İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Keşke bizim santral de yansaydı derler mi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 6, 2021

Keşke bizim santral de yansaydı derler mi

Orman yangınları, Kemerköy Termik Santrali’ne de sıçrayınca doğrusu çok şaşırdım. Belediye Başkanı günlerdir uyarıyor, santralin olduğu yerden üç gündür alevler yaklaşıyor diye yayın yapılıyordu. Aklıselim bir dönem olsa, eldeki az sayıda uçak buraya yönlendirilir, santrale yaklaşan yangın söndürülür, santral kurtarılırdı. Ama ne uçaklar gelmiş yangını söndürmeye ne helikopterler. Sadece santral boşaltılmış, hidrojen depolarındaki hidrojen havaya salınmıştı. Yanması bekleniyordu ve bu benim garibime gidiyordu. Yangının termik santrale ulaştığı gece yolda otomobilde Habertürk radyo dinliyordum. Afşin Yurdakul’un programında bir uzman “Orman içine veya kenarına yapılan tesislerde güvenlik iki yönlüdür. Bir orman yangını bu tesise sıçrar mı, iki tesisteki yangın ormana sıçrar mı! Tüm güvenlik önlemleri iki yönlü alınır. Belli ki burada alınmamış” diye son derece mantıklı bir açıklama yapıyordu. Benim beklediğim ise AK Partili bir yetkiliden gelecek “Bu santrali öyle bir yeniden yapacağız ki, santrali yanmayan işadamları keşke benim santralim de yansaydı diyecekler” açıklaması idi. Santralin sahibi şirketin patronunun kimliği göz önüne alındığında böyle bir açıklama beklemem de doğaldı. Yine de konuyu bir uzmana danışmak istedim. Uzun yıllar Avrupa’nın çeşitli nükleer santrallerinde yöneticilik yapmış, son olarak Avusturya’da bir nükleer santralin başında bulunan bir dostumu aradım. Anlattıkları şöyle: “Asıl olarak bir nükleer enerji santrali uzmanı olarak şunu söyleyebilirim. Bu tip santrallerde kaza analizleri zaten yapılır. Bu analizlere göre santralin güvenli olduğu sonucuna ulaşılır ise santrale işletme lisansı verilir. Bunlar standart prosedürlerdir. Yangın da kaza analizlerinde en temel analizdir. Çünkü yüksek enerjili bu santrallerde yangın riski her zaman vardır. Yangın içerden dışarıya veya dışardan içeriye olarak ele alınır. Dışardan içeriye yönelik yangın riski “bush fire” olarak anılır. Bunun için santrallerin çevresinde güvenli bir zon oluşturulur. Bu arazide ağaç zaten olmaz da, çalı çırpıya da izin verilmez. En basitinden düzenli olarak araziye sürer ve yangına müsait çalı oluşmasını önlersin. Bu önlemler yok ise santral zaten lisans alamaz, çalışamaz. Senin sorduğun santralde yangın riski bir haftadır ortada. Buna rağmen çevresinde nasıl olur da önlemler arttırılmaz, daha önce nasıl olmuşsa alınmamış önlemler bu arada alınmaz. Bir nükleer reaktör işletme uzmanı olarak aklım almıyor. Benzin istasyonu açarken bile uyman gereken kurallar ve alman gereken önlemler varken bu santralin yangına karşı bu kadar açık olmasını aklım almadı. Belki de ekonomik ömrünü doldurduğu için yanması daha doğru bulunmuş olabilir” dedi. Bir sürü de matematik hesap yolladı bununla ilgili. İşin o tarafını bilemem. Ama yangının o santrale göz göre göre geldiğini ve şimdi de bir ikincisine doğru ilerlediğini görüyorum. ***

Sempatizanlık

İktidar yanlısı medya artık iyice zıvanadan çıktı. Katilleri bile siyasi görüşü ya da yaşam tarzı üzerinden ele alıyor. Antalya’da genç bir kızı canice öldüren şerefsizi de “Laik yaşam tarzını benimsemişti” diye tanıtıyor okurlarına. Ben Türkiye’de şimdiye kadar böyle bir şey görmedim. Umarım bir daha görmem de. Çünkü o zaman birileri de kalkıp Konya’da 7 kişiyi katleden caninin yaşam tarzını ve siyasi tercihlerini ve hayranı olduğu siyasetçileri gündeme getirmeye kalkışır. Ki bu da son derece yanlış ve ayıp bir iş olur. Bir kişinin sempatizanınız olması sizi o kişiyle ortaklaştırmaz. Önemli olan o kişi bir suç işlediyse ona karşı yaklaşımınızdır. ***

Açıkgözlü, açgözlü

Ormanların yanmasına madenler ve turizm alanları için mi izin verildi? Bu soru halkın kafasını kemiriyor. Yanan bölgeler orman vasfını yitirdiği için buralarda inşaat ve maden arama faaliyetleri için bir engel kalmadı mı sorusu! Anayasal ve yasal olarak çok mümkün görünmüyor. Anayasa’nın 169. Maddesi yanan orman alanlarının başka bir amaçla kullanımını kesin bir dille yasaklıyor. Keza 6831 sayılı Orman Kanunu da. Tabii Türkiye’de başka türlü orman kanunları da olduğu için vatandaşların tedirgin olması çok normal. Paranoyak olman takip edilmediğin anlamına gelmez sözü bizim ülke için fazlası ile geçerli. Üstelik bir de “arsızlık” söz konusu olunca kimse elimize su dökemez. Şimdi biraz bekleyin bakalım. O yanan arazilere imar izni için, otel, turizm yatırımı, konut, site, turistik tesis adı altında minik bir otel, büyük bir lüks konut grubu yapmak için kimler başvuracak. Kimler siyasete bunun için baskı yapacak. Belediyeler eli ile yapılamayanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle, Çevre ve Şehircilik bakanlığı eliyle yapılamayanlar belediyeler eli ile yapılmaya çalışılacak. Kiminin eli belediyeye, kiminin eli iktidara ulaşıp işini çözmek, doğa katliamından rant çıkarmak için ulaşacak. Bizim memlekette bu açgözlülük, bu açıkgözlülük ele ele yürüdüğü müddetçe biz daha çooook yanarız. Biz hep sorun yönetenlerde diye bakıyoruz. Asıl sorun yönetilenlerde. Aslında tam da istedikleri gibi yönetiliyorlar. ***

Canlılar ve oylar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın orman yangınları sırasında yanan canlılarla ilgili olarak sadece ve sadece ekonomik bakış açısıyla “Beyaz etse beyaz et, büyükbaşsa büyükbaş, koyunsa koyun hemen parasını ödeyeceğiz” demesi sosyal medyada çok eleştirildi. Erdoğan’ın ormanlardaki evcil hayvanlar dışındaki zengin yaşamı önemsememesi, satış değeri olmayan hayvanları kale almaması garip karşılandı. Şurası bir gerçek ki, Erdoğan’ın hayata bakışı tamamen politik. Her şeyi oy potansiyeline göre değerlendiriyor. Hele hele elindeki oylar eskisi gibi bol olmadığı ve bıçak sırtı bir dengede ilerlemeye çalıştığı için iyiden iyiye oraya kilitlenmiş durumda. Bu nedenle de her şeyin değeri sahip olduğu oy ile ölçülüyor. Bu yüzden de Erdoğan yaban hayatındaki hayvanları değil, evcil hayvanların sahiplerini önemsiyor. Çünkü oy verebilecek olanlar onlar. Ki zaten önemli bir kesimi AK Parti’nin seçmeni ve sempatizanı. Erdoğan onları kaybetmemek istiyor. Bu yüzden de sahipli “canlıların” sahiplerine sesleniyor. Onları mutlu etmeyi hedefliyor Gerisi teferruat. Siz hiç oy vermeye giden kaplumbağa, tavşan, yabandomuzu, sincap, kartal, şahin gördünüz mü! Tabii görmediniz. AK Parti örgütü de görmedi. Ama oy vermeye giden çoban gördük. Hepimiz. ***

Gerilim

Bir grup "serseri" Halk TV'nin, benim afet bölgesi olarak nitelendirdiğim Muğla'dan yaptığı yayını basıyor. "Yayında yanlış bir şey söylersiniz dalarız" tehdidiyle. Haliyle arbede çıkıyor. Neyse ki, büyümüyor. Serserilerin birkaçı yakalanıp gözaltına alınıyor. Peki ne olacak dersiniz! Ne yazık ki, muhtemelen bu yazı yayınlanmadan önce serbest bırakılacaklar. Ta ki, yeniden bir yeri basıncaya kadar. Türkiye'de sistem böyle işliyor çünkü. Bir katili bir başkasını öldürünceye kadar, bir serseriyi bir başka yere zarar verinceye kadar serbest bırakıyoruz. Yeter ki, düşünce suçu işlemesinler. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bazen de alınmayan bağışları alkışladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026