İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sorumlu yasa ile belirlenir lafla değil

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 5, 2021

Sorumlu yasa ile belirlenir lafla değil

Tarım ve Orman Bak(may)anı Bekir Pakdemirli tarafından başlatılan tartışma dün gece yeniden alevlendi. Bekir Pakdemirli orman yangınlarını söndürmedeki başarısızlığın topunu belediyelere atmış ve “Benim gördüğüm orman yerlerindeki sorumluluk belediyelerindir. Orman yerlerindeki yerleşim birimlerindeki birinci dereceden sorumluluk belediyelerdedir ama yapmadılar ve ormanlar yanmak zorunda kaldı” demişti. Pakdemirli’nin bu sözleri büyük tepki çekmiş, İçişleri Bakanı makul bir açıklama ile sorumluluğu paylaşmış, iktidara yakın kulis yazarları da Pakdemirli’nin bu sözlerinin Erdoğan’ı kızdırdığını iddia etmişlerdi. Dün gece bu kulis yazarlarının hiçbir halttan haberi olmadığını, Pakdemirli’nin de Erdoğan’ı kızdırmadığını öğrendik. Çünkü aynı cümleyi Erdoğan da kurdu ve topu belediyelere attı. Ne de olsa kıyılardaki yangın bölgelerinde birkaç ilçe hariç genelde CHP’li belediyeler vardı ve orman yangınlarını söndürmedeki başarısızlık “CEHAPE zihniyetine” doğru yönlendirilebilirdi. Ama ben lafa bakmam yasaya bakarım. Çünkü Türkiye her ne kadar bir hukuk devleti değilse de, hala en azından bir yasa devleti ve buyrukla yönetilmiyor. Buyrukların da yasaya uygun olması gerekiyor. En tepedeki yasa ise Anayasa ve ormanlarımız en başta Anayasamız ile korunuyor. Bakın Anayasa’nın 169. Maddesi’nin ilk cümlesi ne diyor: “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir.” Anayasa “gözetim” derken Bekir Pakdemirli’ninki gibi “bakmaktan” bahsetmiyor. Korumayı kast ediyor. Gelelim Anayasa’ya uygun olarak çıkartılan Orman Kanunu’na. Orman Kanunu’nun 69. maddesi orman yangınlarından kimin sorumlu olduğunu söylüyor: “Madde 69 – (Değişik: 19/4/2018-7139/14 md.) Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapar veya yaptırır. Orman sayılan alanlar dışındaki yangınlarda ormana sirayet etme riski bulunan kırsal alan yangınlarının söndürülmesine imkânlar ölçüsünde katkı sağlanır. Bu maksatla görevlendirilen personel hakkında 71'inci madde hükümleri uygulanır. Orman yangınlarını önlemek maksadıyla, orman yangını öncesinde ve yangın esnasında orman idaresi ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasındaki koordinasyonu, mahallin en büyük mülki idare amiri sağlar. Kamu kurum ve kuruluşları, mahallin en büyük mülki idare amirinin verdiği talimatları yerine getirmek ve her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.” Yangın söndürme çalışmalarına fiilen katılan resmi ve özel her türlü aracın akaryakıt giderleri Orman Genel Müdürlüğünce karşılanır.” Yani belediyeler sadece Orman İdaresi’nin taleplerine bağlı olarak konuya destek olmakla görevli. Hangi belediyeler derseniz, iktidar partisinden olmayanları valiler tarafından koordinasyon toplantılarına çağrılmayan belediyeler. ***

Dönemsel anlayış

Orman Genel Müdürlüğü’ne genel bir öfke var. Personeline değil elbette. O ormancıların gece gündüz, canları dişlerinde uyumadan, yemeden içmeden sürdürdüğü mücadeleyi herkes görüyor, herkes minnettar. Ama yönetimi konusunda aynı durum söz konusu değil. Özellikle de geçen yıl 28 bölge müdürüne  60 milyon TL ödenerek tanesi 2 küsur milyon liradan 28 adet Toyota Land Cruiser marka makam aracı alınmış olmasına herkes çok kızgın. Bu paralarda yangın uçakları onarılabilir, daha fazla yangın söndürme uçağı kiralanabilir diye düşünüyor herkes. Doğru, tüm bunlar yapılabilirdi ama ben Orman Genel Müdürlüğü’ne kızmıyorum. Bir laf vardır. “Küçük kalkar büyüğe bakar” derler. Eğer siz itibarın yapılan işte değil de gösterişte ve şatafatta olduğunu düşünen bir devlet anlayışının bürokratları iseniz siz de o yoldan gidersiniz. Orman İl Müdürlerinin itibarını genişlettikleri orman alanı ya da söndürdükleri orman yangını miktarı ile değil makam otomobilleri ile koruduğunuzu zannedersiniz. OGM’nin anlayışı, mevcut devlet anlayışına uygundur. OGM'ye kızamazsınız. ***

Çocuklarınızı mahvediyorsunuz

Aşı retçileri bana sövmeye devam ededursun gerçekler ortada. Temmuz ayının ilk haftasında, herkes sanki salgın bitmiş gibi davranmaya, her yer lebalep dolmaya başlar ve sırası geldiği halde aşı olmaya gitmemiş vatandaş sayımız 22 milyon olarak açıklanınca “Böyle giderse Ağustos ayı ortalarında 20 binleri aşar, Eylül gibi de başa döneriz” diye yazdığımda günlük vaka sayıları henüz 5 bini aşmamıştı. Dün itibarıyla 27 bin. O da düşük test sayısı ile. 1 milyon test yapılsa bu sayı da artardı şüphesiz. Aşı karşıtları ise aşı olmamaya devam ediyorlar. Hükümetimiz ise zorlayıcı tedbir almaya pek niyetli görünmüyor. Çünkü aşı karşıtlarının önemli bir bölümü hükümeti destekleyen kesimlerden ve sözcüleri de hükümet taraftarı medyadan. Bakın size bir şey söyleyeyim. Bana küfrederek rahatlayabilirsiniz ama çocuklarınıza hesap veremeyeceksiniz. Sizin yüzünüzden bu salgın bitmeyecek ve çocuklarınızın geleceği iyi olmayacak. Çünkü salgın nedeniyle okullar yine açılamayacak ve eğitimsiz üçüncü yıla girecekler. Bunun doğal sonucu şu olacak. Lise ve üniversite eğitimini bu yıllarda alanlar ilerde iş bulamayacak. İnsan Kaynakları CV’lerine bakacak ve “Aaa, siz pandemi sırasında üniversitedeymişsiniz” diyerek evlatlarınıza 2. sınıf eğitimli muamelesi yapacaklar. İş bulamayacak, kalifiye sayılmayacaklar. Siz bana küfrederek bana bir zarar vermiyorsunuz. Ama aşı olmayarak çocuklarınızın geleceğini karartıyorsunuz. Yazık. Bari onlara acıyın. ***

Biz değiliz

Orman yangınlarında ocağı sönen gariban köylümüze kredi verilecek. Ama Somali’ye 30 milyon dolar hibe edilecek. Sonra da “Yardım istemek onursuzluktur” falan denilecek. Yeter bu kardeşim. Aklımızla bu kadar da alay etmeyin. Birileri ahmak olabilir. Ama emin olun o biz değiliz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sonsuza kadar şansımıza güvenemeyeceğimizi anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026