İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yargı çöktüyse çökerler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2021

Yargı çöktüyse çökerler

Böyle bir fiili durumun olasılık dahilinde olduğundan haberdar olmamızın nedeni aslında ne Sedat Peker’di ne de dün akşam Meral Akşener’in Habertürk’te söylediği gibi “Paramount Otel”e çökülmüş olması. “Çökme” kavramını bize ilk öğreten bu ülkede Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, milletvekilliği, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yapmış ve oğlu da AK Parti’den milletvekilliği yapmakta olan bir isim oldu, Mehmet Ağar. Öncelikle ondan duyduk, bugünün Türkiye’sinde mafya olarak adlandırılan hukuk dışı yapılanmaların insanların ya da şirketlerin tapulu mallarına, kayıtlı şirketlerine, menkul ya da gayrimenkullerine “çökebileceğini”. Ağar, Türkiye’nin ve belki de dünyanın sayılı güzel marinalarından biri olan Yalıkavak Marina ile ilgili kendisine yönelik iddialara “Ben olmasan buraya mafya çökerdi” dedi. Mehmet Ağar’ın bu cümlesi ile Türkiye artık kişilerin malları, varlıkları, edinimleri üzerinde bir devlet garantisi olmadığını, garantinin ancak güçlü, etkili kişiler vasıtasıyla elde edilebileceğini en “devlet” ağızdan duymuş oldu. Gerçi Ağar oluşan tepkiler üzerine bu söylemini değiştirip “dil sürçmesi”ne getirdi işi ama laf ağızdan çıkmıştı. İlk söylenilen gerçekti. Nitekim arkasından başka “çökmeler” de ortaya çıktı. Bodrum’da bir güzel otele de çökmüştü birileri. Gücü yeten istediği yere çöküyordu. En güvenilir kurum olması gereken devletin verdiği “tapu senedi” artık karşılıksız çıkabiliyordu. Herkes gücü yettiğince bir yerlere çökebiliyordu. Ve tüm bu “çökmelerin” nedeni yargının “çökmüş’ olmasıydı. Vatandaşın güç odaklarına karşı son savunma hattı olan ve gücü gücü yetene olmasın diye güvendiğimiz yargıydı aslında asıl “çökmüş” olan. Yargı çökünce, herkes bir yere çökebiliyordu. Peki devlet böyle bir şeye nasıl izin verebiliyordu? O kadarını bilecek noktada değilim. Ama yıllar önce iş dünyasının önemli isimlerinden biri ile artık iş dünyasında olmayan bir başka işadamının dedikodusunu yapıyorduk. O iş adamının yanında çalışan pek çok yönetici hızla zenginleşiyordu ve çok açık biçimde işadamını soyuyordu. İş dünyasının önemli ismine, “Peki bunu siz görüyorsunuz, biz görüyoruz da o işadamı görmüyor mu?” diye sordum. “Patron çalıyorsa, yöneticisi de çalar?” dedi. Meseleye profesyonel bakış bu herhalde. Ona da aklım ermez. Ama bildiğim bir şey var, tatili erken kesip eve dönüyorum. Yokluğumdan istifade bizim eve de çökmesinler. Ne olur ne olmaz! ***

Gerçekten merak etmiyor musunuz!

TBMM’nin en önemli yetkisi yasama ise ikinci önemli yetkisi de denetimdir. Başkanlık sistemine geçişle birlikte yasama ve denetleme yetkilerinde önemli kayıplar yaşanmış olsa da, yine de az da olsa bazı yetkileri var. Yaptırım gücü çok zorlaştırılmış olan denetim yetkisi de hala sürüyor. Önceki gün Marmara’nın hızlı yok olmasında önemli bir rolü olduğu bilim insanlarınca iddia edilen Ergene Nehri’ndeki kirliliğin araştırılması için TBMM’ye bir önerge verildi. Bırakın milletvekili falan olmayı, vatandaş olarak bile gerçekten merak edilen, merak edilmesi gereken bir mesele idi bu. Ülkenin en önemli kurumu gelecek nesiller için bunu araştıracak ve bir rapora bağlayacaktı. Ancak bu araştırma TBMM’de iktidar koalisyonunun oyları ile engellendi. Niye! Anlamak mümkün değil. Ülkenin geleceği, nesillerin geleceği ile ilgili bir çevre araştırması. Siyaset yok, suçlama yok, yaptırım yok. Karar vericiler sağlıklı karar alabilsin diye yapılacak bir araştırma. Sadece muhalefetin oluşturacağı bir komisyon da değil, tüm partilerin olacağı bir komisyon. Bu engellendi. Böyle bir meseleyi bile araştırtmayacaksanız, böyle bir çevre felaketinin nedenini bile merak etmiyorsanız Allah aşkına niye milletvekili oldunuz arkadaşlar. Kendine güvenen herkes yetkisinin artmasını ister, herkes etkisinin artmasını ister. Siz ise kendi kendinize etkinizi ve yetkinizi baltalıyorsunuz. Niye bir söyleyin. Bana değil gençlere söyleyin. Lütfen. ***

3. doz hangi aşı olmalı

3. doz uygulaması doğru ve yerinde bir uygulama. Ama sadece ilk iki dozunu Sinovac'la olanlar için. Bir anlamda Sağlık Bakanlığı'nın "Biz aslında yanlış aşıya para ödemişiz" itirafı. Çünkü 4. faz anlamına gelen aşılama kampanyası gösterdi ki, Sinovac çok etkili olmamamın yanı sıra, etkisi kısa süreli bir aşı. Bunu en iyi sağlık çalışanları üzerinde gördük. Sinovac ile aşılanan pek çok sağlık çalışanı COVID 19'a yakalandı. O yüzden başta sağlık çalışanları olmak üzere 3. doz aşı yapılması doğru bir karar. 3. dozun yapılması gerektiğini ve ilk iki dozda bile farklı aşıların uygulanmasının daha iyi sonuç verdiğini araştırmalara dayanarak ilk yazan ve Türkiye'nin gündemine sokan kişi olarak bu yapılanı çok doğru buluyorum. Okuduğum onlarca saygın araştırma, özellikle Sinovac gibi inaktif aşılarda 3. dozu gerekli görüyor. Yine okuduklarıma dayanarak şunu da söylemeliyim. İlk iki dozunu Sinovac olduysanız 3. dozunuzu eğer mümkünse Biontech aşısı olarak yaptırmaya çalışın. İki doz Sinovac üzerine bir doz Biontech aşısı çok yüksek antikor değerlerine ulaşmanızı sağlıyor. İki dozunuzu da Biontech olduysanız 3. dozunuzu yaptırmak için acele etmenize gerek yok. Hatta belki hiç gerek olmayacak. ***

Bu öngörü ile dünya lideri olursa

Dünyanın içinde bulunduğu vahim durumun nedeni acaba ABD’nin “ahmaklığı” olabilir mi! Bir ülke bu kadar öngörüsüz, bu kadar akıl dışı bir biçimde yönetilirse ve o ülke aynı zamanda dünyanın en güçlü ve önemli ülkesi ise o dünyadan hayır gelir mi! Bakın bu dergi kapağı ABD’nin en önemli dergilerinden birinin, Time’ın kapağı. ABD 2001’de Afganistan’ı işgal kararı aldığı zaman Time böyle bir kapakla çıkmış. “Taliban’ın son günleri.” Bu kapaktan günler sonra Amerikan Ordusu Afganistan’ı işgal etmiş, 20 yıl boyunca ülkede kontrolü ele almaya çalışmış. Binlerce asker kaybetmiş. Yüz binlerce Afganlıyı asker veya sivil demeden soykırıma uğratmış . Yıl 2021 olmuş. ABD ülkeden çekiliyor ve ülkenin nenedeyse yüzde 90’ı Taliban’ın kontrolünde. Ve ABD çekilebilmek için bile Taliban’ın hoşgörüsüne muhtaç. Bu öngörüye ve bu beceriye sahip bir ülke dünyayı yönetirse dünya da böyle bir dünya olur ancak. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Nobranlıkla değil zarafetle yönettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026