İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yargı çöktüyse çökerler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2021

Yargı çöktüyse çökerler

Böyle bir fiili durumun olasılık dahilinde olduğundan haberdar olmamızın nedeni aslında ne Sedat Peker’di ne de dün akşam Meral Akşener’in Habertürk’te söylediği gibi “Paramount Otel”e çökülmüş olması. “Çökme” kavramını bize ilk öğreten bu ülkede Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, milletvekilliği, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yapmış ve oğlu da AK Parti’den milletvekilliği yapmakta olan bir isim oldu, Mehmet Ağar. Öncelikle ondan duyduk, bugünün Türkiye’sinde mafya olarak adlandırılan hukuk dışı yapılanmaların insanların ya da şirketlerin tapulu mallarına, kayıtlı şirketlerine, menkul ya da gayrimenkullerine “çökebileceğini”. Ağar, Türkiye’nin ve belki de dünyanın sayılı güzel marinalarından biri olan Yalıkavak Marina ile ilgili kendisine yönelik iddialara “Ben olmasan buraya mafya çökerdi” dedi. Mehmet Ağar’ın bu cümlesi ile Türkiye artık kişilerin malları, varlıkları, edinimleri üzerinde bir devlet garantisi olmadığını, garantinin ancak güçlü, etkili kişiler vasıtasıyla elde edilebileceğini en “devlet” ağızdan duymuş oldu. Gerçi Ağar oluşan tepkiler üzerine bu söylemini değiştirip “dil sürçmesi”ne getirdi işi ama laf ağızdan çıkmıştı. İlk söylenilen gerçekti. Nitekim arkasından başka “çökmeler” de ortaya çıktı. Bodrum’da bir güzel otele de çökmüştü birileri. Gücü yeten istediği yere çöküyordu. En güvenilir kurum olması gereken devletin verdiği “tapu senedi” artık karşılıksız çıkabiliyordu. Herkes gücü yettiğince bir yerlere çökebiliyordu. Ve tüm bu “çökmelerin” nedeni yargının “çökmüş’ olmasıydı. Vatandaşın güç odaklarına karşı son savunma hattı olan ve gücü gücü yetene olmasın diye güvendiğimiz yargıydı aslında asıl “çökmüş” olan. Yargı çökünce, herkes bir yere çökebiliyordu. Peki devlet böyle bir şeye nasıl izin verebiliyordu? O kadarını bilecek noktada değilim. Ama yıllar önce iş dünyasının önemli isimlerinden biri ile artık iş dünyasında olmayan bir başka işadamının dedikodusunu yapıyorduk. O iş adamının yanında çalışan pek çok yönetici hızla zenginleşiyordu ve çok açık biçimde işadamını soyuyordu. İş dünyasının önemli ismine, “Peki bunu siz görüyorsunuz, biz görüyoruz da o işadamı görmüyor mu?” diye sordum. “Patron çalıyorsa, yöneticisi de çalar?” dedi. Meseleye profesyonel bakış bu herhalde. Ona da aklım ermez. Ama bildiğim bir şey var, tatili erken kesip eve dönüyorum. Yokluğumdan istifade bizim eve de çökmesinler. Ne olur ne olmaz! ***

Gerçekten merak etmiyor musunuz!

TBMM’nin en önemli yetkisi yasama ise ikinci önemli yetkisi de denetimdir. Başkanlık sistemine geçişle birlikte yasama ve denetleme yetkilerinde önemli kayıplar yaşanmış olsa da, yine de az da olsa bazı yetkileri var. Yaptırım gücü çok zorlaştırılmış olan denetim yetkisi de hala sürüyor. Önceki gün Marmara’nın hızlı yok olmasında önemli bir rolü olduğu bilim insanlarınca iddia edilen Ergene Nehri’ndeki kirliliğin araştırılması için TBMM’ye bir önerge verildi. Bırakın milletvekili falan olmayı, vatandaş olarak bile gerçekten merak edilen, merak edilmesi gereken bir mesele idi bu. Ülkenin en önemli kurumu gelecek nesiller için bunu araştıracak ve bir rapora bağlayacaktı. Ancak bu araştırma TBMM’de iktidar koalisyonunun oyları ile engellendi. Niye! Anlamak mümkün değil. Ülkenin geleceği, nesillerin geleceği ile ilgili bir çevre araştırması. Siyaset yok, suçlama yok, yaptırım yok. Karar vericiler sağlıklı karar alabilsin diye yapılacak bir araştırma. Sadece muhalefetin oluşturacağı bir komisyon da değil, tüm partilerin olacağı bir komisyon. Bu engellendi. Böyle bir meseleyi bile araştırtmayacaksanız, böyle bir çevre felaketinin nedenini bile merak etmiyorsanız Allah aşkına niye milletvekili oldunuz arkadaşlar. Kendine güvenen herkes yetkisinin artmasını ister, herkes etkisinin artmasını ister. Siz ise kendi kendinize etkinizi ve yetkinizi baltalıyorsunuz. Niye bir söyleyin. Bana değil gençlere söyleyin. Lütfen. ***

3. doz hangi aşı olmalı

3. doz uygulaması doğru ve yerinde bir uygulama. Ama sadece ilk iki dozunu Sinovac'la olanlar için. Bir anlamda Sağlık Bakanlığı'nın "Biz aslında yanlış aşıya para ödemişiz" itirafı. Çünkü 4. faz anlamına gelen aşılama kampanyası gösterdi ki, Sinovac çok etkili olmamamın yanı sıra, etkisi kısa süreli bir aşı. Bunu en iyi sağlık çalışanları üzerinde gördük. Sinovac ile aşılanan pek çok sağlık çalışanı COVID 19'a yakalandı. O yüzden başta sağlık çalışanları olmak üzere 3. doz aşı yapılması doğru bir karar. 3. dozun yapılması gerektiğini ve ilk iki dozda bile farklı aşıların uygulanmasının daha iyi sonuç verdiğini araştırmalara dayanarak ilk yazan ve Türkiye'nin gündemine sokan kişi olarak bu yapılanı çok doğru buluyorum. Okuduğum onlarca saygın araştırma, özellikle Sinovac gibi inaktif aşılarda 3. dozu gerekli görüyor. Yine okuduklarıma dayanarak şunu da söylemeliyim. İlk iki dozunu Sinovac olduysanız 3. dozunuzu eğer mümkünse Biontech aşısı olarak yaptırmaya çalışın. İki doz Sinovac üzerine bir doz Biontech aşısı çok yüksek antikor değerlerine ulaşmanızı sağlıyor. İki dozunuzu da Biontech olduysanız 3. dozunuzu yaptırmak için acele etmenize gerek yok. Hatta belki hiç gerek olmayacak. ***

Bu öngörü ile dünya lideri olursa

Dünyanın içinde bulunduğu vahim durumun nedeni acaba ABD’nin “ahmaklığı” olabilir mi! Bir ülke bu kadar öngörüsüz, bu kadar akıl dışı bir biçimde yönetilirse ve o ülke aynı zamanda dünyanın en güçlü ve önemli ülkesi ise o dünyadan hayır gelir mi! Bakın bu dergi kapağı ABD’nin en önemli dergilerinden birinin, Time’ın kapağı. ABD 2001’de Afganistan’ı işgal kararı aldığı zaman Time böyle bir kapakla çıkmış. “Taliban’ın son günleri.” Bu kapaktan günler sonra Amerikan Ordusu Afganistan’ı işgal etmiş, 20 yıl boyunca ülkede kontrolü ele almaya çalışmış. Binlerce asker kaybetmiş. Yüz binlerce Afganlıyı asker veya sivil demeden soykırıma uğratmış . Yıl 2021 olmuş. ABD ülkeden çekiliyor ve ülkenin nenedeyse yüzde 90’ı Taliban’ın kontrolünde. Ve ABD çekilebilmek için bile Taliban’ın hoşgörüsüne muhtaç. Bu öngörüye ve bu beceriye sahip bir ülke dünyayı yönetirse dünya da böyle bir dünya olur ancak. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Nobranlıkla değil zarafetle yönettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026