İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tövbe estağfurullah

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 25, 2021

Tövbe estağfurullah

Zannedersin, İngiltere’nin Türkiye ve Pakistan’la birlikte bu iki ülkede Afganlar için kamplar kuracağı haberini biz bir tarafımızdan uydurduk. Troller ve emir altında çalışan medyanın, bedelli yazarları sürekli “yalancılar” diye suçlayıp duruyorlar. İngiltere’nin en önemli gazeteleri yazmış, dahası İngiltere’nin devlet yayın kuruluşu BBC duyurmuş, biz de bunlardan alıp “Böyle bir plan var ve biz bunu İngiltere’den öğreniyoruz” demişiz. Türkiye'deki muhalefet aleyhinde sosyal medyada gördükleri tek bir satırı bile manşet yapanların, İngiltere'nin milyon tirajlı gazeteleri ve devlet yayıncısından haber almamızın ardından "yalancılık" diye ağlaşmaları komik ötesi. Sonra Londra Büyükelçimiz aramış ve haberin perde arkasını anlatmış. Onu da aynı gün yazmışım. Hala arsızca saldırıyorlar. Yabancı basını takip edebiliyorsak, birkaç dilde gazeteleri okuyup anlayabiliyorsak, gelişmeleri oradan da takip edebiliyorsak suçlu mu oluyoruz! Ne yapacaktık, sizin gibi gazeteciliği sadece resmi açıklamalardan ya da soruyu elimize tutuşturulanlardan ibaret mi zannedecektik. Üç günün sonunda İngiltere Savunma Bakanı Wallace da gazetelerin Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırarak yazdıklarını söylediği Türkiye ve Pakistan’da Afgan mülteci kampları iddiasını yalanladı. “Ben öyle bir şey yazmadım. Siz bunu söylediniz. Kendi yorumunuzu ben söylemişim gibi yapmayın” dedi, aralarında devletin resmi yayıncısının da bulunduğu gazetecilere. Ama spekülasyonu yaratanın kendi bakanlığındaki bürokratlar olduğuna hiç ama hiç değinmedi. Siyasette böyle şeyler normaldir. İngiliz gazeteleri bu haberi uydurdu mu, yoksa bakan mı kıvırıyor bilmiyorum. Ancak şunu görüyorum. Afgan mülteciler için kamplar planlanıyorsa bu kampların, bu mültecilerin en çok bulunduğu ülkelerde olmasından daha normal bir şey yoktu. Herhalde Afgan mülteciler için kamplar kurma fikrini ortaya atan Ben Wallace, bu kampları Estonya, Norveç ve Grönland’da kurmaktan söz etmiyordu. Neyse ki Türkiye’de kurmayacaklarını açıkladı. Bundan sonrasını başkaları düşünsün. Biz ise kampsız Afganlarımızla uğraşmaya devam edelim. ***

Sağlık Bakanı Koca: GISAID bahane

Dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile konuştuk. Mevzumuz İngiltere’nin Türkiye’yi kırmızı listeye alması ve uzunca bir süredir de o listede tutması idi. Ben dün Türkiye’nin GISAID sistemine varyant dizilimlerini yüklemediği için Türkiye’nin uzunca bir süre kırmızı listede kaldığını ve şimdi vakaların yüzde 4’e yakınının varyant dizilimi sisteme koyulduğu için büyük ihtimalle Türkiye’nin kırmızı listeden çıkarılacağını yazmıştım. Bakan Koca’nın bu yazıma “kısmi” itirazları vardı. “Yazdıklarınız doğru ama tek neden bu değil” dedi. Ve anlattı: “Dediğiniz gibi biz GISAID sistemine varyant sekanslarını tam olarak girmiyorduk. Böyle bir zorunluluğumuz da yoktu çünkü bu İngilizlere ait bir sistem yani uluslararası bir kurum değil. İngiltere de bize buraya ille de veri gireceksiniz diye bir şey söylemedi zaten. Biz yine de yüzde 1 civarında bir veri giriyorduk buraya. Sonra kırmızı liste uygulamasının bu nedenle olduğu bilgisi gelince biz de girmeye başladık. Bu ay 55 bine yakın veri girdik. Yani bu artık bahane olamayacak.” Ancak Bakan Koca’ya göre bu aslında “gerekçe” değil “bahane” idi. “Bize bu varyant sekanslarını onların sistemine girmediğimiz için kırmızı liste uygulaması yapanlar varyant sekanslamayı beceremeyen ülkeleri ise kırmızı listeye almadılar bile. Ukrayna, Yemen, Libya ve daha pek çok ülke bu sekanslamayı yapmıyor, varyantların ne olduğundan bile haberleri yok ama bunlar kırmızı listeye alınmadı. Yani aslında iyi niyetli bir yaklaşım yok ortada” dedi. Bu noktada Bakan’a hak vermemek mümkün değil. Zaten İngiltere’den aldığım bilgilerde de İngiltere’nin bu yasağı turizm sezonunda uygulamasının, Türkiye’ye İngilizlerin yoğun olarak gelmesini ve bunların dönüşte ülkelerine virüs taşımalarını engelleme amaçlı koyduğu idi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şunu da ekledi: “İngilizleri çok da suçlamıyorum. Çünkü bir yandan da bizde vaka sayıları ciddi bir artış trendine girmişti ve teste göre vaka oranı yüzde 10’lara çıkmıştı. Yani kırmızı listede bunun da etkisi vardı muhakkak. Şimdi yeniden yüzde 5’lerin altına indi. Bunu da görüyorlar ve sizin de söylediğiniz gibi bize gelen bilgiler de kırmızı listeden çıkma ihtimalimizin yüksek olduğu. Ama emin olun ki, varyant sekanslarını GISAID’e yükleseydik bile bizi o listede tutacaklardı bir süre” dedi. ***

Yavaş'ı konuk etmenin zorluğu

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı televizyonda konuk etmenin en zor tarafı Melih Gökçek. Program duyurusu yapılır yapılmaz yüzlerce itham, iddia ve soru ile başlıyor taciz ateşine. Sorsan bir dert, sormasan bir dert. Dün de Mansur Yavaş öncesi hem o hem de yakın çevresi soru ve iddia bombardımanına tuttular. Zaten sosyal medyada sürekli olarak yazıp çiziyor, suçluyor. Bir de doğrudan taciz. Melih Bey bu yaptıklarının son derece yakışıksız olduğunun acaba farkında değil mi! 25 yıl Ankara'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı. Neredeyse başkanlıktan emekli oldu. Sonunda seçimi kaybetti. Her demokraside olduğu gibi. Yeter artık. Hazmetsin. Kapatsın konuyu. Ha bir iddiası var ise, bir yolsuzluk görüyor ise bunu partisinin ABB'deki grubu gündeme zaten getirir. Kendisinin de yargıya gitme, savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkı var. Bulunsun. Ama bu çocukça ve artık kendisini komik duruma düşüren yaklaşımından vazgeçsin. Bir yandan Yavaş'ı suçlayıp, bir yandan bunları yapmak. Hiç iyi olmuyor. ***

Karamollaoğlu aşı oldu mu?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu konuk ettiğim Teke Tek yayını öncesinde Temel Bey’e “Aşı olup olmadığını” sordum. Bunu her program öncesi, tüm konuklarıma soruyorum. Eğer konuklarımdan biri aşısız ise programda maskemi çıkarmama gibi bir kararım var. Aşılama başladığından beri aşısız tek bir konuğum bile olmadı çok şükür. Bu soruyu Temel Karamollaoğlu’na da sordum. “Tabii ki oldum” dedi. İki doz Sinovac, sonra da bir doz Biontech aşısını yaptırmıştı. Muhtemelen bir doz Biontech daha yaptıracaktı. Program sonrasında “Temel Bey aşı olduğunuzu yazabilir miyim?” diye sordum. Çünkü izni olmadan hiç kimsenin sağlık bilgilerini paylaşmayı doğru bulmuyorum. Temel Karamollaoğlu da “Tabii ki yazabilirsiniz. Üç doz olduğumu yazın” dedi. Sonra durdu ve “Ama lütfen kimseye zorla aşı yapılmasına taraftar olmadığımı da ekleyin. Aşımı oldum ama zorla aşıyı kişilik haklarına saldırı olarak görürüm” dedi. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kişiliğin kazanırken değil kaybederken ortaya çıktığını unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026