İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Arkanda kimin olduğu değil kimi desteklediğin önemli

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 23, 2021

Arkanda kimin olduğu değil kimi desteklediğin önemli

Sermayenin bunca globalleştiği bir dünyada ben öyle 5. kol, 3. bacak faaliyeti falan anlamam, bilmem. Aynen bir zamanlar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da söylediği gibi her şeyi dış güçlere, güç odaklarına bağlamayı da sevmem. Olmadıklarından değil, vardır elbet ama sen güçlü isen sen akıllı isen hiçbir halt yapamayacaklarını bildiğimden. Ama bir şeyi bilirim. Şeffaflık. Ucu ister içerde olsun, ister dışarda yapılan her işte şeffaflık olmalıdır derim. Medyascope üzerinden başlayan ve yürüyen tartışmaya bakıyorum. Gülüyorum. Sadece bir tarafa değil, olayın tüm taraflarına gülüyorum. İktidar yanlıları Medyascope’a ve sahibi Ruşen Çakır’a saldırıyor, sol liberaller ise kalkan oluyor. Çünkü Medyascope ve Ruşen son dönemde muhalif yayıncılık yapıyor, AK Parti’den ayrılanlara daha sıcak yaklaşıyor. Emin olun Medyascope bugün AK Parti’yi destekleyen bir yayın anlayışı içinde olsaydı bu kez de bugün saldıranlar kalkan olur, bugün kalkan olanlar ise ağzına geleni söyler, ajanlık faaliyeti yapmakla, Batı’dan aldığı destekle AKP’cilik yapmakla suçlardı. Şimdi Medyascope’e “5. kol” falan diyorlar ya, iktidar yanlısı olsaydı eğer değil 5, altıncı kol olsa idi gık demezlerdi. Bizde mühim olan ne olduğun değil kimden yana olduğundur. Sağcısı için de değişmez, solcusu için de! Çok uzağa gitmeyin, Sedat Peker için bile öyle değil mi durum? İktidarı destekler, iktidar için mitingler düzenlerken muhalifler için suç örgütü lideri çeteci, mafyaydı. İktidar destekçileri ise toz kondurmaz eteğini öperlerdi “Reis” diye diye. Şimdi ise muhaliflerin kahramanı, iktidar içinse “Mafya bozuntusu, çeteci katil.” Şimdi ABD’li vakıftan para alan Ruşen Çakır’a 5. kol faaliyeti diyorlar. Peki yıllarca Suudi “Rabıta”dan para alıp Türkiye’de türlü fırıldağı çeviren ve belki de bugünlerin hazırlığını yapanlar ne halttı o zaman! Niye “Rabıta”yı anlatan Uğur Mumcu’ya kızıyordunuz o kadar? (Gençler Rabıta adlı örgütün ne olduğunu Uğur Mumcu’nun aynı adlı kitabından öğrenebilirler.) Bakın mesele kimin nereden fonlandığı değildir. Mesele açık, hesap verebilir olmaktır. Kimi yayıncılığını kimi kamu bankasından, kimi kamu kuruluşlarının verdiği ilanlardan, kimi özel sektörden, kimi sahibi yabancı yerli fonlardan, kimi sahibi yerli yabancı fonlardan. Kimi de yerli veya yabancı vakıflardan. Hiç mühim değildir. Mühim olan açık, şeffaf ve hesap verebilir olmaktır. Okur hiç değilse parayı kimin verdiğine bakarak yayıncılık anlayışınızın şifrelerini çözebilir. Haberi, yorumu bilgi filtresinden geçirebilir. Ama her zaman söylediğim gibi en doğru olan bizzat okurun ya da izleyicinin fonladığı yayıncılıktır ama Türkiye’de ne yazık ki mümkün değildir. Çünkü bizim buralarda herkes sözde bağımsız yayıncılık istemekte ama bunun bedelini de başkasının ödemesini talep etmektedir. İktidarlar ve muhalefetler açısından ise yayıncının kaçıncı koldan olduğu değil, kendisini destekleyip desteklemediği önemlidir. ***

Bir yerlerden bir şey duymuş ama karıştırmış

Ahmet Hakan önceki günkü yazılarından birinde, Irak’ın İran’a saldırmasını ABD’nin teşvik ettiğini “Saldır koçum arkandayız” dediğini yazmış. Bunu neye dayanarak iddia ediyor bilmiyorum. Kimsede böyle bir bilgi, veri yok. Irak’ın İran’a saldırması ABD’nin hoşuna gitmiş olabilir. Ama aynı dönemde İran’a gizlice silah sattığı kesin bilgidir. İran’a silah satışından gelen para ile Nikaragua’da kontraları desteklediği de. Ama savaş çıksın diye Irak’ı teşvik ettiğine ilişkin bir bilgi yoktur. Ve bana sorarsanız Ahmet Hakan savaşları ve olayları karıştırmıştır. Çünkü ABD’nin Irak’ı teşvik ettiği çatışma İran-Irak savaşı değil, Irak’ın Kuveyt’i işgalidir. Irak’ın Kuveyt’i işgali öncesi Bağdat’taki ABD Büyükelçisi April Gillespie, Saddam Hüseyin’e bir mektup yazarak Irak-Kuveyt gerilimi ile ilgili olarak “Irak’ın komşuları ile olan sınır anlaşmazlıkları ve gerilimleri ABD’nin ilgi alanı dışındadır ve bu tür bölgesel çatışmalara müdahil olmak gibi bir niyetimiz yoktur” mealindeki mektubu Saddam’ın Irak’a saldırmasını sağlamak ve cesaretlendirmek için yazılmış bir mektuptur ve bu yolla ABD’nın Irak’a müdahalesinin yolu açılmıştır algısı mevcuttur. (Bu mektubu çeyrek asır kadar önce bu köşede yayınlamıştım.) Ahmet Hakan büyük ihtimalle böyle bir şeyi duymuş ama bunun İran-Irak savaşı ile ilgili olduğunu zannetmiş olabilir. ***

Sizi gidi tırsık ezikler

Aşı karşıtları sosyal medyada ve iktidar yanlısı gazetelerde hayli aktifler. Hedeflerinde ise niyeyse ben varım. Cumhurbaşkanı, Sağlık Bakanı, yüzlerce uzman hekim, on binlerce doktor, yüz bine yakın sağlık çalışanı “Lütfen aşı olun” diyor, bazıları bunu çok daha şiddetli biçimde söylüyor ama aşı karşıtları nedense sadece bana sövüyor, aşı muhalifi iktidar destekçileri sürekli beni hedef gösteriyor. Hedef göstermenizden ve sövmenizden bir şikayetim yok. Cehaletin bilgiye, gelişmemişin gelişmişe sövmesi tarihi bir gerçektir. Ortaçağdan beri de değişmemiştir bu durum ama niye sadece ben çocuklar? Aşıyı tek savunan ben değilim bu ülkede. Bunca adam varken niye bir tek ben ve Mehmet Ceyhan? Yoksa diğerlerine bir şey demek yemiyor mu! Fatih’e sövüyoruz sen anla Bakanım mı demek istiyorsunuz. O kadar mı tırsık, o kadar mı korkaksınız! ***

Galatasaray beni şaşırttı

Okurlar Galatasaray-PSV maçı için ne düşündüğümü sormuşlar. Söyleyeyim. “Şaşırdım.” Yok yok 5 gol yememiz değil, 1 gol atabilmemiz beni çok şaşırttı. Maç öncesi tahminim 3 veya 4-0 yenilgiydi. Gol atacağımıza hiç ama hiç ihtimal vermiyordum. Zaten PSV de böyle bir olasılık görmediği için o golü atabildik. Bu çok farklı mağlubiyetin tek sorumlusu vardır. Onun da adı Fatih Terim’dir. Hala Lyundiama ile oynamaması gerektiğini anlamamıştır. Geçen yıl şampiyonluğu veren oyuncudur Lyundiama. Hala bir takım kuramamıştır. Hala Galatasaray bir deneme tahtasıdır. Çağdışı kalmış futbol anlayışının deneme tahtası. Hala transferden söz edilmektedir ama geçen senenin en önemli transferleri sahada yoktur bu maçta. Hala çok yavaş bir futbol oynamaktadır Galatasaray. Galatasaray’ın teknik direktörü dünyada futbolun nereye evrildiğini hala görememektedir ve belli ki artık göremeyecektir. Fatih Terim “Bon pour L’orient”dır. Yani içerde diğer vasatların arasında idare eder ama dışarda bir hiçtir. Ve yeni Başkan Burak Elmas zaten Haziran ayının sonunda yapılan bir seçim sonrası Terim ile devam etmekte ne kadar haklı ise Terim’le üç yıl devam edeceğini söylemekte o kadar yanılgı içindedir. Galatasaray bu sezon sonunda, şampiyon bile olsa Terim’le vedalaşmalı, Terim bir sembol, bir efsane olarak tribündeki yerini almalıdır. Bunu yapacak cesaret yönetimlerde yok ise Terim bunu kendi yapmalıdır diyeceğim ama o hala taraftardan üç yıl süre istiyor. Üç yılın bedeli Terim için 9 milyon banka hesabındaki 9 milyon Avroluk artış olabilir. Ama Galatasaray için çok daha fazlasıdır. Şenol Güneş de Türkiye için aynı konumdadır. ***

Saygı ile

Kendisini şahsen hiç tanıyamadım. Ama yaptığı işleri, özellikle de son yıllarda sosyal medyada yaptığı işlerdeki şahane sanatını ve müthiş zekasını hayranlıkla izledim. Saygı ve sevgi ile hatırlayacağım. Nur içinde yat Turgay Yıldız. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İşini yapamayanlar dikkati başkasına yöneltmeye çalışmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026