İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

CIA'nın yeni FETÖ'sü Afganlar mı!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2021

CIA'nın yeni FETÖ'sü Afganlar mı!

Dünyanın en mağdur partisi olarak siyasi tarihe geçecek olan bir parti var. Adı Ak. Sürekli mağdur. Ancak ilginçtir. Bu sürekli mağduriyetin sebebi, sürekli olarak yaptığı hatalar ve sürekli olarak takındığı “Ben bilirim. Siz ne bileceksiniz. Siz kim oluyorsunuz da bize akıl veriyorsunuz” tavrı. Ak Parti’nin en büyük mağduriyetlerinden birisi ise 15 Temmuz Darbe girişimi ve FETÖ’nün kendisini iktidardan alaşağı etmek için yaptığı girişimler. 17-25 Aralık ve 15 Temmuz. Mağduriyet zirveleri. Oysa Ak Parti FETÖ konusunda başta ben olmak üzere, pek çok kişi tarafından yıllarca uyarıldı. Ben The Cemaat konusunda Ak parti öncesi başlayan ve Ak Parti döneminde de süren uyarılarım sonucunda “Din düşmanı” olarak tanımlandım, sürekli hedef oldum. Ergenekon davaları döneminde tek bir leke bulamadıkları için içeri atamadılar belki ama 17-25 Aralık döneminde itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar. The Cemaat ile ilgili uyarıları dinlemeyen Ak Parti ise sonunda Cemaat ile olan ilişkisinden mağduriyet çıkardı ve darbe girişiminden bu yana Cemaat’ı CIA ile ilişkili olmakla, Türkiye’de ABD adına iş kotarmakla, Dünya’da Türk okulları adı altında CIA faaliyeti yürütmekle suçluyor. Muhtemelen de haklıdır. Fakat aynı AK Parti iktidarı bu kez de Afganistan’dan gelen yüzbinlerce “Erkek savaşçıya” kucak açıyor. Bunlar Afganistan’da yıllarca ABD’ye ve CIA’ye çalışmış Afganlar. Zaten bu yüzden Taliban’dan kaçtıkları söyleniyor. İyi de, ABD’nin maşası olmakla suçladıkları FETÖ’den muzdarip olduğunu iddia eden ve bunların darbe ve iç savaş girişiminden mağduriyet çıkaran iktidar partisi nasıl oluyor da ABD’nin ve CIA’nın yetiştirdiği bu Afganlı gençleri Türkiye’ye böyle fütursuzca sokuyor. Var mı bunun bir mantığı, bir izahı. Madem ABD ve CIA, FETÖ’yü kullanarak ile Türkiye’de darbe yapmak, iç kargaşa çıkarmak istiyordu aynı ABD ve CIA’in yıllardır Afganistan’da eğittiği bu Afgan savaşçılarla aynı şeyi denemeyeceğinin garantisi var mı! Bunların yarın öbür gün bir toplumsal kargaşayı tetiklemeye kalkışmayacağının, o çok korkup sürekli gündemde tuttuğunuz darbe izin zemin hazırlamayacağının ya da Allah muhafaza darbecilerin yanında Türk halkına karşı savaşmayacağının teminatı kim! Sürekli olarak “Kandırılanlar” mı! Onlar sizi “Alınları secde görüyor” diye kandırmışlardı. Bunlar ne diye kandırıyor. Onu da bir gün öğrenecek miyiz! NOT: Her şeyi bilecek kadar cahil olanların bu yazıyı da umursayacaklarını zannetmiyorum. Ama yine de tarihe not düşelim diye yazıyorum. ***

Ne değişti?

Bırakın bu “Ensar mensar” palavralarını. Olan biten ortada. Türkiye’ye doldurduğunuz ve kaçına vatandaşlık verdiğinizi bilmediğimiz kaçak göçmenlerle  memleket ahalisi arasındaki gerilim giderek tırmanıyor. Dün yine Ankara’da tatsız bir gece yaşandı. 18 yaşında bir genç hayatını kaybetti. Detaya girip asabınızı bozmayayım. Bundan böyle Türk halkına “Memleketlerinde zulüm görüyorlardı. Ne yapsaydık” palavralarınızı yediremezsiniz! Vatandaş haklı bir öfke içinde. Bunlara ucuz iş gücü diye bakan köle tacirleri dışında kimse durumdan memnun değil. Sıkıysa bir referandum yapın diyeceğim ama bu kadar akıl dışı bir şeyi vatandaşa sormak bile akıl dışı. Çıkacak yanıt belli. Zaten o yüzden de soramıyorsunuz. Çünkü çıkacak “Kalmasınlar” yanıtının bir anlamda *Güvensizlik oyu” olacağını düşünüyorsunuz. Ama en azından fikri bir tutarlılığınız olsun. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1980’li yıllarda Bulgaristan’daki Jivkov rejiminin Hristiyanlaştırma ve isim değiştirme baskısından kaçıp Türkiye’ye sığınan Bulgar Türkleri’nin Türkiye’ye gelmesine nasıl karşı çıktığını gösteren “Benim vatandaşım açken” diye başlayan tiradlar attığı videolar  sosyal medyada elden ele dolaşıyor. O günden bugüne ne değişti! Bugün vatandaşımız daha mı tok! Yoksa TÜİK'in verilerine artık kendileri de inanıyorlar! ***

Bana danışmanını söyle

Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanı Yorgos Kumentakis ülkesindeki orman yangınlarına zamanında ve yeterince güçlü bir şekilde müdahale edemediği suçlanınca hemen istifa etmesiyle gündemde. Aynı nedenlerle suçlanan bizim Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise aralarında ihaleye fesat karıştırma ve hırsızlık da bulunan biri 49 diğeri 64 suçlama ile karşı karşıya olan ve defalarca hapis yatmış iki danışmanıyla. Koca memlekette bunlardan başka danışman mı bulamadı yoksa kendisine gereken danışmanlık bu ikisinin uzmanlık alanı mıydı bilmiyorum. Ama Yunanistan’ın neden AB üyesi bizim ise neden giderek bir Ortadoğu ülkesi olduğumuzu biliyorum. ***

Aşırı pahalı içkinin doğal sonucu

Dün bira fiyatlarına yine zam geldiğini okudum korkuyla. Bira aşığı olduğumdan değil. Vergiler nedeniyle giderek artan alkollü içki fiyatlarının doğuracağı sonucu bildiğimden. Mantık dışı vergiler nedeniyle alkollü içki fiyatlarının artmasının iki sonucu oluyor. Bunlardan biri içki kaçakçılığı ve kaçak içki üretimi. Kaçakçılık suç örgütlerine ve büyük oranda PKK’ya yarıyor. Kaçak içki üretimi ise aynı etkiyi yapıyor ve yetmezmiş gibi bir de insanlarımızın ölümü ile sonuçlanıyor. Diğer etkisi ise uyuşturucuya yöneltmesi. Alkollü içki, özellikle de gençlerin tükettiği bira gibi içkiler vergiler nedeniyle aşırı pahalı hale gelip, ülkenin gelir düzeyi de düşük kalınca gençler ne yazık ki, kafa yapan haplara yöneliyorlar. 40 liraya iki bira alacağına, 20 liraya iki uyuşturucu hap alıyor. Sonrasında giderek uyuşturucu batağına saplanıyor. Tüm dinci baskı rejimlerinde ve sonuç bu olmuş. Türkiye’de de bu geçerli. Sedat Peker boşuna demiyor “Türkiye bir uyuşturucu cenneti oldu” diye. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sürekli kandırılmak bahane değil kabahat olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026