İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İyi bayramlar

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 20, 2021

İyi bayramlar

Sevgili okurlar, Hepinizin Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. Size ve sevdiklerinize nice sağlıklı, mutlu ve geleceğe umutla bakabildiğimiz bayramlar diliyorum. Bir geleneği devam ettirmek adına bir iki gün yazmayabilirim. Kalın sağlıcakla. ***

Benim için müjde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, epey bir önceden Bayram’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olacağını ve çok önemli müjdeler vereceğini açıklamıştı. Son zamanlarda “Müjde” konusunda epey bir bonkör olan Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerine de çeşitli manalar yüklenmişti. Hükümet yanlısı medya bir yana, muhalif olanlar bile müjdelerle ilgili oldukça yüksek beklenti içindeydiler. İktidar yanlıları çıtayı bayağı yukarı bir yere koymuşlardı. Olası müjdeler şöyle sıralanıyordu: - Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıdığını açıklayacak. - KKTC ziyaretine İlham Aliyev de katılacak. - Maraş’ın yerleşime açılacağını duyuracak, Türkiye Maraş’a yatırım yapacak ve Maraş’ta imar faaliyetlerine başlanacak. - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adı değişecek. - KKTC de başkanlık sistemine geçecekti. - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti karasularında doğalgaz bulunduğu ve çıkarılma çalışmalarına başlandığı duyurulacak. Hatta daha da öteye gidip, KKTC ile Türkiye’nin birleşme kararı alması yolunda adımlar atılacağının açıklanmasını bile bekleyenler vardı. Bu yüzden de herkes büyük bir heyecanla “Müjde”yi ya da “Müjdeleri” bekliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin merakla beklediği müjdelerini dün açıkladı: 1. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendisine yakışmayan küçük ve eski bir Başkanlık Sarayı vardı. Bunun yerine yeni ve büyük bir Başkanlık Sarayı daha doğrusu “Külliyesi’ yapılacaktı. 2. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de bir millet bahçesi kazandırılacaktı. Bu müjdeler, beklenti çıtasını epey bir yukarı koyanları da daha makul bir müjde bekleyenleri de haliyle hayal kırıklığına uğrattı. “En iktidarcı” kalemlerde bile bu müjdeleri savunacak ve coşku ile karşılayacak hal bırakmadı. Bu müjdeler Erdoğan muhaliflerini güldürdü, Erdoğan’ı destekleyenleri ise üzdü. Şimdi “Aslında müjdeler çok daha önemli konularda olacaktı ama uluslararası ilişkiler nedeniyle son anda bazı müjdelerden vazgeçilmek zorunda kalındı” diyerek bahane üretmeye çalışıyorlar. Öyle midir, böyle midir bilemem. Eğer öyle ise daha büyük felaket. Bana soracak olursanız, ben bu müjdelerden son derece memnunum. Durduk yerde KKTC’nin de, Türkiye’nin de başını belaya sokacak kadar büyük değiller. Müjdeden çok bir bayram hediyesi kıvamındalar. Açıkçası benim korkum, Türk ve Rum kesimlerini ayıracak bir “Kanal Kıbrıs” projesi idi. Onun olmaması 5 kişi için mutsuzluk nedeni olsa da, benim için gerçekten müjdedir. ***

Sahte bir özgürlükçüden, liberal tehdit.

Profesör Özgür Demirtaş’ı bilirsiniz. Sosyal medyada oldukça aktif ve büyük bir takipçi hatta daha doğru bir tanımla “taraftar” kitlesi var. Muhalif tavrı ve bilgili yorumları ile iktidar karşıtlarının sempati, iktidar yanlılarının ise eleştirel gözle baktıkları bir isim. Bu yüzden de iktidara yakın isimler, her fırsatta Özgür Demirtaş’a saldırmayı bir görev addediyorlar. Yıllar önce Çalık Holding’e yaptığı bir iş başvurusu bile büyük mesele haline getirilip aleyhine kullanılabiliyor. Ya da Akbank’ın bilgi işlem sisteminin çökmesi, bu bankanın yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle Özgür Demirtaş’ın bilgisizliğinin ve beceriksizliğinin kanıtı olarak sunulabiliyor. O da “Ben yapmadım Davutoğlu yaptı” diyemediği için, yorulmadan tüm bunlarla kavga ediyor. Sonuç olarak tüm bunlarda beni ilgilendiren hiçbir şey yok. Ancak dünden beri tartışılan mesele gerçekten rezalet. Kendini liberal olarak tanımlayan ve bana göre geçmişi tam bir fikir çöplüğü olan Atilla Yayla adlı bir profesör Özgür Demirtaş’a saldırdı. Fikri eleştiri falan yaparak değil. Aynen şöyle dedi: “Adam Akbank yönetim kurulu üyesi ve böylesine partizan. İlginç bir durum doğrusu. Banka buna nasıl müsaade ve tahammül ediyor anlamak zor.” Çok açık ki, Yayla isimli şahısın derdi partizanlıkla değil. Yönetim kurulu üyesi iktidar partisinin partizanı olsa sorun yok. Dert muhalif olmasıyla ilgili ve sözde liberal Yayla, Akbank’a çok açık mesaj veriyor, “Ya muhaliflikten vazgeçirin ya da kovun bu adamı.” Net bir tehdit. "Muhalif olursan ekmek bile yok" diyor açıkça. Utanmazca. Bakın bunu söyleyen iktidar yanlısı yazar, gazeteci, siyasetçi olsa bana ne der geçerim. Ama bunu söyleyen liberal, özgürlükçü olduğunu iddia eden bir yaratık. Bir dostum bu Atilla Yayla’dan söz ederken “Süpermarketlerde plastik kutular içinde satılan beyaz şey ne kadar yoğurt ise Atilla Yayla da o kadar liberaldir” demişti. Bence haksızlık etmiş. Çünkü sorun renginde değil çıkardığı kokuda… ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Miş gibi yapmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026