İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yoğun bakımda aşılı oranı ne

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2021

Yoğun bakımda aşılı oranı ne

Aşı karşıtları sanki Türkiye’de aşıyı savunan tek kişi benmişim gibi bana sövedursun, Sağlık Bakanlığı verileri gizleyedursun gerçekler bir şekilde göze görünür hale geliyor. Önce şunu hatırlatayım. Ben zorla aşı yapılması taraftarı değilim, hiç olmadım. Ben kimsenin vücuduna bir madde zerk edilmeye zorlanamayacağı inancındayım. Bu yüzden bana yönelik hakaret dolu ifadelerle “Ben aşı olmaya mecbur muyum!” diyenlere yanıtım “Tabii ki mecbur değilsin” oluyor. Ama her tercih bir vazgeçiştir. Diyelim ki, televizyonlarda aynı anda Real Madrid-Barcelona ve Manchester City-Liverpool maçı var. Birini seçer izlersen diğerini izleyemezsin. Aynı anda hem Şam’da hem Bağdat’ta bulunamazsın. Aşı olmamak da böyle bir şey. Aşı olmayabilirsin. Ama o zaman da en azından salgın ortadan kalkıncaya kadar otobüse, uçağa, binemezsin, lokantaya, sinemaya, alışveriş merkezine, otele, motele ve hatta birden fazla kişinin yakın çalıştığı iş yeri ortamına bile giremezsin. Senin tercihinin başkalarına da zarar vermesine neden olamazsın. Aşının gerekliliğini ve önemini anlatmak ve “Bu pandemi yalan, böyle bir hastalık yok. Aşı da yok” diyen sahtekarların cehaletini ortaya koymak için yapılması gereken Sağlık Bakanlığı’nın hastalananlarda aşı olup olmadığı verisini de paylaşmaktı. Bakanlık bu veriyi paylaşmıyor. Ama artık hekimlerin canına tak ettiği için gayrı resmi de olsa verileri ortalığa dökmeye başladılar. Türk kamuoyunun, medyada ilk kez Teke Tek ile tanıdığı Yoğun Bakın Derneği Başkanı Profesör İsmail Cinel yoğun bakımlardaki verileri oransal olarak paylaştı en sonunda. Cinel’in verdiği bilgiler aşının önemini tasdik ve teyit ediyor. - Yoğun bakımda yatan 20 hastanın 18’i aşısız. - O iki hastanın da ikinci doz aşılarının üzerinden henüz 15 gün geçmemiş. Yani iki doz aşısını olmuş ve üzerinden gerekli süre olan 15 gün geçmiş olanlar bu hastalığa büyük oranda yakalanmıyor. Yakalanırsa da yoğun bakımlık hale gelmiyor. Yeni Şafak gazetesinde de Feriha Öz Pandemi Hastanesi’nde yatan 130 hastanın 126’sının aşısız olduğu manşetten duyurulmuş. “Bütün hastanelerde durum aynı" diye de eklenmiş. Tüm bunlara rağmen hala ve yine “Aşı olmuyorum” diyenler olabilir. Ama böyle diyenlerin hala ortalıkta dolaşmasına izin veren bir salgın yönetim anlayışı olamaz. Bakın şunu da söyleyeyim. Bu saatten sonra aşısızlar ortalıkta fıldır fıldır gezerken, aşı olanları yarın öbür gün eve kapatamazsınız, işinden gücünden edemezsiniz. Üç beş aşısız yüzünden esnafı batıramaz, onca insanı aç bırakamazsınız. Emin olun isyan çıkar. Niyetiniz bu ise onu bilemem. ***

Keşke böyle bir İstanbul yapsaydınız

Eski meslektaşımız, sonra eğlence sektörünün önemli isimlerinden biri ve bir süredir de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un danışmanlığını yapan Tayfun Topal kardeşim dün bir video yollamış. “Fikrini merak ediyorum” diyerek. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı bir İstanbul tanıtım filmi. Haliyle açtım izledim. Soruyu soran eski bir arkadaşımız ve meslektaşımız da olsa artık siyasi bir pozisyonu olduğu için ve ben de danışman değil gazeteci olduğum için fikrimi Bakanlıkla ve bakan danışmanları ile değil okurlarla paylaşırım. Tanıtım filmini izledim. İstanbul’dan başka bir yerde yaşamayı asla düşünmeyen ve istemeyen biri olarak şunu söyleyebilirim: Çok güzel. Çok şık. Bir kent tanıtımından daha çok bir moda çekimi gibi. Cıvıl cıvıl, renkli, canlı, hareketli, heyecanlı bir film. Ama sanki anlatılan yer İstanbul değil. Film canlı ama İstanbul cansız. Steril, tertemiz bir kent. Ne çirkin binaları var ne kalabalığı ne göçmenleri. Bir grup modern görünümlü gencin sokaklarında koşturduğu çok modern bir Avrupa kenti. Filmde alkollü içki tüketiliyor mu tüketilmiyor mu doğrusu çok dikkat etmedim. Önemsemedim de. Ama şunu önemsedim. Film, mevcut iktidarın yarattığı ve istediği İstanbul’u yansıtmıyor. Madem iktidar böyle bir İstanbul’un daha cazip, daha güzel ve daha çekici olduğunu düşünüyordu niye İstanbul’u böyle yapmadı? Keşke böyle şık bir İstanbul’u sadece filmlerde değil, gerçekte de yapsaydınız. Hayalinizdeki İstanbul bu ise bugünkü İstanbul ne! ***

Öyle veya böyle besleme medya

Medyada “fondaş” tartışması sürüyor. Yabancı fonlardan nemalananlar hedefte. Uzun zamandan beri kim kimin arkasında açıklansın diyen biri olarak fon alanları ve bunu gizleyenleri savunacak halim yok. Ama eğlenceli olan fon alanları suçlayanların da fonlanıyor olmaları. Bazen benzer dış kaynaklardan, bazen iç kaynaklardan. İş öyle bir hale getirildi ki, sanki dışardan fon almak ayıp ama içerden fon almak normal. Şunu herkes bilsin ki, nereden beslenirse beslensin okur dışında bir kaynaktan beslenen medya öyle veya böyle “besleme” medyadır. Yerli veya yabancı fondan geçim temin etmek doğru ve hoş değildir de, bu şekilde geçim temin edenleri suçlarken; - İktidar kaynaklarından beslenmek - İktidar kontrolündeki kamu kaynaklarından beslenmek - Özel sektör veya kamu sektörü reklamverenlerinden iktidar desteği ile tirajın, izlenme payının ve etkinliğinin üzerinde bir oranda reklam ve sponsorlukla beslenmek - Belediye kaynaklarından beslenmek - Muhalefet kaynaklarından beslenmek - Muhalefet belediyelerinin kaynaklarından beslenmek Ne kadar doğrudur? Böyle bir medya ne kadar saygın ve ne kadar güvenilirdir? Bana göre aralarında zerre fark yoktur. İkisi de besleyen eli ısırmaz. ***

Kapışma

Sürekli olarak “Fatih Altaylı bilmem kim ile kapıştı, Fatih Altaylı ile bilmem kim arasında bilmem ne polemiği” gibi zırva yorumlar okumaktan sıkıldım. Emin olun ki, kimse ile kapışmıyorum. Bazı fikirlerle ya da uygulamalarla kapışıyorum zaman zaman ama bunların öznesi kapıştığımı iddia ettikleri kişiler değil. Üstelik “kapıştığım” söylenen kişilerin bazılarını gerçekten hiç tanımıyorum, varlıklarından haberim yok, yazdıklarını, fikir sahibi olduklarını ve hatta olduklarını dahi bilmiyorum, duymamışım. Bazılarını ise elbette biliyorum ama aylar yıllardır ne yazdıklarını okumamışım bile. Çünkü biliyorum ki, kendi fikirlerini ya da olmayan düşüncelerini değil kendilerine söyleneni yazıyorlar. Asla muhatabım falan değiller. Bu yüzden de hedef almam söz konusu değil. Hedef alacak olsam onları değil sahiplerini alırım. Alıyorum da... Biri ile kapışacaksam da bunu yıllardır hep yaptığım gibi adıyla, sanıyla yaparım. Ama emin olun artık o değerde bir gazeteci de pek görmüyorum. O yüzden de kimse ile kapışmıyorum. Onlar benimle kapışıyor olabilirler. Ama ondan da benim haberim olmuyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ben onun yerinde olsam böyle olurdum diyerek insanlara olmadıkları şeyleri yapıştırmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026