İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

O görüntüyü yayına kim verdi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 22, 2021

O görüntüyü yayına kim verdi

Önceki gün Cumhurbaşkanı’nın genel başkanı olduğu partinin mensuplarına yönelik bayram mesajı, Anadolu Ajansı eliyle medyaya servis edildi. Mesaj Cumhurbaşkanlığı tarafından kaydedilmiş, Anadolu Ajansı ve TRT’ye verilmişti. Anadolu Ajansı da bu mesajı tüm medyaya servis etmişti. Birçok televizyon ajanstan gelen bu görüntüyü kullandı. Bayramlaşma mesajını izleyenler gözlerine inanamadı. Cumhurbaşkanı, sözlerinin ortasında derin bir iç çekiyor ve gözlerini kapatıyor, uyuklar gibi oluyor ve bir an, sanki içi geçmişçesine susuyordu. Banttaki bu durum TRT tarafından banttan kesilmişti. Ama görüntüyü Anadolu ajansından alan diğerleri aynen yayınladılar. Hiç ama hiç iyi bir görüntü değildi. Bu durumun nedenlerini bilemem. Aşırı yorgunluk, rahatsızlık veya başka bin türlü şey olabilir. Aklım ermez. Ancak bu görüntülerin yayınlaması gerçek anlamda bir rezalettir. Bu bir canlı yayın olsa anlarım. Yapacak bir şey yoktur. Ama çekilmiş, montajlanmış ve servis edilmiş bir bantta böyle bir durumun gösteriliyor olması çok ama çok fenadır. Açık biçimde, çok yakınında birilerinin Cumhurbaşkanı’nı zor duruma düşürmek istediğine, zayıf göstermeye çalıştığına işaret eder. Sonuçta bu görüntüyü sadece kendi vatandaşları ya da partilileri değil, tüm dünya izlemektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde, o ülkenin liderinin böyle bir görüntüsü göz göre göre banttan yayınlanmaz. Çünkü bu liderin durumunu dünya çapında tartışmaya açar. Açık bir zafiyet göstergesi haline gelir. Bu durumdan haberdar olup olmadığını sorduğum muhafazakar bir gazeteci arkadaşıma Anadolu Ajansı ve TRT’den “Görüntünün doğrudan Beştepe’den geldiği ve kendilerini de zor duruma düşürdüğü” yanıtı verilmiş. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Tam aksine bence bir ulusal güvenlik sorunudur. Ama muhtemelen bu konuda hiçbir şey yapılmayacak, Cumhurbaşkanı’nın böyle bir görüntüsünün yayınlandığından haberi dahi olmayacaktır. ***

Medyanın mali kaynakları açık olmalı

Bağımsız ve tarafsız görünen kimi yayın kuruluşlarının, özellikle de “bağımsız gazetecilik” yaptığını iddia eden bazı internet haber sitelerinin ve Youtube yayınlarının gelir kaynaklarının ve sponsorluklarının açıklanması gerektiğini söylemiştim. Bunların pek çoğunun yabancı vakıflardan veya sözde sivil toplum kuruluşlarından büyük fonlar aldığını, bunun da bilinmesi gerektiğini belirtmiştim. Çünkü bu gibi gelir kaynakları bu kurumların haber yapma veya haberleri ele alma biçimini etkiliyor olabilirdi. Okurların bağımsızlığın nereye kadar olduğunu bilmesi gerekirdi. Hele hele destekçi vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının yabancı istihbarat örgütleri olma ihtimali çok yüksekken. Dün bu konuda bir haber patladı. Ruşen Çakır’ın Medyascope adlı Youtube kanalının yabancı bir vakıftan yıllar içinde toplam 450 bin dolar civarında bir destek aldığı "büyük haber” olarak servis edildi. Elbette bu bilgi önemliydi ama olaya yanlış yerden girilmişti. Çünkü Medyascope destek aldığı vakıf veya dernekleri zaten “resmi” sitesinde açıklıyordu. Gizlisi saklısı yoktu. Belki de gizlisi saklısı olmayan tek “bağımsız haber” platformuydu. Hiç değilse gelir kaynaklarının bir bölümünü biliyorduk. Ama zaten açık açık beyan edilen bir durum “Ortaya çıktı” diye haberleştirilmiş, sanki gizli kapaklı bir iş ortaya çıkarılmış havası yaratılmıştı. Ancak gerçekten gizli kapaklı olanlardan ise hiçbir haber yoktu. Ben hala ve ısrarla “bağımsız haber platformlarının” gelir ve sponsorluk kaynaklarını açıklaması gerektiğini söyleyeceğim, bunu talep edeceğim. Sonuçta düdüğü kimin çaldığını bilmek okur olarak hakkımız. Bu arada Medyascope’un veya başkalarının çeşitli kaynaklardan gelir elde ediyor olması kıçını iktidara ve kamu kaynaklarına dayayarak gazetecilik, yayıncılık yapanları da aklamaz. Sağa sola saldırarak kendilerini Ak’layamazlar. ***

Oyu da Suriyelilerden alacaksınız galiba

Türkiye'deki yasa dışı göçmenlerin sayısı giderek artıp 8 milyona dayanınca, AK Parti de kendini giderek bu göçmenlerin partisi olarak görmeye başladı galiba. Öyle olmasa "Bu yasa dışı göçmenlere bir çekidüzen verin. Artık bunları ülkelerine geri yollamanın zamanı geldi" diyenlere "Önce Türkler geldi önce onlar gitsin" diyerek 1000 yıldır savaşa savaşa aldığımız, kanla koruduğumuz bu vatandan, önce bizi göndermeye kalkmazlardı. "Önce Türkler gitsin" diyen AK Parti sözcüsüne sormak isterim, "Savunduğunuz Suriyeliler topraklarımızı savaşarak mı bizden aldılar. Yoksa savaştan kaçarak mı!" Yoksa savaşı bir sonraki aşamada bize karşı mı yapmayı düşünüyorlar? Madem sözcüleri oldunuz. Bunu da açıklayıverin lütfen. ***

Dingo kimdir?

Geçen gün Türkiye’nin yasa dışı kaçak göçmen sorunu ile ilgili yazarken, sınırlarımızdaki kontrolsüzlük nedeniyle ülkenin “Dingo’nun ahırına” döndüğünü belirttim. Pek çok okur, özellikle de genç okurlar “Dingo’nun ahırı da ne ki!” diye sordular. Belli ki, hızlı kentleşme ile sözlü kültürün bazı unsurları unutuluyor, en azından yayılmıyor. Dingo’nun ahırı da öyle olmuş. Unutulmuş. Merak edenler için Dingo’nun ahırının öyküsü anlatalım. 19. yüzyılın sonlarına doğru, 1870’lerin ortasında, Payitaht İstanbul yeni bir ulaşım aracı ile tanışır. O ulaşım aracının adı “Atlı Tramvay”dır. İki at tarafından çekilen tek bir vagon. Motoru at olan bir tür halk otobüsü. Tabii büyük ilgi görür. İlk açılan hat Azapkapı-Ortaköy hattıdır. Vatandaşın talebi üzerine kısa zamanda başka hatlar da açılır. Özellikle de Pera hattında yoğunluk vardır. Karaköy’den Şişhane ve Büyük Pera Caddesi üzerinden Kurtuluş’a giden hat büyük talep görür. Ancak tramvayları çeken atlar canlıdır ve yorulurlar. Bu yüzden de atların dinlendirilmesi ve değiştirilmesi için Taksim’de bir ahır kurulur. Fransız Konsolosluğu'nun arkasında, bugün de nostaljik tramvayın garajının olduğu yerde. Atlar bir iki seferde bir dinlenmeleri için buraya bırakılır. Ahırda dinlenmiş atlar tramvaya koşulur. Ahırın sorumlusu da Dingo lakaplı bir Rum vatandaştır. Ne var ki, Dingo ayyaş serkeş bir adamdır. Sürekli içer, hep sarhoştur. Bu yüzden de ahıra ne giren bellidir ne çıkan. Atların kayıtları da yoktur, kuyutları da. At dinlenmiş mi, hangi saatte girmiş, hangi saatte çıkmış belli değildir. İşte Dingo’nun ahırı deyimi de bu Dingo’dan gelir. O gün bugündür, girenin çıkanın belli olmadığı, bir düzensizliğin hüküm sürdüğü yerler için söylenir. Bizim sınırlarımız da buna iyi bir örnektir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Üzülünecek durumlara sevinmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026