nın tişörtüne kıyamet koparanlara Galatasaray yönetimi Türk futbolunda alışılmadık derecede düzeyli bir yanıt verdi. Ağızlarına sağlık. Hiçbir ahlaki değere sahip olmayıp, sadece cinsellik üzerinden ahlaklıymış görüntüsü verenlere çok iyi bir yanıttı. Ama aslında o yanıt Avrupa şampiyonası maçlarında her akşam veriliyor. Neredeyse bütün takımların kaptanlarının pazu bantlarında gökkuşağı renkleri var. Bu takımların kaptanlarının gay olduğu anlamına da gelmiyor, o takımların ve ülkelerin gay olmayı desteklediği anlamına da. Sadece kimsenin kimseye karışamayacağı ve cinsel özgürlüğün de ifade özgürlüğünün bir biçimi olduğu anlamına geliyor. Bunu destekleyen sporcuları LGBTİ ilan etmeye kalkarsanız büyük hata yaparsınız. Gay dergilerinin kapak yaptığı spor biliniz ki futbol değil. Ne olduğunu söylemeyeyim. Üzülürsünüz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Millet adına karar veren Adalet, milleti utandırmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026